Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2017/1355 Esas
KARAR NO: 2023/22
DAVA: Menfi Tespit (Alım Satım)
DAVA TARİHİ: 25/12/2017
KARAR TARİHİ: 12/01/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Alım Satım) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA :Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle;Müvekkili ——- kullanılmak üzere, müvekkili ile davalı şirket arasında —– tarihinde —– imzalandığını, taraflarca imzalanan sözleşme doğrultusunda, müvekkili yükümlülüğü olan —- müvekkili tarafından davalı şirkete ödendiğini, cihazın sürekli arızalanması ve davalı şirket tarafından onarımının tam olarak yapılmaması nedeniyle kalan —- ilişkin olarak, lehtarı şirket ortağı ve yetkilisi — düzenlenen ———–vadesi gelen ödemeler müvekkili tarafından ödenmediğini, ——- bedelli ödemelerin vadesinin ise henüz gelmediğini, müvekkili işyerinde kullanılmaya başlanılan cihaz,——- tarihlerinde arızalandığını, müvekkili bazı müşteri randevuları sırasında ise cihazın çalışmasının tamamen durduğunu, bazı zamanlarda ise cihaz çalıştığı halde, lazer epilasyon yapılmasındaki esas işlevi olan atış atma işlemini gerçekleştirmemeye başladığını, cihazda oluşan arızalar sonrası, arızaların giderilmesi için ———- bildirim yapıldığını, ve şirket tarafından servis gönderildiğini, raporlarında görüleceği üzere, her seferinde cihazın çalışır şekilde teslim edildiğini, cihazın defalarca arıza çıkardığını ve sorunun bir türlü giderilmediğini, Şirket yetkilisi ve servis görevlileriyle yapılan görüşmelerini, cihazda sorun olmadığını, sıkıntının cihaz başlığından kaynaklandığını, yeni bir başlık satın alınması gerektiğini ifade ederek her seferinde cihazın ayıplı olmadığını, cihaz başlığın değiştirilmesi gerektiğini belirterek cihazla ilgili servis taleplerini de reddettiklerini, davalı şirket tarafından çözüm üretilmemesi ve taraflarına olumsuz cevap verilmesi nedeniyle, —–dosyasında tespit talebinde bulunulduğunu, ———- sayılı dosyasında hazırlanan bilirkişi raporunda, Cihazın —– olduğunu, cihazın çalışması sırasında durmasının nedeninin, cihazın gücünün düşük ve taahhüt edilen güçte ışın üretemeyen bir lazer olduğunu, cihazdaki arızanın meydana gelmesinde elektrik sisteminin bir etkisinin olmadığını, cihazın gücü taahhüt edilen seviyede olmadığından, yeni bir başlık alınmasının cihazın sorunsuz çalışmasını sağlamayacağını, cihazın —- kullanım kılavuzunun ve —- olmadığı bu haliyle —– sınırları içinde satışının yasak olduğu hususları tespit edildiğini,——– dosyasında hazırlanan bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı şirkete, malın ayıplı olması nedeni ile sözleşmeden dönme haklarını kullandıklarını ve ayıplı mal, düzenlenen ——tarihli ihtarname gönderildiğini, davalı tarafından gönderilen, ——– tarihli ihtarname ile taleplerini cihazın uzman belgesi olmayan kişiler tarafından kullanıldığını, meydana gelen arızaların kullanıcı hatası olduğunu, cihazın—— olduğunu belirttiklerini ve müvekkili bunu bilerek aldığı gerekçe gösterilerek reddedildiğini ancak müvekkili ile satış sözleşmesi akdedildiği sırada ve sözleşme öncesi görüşmelerde ilgili cihazın —– olduğu şirket yetkilisi tarafından beyan edildiğini de sözleşmede yer almadığını, taraflarına gönderdikleri ihtarnamede cihazın —– malı olduğunu ve sektörlerinde sattıkları her ——— geldiğini ikrar ettiklerini, taraflarından yaptırılan tespitte ise, söz konusu malın satışının ——-yasak olduğu bilirkişi raporuyla da sabit kılındığını, davalı tarafından, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 227. Maddesince kendilerine tanınan seçimlik haklarını kullanarak sözleşmeden döndüklerini ve satılan malı iade etmeye hazır olduklarını bildirir ihtarnamedeki taleplerinin reddedilmesi üzerine işbu davayı açma zorunluluğu doğduğunu beyanla, taraflar arasında imzalanan —— tarihli ——-ayıplı olması nedeniyle satış sözleşmesinden dönme hakkı kullanılarak davalıya ödenen —— her bir ödemenin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek avans faizi ile şimdilik — tahsilini, müvekkili ticari itibarının zedelenmesi nedeniyle—— manevi tazminata hükmedilmesine, —- tarihli sözleşmeye konu cihazda gizli ayıp bulunmasını, müvekkili müşteri kaybına sebep olunduğu ve bu malın yerine başka — zorunda kaldığı için —— maddi tazminata hükmedilmesini, lehtarı şirket ortağı ve yetkili ——— düzenlenmiş bulunan senetlere ilişkin borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davaya cevap vermediği görülmüştür.
