Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/667 Esas
KARAR NO : 2023/37
DAVA : İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ :07/09/2022
KARAR TARİHİ : 25/01/2023
Mahkememizde görülmekte bulunan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı aleyhine başlatılan icra takibine karşı borçluların haksız olarak itiraz etmesi sonucu duran takibin devamı için iş bu itirazın iptali davası ikame edildiğini, dava konusu uyuşmazlığın TTK 4/1 uyarınca her iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklı olduğunu bu nedenle görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının yerleşim yeri adresininde ——olduğu için yetkili mahkemenin ——- Mahkemelerinin olduğunu, davaya konu uyuşmazlığın sebebinin davacı şirkete ait—— plakalı araç ile davalı araç sürücüsünün idaresindeki—— plakalı araç arasında Merkez—— meydana gelen maddi hasarlı trafik kazasından dolayı oluştuğunu, davacı şirkete ait araç kurallara uygun bir şekilde —— mevkinde seyir halinde iken —— kavşağına geldiğinde—— Caddeden yola çıkan —— plakalı araç ile çarpıştığını, çarpma etkisi ile davacı şirkete ait aracın savrularak duraklama yapan dava dışı ——- plakalı araca çarpması sonucu maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, çarpmanın sonucunda davacı şirkete ait aracın sol ve sağ ön kısımlarında ciddi hasarların meydana geldiğini, taraflar arasında anlaşmalı olarak maddi hasarlı tespit tutanağının tutulduğunu, tramer sorgu sonucunda ; davalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğunu, davacının zararının kusuru oranında gidermekle yükümlü olduğunu, davacı şirket aracında meydana gelen hasarın tespiti için 257,18 TL tutarında —– ücretinin ödendiğini, hasar tespiti sonrasında araç hasar onarım bedeli olarak 15.713,07 TL ‘nin davacı şirket tarafından ödendiğini, davalı sigorta şirketinin davacı şirkete 13.316,00 TL tutarındaki ödeme de bulunduğunu, bakiye hasar bedeli ve —–ücreti 2.654,25 TL ‘nin tahsili için davalılar aleyhine——- Esas sayılı icra dosyası üzerine icra takibinin başlatıldığını, davalılar tarafından takibe, borca, faize ve ferilerine itiraz edilmesi üzerine takibin durmasına karar verildiğini, davalıların kötü niyetli itirazının ödemede gecikmeye sebep olmasından dolayı icra inkar tazminatı taleplerinin bulunduğunu, davalı tarafın yasal evraklar ile likit bir alacağa karşı kötüniyetli olarak borcunun olmadığı yönünde itiraz ettiğini, davacının alacağını almasında gecikmeye sebebiyet verdiğini, sabit olan hasar tazminat meblağı doğrultusunda yapılan takibe ödemeyi geciktirme amacıyla haksız itirazda bulunan kötüniyetli davalı aleyhine alacak rakamının %20sinden az olmamak üzere İcra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalı üzerinde bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP :
Davalı Sigorta Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde bahsi geçen——plaka sayılı araç, davalı şirket tarafından 28.02.2019/2020 tarihleri arasında geçerli olan —— numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigorta Poliçesi ile sigorta teminatı altına alındığını, davalı şirketin sorumluluğu araç başına maddi zarar teminatı olan 36.000,00-TL ile sınırlı olduğunu, sigorta teminatı altına alınan—— plakalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun ve dolayısıyla davalı şirketin poliçeden kaynaklanan bir sorumluluğunun bulunup bulunmadığının tespitinin gerekmekte olduğunu, motorlu bir aracın karayollarında işletilmesi sırasında, bir kimsenin zarara uğramasına neden olunması durumunda, o aracı işletenin üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğunu belli sınırlar içinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan sorumluluk sigortası türüne Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, ya da kısa adıyla Trafik Sigortası denildiğini, davayı ve talebi kabul anlamına gelmemek kaydıyla,——-plakalı araç için “gerçek zarar” miktarının tespit edilmesinin gerektiğini, davacının takip miktarının %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine ilişkin talebi hukuka aykırı olduğunu, davacı vekili dilekçesinde %20 oranında “icra inkar tazminatı”na hükmedilmesini talep etmekte ise de, İİK’nun 67.maddesi gereği davalı tarafın “kötü niyetli” olduğunun davacı tarafından kanıtlanması ve “alacağın likid yani yargılamayı gerektirmeyecek bir alacak” olması gerekmekte olduğunu, talep edilen alacak likit ve kesinleşerek karara bağlanmış bir alacak olmadığını, talep edilen bedel “gerçek zararı” göstermemekte, borç miktarının belirlenmesi için yargılamaya ihtiyaç duyulmakta olduğunu, davalı şirketin dava açılmasına sebebiyet vermesinin söz konusu olmadığını, bu sebeple davalı şirketin yargılama masrafları ve vekalet ücretinden sorumlu olmadığını, yargılama masrafları ve ücreti vekâletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE : Dava hukuki niteliği itibariyle icra müdürlüğünce yapılan icra takibine İİK 67. maddesi uyarınca itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebine ilişkindir.Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 21/09/2022 tarihli dilekçe ile; davalı ——- dosya ödemesi ve yargılama giderleri ödemesini yaptığını, davalılar vekillerinin olması nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin, davanın konusuz kaldığını bu nedenle davadan feragat edildiğini belirtilerek gereğinin yapılması talep edilmiştir.Davacı vekili 25/01/2023 tarihli duruşmada ”Davamızdan feragat ediyoruz ancak feragatten sonra davalı tarafından vekaletname sunulmuştur, vekalet ücretine hükmedilmemesini talep ediyoruz ayrıca arabuluculuk ücreti tarafımızca karşılanacaktır” şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı vekili 25/01/2023 tarihli duruşmada vekalet ücreti taleplerinin olmadığını beyan etmiştir.Davacı vekilinin vekaletnamesinin incelenmesinden vekilin feragat yetkisinin olduğu anlaşılmıştır.Feragat 6100 sayılı HMK nun 307. Vd maddelerinde düzenlenmiştir. Yasada feragatin dilekçe ile de yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı taraf ve mahkemenin muvafakatına bağlı olmayacağı belirtildikten başka HMK 311. Maddesinde feragatin kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğuracağına yer verilmiştir.Feragatin varlığı nedeniyle, davanın feragat nedeniyle reddine dair takdiren aşağıdaki gibi hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM:Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın Feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harç peşin olarak alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı ——vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı ——vekili bulunmadığından vekalet ücreti hususunda karar verilmesine yer olmadığına,
6-Dava açılmadan önce —–karşılanan arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL’nin davacı tarafça karşılanmasına, bu hususta harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesine,
7-Varsa artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
Dair karar, taraf vekillerinin yüzlerine karşı, karar gerekçesinin tebliğinden itibaren 2 hafta içinde —— Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf yolu açık olarak verildi, açıkça okundu usulen tefhim olundu.