Emsal Mahkeme Kararı Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/997 E. 2023/115 K. 31.01.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. Ankara Batı ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2021/997 Esas – 2023/115
T.C.
Ankara Batı
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR
TÜRK MİLLETİ ADINA

ESAS NO : 2021/997 Esas
KARAR NO : 2023/115

HAKİM :
KATİP :

DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI : 1-
VEKİLİ :
DAVALI : 2-
VEKİLİ :
DAVALI : 3-
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/09/2021
KARAR TARİHİ: 31/01/2023
K. YAZIM TARİHİ: 10/02/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.01.2021 günü, davalı sigorta şirketine kasko poliçesi ile sigortalı olan, maliki … sürücüsü ise … olan … plakalı aracın, … istikametinden … istikametine giderken, yolun karşı tarafında bulunan ve … istikametinden … istikametine giden müvekkilinin kardeşi …’un sevk ve idaresindeki araca sol yanından tüm kusurlu olarak çarpmak suretiyle araçta bulunan müvekkilin kız kardeşi … ile eniştesi …’un vefatına sebebiyet verdiğini, bu kaza ile ilgili … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … Soruşturma sayılı dosyası ile soruşturma başlatıldığını, müvekkilinin ablasını kaybetmesi sonucu manevi yönden büyük yara aldığını, 6 aya yakın bir zamandır psikolojik destek aldığını, delillerle bu durumun sabit olduğunu, davalıların, müvekkilinin uğradığı acı ve kederin bir nebze olsun dindirilmesinden sorumlu olduklarını, bu hususta davalı sigorta şirketine yaptıkları başvuruya rağmen müvekkiline herhangi bir ödeme yapılmadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 30.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı … A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; Davaya bakma yetkisinin müvekkili şirketin adresinin bulunduğu … Mahkemelerine ait olduğunu, bu sebeple öncelikle yetkisizlik kararı verilmesi gerektiğini, ihtiyari mali mesuliyet poliçesinde maddi-bedeni ayrımsız teminatın 250.000.-TL ile sınırlı olduğunu, ayrıca manevi tazminat talepleri de bu tutarın %20’si ile sınırlı olarak teminata dahil olduğu, manevi tazminat talebinin kusur ve davacının zararı ile ilgili olup, talep edilen tazminatın fahiş olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, kazanın meydana gelmesindeki kusur oranlarının tespitini talep ettiklerini, sorumluluklarının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranına bağlı olduğunu, yine kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren ve yasal faizle sorumlu olduğunu beyan ederek, davanın öncelikle usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … ve Davalı … vekilleri ayrı ayrı cevap dilekçelerinde özetle; HMK 2/1 uyarınca davaya bakmakla görevli mahkemenin asliye hukuk mahkemesi olduğunu, taraflar arasında ticari bir ilişki bulunmadığını ve tarafların tacir olmadıklarını bu nedenle öncelikle görevsizlik kararı verilmesi gerektiğini, dava konusu kazada diğer davalı …’ın tek ve asli kusurlu olmadığını, kaza tespit tutanağının olayın meydana geliş şekline açıkça aykırı şekilde tanzim edildiğini, olay yerinde herhangi bir kamera/mobese kaydı bulunmadığını, olayı gören tanık da bulunmadığını, olay yerinde kazaya karışan araçlar üzerinde yapılan inceleme görüntülerinde müvekkilinin araç hız göstergesinin 40, müteveffa araç hız göstergesinin ise 93 hız limitinde kaldığını ve mevcut kazada yol hız sınırının 50 olduğunu, müvekkilinin araç bakımı hususunda gerekli tüm tedbirleri aldığını, aracın kasasına uygun şekilde ağırlık yerleştirdiğini ve aracını yük ve teknik özelliklerine uygun halde trafiğe soktuğunu, havanın yağışlı olması sebebi ile olay yerinde lastik izine rastlanmadığını, bu haliyle 14.01.2021 tarihli kaza tespit tutanağının olayın oluşuna ilişkin tespitlerde bulunması ve kusur değerlendirmesi yapması hatalı olup olayın oluş biçimine ilişkin kazaya ilişkin tek görgüsü bulunan diğer davalı … ‘ın vermiş olduğu ifadelerin ise “müteveffaya ait aracın hız sınırının üstünde şeridi ortalar halde gelmesi üzerine aracı diğer şeride sürerek, kaldırıma çarpıp aracı durdurmaya çalışması” yönünde olduğunu, keza olay yerini tam görmemekle birlikte viraj öncesini gören tek kamerada ise aracın kullananı konumundaki diğer davalı …’ın viraja kendi şeridinden girdiğinin de açıkça görüldüğünü, dolayısıyla davacı tarafça davalı araç sürücüsüne yüklenen tek ve asli kusuru kabul etmediklerini, kesinlikle kabul anlamına gelmemekle birlikte, biran için müvekkilinin araç sahibi sıfatı ile sorumlu olduğu düşünülse bile, zararın doğumunda kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurunun bulunmadığının tespiti durumunda araç sahibinin sorumluluktan kurtulacağını, somut olayda, dosyada bulunan kaza tutanakları ve raporların kazanın nasıl meydana geldiği yönünde hiçbir açıklık sunmadığını, ayrıntılı bir keşif ve bilirkişi raporu ile sürücünün hiçbir kusurunun bulunmadığının ortaya çıkacağını, kazanın araçtaki bir bozukluktan meydana gelmediği gibi aracın bakımlarının da müvekkili tarafından usulüne uygun yapıldığını, müvekkili …’ın zarara sebebiyet veren bir eyleminin olmaması ve eylemi bulunsa dahi kusurunun olmaması nedeni ile kendisine karşı manevi tazminat davası ikame edilemeyeceğini, ayrıca kabul anlamına gelmemek kaydıyla, talep edilen tazminatın miktarının fahiş olduğunu, faizin de ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faizleri ile istenebileceğini beyan ederek, öncelikle davanın görevsizlik nedeniyle usulden reddine, … … Ağır Ceza Mahkemesi’nin … E. sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, esasa ilişkin savunmaları kabul edilerek davanın esastan reddine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLER :
… … Ağır Ceza Mahkemesinin … esas sayılı dava dosyası, sigorta poliçesi, hasar dosyası, trafik kazası tespit tutanağı, sosyal-ekonomik araştırma raporları, ceza dosyası kapsamında kusura ilişkin olarak alınan 31/08/2021 tarihli bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamı.
GEREKÇE :
Dava, trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı taraf 14.01.2021 tarihinde meydana gelen trafik kazasında … yaşındaki ablası …’un vefatından dolayı trafik kazasında işleten, sürücü ve kasko şirketi sıfatlarını haiz davalılardan manevi tazminat talep etmektedir. Davaya konu trafik kazasına ilişkin olarak … … Ağır Ceza Mahkemesinin … esasına kayden görülen davada; dosyamız davalılarından …hakkında “Taksirle Birden Fazla Kişinin Ölümüne Neden Olma” suçundan yapılan yargılama sonucunda 10/11/2022 tarihinde sanığın mahkumiyetine dair karar verilmiş, verilen kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır.
Davaya konu trafik kazasındaki kusur oranlarının tespiti bakımından ceza dosyası kapsamında … ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan 31/08/2021 tarihli rapor celp edilmiş, raporda davalı sürücü …’ın asli kusurlu olduğu yönünde kanaat bildirildiği görülmüştür.
Kusura ilişkin olarak celp edilen iş bu rapor taraflara tebliğe çıkarılmış, her ne kadar davalı vekilince rapora itiraz edilmiş ise de, raporun … ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınmış olması, kaza tespit tutanağı ile uyumlu olması ve dosya kapsamında bulunan raporlar arasında çelişki bulunmaması hususları dikkate alınarak, mahkememizce yeniden kusura ilişkin bilirkişi incelemesi yaptırılmamış, iş bu rapor hükme esas alınmıştır.
Dosya kapsamındaki belgelerden karşı taraf araç sürücüsünün …, işleteninin … olduğu, dava konusu aracın kaza tarihini kapsayan kasko poliçesini …nın düzenlediği, manevi tazminat poliçe limitinin İhtiyari Mali Mesuliyet limitlerinin %20’si olduğu, İhtiyari Mali Mesuliyet limitinin ise 250.000,00 TL olduğu anlaşılmıştır.
Yukarıda açıklandığı biçimde, davalı …’ın 31.08.2021 tarihli ATK raporunda belirtildiği üzere asli kusurlu eylemi sonucu meydana gelen trafik kazasında, davacının ablası müteveffa …’un ölümü neticesinde, davacıda meydana gelen çaresizlik ve acı nedeni ile ruh sağlığındaki bozulma ile tarafların sosyal ve ekonomik durumları, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 22/06/1966 tarih, 1996/70 sayılı içtihadı ile belirlenen manevi tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin ilkeler ve Hukuk Genel Kurulunun 26/06/2004 tarihli ve 2004/370 karar sayılı içtihadı ile belirlediği caydırıcılık ilkesi gözetilerek, ihlal sonucu davacının uğradığı manevi zararın giderimi amacı ile paranın satın alma gücü itibari ile belirlediği bir meblağın davalılardan alınarak, davacıya verilmesi sureti ile zedelenen yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmama, davalıların ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, daha dikkatli ve özenli olmaya sevketmek hedeflenerek günün ekonomik koşullarına göre takdiren 30.000,00TL manevi tazminatın olay tarihi olan 14/01/2021’den itibaren işletilecek reeskont faiziyle (kazaya karışan araç ticari olduğundan) birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, kasko şirketi olan davalının temerrüt tarihinin genel şartlarda belirtildiği şekilde başvurunun üzerinden 45 gün geçtikten sonra oluştuğunun kabulüne karar vermek gerekmekle aşağıda belirtilen şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Manevi tazminat talepli davanın KABULÜNE; 30.000,00 TL manevi tazminatın davalı sigorta şirketi bakımından genel şartlara göre temerrüt tarihi olan 26/07/2021 tarihinden, diğer davalılar bakımından ise haksız fiil tarihi olan 14/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun düzenlediği poliçedeki manevi tazminat limitiyle (İMM limitinin %20’si ile) sınırlı tutulmasına,
2-Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 2.049,30 TL harçtan peşin alınan 102,47 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.946,83 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
Zorunlu arabuluculuk kapsamında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddesi gereği ödenecek ve Arabuluculuk AÜT’nin Birinci Kısmına göre taraf sayısı gözetilerek belirlenen 1.360,00 TL’nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,
Davacıdan dava açılırken tahsil edilen 59,30 TL başvurma harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 102,47TL peşin harç olmak üzere toplam 170,27 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının yargılamada yapmış olduğu 59,75 TL posta ve tebligat ücretinden oluşan yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap edilen 9.200,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekili ile davalı … vekilinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize sunulacak, yahut mahkememize gönderilmek üzere bir başka mahkemeye ibraz edilecek bir dilekçeyle başvuru yapılmak suretiyle, Ankara Bölge Adliye Mahkemeleri ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. 31/01/2023

Katip Hakim
e-imza e-imza