DELİLLER :
———- içerisinde mevcut olduğu, ——– dosyasının bir suretinin dosya arasına alındığı, davacı vekili tarafından kira sözleşmesinin dosyaya sunulduğu görüldü.
———sayılı dosyası fiziken dosya arasına alınmıştır.
Davacı vekili tarafından —– tarihli ıslah dilekçesi sunduğu görüldü.
Dosya rapor hazırlamak üzere bilirkişi heyetine tevdi edilmiş olup bilirkişi heyetinin —– tarihli raporunda; Dava konusu ———–Sayılı dosyası kapsamındaki teknik bilirkişi raporundaki tespitler dikkate alındığında satışa konu cihazın ayıplı olduğunu, bunun ilke etapta kolaylıkla anlaşılamayacak ve teknik inceleme neticesi anlaşılması mümkün mahiyette gizli ayıp olarak tavsifinin TTMK md 23/1/c hükmünün yaptığı atıfla somut durumun özelliğine göre ulaşılan TBK md. 223/11 anlamında mümkün görülebileceğini, teknik tespitlere nazaran davacının sözleşmeden dönme seçimlik hakkını kullanmasının yasadan kaynaklandığını, satım bedelinden indirme seçeneğin resen uygulanmasının TBK md. 227’de yer bulduğunu, ancak bu noktada somut olay itibariyle TBK 227/son hükmünün gözetilmesinin gündeme gelebileceğini davacının davada anılan bonoları ödeme yükümünün doğmadığını, bunu ödediğini ispatlandığını, geri alma hakkının doğduğunun düşünülebileceğini, yerinde görülmesi durumunda davacının cihazı davalı yana iade fmek mevkiinde olacağını, maddi giderin savını ispata salih verinin dosyada görülmediğini beyan etmiştir.
Bilirkişilerin ——— tarihli raporunda; Davacının, satılan cihazın ayıplı olması sebebiyle sözleşmeden dönme ve menfi zararının tazminini talep etme hakkını haiz olduğunu, sözleşmeden dönülmüş olması sebebiyle davacının elindeki cihazı iade etmesini, davalının ise aldığı bedelleri iade etmesi gerektiği; henüz ifa edilmeyen edimlerin ifasına yer olmadığını, davacının incelenen —- ticari defterlerinin İşletme defteri olması nedeniyle davacının taraflar arasındaki —- tutarındaki sözleşme çerçevesinde davalıya — ödemede bulunduğu, ———adet senedi ödemediğini, davacının işletme defterinde davaya konu cihazın ayıplı olması ve onarılamaması nedeniyle Müşterilerine hizmet vermek için üçüncü kişilerden kiraladığı cihazlar için şirketlere toplam—–ödemede bulunduğunun görüldüğünü tespit etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, malın ayıplı olmasından dolayı, sözleşmeden dönme ile istirdat, menfi tespit ve manevi tazminat taleplerine ilişkindir.
Davaya konu bonoların incelenmesinde; keşidecisi —— bonolara davacı—– tarafından ——— dosyası ile kambiyo takibi yapılmıştır.
Davacı———— satın aldığını, ve sözleşmede belirtilen bonoları verdiğini, makinenin ayıplı çıktığını ileri sürüp ödediği ürün bedelinin iadesini, ödenmeyen bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespiti ile ayrıca manevi tazminat istemiştir.
Taraflar arasında ticari amaçlı olarak ——– makinesi satımı gerçekleşmiştir. Davaya konu makinelerin gizli ayıplı olduğu bilirkişi tarafından belirlenmiştir.
