Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/22 E. 2023/78 K. 26.01.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/22 Esas
KARAR NO: 2023/78
DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ: 10/01/2022
KARAR TARİHİ: 26/01/2023
DAVA:Davacı vekili Mahkememize sunduğu—– havale tarihli ve aynı tarihte harçlandırdığı dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ile davalı arasında mevcut ticari ilişki kapsamında davalının — cari borcu ödenmemesi üzerine davalı aleyhine —— sayılı dosyası ile cari hesap alacağından bahisle ilamsız icra takibi başlatıldığını, icra takibin başlatılması sonrasında davalının —- tutarında kısmi ödeme yaptığını, takipten sonra ödeme yapılması halinde takip giderleri ve vekâlet ücretinin de borçlu tarafça ödenmesi gerektiğini, davalının bakiye kısma itirazı üzerine takibin durdurulduğunu, devam eden süreçte davalının ödeme emrine itiraz etmiş olmasına rağmen davalının —— daha ödeme yaptığını, bakiye tutarın ödenmesi konusunda davalı ile görüşmeler gerçekleştirildiğini, ancak araya giren uzun zamana rağmen bu görüşmelerden müspet bir sonuç elde edilemediğini, arabuluculuğa başvurulduğunu, zorunlu arabuluculuk tutanağının tutulmasından sonra ise davalının — tarihinde yine müvekkili şirkete —– daha ödeme gerçekleştirdiğini, gelinen aşamada müvekkilinin icra giderleri, harç ve vekalet ücretleri dahil olmak üzere toplam —— bakiye alacağının mevcut olduğunu, ödenmeyen tutar bakımından itirazın iptali ile takibin devamına, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili Mahkememize sunduğu —- havale tarihli cevap dilekçesinde özetle: icra takibine konu alacak miktarının ——- olduğunu, yine dava dilekçesinde açıklandığı üzere müvekkili şirketin söz konusu borcu itirazın iptali davası henüz açılmadan önce 3 ayrı dönemde alacaklı tarafa ödediğini, icra takip dosyası asıl alacak üzerinden açıldıktan sonra itirazın iptali davasının asıl alacak dışında davacı tarafça iddia edilen kalemlere ilişkin olarak devam etmesinin olanaksız olduğunu, alacak miktarının dava açılış tarihinden önce davacı yana ödendiğinden işbu davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafça her ne kadar dava dilekçesinde müvekkili şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenilmiş ise de, bu hususun kabul edilebilir olmadığını, asıl borcun müvekkili tarafından ödendiğini, icra inkâr tazminatının karar altına alınabilmesi için itirazın iptali davasının açıldığı tarihte borcun ödenmemiş olması gerektiğini beyanla, haksız davanın reddine, alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Konusu : Taraflar arasındaki ihtilaf, temelde icra dosyasına davalı tarafından yapılan ödemelerin mahsubundan sonra davacının bakiye alacağı kalıp kalmadığı, var ise miktarının ne olduğu, davalının itirazının iptalinin gerekip gerekmediği noktasındadır.
Davanın Hukuki Niteliği: Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davanın Hukuki Sebebi: İtirazın iptalini düzenleyen 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)’nun 67/1. Maddesindeki “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.” şeklindeki düzenlemedir.
DELİLLER :
Celp ve tetkik edilen———- sayılı dosyasında; davacı takip alacaklısı tarafından takip talebi ile davalı takip borçlusu hakkında ilamsız takip başlatıldığı, ödeme emrinin davalı takip borçlusuna tebliği üzerine davalı takip borçlusunun süresi içerisinde, borca ve ferilerine karşı itiraz ettiği ve bunun üzerine takibin durduğu, itiraz dilekçesinin ve/veya takibin durdurulmasına ilişkin kararın davacı takip alacaklısına tebliğ edilmediği, eldeki davanın 1(bir) yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
—— tarafların tescil bilgileri celp edilmiş ve gelen yazı cevabı dosya arasına alınmıştır.
Bilirkişi —– tarihli kök raporunda özetle; davalı tarafından yapılan son ödeme tarihi olan — tarihi itibariyle, kapak hesabının — olarak hesaplandığını, —-son ödeme tarihinden, dava tarihi olan —- tarihine kadar — hesaplandığını, davacının HMK m.26 Taleple Bağlılık İlkesi gereği ——- talebinin yerinde olduğunu, davacı ve davalı yanın icra inkar ve kötü niyet tazminatları yönündeki taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğunu beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi —– tarihli ek raporunda özetle; kapak hesabının —- son ödeme tarihi itibariyle, tahsil harcı düşüldükten sonra — hesaplandığını, — dava tarihine kadar —– hesaplandığını, davacı ve davalı yanın icra inkar ve kötü niyet tazminatları yönündeki taleplerinin mahkemenin takdirinde olduğunu beyan ve rapor etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE KANAAT :
Dava, cari hesap ilişkisinden kaynaklı itirazın iptali davasıdır.
