Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/489 E. 2022/924 K. 13.12.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/489 Esas
KARAR NO: 2022/924
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
DAVA TARİHİ : 06/10/2020
KARAR TARİHİ: 13/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235)) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; —–, şirketleri tarafından yapılan ihaleler kapsamında işçi çalıştırdığını, —— tarafından kuruşlarına iş hukukundan doğan alacakların hükmen tahsili amacıyla dava ve icra takipleri açıldığını, ——– çalıştığı sürelere isabet eden kısımları ile yargılama giderleri ve ve fer’ilerinin bu süreye oranlanan tutarı kadar sorumlu olduğu halde bugüne kadar firmalarına herhangi bir ödeme yapılmadığını, —— emeklilik sebebiyle iş akdini feshettiğini, kıdem tazminatı, ücret ve fazla mesai alacağına ilişkin açtığı dava neticesinde dava dışı çalışana —- ödeme yapıldığını, davalı firmanın sorumluluğunun —- kıdem tazminatı, —- yargılama gideri ödemesi olmak üzere toplam —- olduğunu, —– tarafından açılan işe iade davasının kabul edilmesi sonrası davalı tarafından işe başlatılmaması nedeniyle görülen alacak davasında müvekkili tarafından toplam — ödeme yapıldığını, —–yargılama gideri olmak üzere toplam — davalının sorumlu olduğunu, —— tarafından açılan alacak davasında, davanın kısmen kabulüne karar verildiğini, bugüne kadar ödenen toplam —- sorumluluk oranına karşılık gelen miktarın——yargılama gideri olmak üzere toplam —- olduğunu, fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuklarını, bunlara ek olarak müflis şirket tarafından ——-, işsizlik primi ve idari para cezası ve gecikme zamları sebebiyle doğan —- borcun kurumları tarafından karşılanması nedeniyle —– kaydı gerektiğini, belirterek ilgili alacaklar toplamı olan ————— ve sıra cetveline kaydına, müvekkilinin ikinci alacaklılar toplantısına katılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya tebligatın yapıldığı, davalının cevap dilekçesi ibraz etmediği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Hukuki niteliği itibariyle, —– alacağın müflis şirketin iflas masasına kayıt ve kabulüne ilişkin olduğu belirlendi.
Dosya konusunda uzman bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda ;Dava dışı çalışan —- işçilik ödemelerinin yapıldığı, yapılan ödemelerin mahkeme kararına istinaden gerçekleştirildiği, sunulan belgeler çerçevesinde —- sorumluluk miktarının —–, davalı müflis şirketin —-borçları nedeniyle davacı tarafça ödendiği anlaşılan —— tarihli talep dilekçemizde —– firmasında çeşitli sözleşmeler kapsamında çalışması bulunan —– ilişkin olarak ödenen tutarların rücu tutarlarının belirlenebilmesi için, davacı ——– tarafından yapılan kıdem tazminatı, yıllık izin, yargılama ve arabuluculuk ücreti hesap ve paylaşım tabloları, dava dışı çalışanların hesaplamaya esas son ücretleri, dava dışı çalışanların tüm taşeronlardaki çalışma süreleri ve diğer taşeronların firma isimleri talep edilmiş ise de sadece —– ilişkin ilgili belgeler gönderildiğinden, ——- bakımından yapılan ödemelere ilişkin rücu tutarlarının tespitinin dosya kapsamı ile mümkün olmadığı, talep edilen belgelerin sunulması gerektiği, tespitinde bulunmuştur.
Davacı vekilinin —– tarihli beyan dilekçesinde özetle: ——ilişkin taleplerin tefrik edildiği, ayrıca hüküm alındığı bildirilmiştir.
—- tarihli celse kararında “Dosyanın dosyaya rapor sunan bilirkişiye tevdii ile, davacı ancak işçiye yaptığı ödeme tutarında davalı müflis şirketten talepte bulunacağından davacı tarafça dava dışı —— yapılan ödemeden davalı müflis şirket payına düşen kıdem tazminatı ödemesi belirlenerek ödeme ve iflas tarihi göz önünde bulundurularak ödeme tarihi iflas tarihinden önce ise iflas tarihine kadar faiz işletilmesi suretiyle hesaplama yapılması, yarıca davacı tarafça —— ödendiği bildirilen ——- hangi ad altında yapıldığı, borcun kaynağının/doğumunun iflas önvesi ya da sonrasna ilişkin olup olmadığı belirlenmek suretiyle hesaplama yapılarak bilirkişiden ek rapor tanziminin istenmesine” denmiştir.
