Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/780 E. 2023/49 K. 18.01.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2021/780 Esas
KARAR NO: 2023/49
DAVA: İtirazın iptali ( Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takibin devamı)
DAVA TARİHİ: 11/09/2020
KARAR TARİHİ: 18/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA, SAVUNMA ve DOSYA KAPSAMI:
Davacı vekili 11/09/2020 tarihli dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin deniz araçları ve gemilerin inşa, imalat, tamir, mühendislik ve bakım işleri ile iştigal ettiğini, davalı firma ile müvekkili şirket arasında 01/05/2017 tarihlerinde—– yararlanma sözleşmesi, 18/10/2017 tarihli —- ilişkin —- tarihli —- sarf malzeme işlerine ilişkin sözleşme imzalandığını, davalı firmanın ödeme yapmaması nedeniyle tekne imalatının durduğunu, daha sonra davalı firma ile 31/10/2017 tarihli ——- inşa edilen —- olarak tersane üstlenilen iş ve hizmetlerin tamamlandığı hususu ile bu kapsamda doğan borçların miktarının ve ödeme eklerinin düzenlenmesi için yapıldığı belirtilen sözleşmenin akdedildiğini sözleşmeye göre davalı firmanın davacıya 05/09/2017 tarihi itibariyle 199.014,02 TL + KDV dahil 1.168.774,49 Euro borcununu bulunduğu, bu borcun 574.525,21 Euroluk kısmını davalı firmanın taşeron firmalara ödeme yapmak suretiyle ödeyeceği, bakiye 199.014,02 TL + 594.249,28 Euro’nun ise 31/12/2017 tarihinde davacı müvekkili şirkete ödeneceği hususunda anlaşmaya varıldığını, bu ödemenin tam ve zamanında yapılmaması halinde % 10 oranında cezai şart ödeneceğinin kararlaştırıldığını, müvekkili şirket tarafından davalı adına tanzim edilen faturalara itiraz edilmediğini ve kesinleştiğini, borcun ödenmemesi üzerine——–yevmiye sayılı ihtarnamesinin keşide edildiğini, ancak borcun ödenmediğini bunun üzerine —– İcra Müdürlüğü’nün—— sayılı dosyası ile fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı verilen tersane hizmetlerinden doğan alacak nedeniyle davalıya ait ve müvekkili tersanesinde bulunan mallar üzerine TMK 950 ve İİK 270 madde hükümleri gereği hapis hakkı için defter tutulması talep edildiğini, 23/12/2019 tarihinde hapis hakkı defteri tutulduğunu ve 03/01/2020 tarihinde de —— ilamsız icra takibine geçildiğini, borçluya ait bir kısım taşınır emtia, verilen tersanecilik hizmetleri kapsamında müvekkilinin zilyetliğinde bulunduğunu, davalı borçlunun müvekkili şirketin alacağına kavuşmasını geciktirmek amacıyla icra takibine itiraz ettiğini belirterek, haksız itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın % 40’ından aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı müflis şirket adına İflas Masası vekili 12/10/2020 tarihli cevap dilekçesinde özetle; —– Asliye Ticaret Mahkemesinin —- günlü kararı ile Müflis —– iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesinin —- İcra ve İflas Müdürlüğü——sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğünü, müflis şirket iflas masası malvarlığının tasfiye masraflarını karşılayamayacağı anlaşıldığından iflas tasfiyesinin İ.İ.K. 218. maddesi uyarınca basit tasfiye yöntemiyle yapılmasının kararlaştırıldığını,—- İcra Müdürlüğü —- sayılı dosyasından 23.12.2019 günü T.M.K. 950 ve İ.İ.K. 270. maddeleri uyarınca hapis hakkı kapsamında Müflis —- ait bazı taşınır malların tespit edildiğini, takip alacaklısı —- tarafından 03.01.2020 günü —- girişilmiş ve ödeme emri müflis şirkete (iflastan önce) tebliğ edildiğini, müflis —- alacaklı şirkete hiçbir borcu bulunmadığını bildirerek takibe ve borcun tümüne 04.02.2020 günü itiraz ettiğini, müflis şirket yetkililerinin 07.08.2020 günlü iflas sorgularında —- yapılmakta olan —- yüzde elli dört (% 54) oranında bitirilmiş olduğunu” bildirdiklerini, ancak rehin hakkından söz etmediklerini, bu nedenlerle müflis şirketin iflas masası, davacı şirketin rehin hakkını kabul etmediğini, davalı şirketin iflasına karar verilmiş olmakla davacı şirketin alacağın varlık ve tutarı ile rehinle temin edilmiş olduğunu ve gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını, sonradan düzenlenmesi mümkün olmayan ve birbirini doğrulayan delillerle ispatlaması gerektiğini, —- iflastan geriye doğru üç üç yıllık ticari defter ve belgeleri şirket yetkililerinden istediğini, müflis şirket şirket yetkilisi tarafından 2016, 2017 ve 2018 yılına ilişkin envanter defterleri ile 2017-2018-2019-2020 yıllarına ait yevmiye ve kebir defterleri beratlarının bulunduğu dört dört adet dosyanın —– teslim edildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE :
Dava; Hukuki niteliği iflastan sonra açılmış itirazın iptali ile rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibin devamını taleplidir.
