Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/826 Esas
KARAR NO: 2023/12
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 26/07/2017
BİRLEŞEN DAVA ———–KARAR SAYILI DOSYASI
DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 20/07/2018
KARAR TARİHİ: 11/01/2023
Mahkememizde görülen Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkillerinin murisi olan —–müteveffa —- tarihinde yaya vaziyette iken, işleteni davalı —- ve sürücüsü davalı —– sayılı aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığını ve ——– yapılan tüm tedavi ve müdahalelere karşın kurtarılamadığını ve —- tarihinde vefat ettiğini, kazaya karışan aracın—–tarihlerinde geçerli olan —– davalı—- sigortasına ait —— kapsamında sigortalı olduğunu, ölümlü kaza ile ilgili olarak davalı sürücü—-hakkında taksirle ölüme neden olma suç isnadıyla kamu davası açıldığını, —— sayılı kararı ile asli kusurlu bulunan sanık—- hakkında, —— hapis cezasına hükmolunduğunu, verilen cezanın mahkemece ——— para cezasına çevrildiğini, davalı sürücünün ölüm olayında asli kusurlu olduğunu tarafik kaza tutanağında, bilirkişi raporlarında ve ceza dosyasında da açıkça belirtildiğini, müvekkillerinin murisi —– emeklisi olduğunu , eş ve çocuklarına sürekli destekte bulunduğunu, sağ kalan eş ——-, ev kadını olup murisin desteğinden başka herhangi bir gelirinin mevcut olmadığını, kız çocuklarından —– boşanmış ve işsiz olup baba evinde ikamet etmekte ve babasının desteği ile yaşamını sürdürmekte ve babasının gelirinden başka geliri yoktur. Kız çocuklarından —— boşanmış olup, asgari ücretle çalıştığını, baba evinde ikamet ettiğini ve babasının desteği ile yaşamını sürdürdürdüğünü, erkek çocuklardan ——– %80 engelli olduğunu, çalışamadığını, üç aylık engelli maaşı dışında geliri olmadığını, evli ve iki çocuklu olarak baba evinde ikamet ettiğini ve babasının desteği ile yaşamını sürdürdüğünü, murisin eşi ve çocuklarına sürekli katkısı olduğunu, ölüm olmasaydı bu desteğin devam edeceğini, müvekkillerinin murisin ölümü ile destekten yoksun kaldıklarını, bu nedenle destekten yoksun kalma tazminatı talep ettiklerini, müvekkillerinin miras bırakanının trafik kazası sonucu feci bir şekilde vefat etmesinin psikolojilerini olumsuz yönde etkilediğini, müvekkillerinin çektiği acıların, ızdırabın ve sıkıntıların bir nebze de olsa giderilebilmesi ve karşı karşıya kaldıkları üzüntülerin karşılığı olarak manevi tazminat talep ettiklerini dava etmiştir.
Davacı vekilinin ——- tarihli Islah Dilekçesinde özetle; Maddi tazminat talebi yönünden, vekili ——–maddi tazminatın, Manevi tazminat talebi yönünden, miras bırakanın trafik kazası sonucu feci bir şekilde vefat etmesinin davacıların psikolojisini olumsuz yönde etkilediğini, çektikleri manevi acı, izdırab ve sıkıntılarında bir nebze olsa giderilebilmesi ve karşı karşıya kaldıkları üzüntülerin karşılığı olarak, vekili —- çocukları —-, —-, ——, — için ——– olmak üzere toplam—— manevi tazminatın, Davalı —— hakkında herhangi bir talebi olmadığından bu davalı dışındaki, davalı —– sadece maddi tazminat talebiyle sınırlı olmak ve temerrüt tarihi olan —– tarihinden, diğer davalılar;—— kaza tarihi olan——- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, yargılama gideri, harç ve vekâlet ücretinin davalılara müştereken ve müteselsilen yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı —— vekilinin cevap dilekçesinde özetle; her ne kadar adı geçen olay nedeni ile ——– verilen kararda dosyadaki sunulan kusur oranında müvekkilinin asli kusurlu olarak gözüktüğü bildirilmişsede o mahkemeye yaptığı itirazlarda da açıkladığı gibi esas asli kusurun davacıların murislerinde olduğunu, —— göre ceza mahkemesindeki kusur oranının hukuk mahkemelerini bağlamadığını, bu nedenle kusur oranında ayrıca rapor alınmasını istediğini, davacıların murisinin bir hayli yaşa gelmiş —- emeklisi