Bilirkişi ek raporunda ;Dava dışı çalışan —- işçilik ödemelerinin yapıldığı, yapılan ödemelerin mahkeme kararına istinaden gerçekleştirildiği, sunulan belgeler çerçevesinde —– sorumluluk miktarının —- olabileceği, davacı tarafça —- ödendiği bildirilen —– mahiyetine ilişkin yapılan incelemede, —- tarihinde çalışmaya devam ettiği tespit edilen —- isimli çalışanın işe giriş ve işten ayrılış bildirgesi ile —- düzenlenmemesi nedeniyle uygulanan idari para cezası tutarı olduğu, —– tarihli idari para cezası tutanağı ile bildirildiği, ödeme tarihinin —- olduğu, müflis ——-olduğu, bu durumda borcun doğumunun ve ödeme tarihinin iflas açılış tarihinden sonrasına ait olduğu, rücu edilip edilemeyeceğine ilişkin takdir ve değerlendirmenin—– olduğu, şeklinde raporunu sunmuştur.
Mahkememiz —- tarihli duruşmasında —–ödendiği bildirilen ve müflis şirketten talep edilen ———doğum ve ödeme tarihinin iflastan sonra olduğundan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydına karar verilmiştir.
—— sonra doğan alacak, müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve —— dağıttığı ——- oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan bir alacak niteliğindedir. İflas tarihinden sonra doğan böyle bir alacağın varlığı ve miktarı konusunda bir uyuşmazlık bulunmasa da, inceleme, şikayet yolu ile icra mahkemesince değil, alacağın dayandığı hukuksal ilişkiye göre genel hükümler doğrultusunda iflas masası aleyhine açılan davada genel mahkemelerce tespit edilecektir. Böyle bir davada, davacı, davalı müflisten alacaklı olduğunu iddia eden alacaklı olup, davalı ise iflas idaresidir. İflastan sonra oluşan alacağın masaya kaydı istenemez, tasfiyede bakiye kalırsa nazara alınır.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; davalı —- hakkında ——– tarihinde iflasın açılmasına karar verildiği ——– gelen yazı cevabından anlaşılmaktadır. Dava dışı işçi tarafından davacı aleyhine ———–kesinleşme tarihli kararı ile iş mahkemesinde açılan dava sonucu hüküm altına alınan alacağın yine iflas tarihinden sonra —– tarihinde ödeme yapıldığından hükme esas alınan bilirkişi raporunda da davalı müflis şirketin —–sorumlu olduğu belirlendiğinden bu miktar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,
—- ödendiği bildirilen ve müflis şirketten talep edilen —- doğum ve ödeme tarihinin iflastan sonra olduğu, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan TBK’nın 167. maddesine dayalı rücu hakkı (iflastan sonra) doğmuştur. Bu durumda alacak, iflastan önce doğmadığından, sırasına ve esasına itiraz edilebilecek, İİK’nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan ve müflisin genel hükümlere göre sorumlu olduğu ve iflas masasının dağıttığı iflas (garame) hissesi oranında değil, tasfiyede bakiye kalırsa alacaklıya ödenecek olan genel nitelikli bir alacak niteliğindedir. Bu alacak yönünden dosya tefrik edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın KISMEN KABULÜ ile; —- kıdem tazminatı alacağı, —- faiz olmak üzere toplam —- işçi alacağının davalı müflisin ——— sayılı iflas dosyasına KAYIT VE KABULÜNE,
2-)Fazlaya ilişkin taleplerinin reddine,
3-)Alınması gerekli 80,70-TL harçtan peşin alınan 90,30-TL harcın mahsubu ile bakiye artan 9,60- TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-)Davacı tarafından yatırılan 90,30-TL peşin harç, 54,40-TL başvuru harcı olmak üzere toplam 144,7‬0-TL harç giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-)Davacı tarafından yapılan 1.082,60- TL yargılama giderinin davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-)Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştikten sonra talep halinde yatırana iadesine,
8-)Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 5.895,21 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair; karar davacı vekilinin yüzüne, davalı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 10 günlük süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.13/12/2022