Dosya, ———–sayılı kararı ile davanın kayıt kabul davası niteliğinde olduğu, bu durumda da —- tarihli kararı gereği —–nolu asliye ticaret mahkemelerinin görevli olduğu gerekçesiyle gönderme kararı verilmesi üzerine verilmesi üzerine dosya mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkememizin ——–sayılı ilk esas numarası üzerinden yapılan incelemede; davacının talebinin rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takibe yapılan itirazın iptali olduğu, alacağının masaya kayıt kabulünün olmadığı görülmüştür. Kural olarak İİK.nun 193. Maddesine göre; “İflasın açılması, borçlu aleyhinde haciz yoluyla yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur. İflas kararının kesinleşmesi ile yapılan takiplerle teminat gösterilmesine ilişkin takipleri durdurur. İflas kararının kesinleşmesi ile bu takipler düşer. İflasın tasfiyesi müddetince müflise karşı birinci fıkradaki takiplerden hiçbiri yapılamaz. Rehnin paraya çevrilmesi yoluyla yapılan takiplere iflastan sonra da takip alacaklıları tarafından iflas masasına karşı devam edilir ve satış bedeli —– maddeye göre rehinli alacaklılara paylaştırılır. Artan kısım iflas masasına intikal eder. Şu kadar ki, takip alacaklısı, iflastan önce başlamış olduğu rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takipten vazgeçerek, rehnin ——— maddeye göre satılmasını isteyebilir.” Aynı Kanun’un 185/1. maddesine göre de; “Üzerinde rehin bulunan mallar rehin sahibi alacaklının rüçhan hakkı mahfuz kalmak suretiyle masaya girer ve —- tarafından en yakın ve münasip zamanda paraya çevrilip muhafaza ve satış masrafları çıkarıldıktan sonra rehinli alacaklıya hakkı verilir. Ancak, rehin sahibi alacaklı, istediği takdirde iflastan sonra da masaya karşı rehnin paraya çevrilmesi yolu ile takip yapabilir.”
Yasal düzenleme karşısında, rehin takipleri, iflastan bağımsız yürümektedir. Diğer bir ifadeyle kural olarak iflas ile icra takipleri düşer ise de, rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takipler bunun ististası niteliğindedir.
Eldeki davada borçlu aleyhinde ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe başlanmasından sonra, borçlu 01/07/2020 tarihinde iflas etmiş olup, alacaklı, İİK.nun 193/son maddesi hükmü uyarınca tercih hakkını, borçlu aleyhinde başlattığı ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takibe devam etme yönünde kullanmıştır. Bu nedenle dava, esasen itirazın iptali davası niteliğinde olup İİK.nun 235. Maddesine dayalı kayıt kabul davası olarak nitelendirilemeyecektir.————
Bu durum gözden kaçırılarak, kayıt kabul, iflas, konkordato davalarında, aradaki ilişki görev ilişkisi olduğundan bahisle dosya mahkememize gönderilmiş ise de, yukarıda açıklanan gerekçelerle dava kayıt kabul davası olmadığından, iflas ve konkordato hükümlerinden bağımsız bir itirazın iptali davası olarak görülmesi gerektiğinden, karşı görevsizlik kararı verilmiştir.
Ne var ki, mahkememizin bu kararı, — sayılı kararı ile,——- yayınlanarak yürürlüğe giren —– sayılı kararı ile, iflas ve konkordato hukukuna ilişkin davalarda üçten fazla asliye ticaret mahkemesi bulunan yerlerde—— numaralı asliye ticaret mahkemeleri ihtisas mahkemesi olarak belirlenmiş olup derdest davaların bu mahkemelere gönderilemeyeceği, kararın —- yayınlandığı, tarihten sonra açılan davaların anılan mahkemelere tevziine karar verileceği düzenlenmiştir. —– kararından önce doğmuş olmasına, şahsi hapis hakkına dayalı olarak taşınır rehninin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapılmış bulunulmasına göre iflas ve konkordato hukukuna ilişkin uyuşmazlığın, davanın açıldığı tarih itibariyle ihtisas mahkemede görülmesi gerektiğinden davanın —–Asliye Ticaret Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir” gerekçesiyle mahkememizin görevsizlik kararı usul ve yasaya aykırı bulunarak kaldırılmıştır.