olduğunu, kendisinin emekli olması nedeni ile mirasçısı olan davacı eşi —— emekli kocasından emekli maaşı aldığını, böylelikle murisin almış olduğu emekli maaşının bizzat davacı muris eşi —- aldığını ve bu ölüm nedeni ile maddi yönden —– uğradığı maddi destekten yoksun kalma tazminatının söz konusu olmadığını, kendisine maaş bağlandığını, destekten yoksun kalmadığını, emekli olan muristen eşi davacı—— ölüm nedeni ile ne kadar maaş bağlandığının ilgili kurumlardan sorulmasını ve araştırılmasını, davacı olarak bahsedilen murisin kız çocuklarından ———- yaşından büyük olduğunu, muhtemelen boşanma nedeni ile kendisine nafakada bağlandığını, bu nedenle adı geçen davacının boşanma ilamının celp edilerek kendisinin eski eşinden nafaka alıp almadığının araştırılmasını, böylelikle nafaka alınca bu ölüm nedeni ile kendisinin destekten yoksun kalması ve maddi tazminat istemesi söz konusu olmayacağını, yine diğer davacı kız çocuğu —– dilekçede bahsedildiği gibi asgari ücretle çalışatığını, bugünkü koşullarda net ——- aldığını, .alıştığı iş yerinden bordrosu ve aldığı maaşın sorularak aylık gelirinin saptanmasını, dolayısıyla aylık maaşı olan asgari ücret ile çalışan bir kişinin emekli işçinin ölümü nedeni ile maddi tazminattan ve destekten yoksun kalmasının söz konusu olmadığını, zaten babasının evinde oturduğunu ve kira bile ödemediğini, yine davacı erkek çocuğu —– dilekçede belirtildiği gibi engelli maaşı aldığını, yaşı itibari ile de —– yaşından büyük olduğunu, dolayısıyla devlet tarafından engelli maaşı ödenmesi nedeni ile babasının ölümü nedeni ile destekten yoksun kalmasının söz konusu olmadığını, ayrıca diğer davacı ——– zaten evli barklı iş güç sahibi olduklarını kendilerinin çalıştığı iş yerlerinin belli olduğunu, yapılan araştırmada gelirlerinin belli olacağını, dolayısıyla bu kişilerinde muris babalarının ölümü nedeni ile destekten mahrum kalmalarının söz konusu olmadığını, bu bakımdan maddi tazminat taleplerinin tümü ile reddi gerektiğini, dava dilekçesinde belirtildiği gibi trafik kazasına sebep olan araçın kasko sigortalı olduğunu,——- bağlı olduğunu, poliçe miktarının belli olduğunu bu nedenle adı geçen sigortanın söz konusu maddi zararı karşılamasının mümkün olduğunu, olayda bir emekli insanın vefat ettiğini ancak onun ölümü olaya karışan ve kusursuz olduğunu düşündüğü davalı ——- aracın içinde bulunan —- yaşındaki çocuk ve eşi ile birlikte yağmurlu bir havadaki bu kaza gerek müvekkilinde gerekse eş ve çocuğunda da üzüntü yarattığını ancak davacıların murisinin emekli ve yaşlı olmasına rağmen vefat etmesi sonucu istenilen manevi tazminat taleplerinin de fahiş bir bedel olduğunu, adı geçen manevi tazminat miktarı—– bedelli olayda vefat eden davacıların murisi —— emekli ikramiyesi olarak almadığını, emekli ikramiyesinin —–katı kadar manevi tazminat istemenin son derece fahişt olduğunu,—— göre manevi tazminatlar taraflardan davacıyı sebepsiz zenginleştirmemesini, davalıyı da mağdur etmemesini, müvekkilinin maaş bordrosundan anlaşılacağı gibi sıradan bir memur maaşı kadar maaş alan bir kişi olduğunu, çalıştığı firmadan aldığı ücret haricinde hiçbir geliri olmadığını, bu nedenle manevi tazminat taleplerinin de son derece fahiş olduğunu, adeta yaşlı ve emekli babalarının vefatı nedeni ile ciddi maddi kaynak sahibi olma çabaları içinde olduğunu düşündüğünü, bu nedenle manevi tazminat taleplerinin fahiş ve yerinde olmadığını, olayda murisinde kusurlu olduğunu, bu kusur oranının da manevi tazminatta değerlendirilmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı——- vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde; Müvekkil şirket ——uzun dönem araç ve—— işini yaptığını, mülkiyeti kendisine ait olan araçları 3.kişilere kiralayarak gelir elde ettiğini, davaya konu mülkiyeti müvekkil şirkete ait olan —- plakalı aracı—–dava dışı —– kiralandığını, bu