Bilirkişi heyetinin —- tarihli raporunda makine mühendisi bilrkişisi söz konusu makinenin, dosya arasına alınana ——– dosyasında aldırılan rapora göre cihazın çin amlı olduğunun belirtildiği, cihaz üzerinde yapılan incelemede cihazın taahhüt edilen güçte ışın üretmeyen bir lazer cihazı olduğu, kullanım ömrünü doldurduğu, diod barlarının yanık olduğu, arızanın meydana gelmesinde elektrik sisteminin etkisinin olmadığı, yen, başlık alınmasının sorunsuz çalışmasını sağlamayacağının tespit edildiği, cihazın ——kullanım kılavuzunun ve garanti belgesinin olmadığının, bu haliyle —–sınırları içinde satışının yasak olduğu, ve ayıplı olabileceğinin belirtildiği, bu nedenle cihazdaki ayıbın ilk etapta anlaşılamayacak ve teknik inceleme neticesinde anlaşılması mümkün mahiyette gizli ayıp olarak değerlendirilebileceği tespit edilmiştir.
Sözleşme tarihi itibariyle olayda uygulanması gereken 6098 sayılı TBK hükümleridir. TBK’nın 219. Maddesinde ayıptan sorumluluk düzenlenmiş, satıcının sorumluluğu açıklanmış, satıcının bu ayıpların varlığını bilmese bile bunlardan sorumluluğu hüküm altına alınmıştır. Yine TBK 223. Maddeye göre, alıcının almış olduğu satılanın durumunun makul bir sürede gözden geçirip, ayıp görürse bunu makul bir süre içerisinde satıcıya bildirmesi gerektiği ancak satılanda olağan bir gözlem geçirmeyle bilinemeyecek bir ayıp bulunması halinde bu hükmün uygulanmayacağı, bu tür bir ayıbın sonradan anlaşılması halinde hemen satıcıya bildirilmesi gerektiği açıklanmıştır.
Tüm bu açıklanan nedenlerle ve dosya kapsamına göre; taraflar arasında lazer makinesi satımına dair ticari satım akti ilişkisinin kurulduğu ve satıma konu makinenin davacı alıcıya tesliminin yapıldığı, sözleşme bedeli olarak — olarak anlaşıldığı ve davacı tarafça bono verildiği, davalcı tarafça davalıya—- miktar ödeme yapıldığı iddia edildiği ancak —– elden ödendiği iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı bu haliyle davacının sözleşme gereği davalı tarafa ——- ödeme yapıldığının anlaşıldığı, davalıya verilen dava konusu bonoların bir kısmının icar takibine konu edildiği bir kısmının ise icra takibine konu edilmediği anlalışmıştır.
Davaya konu makinedeki arızanın devam etmesi üzerine davacının sözleşmeden dönme hakkını kullanarak akti feshettiğini davalı satıcıya noter ihtarnamesiyle ihtar ettiği,——–ile tespit yapıldığı ve mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile de satıma konu makinenin ayıplı ve ayıbın gizli ayıp niteliğinde olduğunun anlaşıldığı, ayrıca davacının süresi içerisinde ayıp ihbarında da bulunduğu anlaşılmıştır. Dolayısıyla davacının TBK 227. Maddesi uyarınca malın ayıplı olması nedeniyle seçimlik haklarından sözleşmeden dönme hakkını kullanmakta haklı olduğu sonucuna varılmıştır. Sözleşmeden dönme halinde alıcının bu sözleşme nedeniyle yaptığı ödemeyi talep etmeye haklı olduğu açıktır. Dosya kapsamında aldırılan ——– tarihli bilirkişi raporuna göre satım bedeli ——– davacı tarafça ödendiğinin ispatlanması nedeniyle davaya konu makinenin davalıya iadesi şartıyla ödenene bedelin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca sözleşmenin feshinin sözleşmeden geçersizliğinin sonucunu doğurduğundan, bu sözleşme nedeniyle davacı tarafından davalıya verilen senetlerinde taraflarına hak ve borç doğurmayacağı düşünülerek söz konusu senetlerin bedelsizliği nedeniyle davacının bu senetlerden dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine karar vermek gerekmiştir ————
Mahkememiz dosyasına sunulan bilirkişi raporunda davacının üçüncü kişilerden kiraladığı cihazlar için —–ödeme yaptığı tespit edilmiş olup davacının——- yönelik alacak talebinin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı taraf ayıplı makine sebebiyle ticari itibarının zedelendiği iddiası ile manevi tazminat talebinde bulunmuş olup dosya arasına alınan tüketici hakem heyeti dosyaları incelendiğinde üçüncü şahıslar tarafından davacı aleyhine itiraz davaları açtıkları ve davacı taraf aleyhine itiraz dosyalarında toplamda ——-hükmedildiği görülmektedir. Bu yönüyle davacının ayıplı makine sebebiyle ticari itibarının sarsıldığının kabulünün somut olaya uygun düştüğü kanaatine varılarak davacı lehine——- manevi tazminata hükmetmek gerekmiştir.