İstinaf kararı kesin olup, mahkememizce esasa girilmesi zorunlu hale gelmiştir. Dosya mahkememizin iş bu esas sırasına kaydedilmiş, taraf teşkili sağlanmış, esasa girilerek tarafların delileri toplanmıştır.
Davaya konu icra dosyası celp edilerek dosyamız arasına alınmıştır.—- İcra Müdürlüğü’nün —— icra dosyası incelendiğinde, 19/12/2019 tarihli takip talebi ile 684.149,28 Euro ve 337.627,12 TL asıl alacak üzerinden rehnin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi başlatıldığı, takip tarihinden itibaren TL alacağı için 3095 sayılı yasanın 2/2; yabancı para alçağı için 3095 a/a maddesi uyarınca faiz talep edildiği görülmüştür. Davaya konu icra dosyasında, ödeme emrinin davalıya/borçluya 29/01/2020 tarihinde tebliğ edildiği, borçlunun 04/02/2020 tarihinde, süresinde borca,faize ve ferilerine itiraz ettiği, itiraz üzerine takibin durduğu, davacının da süresi içinde, 11/09/2020 tarihinde iş bu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.
Davacının talebi üzerine, 09/12/2021 tarihli ara kararla satış sonucu elde edilen tutarın dava sonuçlanıncaya kadar paylaştırılmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmiştir.
Tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş; bir mali müşavir, bir gemi mühendisi, bir nitelikli hesap uzmanından oluşturulan bilirkişi heyeti, 05/09/2022 tarihli raporunda özetle, tarafların defterleri arasında bir uyumsuzluk olmadığı; 2017 yılına ait 36 adet ve 2018 yılına ait 8 adet olmak üzere 44 adet faturanın —— formlarında bildirildiği, davacının defterlerine göre davacının davalıdan 684.149,28 euro ve 337.627,12 TL alacaklı olduğu, davalının defterlerine göre davalının davacıya 4.887.630,32 TL borçlu olduğu, aradaki farkın kur farkından kaynaklandığı, fatura bazında uyumsuzluk olmadığı belirtilmiştir. Bilirkişi ayrıca davacının iflas tarihine kadar işleyecek faizi de hesaplamıştır.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş; davacı, davalı hakkında —–sayılı kararla verilen iflas kararının istinaf incelemiş sırasında —- kararı ile kararın kaldırılarak yeniden hüküm oluşturulduğunu,—– sayılı kararla kararın bozulduğunu, iş bu davaya konu takibin rehnin paraya çevrilmesine ilişkin olması sebebiyle iflastan bağımsız olduğunu, raporda teyit edildiği üzere alacaklı olduklarını ve takibin aynen devamına karar verilmesi gerektiğini beyan etmiştir.
Davalı iflas masası vekili de 21/09/2022 tarihli dilekçesiyle raporda, somut bir itiraz belirtmeden aleyhe olan hususlara itiraz ettiğini belirtmiştir.
Davalı hakkında verilen iflas kararı, yargılama sırasında bozulması ile dosyanın———–sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Eldeki davanın iflastan bağımsız olduğu doğru ise de taraf teşkilinin sağlanması için davalı şirketin—— yapılan tebligatın artık geçerli olmayacağı anlaşılarak davalı şirkete dava dilekçesinden, bilirkişi raporuna kadar dosyanın tamamı ve duruşma günü tebliğ edilmiştir. Tebligat yapılmış ancak davalı şirket yetkilisi veya vekili beyan dilekçesi sunmamış, duruşmaya da katılmamıştır.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporuna itibar edilerek aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden davacı yararına vekalet ücreti takdir edilirken, karar tarihindeki euro efektif satış kuru——- esas alınarak hesaplama yapılmıştır. ——– üzerinden nisbi vekalet ücreti verilmiştir)
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜNE;
1—- İcra Müdürlüğü’nün ——- Esas sayılı takip dosyasında davalı tarafça yapılan İTİRAZIN İPTALİ ile takibin AYNEN DEVAMINA;
2-Asıl alacağın takdiren %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine;
3- Alınması gerekli 435.390,14-TL harçtan davacı tarafından peşin olarak yatırılan 84.308,82-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 351.081,32-TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4- Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 54,40-TL başvurma harcı, 84.308,82-TL peşin harcın toplamı olan 84.363,22-TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından sarfedilen toplam 7.800,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7- Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8- Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden, AAÜT’ne göre davacı vekili için takdir olunan 380.943,41-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda oy birliği ile verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. 18/01/2023