sebeple davanın dava dışı —— ihbarının gerektiğini, müvekkili ile kiracı şirket arasında akdedilen ——– hükmü gereğince; kiracı aracı gerekli özeni göstererek kullanmayı ve araca herhangi bir zarar gelmemesi için gerekli ve makul tüm önlemleri almayı kabul ve taahhüt eder ibaresine istinaden kiracının gerekli özeni göstermek zorunda olduğunu, sözleşmede kiralama süresince, kiralanan malın zilyedinin kiracı olduğunu ve sözleşmenin amacına uygun olmak koşuluyla kiracının kiralanandan her türlü faydayı temin etme hakkına haiz olduğunu, malın gerekli özeni göstererek kullanılmasından kiracının sorumlu olduğunu, sözleşmeye aykırı davranışlarda hasar ve ziyan sorumluluğunun kiracıya ait olduğunun açıkça belirtildiğini, ——–araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracının, ariyet veya rehin alan kişi olduğunu, ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabı ve tehlikesinin kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse bu kimsenin işleten sayılacağı suretiyle, müvekkil şirketin işbu ——— akdinden hitamına kadar geçecek olan sürede, araç işleten sıfatına haiz olamayacağının açıkça ortada olduğunu, söz konusu hükme göre,——- işlemlerinde kiracı, araç işleten sıfatını kazanacağından müvekkil şirketin işleten olarak sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, araçtan ekonomik olarak faydalanma ve fiili olarak aracın kullanımı —— ile dava dışı kiracı ——bırakıldığını, işbu sözleşmeye göre kiralama konusu aracın zilyedinin kiracı olduğunu, müvekkil şirketin işleten sıfatı olmadığını, davacı tarafın trafik kazası nedeniyle ——-manevi tazminatı ile —— destekten yoksun kalma tazminatı talep edttiğini, kusur oranlarının da tespitinin önemli olduğunu, tarafına ceza dosyasında alınan raporun tebliğ edilmemiş olduğunu, manevi tazminat konusunda işleten sıfatına sahip olmadığından sorumluluğu bulunmadığını, kazaya karışan aracın ——- tarihli ——ve——— tarafından sigortalandığını, bu sebeple manevi tazminata ilişkin taleplerin muhatabının müvekkili şirket olmadığını, davacıların manevi tazminat taleplerinin fahiş olduğunu,——– içtihatlarında açıkça manevi tazminatının zenginleşme amacı taşımaması gerektiğinin belirtildiğini, davacı yanca sigorta şirketine başvuru yapılıp yapılmadığı, sigorta şirketinden ödeme alınıp alınmadığı hususlarının da araştırılmasının gerektiğini, davacı yan müteveffanın —– emekli olduğunu belirttiğini, ——– herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının da sorulmasının gerektiğini ve müvekkil şirket açısından davanın öncelikle usul açısından inceleme yapılarak husumetten reddini bu talebi haklı görülmezse yapılacak yargılama neticesinde hukuki dayanaktan yoksun haksız davanın esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin murisi olan mütevvefa —– tarihinde yaya vaziyete iken,—– —— kayıtlı olup, uzun dönem kiralama sonucu işletme sıfatını kazanan davalı —– işletenliğinde iken, sürücüsü dava dışı—– plaka sayılı aracın çarpması sonucu ağır şekilde yaralandığı ve——- tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadığı—— tarihinde vefat ettiği. Sürücü —– hakkında taksirle ölüme neden olma suç isnadıyla kamu davası açıldığı. Hakkında —- hapis cezasına hükmolduğu.—— tarihinde,——– dosyası ile maddi ve manevi tazminat davası açıldığını, Müvekkillerin murisi —— emeklisi olup, eş ve çocuklarına sürekli destek de bulunduğunu, sağ kalan eşin ev kadını olup, murisin desteğinden başka herhangi bir geliri mevcut olmadığını, Müvekkillerin miras bırakanın trafik kazısı sonucu feci bir şekilde vefat etmesi müvekkillerinin psikolojisini olumsuz etkilediğini, açılan bu davanın——-davasının bir parçası olması ek dava niteliğinde olması her iki davanın taraflarının ve dava konusun aynı olması nedeniyle mahkemelerinde açılan bu davanın ———- dosyası ile birleştirilmesini talep ve dava etmiştir.
