Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/162 Esas
KARAR NO : 2023/57
DAVA : Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin), Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
DAVA TARİHİ : 03/03/2022
KARAR TARİHİ : 25.01.2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Pay Defteri Kaydına İlişkin), Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
ASIL DAVA DOSYASINDA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı müvekkil, —–kurulan ve kurucu —- olağan— karar ile tüm itiraz ve muhalefetine rağmen, dürüstlük kuralına aykırı olarak, 14 yıldır müdürlük sıfatıyla yürüttüğü — uzaklaştırılmış olduğunu, diğer ortaklar ….—-olarak seçilmesine müvekkilin müdürlük yetkisinin iptal edilerek, temsil ve ilzam yetkisinin sonlandırılmasına karar verildiğini, şirket, 2006 yılında üç kurucu ortak olarak …, … ve müvekkil tarafından kurulmuş olduğunu, müvekkilin başkaca bir yatırımı ve işi bulunmadığını, müvekkil, şirketin kurulduğu tarihten bu yana tüm mesaisini şirkete — ancak müvekkil, özellikle — ilgili olarak, müşteri kazandırma, müşterilerin teknik ve ticari takibi, — işleri, bu konularla ilgili olarak —— geliştirilmesi ve müşterilerin sürekliliği konusunda çalıştığını;— aldığını, müvekkilin, son zamanlarda şirketin giderlerini yüksek gösterebilmek için diğer müdürler tarafından gerçeğe aykırı faturalar bulunduğunu, açıktan tahsilatlar yapıldığı ve şirkete bu paraların sokulmadığını, böylece şirkete zarar verildiğine ilişkin duyumlar ve şüpheler üzerine, müvekkil tarafından bilgi alınmak ve haklarını aramak istediğinde ise diğer şirket ortakları, davacı müvekkili şirketten uzaklaştırmak için tüm girişimlerde bulunulduğunu, Şirkette %50 pay sahibi olan davalı ….—– davacı müvekkili —— etmek amacıyla tüm yolları denediğini, dürüstlük kuralına ve kanuna aykırı hareket ederek son olarak ise bahse konu şirket, —tarihinde — kurul toplantısını yapmış ve tarafımızca TTK m.420 uyarınca toplantının en az bir ay süreyle ertelenmesi talep edilmiş ancak davaya konu pay devrine ilişkin 8. Madde hariç diğer tüm maddelerin görüşülmesinin bu kapsamda ertelendiğini ancak halihazırda halen herhangi bir toplantı çağrısı yapılmadığını, müvekkilin, söz konusu pay devrinden bu tarihte haberdar olduğunu, şirkette çoğunluk pay sahibi ve müdür olan davalı …—- kurul toplantısı yapıyormuş gibi görünmek amacıyla toplantı gündemine çok sayıda madde koyarak, toplantı çağrısı yaptığını ancak sadece işbu davanın konusunu oluşturan muvazaalı olarak —- yaptığı pay devrine ilişkin işlemin onaylanması amacını taşıdıklarını, halen ertelenen genel kurulu yapmamaları göz önüne alındığında açıkça ortaya çıktığını, söz konusu genel kurul toplantısında alınan 8 nolu pay devrine ilişkin kararın pay devri için hiçbir gereklilik bulunmadığını, hal böyle iken davalı müvekkil haklarını bertaraf ederek şirketin türünün değiştirilmesine ilişkin daha önceki girişimlerinin ——- üzerine kötü niyetli bir biçimde alınmış olup—— ve kötü niyetli bir pay devri olduğunu, müvekkil alınan karara muhalif kaldığını, muhalefet şerhini de tutanağa yazdırmış olduğunu, işbu kararın iptali için dava açıldığını, olaya konu —– tarihinde yapmak istediği —–ile birlikte şirketin —– ———— dönüştürülmek istendiği anlaşıldığını, şirketin mevcut ortaklık yapısı ile —- şirkete nevi değişikliğini yapmayacağını anlayan dava dışı şirket müdürü davalı ….