Davacı tarafça davalı aleyhine cari hesaba dayalı olarak —-alacağın tahsili amacıyla icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalının itiraz ettiği, bu nedenle takibin durduğu, davalı tarafça——— ödendiği, yapılan ödemelerin TBK 100.maddesi gereği öncelikli olarak takip giderine, faize ve vekalet ücretine mahsup edilmesi gerektiği, mahsup işleminden sonra bakiye kısım için itirazın iptalini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Davalı tarafça davadan önce takip dosyasına ödeme yaptıkları, davalıya borçlarının kalmadığı iddiasıyla davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri anlaşılmıştır.
Taraflar arasında takip tarihi itibariyle davalının davacıya ——- borcunun bulunduğu hususunda ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki temel ihtilaf davalı tarafından yapılan ödemelerin asıl borcu karşılayıp karşılamadığı, davacının takipten dolayı bakiye alacağının bulunup bulunmadığı hususundadır.
Davalı tarafça yapılan ödemeler takipten sonra davadan önce yapılmıştır.
TBK’nun 100.maddesinde; “Borçlu, faiz veya giderleri ödemede gecikmemiş ise, kısmen yaptığı ödemeyi ana borçtan düşme hakkına sahiptir. Aksine anlaşma yapılamaz. Alacaklı, alacağın bir kısmı için kefalet, rehin veya başka bir güvence almış ise, borçlu kısmen yaptığı ödemeyi, güvence altına alınan veya güvencesi daha iyi olan kısma mahsup etme hakkına sahip değildir.” şeklinde kısmi ödeme durumunda ödemenin asıl alacaktan mı feriden mi düşeceği düzenlenmiştir.
Ödemenin takip tarihinden sonra yapılmış olması yani borçlunun temerrütünden sonra yapılmış olması nedeniyle alacaklının yapılan ödemeyi öncelikli olarak alacağın ferilerinden düşme hakkı bulunmaktadır. Bu kapsamda bilirkişi marifetiyle ödeme tarihleri itibariyle kapak hesabı yapılmasına karar verilmiş, kapak hesabı yapılırken tahsil harcının ferilere dahil edilmemesi gerektiğinden ——— tahsil harcını ferilere dahil eden kök rapor hükme esas alınmamış, bu hususta ek rapor alınmış ve dosya kapsamına—– uygulamalarına uygun olarak hazırlanması nedeniyle hükme esas alınan bilirkişi ek raporunda son ödeme tarihi itibariyle davacının bakiye alacağının —– olduğu yönünde görüş mütalaa edildiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamından; taraflar arasında takip tarihi itibariyle davalının davacıya —- borcu bulunduğu, davalı tarafından takipten sonra fakat davadan önce ——ödeme yapıldığı, TBK 100.maddesi uyarınca ödemelerin öncelikle ferilerden mahsup edilmesi gerektiği, bu mahsup işlemi tamamlandıktan sonra davacının bakiye—- alacağının bulunduğu, davacı tarafça dava dilekçesinde —- yönünden takibin devamına karar verilmesinin talep edildiği, taleple bağlı kalınarak —- yönünden takibin devamına, takibe itirazın iptaline karar verilmesi gerektiği, son ödeme tarihi olan ——– tarihine kadar işleyecek faizlerin kapak hesabında dikkate alınmış olması nedeniyle kabulüne karar verilen alacağa bu tarihten itibaren alacağın —cinsinden olması nedeniyle 3095 sayılı kanunun 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının ——cinsinden mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiği, alacağın likit ve bilinebilir olması nedeniyle kabulüne karar verilen alacağın takip tarihindeki efektif satış kuru dikkate alınarak ———— hesaplanan — karşılığının %20’si oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerektiği sonuç ve vicdani kanaatine(—– varılarak davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
2-Davalı/takip borçlusunun,—– sayılı dosyasına dosya borcuna davalı tarafından — tarihinde yapılan ——– — ödemenin öncelikle işlemiş faiz—-icra masrafları ve icra vekalet ücretinden mahsup edilmek suretiyle takibe itirazın —-bakımından İPTALİNE, kabulüne karar verilen asıl alacağa —— tarihinden itibaren kamu bankalarının ——— mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına,
3-Kabulüne karar verilen alacağın %20 ‘si olan 2.145,96 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 1.220,53 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 80,70 TL’nin mahsubu ile bakiye 1.139,83 TL’nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yargılama boyunca yapılan ve 80,70 TL başvurma harcı, 1.500,00 TL bilirkişi masrafı, 90,60 TL posta ve tebligat giderinden oluşan yargılama gideri ile peşin harç olarak alınan 80,70 TL olmak üzere toplam 1.661,4‬0 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-6325 Sayılı Yasa’ nın 18/A maddesinin 11 ve 13. Fıkraları uyarınca zorunlu arabuluculuk nedeniyle arabulucuya hazine tarafından ödenen 1.320,00 TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
8-Yatırılan avanstan kullanılan kısmın mahsubu ile bakiye kısmın kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, diğerlerinin yokluğunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile ——- Mahkemesi’ne istinaf yasa yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf yoluna başvuru konusu edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, istinaf yoluna başvurulmasının İİK’nın 36. maddesi saklı kalmak kaydıyla kararın icrasını durdurmayacağı, süresi içerisinde karara karşı istinaf yoluna başvurulmaması halinde hükmün kesin hüküm ve kesin delil oluşturacağı açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 26/01/2023