BİRLEŞEN DAVADA CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacıların destekten yoksun kalındığına dair iddialarının gerçek dışı olduğunu, manevi tazminat taleplerinin fahiş ve kötü niyetli olduğunu davacıların zenginleşmesine sebebiyet verecek miktarda olduğunu, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, ihtiyati tedbir kararının haksız ve hukuka aykırı bir karar olduğunu belirterek davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde ikame ettiği davada iddia ve taleplerinin bütünüyle reddini, davacının haksız ve dayanaksız talebi üzerine verilmiş olan usul ve yasaya aykırı ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava ve birleşen davanın hukuki niteliği itibariyle, trafik kazası nedeni ile davacının, davalılardan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Mahkememizce davaya konu uyuşmazlığın müteveffa —— tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla —– destekten yoksun kalma tazminatı ile —– manevi tazminat olmak üzere toplamda —- tazminatın davalılardan —- şirketi yönünden sadece maddi tazminat olarak ve faizin —- tarihinden başlatılması suretiyle diğer davalılar yönünden ise haksız fiil tarihi olduğu belirtilen ——- tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen iş bu davanın açıldığı anlaşılmıştır.
Dosyanın kusur ve aktüer hesabı için bilirkişilere verilmesine karar verilmiştir.
Bilirkişilerin —- tarihli raporunda; Davalı sürücü—- idaresindeki ——– ile yaya geçitlerine yaklaşırken yavaşlamadığı, yaya geçidi üzerinde karşıdan karşıya geçen yaya—- ilk geçiş hakkını vermediği ve çarparak—- olmasına neden olduğu için———–açıklanan kusurları işlediği; ölümlü kazanın meydana gelmesinde asli ve %85 kusurlu olduğunu, maktul yaya ——-yaya geçidi üzerinde de olsa, yol hakkı kendisinde de olsa, sağ şeritte kontrolsüzce hızla gelen—- dikkat etmediği ve kazaya karışarak——— olduğu için KTK 47/d ve KTY 95/d maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, ölümlü kazanın meydana gelmesinde tali ve %15 kusurlu olduğu; davalı —— plakalı —– sahibi olduğu ancak——– süreli kiralanmış olduğu için KTK 3. maddesi gereğince işleten olmadığı ve KTK 85. maddesi gereğince de hukuki
sorumluluğunun olmadığı, davalı———–uzun süreli kiralanmış olduğu için KTK 3. maddesi gereğince işleteni olduğu ve KTK 85. maddesi gereğince de sürücü ———kusurundan kendi kusuru gibi ve kusuru nedeniyle oluşan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu, rapordaki kusur değerlendirmesinin, ———-kesinleşmiş kararı ve kararın dayanağı—– tarihli bilirkişi raporu ve ———raporu ile uyumlu olduğunu, tazminat talepleri yönünden yapılan incelemede Asıl Dava Yönünden davacı eş ——- dışında diğer davacıların yaşı ve bulundukları konum ile müteveffanın olay tarihi itibariyle yaşına nazaran, destekten yoksun kalma tazminatı talep koşulları gerçekleşmediğini,—— ölümüne bağlı olarak eşi ——– destekten yoksun kalma zararı oluştuğunu, bu zarar kalemiyle mükerrerlik teşkil eden indirim nedeni varlığının bulunmadığını, hesaplanan zararın kaza tarihindeki —- teminat limitlerini aşmadığı görülerek denetlendiğini, davalı sigorta şirketine —– tarihli başvurunun —- tarihinde ulaştığının davacı vekiline —- tarafından yazılan dilekçe içeriğinden anlaşıldığını, KTK.m.99/1 hükmüne nazaran temerrüt için ilk günün ——- olduğunu, birleşen dava yönünden asıl davadaki miktarlarla mükerrerlik teşkil etmemek kaydıyla, husumet yöneltilen ———– kiracı olduğunun sübutu halinde işleten sıfatıyla
