Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/308 E. 2022/919 K. 13.12.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/308 Esas
KARAR NO : 2022/919

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 26/04/2022
KARAR TARİHİ : 13/12/2022

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: Olay tarihi olan —- sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın yaya konumda bulunan kendi arazisinde çalışan —- çarpması neticesinde yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, bu kaza nedeniyle müvekkilim—– yaralandığını, plakası tespit edilemeyen araç sürücüsünün 2918 sayılı K.T.K.‘nın ilgili maddesini ihlal ettiğinden kusur olduğunu, plakası tespit edilemeyen—- sorumluluğunda olduğunu, müvekkiline —- tarafından ödeme yapılmadığını, müvekkillinin —- söz konusu trafik kazası nedeniyle yaralanması sonucu —– Alınan Maluliyet Raporuna göre % 10 oranında malul kaldığını, müvekkilinin haksız olarak mağdur edilmeye devam edildiğini, müvekkilinin bu mağduriyetinin ve zararının ( maluliyetinin ) giderilmesi —— kapsamında alacağı olan maluliyet tazminat miktarının bilirkişi marifeti ile hesaplanarak müvekkile ödenmesi için dava yoluna gitme mecburiyeti hasıl olduğunu, bu nedenlerden dolayı müvekkilimde oluşan sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri sebebi ile uğramış olduğu zararın güncel verilere göre hesaplaması yapılarak (fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla) şimdilik 3500 TL sürekli iş göremezlik 500 TL geçici iş göremezlik , 500 TL bakıcı gideri , 500 TL tedavi masrafları olmak üzere toplam 5000 TL maddi tazminatın davalıdan alınarak müvekkilim davacı ——- ödenmesini, yapacak olduğumuz harç, yargılama giderinin davalıdan tahsil edilerek tarafımıza verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: —–tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın yaya ——– çarpması sonucu iş bu dava açıldığını, bu poliçelerden dolayı sorumluluğumuz, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranı kadardır, yaralanma ve sürekli sakatlık halinde olay tarihi itibariyle kişi başı —– ile sınırlı olduğunu, teminat limitini bildirmemiz davayı kabul anlamında olmadığını,——– meydana gelen kaza ile ilgili olarak —- ——- tarafından düzenlenmiş olan araştırma tutanağında,—– tarihinde yapılan incelemede kaza mahallinden kazanın meydana geldiği yerde iz ve —— olmadığı, olay —– araç çarpması olayı ile herhangi bir bilgilerinin olup olmadığı sorulduğunda———– öğleden——- etkinliği düzenlediklerini, bahse konu olayın gerçekleştiği alanın düz yerde ve yakın mesafede olması nedeni ile beyan edilen yerde ve saatte hiçbir kaza ve araç görmediklerini beyan ettikleri—— kaza geçirmesi hakkında ne duydukları sorulduğu arazide motosikletten düştüğü bilgisi elde edilince———- sorulduğunda ifade vermek istemediklerini ve tutanaklarda isimlerinin geçmesini istemediklerini beyan edip, ———–düştüğünü ve kayıtlara trafik kazası olarak——— tazminat alma düşüncesinde olduğu yönünde net olmayan bilgiler elde edildiği, bahse konu kazanın belirtilen yer ve zamanda olmadığı kanaatine varıldığını,—- dilekçesinde davacının—– tarihinde plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın çarpması sonucunda yaralandığı, ancak plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen bir aracın sebep olduğu hususunda herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığını, poliçe teminatına girmeyen tedavi gideri, bakım, yol masrafı ve diğer dolaylı zararların tümden reddini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydı ile, Dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesini, maluliyet oranının tespiti açısından —- Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğiçerçevesinde yetkili bir hastaneden rapor alınmasını, dosyanın —-dairesine gönderilmesine, dosyanın———- kayıtlı bilirkişiye gönderilmesine, davanın reddedilen kısmı açısından yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı tarafa tahmilini karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
6100 sayılı HMK’nın genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin 1. fıkrasına göre; “Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. “7. maddesinde de,” davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hâllerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak yetkisizlik kararı verir.” denilmektedir. Yine aynı Yasa’nın 16. maddesinde ise, “Haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.
Diğer taraftan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinde ise “Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar,——sözleşmesini —– bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir.” ifadesine yer verilmiştir.
HMK’nın 16. madde hükmü, HUMK daki düzenlemeye oranla daha genişletilmiş ve ayrıntılandırılmıştır. Ancak, HMK’nda kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir ——- kararı).
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını bu genel ve özel yetkili mahkemelerden hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.
Somut olayda, haksız fiil —– meydana gelmiştir. Davacının—– davalı —- ——– ——- adresinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Davalı cevap dilekçesinde HMK’nın 7/1. maddesi uyarınca yetki itirazında bulunarak dosyanın yetkili olarak bildirdikleri —-gönderilmesini talep etmişlerdir. Yetki itirazı nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin Yetkisizliğine, yetkili Mahkemenin —- Ticaret Mahkemeleri olduğunun tespitine,
2-Kararın kesinleşmesinden itibaren iki hafta içerisinde başvuru halinde dosyanın yetkili Nöbetçi —- Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, belirlenen süre içinde başvurulmadığı takdirde mahkememizce davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 331/2. maddesi gereği harç ve yargılama giderlerinin yetkili mahkemece değerlendirilmesine, davaya yetkili mahkemede devam edilmemesi durumunda, mahkemece talep üzerine dosya üzerinden durumun tespiti ile yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretinin hüküm altına alınmasına,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne, davalının yokluğunda karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.