— kanunu dolanmak suretiyle davaya konu — —- taşıdıklarını, davaya konu pay devrine ilişkin ise —– tarihinde yapılan genel kurulun 8. Madde kapsamınca ilgili pay devrinin onayının hiçbir gereklilik bulunmamasına ragmen sadece müvekkil haklarının bertaraf edilerek şirketin türünün değiştirilmesine ilişkin daha önceki girişimlerin— kalması üzerine tamamen kötü niyetli bir biçimde —— yaratmaya yönelik olduğunu, şirket ortağı ….—– devretmesinin muvazaalı ve kötü niyetli bir pay devri olduğunu, İşbu muvazaalı pay devrinin amacı —- dönüş için gerekli pay sahibi çoğunluğunu oluşturmadığını, söz konusu pay devir sözleşmesinin talep edilmesine rağmen, davalı … tarafından söz konusu sözleşmenin verilmediğini işbu sözleşmenin ayrıntıları taraflarınca bilinemediğini, yapılacak incelemede, işbu sözleşmenin muvazaalı olarak yapıldığının anlaşıldığını, davalılardan ….—hisseyi birinci derece yakını olan oğluna devretmesinde hiçbir mantık ve gerekçe olmadığını, özellikle, davalı …——-hissesinden, son derece —- miktar olan —- devrettiğini, tarafların baba-oğul olduğunu, babanın bu hisse devrine ilişkin hiçbir ihtiyacının gerekçesinin bulunmadığı dikkate alındığında, tamamen göstermelik ve müvekkilin karşı çıktığı ve müvekkilin haklarını ortaya kaldırmaya —- değiştirme için gerekli müvekkile karşı 3 ortak oluşturabilmek için göstermelik bir hisse devri olduğu olduğunu açık olduğunu, söz konusu hisse devri için oğlu … tarafından yapılmış bir gerçek hisse bedeli ödemesi de mevcut olmadığını, davalılar arasındaki sözleşmenin celbi, işbu davanın açılması ile sağlanabileceğinden dava değerini önceden tespit etmenin mümkün olmadığını, bu sebeple harca esas değerin mahkememizce tespit edilip eksik olan harç veya avans halinde tarafımıza tamamlanması üzere süre verilmesini, davalıların aralarında muvazaalı biçimde yapmış olduğu,—- düzenlenme—devri sözleşmesi ile gerçekleşen muvazaa sebebiyle hisse devrinin geçersizliğinin tespiti ile hisse devir işleminin ve yapılmışsa ise pay defterine ve— işleminin iptalini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir.
Davalı ….—cevap dilekçesinde özetle; Davalı ….—davalı … arasındaki hisse devrine ilişkin hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile hisse devir işleminin iptali talebi bakımından davacının sözleşmenin tarafları dışında üçüncü kişi olmasına ve sözleşmenin hükümsüzlüğünü istemede aktif husumetinin bulunmamasına göre davanın aktif husumet (dava şartı) yokluğundan usulden reddi gerektiğini, davalı … ile davalı … arasındaki hisse devrine ilişkin hisse devir sözleşmesinin pay defterine işlenmesi ve — tescil işleminin iptali istendiğini, hisse devrinin pay defterine işlenmesi ve — tescil işleminin iptali istemi yönünden işbu davada husumetin hisseleri devralındığı ileri — yöneltilmesi gerektiğini, bu nedenlerle, şirket ortaklarına/hisse devir sözleşmesinin taraflarına husumet yöneltilmesi doğru olmadığından davanın pasif husumet (dava şartı) yokluğundan usulden reddi gerektiğini, hisse devir işleminin geçerli olması için bir de ayrıca pay defterine kaydı gerektiğini, hisse devrinin şirket pay defterine kaydedilmediği, dolayısıyla devir işleminin tekemmül etmediği nazara alınarak davanın dinlenebilirlik koşulu bulunmadığından reddi gerektiği, davalı ….— çağına geldiği andan itibaren ..