Sonuç olarak taraflar arasındaki satım sözleşmesine konu makinenin gizli ayıplı olduğu, davacının incelenen defterlerinin lehine delil vasfında olduğu, dosyaya sunulan —– tarihli bilirkişi raporunun ve makine bilirkişisi raporunun hükme esas almaya elverişli olduğu, davacı tarafça —– davalıya ödendiğinin ispatlandığı, elden yapılan —- ödendiği hususunun davacı tarafça ispatlanamadığı, davacının ——-demediği, bu çeklerin bir kısmının icra takibine konu edildiği ve bir kısmı hakkında henüz takip yapılmadığı, davaya konu— adet çek yönünden davacının borçlu olmadığının tespit edildiği, davacının dava dışı üçüncü şahıslardan kiraladığı makineler için toplamda ——- ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Davacı taraf bono asıllarının tarafına iadesini talep etmiş ise de kambiyo senetleri kamu güvenine mazhar senetlerdir. Tedavül kabiliyetleri bulunduğundan tedavülde bulunan bir kambiyo senedinin iptal veya iadesi mümkün değildir. Bu sebeple davacının bu talebi hakkında herhangi bir hüküm kurulmamıştır.
—- sayılı takip dosyasına konu edilen —-miktarlı çekin taraflar arasındaki —— tarihli sözleşmede sehven —– olarak belirtildiği ve maddi hata yapıldığı, takibe ve davaya konu edilen ve davacı tarafça sözleşmeye istinaden davalıya verilen bononun —- vade tarihli olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce, satım konusu ayıplı —- makinenin davalıya iade edilmesi şartıyla —- alacağın temerrüt tarihi olan —- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine——tarafından düzenlenen lehtarı ——–olmadığının tespitine, ayrıca icra takibine konu edilmeyen davacı —- tarafından düzenlenen ve lehtarı ———bedelli bono yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,—— alacağın temerrüt tarihi olan —- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile;—– manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine dair açılan davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
AÇILAN DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE,
1-Satım konusu ayıplı —– davalıya iade edilmesi şartıyla ——- alacağın temerrüt tarihi olan —– tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2—– konu olan ve —- tarafından düzenlenen lehtarı ————-bedelli bono, yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,
3-Davacı —- tarafından düzenlenen ve lehtarı ——— bedelli bono yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine,
4—- alacağın temerrüt tarihi olan ——- tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacının manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ ile; 8.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
6-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 6.045,44 TL karar ve ilam harcından peşin alınan 344,93 TL ile ıslah harcı olarak alınan 566,93 TL’nin mahsubu ile bakiye 5.133,58 TL harcın davalılardan alınarak hazineye irat kaydına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabulüne karar verilen maddi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 12.880,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Davalı ——- kendisini vekille temsil ettirdiklerinden reddine karar verilen maddi tazminat miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalı —– verilmesine,
9-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabulüne karar verilen manevi tazminat miktarı üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
10-Davalı ——- kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddine karar verilen manevi tazminat miktarı yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 8.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak adı geçen davalı ——- verilmesine,
11-Davacı tarafından yapılan bilirkişi, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 3.923,60-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 3.295,83-TL lik kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinden bırakılmasına,
12-Davacı tarafından yapılan 31,40 TL başvuru harcı, 344,93 TL peşin harç, 4,60 vekalet harcı , 1.605,27 ıslah harcı olmak üzere toplam 1.986,20 TL harcın kabul red oranı dikkate alınarak 1.668,40 TL lik kısmının davalılardan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer yada başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek bir dilekçe ile başvurmak ve istinaf harç ve masraflarını karşılamak koşulu ile——— Adliye Mahkemesi’ne istinaf yolunun açık olduğu, istinaf dilekçesinde istinaf edilen hususlar ile nedenlerinin belirtilmesinin gerektiği, süresi içerisinde kararın istinaf edilmemesi halinde hükmün kesinleşeceği ve infaz edilebileceği açıklanmak suretiyle açık duruşmada verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 12/01/2023