anılan davanın davalılarıyla birlikte olay tarihinde işleyecek faizden sorumlu olduğunu rapor etmişlerdir.Tarafların itirazların karşılar nitelikte ek rapor aldırılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişilerin ——— tarihli ek raporunda; tarafların teknik yönden davanın başından beri dile getirdikleri iddialarını itiraz olarak tekrar ettiklerini, söz konusu iddiaların itirazlar kök raporda değerlendirilmiş olduğu halde dikkate alınmadığının anlaşıldığını, kök raporda teknik yönden değişiklik yapmaya gerek olmadığı ve kök raporun teknik yönden aynen geçerli olduğunu, ek rapordaki kusur değerlendirmesinin, ——— kesinleşmiş kararı ve kararın dayanağı—- tarihli bilirkişi raporu ve ——raporu ile uyumlu olduğunu, davacı ve tüm davalıların itirazlarının ayrı ayrı incelenerek iştirak edilmediğini, kök rapordaki tespit ve görüşlerin cari olduğunu, Davacılardan———– % 63 engelli olduğu yönündeki itirazlar kapsamında, kök rapordaki tespitler ve müteveffanın —— yaşında oluşu ve desteklik biçimi dikkate alınarak destekten yoksun kalma tazminat talep koşulu gerçekleşmediği yönündeki bilirkişi görüşünün uygun görülmemesi ihtimaline göre, bu kez, davacılardan müteveffanın eşinin ———destekten yoksun kalma zararı oluştuğunu, kök rapordaki tespit ve görüşlerin cari olduğunu rapor etmişlerdir.
TTK 83 ve 85 md uyarınca ve aynı zamanda HMK 222 md leri uyarınca her 2 tarafın tüm yasal ticari defterlerinin mali müşavir bilirkişi eşliğinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir.
Bilirkişi —– tarihli raporunda; davalı şirketlerin ticari defterlerinin açılış ve kapanışlarının yasada gösterilen usul ve zamanlarda yapıldığını, lehlerine delil vasfında olduğunu, davalı şirketlerin cari hesaplarının irdelendiği, kaza tarihi olan —- tarihi itibariyle —— ticari defterlerinde —— borçlu gözüktüğünü,—–alacaklı gözüktüğünü, aradaki—— önemsenmediğini, —— arasında imzalanan —–kadar yenilendiğini, —– tarihinden sonra sözleşme yapılmadığını, ancak—– tarihinden —- tarihine kadar ——kira faturalarının kesilmeye devam edildiğini,—– tarafından tanzim edilen —– açıklamalı faturadan sözleşmenin —– tarihinde sona erdiğinin anlaşıldığını, kaza tarihi olan —- plakalı aracın kiralama sözleşmesinin devam ettiğini, bahsi geçen faturanın her iki şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olduğunu,—–tarafından ———— açıklamaları ile faturalar tanzim edildiğini, araç kira bedellerine ait faturaların plakalar belirtilmeden toplu olarak kesildiğini rapor etmiştir.
Yapılan yargılama toplanan delillere göre;
Asıl ve Birleşen dava bakımından kusur yönünde yapılan yargılama da; Davalı—— sürücüsü, davalı —– sahibi, davalı —— işleteni olduğu, davalı sigorta şirketine—— —- altında bulunan—– aracın yaya geçidi üzerinde sürücü davalı—– karşıdan karşıdan karşıya geçen yaya —– ilk geçiş hakkını vermediği ve yaralanması ile meydana gelen kazada KTK 52/a-74 ve KTY 101/a-146 maddeleri uyarınca yüzde seksen beş kusurludur. Maktul yaya —- hızla gelen —– dikkat etmediği ve kazaya karışarak —- olduğu için kazada KTK 47/d ve KTY 95/d maddeleri uyarınca yüzde on beş kusurludur.Davalı ——- sahibi olduğu ancak davalı ——— uzun süreli olarak kiraladığı anlaşıldığından KTK 3. Maddesi gereğince işleten olmadığından KTK 85. Maddesi gereğince hukuku sorumlu olmadığı bu sebeple bu davalı yönünden davanın reddine, Davalı ———-aracın uzun süreli kiralanmış olduğundan KTK 3. Maddesi gereğince işleteni olduğu ve KTK 85. Maddesi ğereğince davalı sürücü —— kusurundan kendi kusuru gibi kusuru nedeniyle oluşan zarardan müşterek müteselsilen sorumludur. Kazanan meydana gelmesinde başkaca kusurlu bulunmamaktadır.Mahkememizce bu oranlar kabul edilmiştir ve bu oranlar—— alınan ve kesinleşen hükmü ile belirlenen oranlar ile uyumludur. Asıl ve Birleşen dava bakımından Maddi tazminat yönünden yapılan yargılamada;Davacı ——-; müteveffanın çocuğu olduğu, —- doğumlu olup, kaza tarihinde ——- yaşında olduğu, asgari ücret üzerinden gelirinin bulunduğu, gerek yaşı gerek kazancı dikkate alınarak destekten yoksun kalma tazminat talep edemeyeceği,
