Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/1002 E. 2023/91 K. 30.01.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/1002
KARAR NO : 2023/91

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/12/2022
KARAR TARİHİ : 30/01/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili mahkememize sunmuş olduğu dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin vermiş olduğu ürün ve hizmetler bedeline istinaden takibe konu faturaları keşide ederek davalı borçluya gönderdiğini, davalı yanca bu faturalara yasal sürelerinde itiraz edilmediğini, davalı yanca fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine şifahi talepte bulunulduğunu lakin olumlu yanıt alamadıklarını, —– ile icra takibi başlatıldığını, davalı yanca bu takibe haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, belirtmiş olmakla davalı borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, ayrıca davalı borçlunun %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili mahkememize sunmuş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia ve taleplerini kabul etmedikleri, davacı tarafın haksız bir kısım taleplerle müvekkili site yönetimi aleyhine icra takibi başlattıklarını, davacının —— yönetiminden herhangi bir alacağı olmadığı gibi herhangi bir ticari ilişkileri olmadığını için müvekkili — tarafından takibe itiraz edildiğini, dolayısıyla işbu davanın ve icra inkar tazminatı talebinin de reddinin gerektiğini, müvekkili ile davacı arasında yapılmış bir—- anlaşması olmadığı gibi davacıdan alınan bir teklif veya verilmiş bir siparişinde bulunmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte bir an söz konusu miktarda —— varsayılsa bile herhangi bir teslim tutanağı taraflarına sunulmadığı gibi söz konusu dava dilekçesinin eklerinde de yer almadığını, iddia edilen ürünlerin teslim edildiğine dair bir teslim tutanağının bulunmadığını, —- davacı taraf ile aralarında hiçbir ticari ilişki olmadığı gibi aralarında imzalanmış olan bir sözleşmenin de bulunmadığını belirtmiş olmakla davanın reddini savunmuştur.
İNCELEME VE GEREKÇE:
Dava, faturalardan kaynaklı cari hesap alacağının tahsili için girişlen icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Görev mahkemeye ilişkin olumlu dava şartıdır. (HMK 114/I-c maddesi)
Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar, kamu düzenindendir.(HMK 1. maddesi)
Mahkeme tarafından dava şartlarının bulunup bulunmadığını davanın her aşamasında resen araştırılır. (HMK 115. maddesi)
Ticari davalar TTK. 4. maddesinde mutlak ve nispi ticari davalar düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kamumda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaıet mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise nispi ticari dava sözkoııusu olup mahkememizin görev alanı içinde kalacaktır.
TTK nun 5. maddesine göre; Asliye ticaret mahkemeleri tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere asliye ticaret mahkemesinde bakmakla görevlidir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık davacı tarafın davalı tarafa ——– satışı ile —– ilişkin olarak düzenlenen faturalardan kaynaklı bakiye alacağın ödenmemesi iddiasına dayalı olduğu, taraflardan davalının tacir olmayıp—- dolayısıyla TTK 4 ve 5.maddeleri kapsamında davanın ticari nitelikte olmadığı açıktır.
—– Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun’un amaç başlıklı 1. maddesinde, “Bu Kanun’un amacı; kamu yararına uygun olarak tüketicinin ———–çıkarlarının koruyucu, zararlarını tazmin edici, ——- tehlikelerden korunmasını sağlayıcı, tüketiciyi aydınlatıcı ve bilinçlendirici önlemleri almak, tüketicilerin kendilerinin koruyucu girişimlerini özendirmek ve bu konulardaki politikaların oluşturulmasında gönüllü örgütlenmelerini teşvik etmeye ilişkin hususları düzenlemektir.”
Tanım başlıklı 3. maddesinin “(1) sağlayıcı; Kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla tüketiciye hizmet sunan ya da hizmet sunanın adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (k) Tüketici; Ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (1) Tüketici işlemi; Mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzer sözleşmeler de dahil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi.” düzenlemeleri bulunmaktadır. Bir hukuki işlemin tüketici işlemi sayılabilmesi için yukarıda belirtilen tanımlara uygun olması gerekir.
Açıklanan hususlar gözetildiğinde somut olayda, davacı şirketin hizmet ve ürün satışı yapmak suretiyle satıcı, davalının da alıcı olması, aralarında hizmet ve satış sözleşmesi niteliğinde tüketici işlemi bulunmaktadır. Bu kapsamda taraflar arasındaki ilişkinin de Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamına alındığı anlaşılmakla, 6502 sayılı Kanun’un 73/1. maddesi uyarınca görevli mahkemenin tüketici mahkemesi olduğu sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi açıklandığı üzere;
1.Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİNE, bu nedenle 6100 sayılı HMK’nın 115/2. Maddesi uyarınca dava şartı noksanlığından davanın usulden REDDİNE,
2-Taraflardan birinin, karar süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmiş ise kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli———-TÜKETİCİ MAHKEMESİ’ne gönderilmesine,
3-Yasal süre içinde Mahkememize başvurarak, dava dosyasının görevli mahkemeye gönderilmesi talep edilmediği takdirde, Mahkememize davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin iş bu kararın tefhim/tebliği ile İHTARINA,
4-Dava dosyasının talep üzerine gönderilmesi halinde yargılama giderlerine görevli mahkemece hükmedilmesine,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.