— başladığını, bu çalışmasının karşılığını almak, şirket işleyişi ve yönetimi ile ilgili bilgi sahibi olmak, şirketin devamını sağlamak için davalı …, babası davalı …——– ortağı olduğu şirkete %1 hisse ile ortak olma hususunda davalı … ile anlaşıldığını, şirketin hakim ortağı davalı ….— %1 hissesini —- devretmesi usulüne uygun olduğunu, davacı ile davalı arasında çeşitli davalar bulunması davalı …— hisse devrini kötü niyetle yaptığını göstermediğini, yine, hisse devri limited şirketin nev’i değiştirilmesi için TTK. nun 189/1-c maddesinde yer alan ortakların dörtte üçünün oy sınırlamasına ilişkin düzenlemeyi sağlamak amacıyla yapılmadığı gibi şirketin anonim şirkete dönüştürülmesi iş ve hukuki işlemleri hisse devrinin kötü niyetle yapıldığını göstermediğini belirterek, davanın — dosyasında birleştirilmesini, davanın öncelikle usulden olmazsa haksız ve yersiz açılan davanın esastan reddini talep etmişlerdir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; …—.. arasındaki hisse devir sözleşmesinin —- geçersizliğinin tespiti ile hisse devir işleminin iptali istemi yönünden işbu davada husumetin hisseleri devreden ve devralan kişilere yöneltilmesi gerektiği bu durumda şirkete husumet yöneltilmesi doğru olmadığından birleşen davanın pasif husumet (dava şartı) yokluğundan usulden reddi gerektiğini, hisse devri şirket pay defterine kaydedilmediği gibi bu hususta —— bulunmadığını, dolayısıyla birleşen davadaki devir sözleşmesinin pay defterine işlenmesi ve—- tescil işleminin iptali talebi yönünden davanın dinlenebilirlik koşulu bulunmadığından reddinin gerektiğini, … çalışma çağına geldiği andan itibaren …—-çalışmaya başladığını, bu çalışmasının karşılığını almak, şirket işleyişi ve yönetimi ile ilgili bilgi sahibi olmak, şirketin devamını sağlamak için—— olduğu şirkete %1 hisse ile ortak olma hususunda ——— anlaşıldığını, şirketin —— şirketteki %1 hissesini oğluna noterde devretmesi usulüne uygun olduğunu, davacı ile diğer şirket ortakları arasında çeşitli davalar bulunması …— hisse devrini kötü niyetle yaptığını göstermediğini, yine, hisse devri—— nev’i değiştirilmesi için TTK. nun 189/1-c maddesinde yer alan ortakların dörtte üçünün oy sınırlamasına ilişkin düzenlemeyi sağlamak amacıyla yapılmadığı gibi şirketin —- şirkete dönüştürülmesi iş ve hukuki işlemleri hisse devrinin kötü niyetle yapıldığını göstermediğini belirterek öncelikle usulden; olmazsa haksız ve yersiz açılan davanın esastan reddini, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekaletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini arz ve talep etmişlerdir.
BİRLEŞEN —– SAYILI DOSYASINDA :
Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Müvekkili … adına; davalı —-tarafından yapılan muvazaalı hisse devrinin iptaline ilişkin olarak,——- dosyası ile açtıkları davanın derdest olduğunu, İş bu davada; —- sayılı dosyasında düzenlenen, 03/03/2022 tarihli tensip zaptı ile söz konusu davaya, huzurdaki davada davalı olarak göstermiş —- verildiğini,—–dosyasındaki ara karar uyarınca; açılmış olan bir davada zorunlu dava — olmadan davalı taraf eklenmesi usul hukuku açısından tereddütlü bir husus olduğundan ve mahkemenin bu hususta aleyhe kararları olması da göz önüne alınarak, müvekkilinin hak kaybına sebep olmamak için davalı şirket adına huzurdaki dosya ile ayrı bir dava açıldığını, bu nedenle huzurdaki dosyanın — dosya ile birleştirilmesini talep ve dava ettiği görüldü.