Davacı —–; müteveffanın çocuğu olduğu,——- doğumlu olup, kaza tarihinde ——— yaşında olduğu, yapılan sosyo ekonomik duruma göre, dul, asgari ücret üzerinden gelirinin bulunduğu, bu sebepler ile destekten yoksun kalma tazminat talep edemeyeceği,
Davacı —–; müteveffanın çocuğu olduğu, ——- doğumlu olup evli ve çalışan olmasına göre destekten yoksun kalma tazminat talep edemeyeceği,
Davacı —— müteveffanın çocuğu olduğu, ——– doğumlu olup evli ve çalışan olduğu, bu sebeple destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği,
Davacı —- müteveffanın çocuğu olduğu, kaza tarihin de ——- yaşında olduğu, evli ve iki çocuklu olduğu, çalışan olduğu, destekten yoksun kalma tazminatı talep edemeyeceği,
Müteveffa ——doğumlu olup, kaza tarihinde —— gün yaşındadır. Kaza tarihinde emekli olmadığı,—- kayıtlarına nazaran ——– yıldır herhangi aktif çalışması bulunmadığı, müteveffanın çalışmasa bile günlük işlerinde ve sair sıkıntıda eşine yardıma koşma görevi ve bu hizmetlerinin maddi destek kapsamında değerlendirilmesi ve bu hizmetinden doğan faydanın asgari ücretin altında olamayacağı esasının benimsenmiştir. Davacı eşin olay tarihinde —– yaşında olduğu, yeniden evlenme şansı bulunmadığı bu nedenle indirim yapılmamıştır.Davacı eş —– destekten yoksun kalma zararı oluşmuştur. Bu miktarın davalılar—şirketi yönünden kaza tarihi olan —– tarihinden, davalı —- yönünden dava tarihi olan —- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak bu davacıya verilmesine, Diğer davacılar yönünden şartları oluşmayan asıl ve birleşen maddi tazminat davasının reddine, Kabul edilen maddi tazminat davasında birleşen ve asıl davada maddi tazminatların davalılar ——– yönünden müşterek ve müteselsil sorumlu olmalarına,
Davacıların Asıl ve Birleşen manevi tazminat talebi yönünden yapılan değerlendirmede; hükmedilecek manevi tazminat duyulan elem ve ızdırabın tam karşılığı olmayıp, mağdurlarda kısmen teskin duygusu yaratmaya yöneliktir. O halde taktir edilecek manevi tazminatın miktarı teskin duygusu yaratacak bir miktar olmalıdır. Manevi tazminat bir zenginleşme aracı da değildir. Acıya özendirir şekilde mağdura o tarihe kadar eline geçmemiş bir paranın manevi tazminat olarak hükmedilmesi de mümkün değildir. Manevi tazminatın miktarının taktirinde olayın ağırlığının da gözönüne alınmasının yanı sıra tarafların sosyal ekonomik durumlarının da değerlendirilmesi gerekir. Öte yandan manevi tazminat faile verilen bir ceza da değildir. Bu nedenle faili zaruret haline sokacak bir miktara da hükmedilemez. Olayda davacının vefat ettiği, davalı sürücünün kusuru ,olayın meydana geliş şekli davacılar ile davalının sosyal ekonomik durum araştırması ve durumu dikkate alınarak mahkememizce bu açıklamalar itibarı ile Manevi tazminatın kısmen kabulüne, davacı —–, davacı ——-, davacı —–, davacı —-, davacı —-, davacı—— manevi tazminatın asıl davanın davalı —–, birleşen davanın davalısı —– kaza tarihi olan —— tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak bu davacılara ayrı ayrı verilmesine,
Kabul edilen manevi tazminat davasında birleşen ve asıl davada manevi tazminatların davalılar —–ve davalı —–yönünden müşterek ve müteselsil sorumlu olmalarına,
Fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmesi gerekmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
a)ASIL DAVANIN KISMEN KABULÜNE,
1-Maddi tazminat davasının kısmen kabulüne,
2-Davalı ——— Hakkında açılan davanın davalı yönünden husumetten reddine,
3—— destekten yoksun kalma tazminatının davalı ———- Yönünden dava tarihi olan —- tarihinden, davalı—- yönünden kaza tarihi olan —- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacı ——verilmesine,
4-Diğer davacılar yönünden şartları oluşmayan maddi tazminat talebinin reddine,
5-Fazlaya dair taleplerin reddine,
6-Manevi tazminatın kısmen kabulüne,
7-Davacı ——, davacı —–, davacı —–, davacı —-, davacı —, davacı —– manevi tazminatın davalı—– kaza tarihi olan—— tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,
8-Fazlaya dair taleplerin reddine,
BİRLEŞEN ——-KARAR SAYILI DOSYASI
b) BİRLEŞEN ——- karar sayılı dosyanın
KISMEN KABULÜNE,
9-Maddi tazminat davasının kısmen kabulüne,
10—–destekten yoksun kalma tazminatının davalı —- Yönünden kaza tarihi olan —-tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacı —– verilmesine,
11-Diğer davacılar yönünden şartları oluşmayan maddi tazminat talebinin reddine,
12-Fazlaya dair taleplerin reddine,
13-Manevi tazminatın kısmen kabulüne,
Davacı —–, davacı —–, davacı —-, davacı —-, davacı —-, davacı —–manevi tazminatın davalı —– kaza tarihi olan —— tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalıdan alınarak davacılara ayrı ayrı verilmesine,
14-Fazlaya dair taleplerin reddine,
15-Kabul edilen maddi tazminat davasında birleşen ve asıl davada maddi tazminatların davalılar —– davalı —– davalı ——-yönünden müşterek ve müteselsil sorumlu olmalarına,
16-Kabul edilen manevi tazminat davasında birleşen ve asıl davada manevi tazminatların davalılar —— ve davalı —– yönünden müşterek ve müteselsil sorumlu olmalarına,
17-Davacı tarafça asıl davada yapılmış 31,40 TL başvurma harcı, 516,43 TL peşin harç, 579,00 TL tamamlama harcı ile birleşen davada yapılmış 35,90 TL başvurma harcı, 516,43 TL peşin harç olarak toplam 1.679,33 TL harç giderinin 417,98 TL’sinin davalı —–de davalı—– davalılar——– müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
18-Davacı tarafça yapılmış, tebligat, müzekkere ve bilirkişi ücreti olarak toplam 3.268,50 TL yargılama giderinden kabul edilen kısma isabet eden 2.318,68 TL’den 577,12 TL’sinin davalı—– de davalı —– davalılar ——- müşterek ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
19-Davalı —— Tarafından yapılmış —– yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,
20-Maddi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 26.427,98 TL vekalet ücretinin davalılar ———müşterek ve müteselsilen alınarak davacı ——-verilmesine,
21-Maddi tazminat davasının red edilen miktarı yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 500,00 TL vekalet ücretinin davacılar —-alınarak davalılar —— verilmesine,
22-Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davası husumetten reddilen davalı ——— verilmesine,
23-Manevi tazminat davasının kabul edilen miktarı yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalılar ——– müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,
24-Manevi tazminat davasının red edilen miktarı yönünden avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılar ——verilmesine,
25-Birleşen dosyada yapılmış 42,00 TL 3 tebligat giderinin davalı ——–alınarak davacılara verilmesine,
26-Asıl davada ve Birleşen davada alınması gereken 15.507,73 TL karar ve ilam harcından asıl davada ödenen 516,43 TL peşin harç, 579,00 TL tamamlama harcı ile birleşen davada ödenen 516,43 TL peşin harç toplamı 1.611,86 TL harcın mahsubu ile bakiye—— de davalılar ——- müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irad kaydına,
27-Asıl davada ve Birleşen davada taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
Kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde İstinaf yoluna başvurma yolu açık olmak üzere verilen karar hazır olan davacı asil ————- davacı vekilinin yüzlerine karşı, davalıların yokluğunda açıkça okunup anlatıldı.11/01/2023