BİRLEŞEN —– ESAS SAYILI DOSYASINDA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şirketin %20 hissedarı ve kurucu ortağı olduğunu, —– toplantısında —— itiraz ve muhalefetine rağmen dürüstlük kuralına aykırı olarak müvekkilinin —– yürüttüğü ——- yönetiminden uzaklaştırıldığını, diğer ortaklar .—— seçildiğini, müvekkilin müdürlük yetkisinin iptal edilerek, temsil ve ilzam yetkisinin sonlandırılmasına karar verildiğini, şirketin—- ortak tarafından kurulduğunu, müvekkilinin başkaca bir yatırımı ve işinin bulunmadığını, davalı —- tarihinde olağan —-yaptığını ve müvekkili tarafından toplantının en az bir ay süreyle ertelenmesinin talep edildiğini ancak davaya konu 8.madde hariç diğer tüm maddelerin görüşülmesinin bu kapsamda ertelendiğini, dürüstlük kurallarına ve Kanuna aykırı olarak hareket edilerek — yapıldığını, müvekkilinin hiçbir şekilde toplantı tarihinden haberdar edilmediğini, yapılan pay devrinin kötü niyetli ve muvazaalı olduğunu iddia ederek anılan tarihte yapılan olağan — toplantısında alınan 8.gündem maddesinde yer alan kararın iptaline, söz konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin hisselerinin noterlik nezdinde —tarihinde devredildiğini, şirket ortaklarının bu devre ——— muvafakat ettiğini, davacının hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile hisse devir işleminin ve pay defterine ve —tescil işleminin iptali istemi —dosyası üzerinden dava açtığını, 6100 sayılı H.M.K.’nın 166. maddesi uyarınca davaların aynı sebepten doğması veya birisi hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması halinde davalar arasında bağlantı var sayılacağını, doğru sonuca çabuk ulaşmak ve usul ekonomisi açısından bağlantılı davaların birlikte bakılmasının önem arz ettiğini, her iki dava arasında hukuki ve fiili irtibatın bulunduğunu, birisi hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte olduğunu, özellikle hisse devir sözleşmesinin geçersizliğinin tespiti ile hisse devir işleminin iptali halinde hisse devrine onay veren genel kurul toplantısının 8. gündem maddesinin iptalinin gündeme gelebileceğini, dolayısıyla işbu davanın—- birlikte görülmesi gerektiğini savunmuştur.
Davanın Aşamaları: İşbu dava davacılar tarafından —üzerinden açılmış,—sayılı birleştirme kararı uyarınca dosyanın mahkememiz —dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş olduğu ve yine — dosyası üzerinden açılan davanın — kararı uyarınca mahkememizin işbu esas dosyası ile birleştirilmiş ve yargılamaya devam olunmuştur.
Taraf delillerinin toplandığı ve gerekli değerlendirmelerin yapıldığı anlaşılmıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE :
Asıl dava devreden ve devralana karşı açılan muvazaa sebebiyle hisse devrinin geçersizliği, birleşen—– sayılı davası şirkete karşı açılan muvazaa sebebiyle hisse devrinin geçersizliği ve birleşen — davasının davalı şirketin — tarihinde yapılan olağan —– 8 nci gündem maddesinde yer alan —- iptali istemine ilişkindir.
Davacı muvazaa iddiasını hisse devreden ..— hisse devralan …—–baba oğul olmalarına, hisse devri yapılması için bir sebep bulunmadığına ve bedel ödenmediğine dayandırmış, asıl gayenin şirket türünün değiştirilmesi için dördüncü ortağı tesis etmek olduğunu iddia etmiştir.
Hukukumuzda babanın —– devri yapamayacağına ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Üçüncü kişinin muvazaa nedeniyle hisse devrinin iptali davası açabilmesi için bu davayı açmakta bir menfaatinin bulunması gerekir. Davacı taraf her — türünün değiştirilmesi için dördüncü ortağın tesis edilmesinin amaçlandığını iddia etmiş ise de, bu iddia doğru olsa bile davacı — — dönüşüme ilişkin —- iptalini isteyebileceğinden davacının işbu hisse devrinin iptalini istemekte hukuki yararı bulunmadığından asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Birleşen– davasında davalı şirketin — tarihinde yapılan olağan — toplantısında 8 nci gündem maddesinde — nolu kararın iptalinin istenildiği, —- muvazaa iddiasında bulunulan …– hissesini ..—- devretmesine ilişkin kararın onaylanması olduğu, yukarıda değinildiği üzere hisse devrinin iptali davası reddolunduğundan ve genel kurul kararının butlanını gerektirecek bir durum bulunmadığından genel kurul toplantısının 4 nolu kararının iptali davasının da reddine karar verilmiştir.
Birleşen —– dosyası hakkında hüküm kurulmasının sehven unutulduğu görülmüştür.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
ASIL DAVADA,
1-Mahkememizin — esas sayılı asıl davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 179,90 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 99,20 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan —- davacılardan alınarak davalılara verilmesine,
5-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
BİRLEŞEN —- SAYILI DOSYASINDA:
1—– sayılı davasının REDDİNE,
2-Harçlar Kanununa göre alınması gerekli 179,90 TL harcın davacı tarafından peşin yatırılan 80,70 TL harçtan mahsubu ile bakiye 99,20 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından sarf edilen yargılama giderinin davacılar üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan —davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-Dosyada mevcut gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davalı vekilinin ve davacı vekilinin yüzlerine karşı gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.