Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/595 E. 2022/918 K. 13.12.2022 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/595 Esas
KARAR NO: 2022/918
DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 11/11/2020
KARAR TARİHİ: 13/12/2022
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının,———– araç üzerine kurulu bulunan ——– davacı şirketten satın aldığı, satış sözleşmesinin dava dilekçesi ekinde sunulduğu, davalının davaya konu —— —— meydanaı gelen çökme eğilme nedeniyle davacı şirketin —- bulunan servisine başvurduğu, söz konusu ——– alınan numunenin, davacı şirketin —– bulunan servisi tarafından ——— ettirildiği, test ————— standardına uygun olduğunun rapor edildiği, bu raporun dava dilekçesi ekinde sunulduğu, devamında ——— olması gereken ağırlıktan fazlasını kaldırma ve taşımaşını engelleyen ———farklı bir kuruluş zamanda bu sistemin salışını yapan ——— tarafından yapılan teknik inceleme sonucu; vincin, kapasitesi üzerinde çalıştırıldığının ve zorlanmış olduğunun rapor edildiği, bu konuya ilişkin teknik inceleme ve servis formunun dava dilekçesi ekinde sunulduğu, yapılan test ve inceleme sonucunda davaya konu ———- gelen arızanın, kullanıcı hatasından kaynaktandığının sabit alması nedeniyle,——- ———- dışında değiştirilerek davalıya fatura edildiği, davalının fatura bedelini davacının tüm taleplerine rağmen takip tarihine kadar ödemediğini, takibe davalının kötü niyetli olarak itiraz edildiği, davacının iddialarının doğruluğunum tarafların ticari defterlerinde ve davaya komu vinç uzerinde yapılacak olan işi incelemesi, keşif ve tanık anlatımları sonucunda ortaya çıkacağı, davalının beyan ve itirazlarının hukuki dayanaktan yoksun olduğu, bu nedenlerle, davalının haksız ve mesnetsiz olarak ——– asıl alacağa yaptığı itirazın iptali ile miktar üzerinden takibin devamı ile yine bu miktarın % 20’sinden aşağı olmarncak üzere icra inkâr tazminatına mahküm edilmesime, yargılama gideri ve vekalıt ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesinin talep ve dava etmiştir.
Davalıya tebligatın yapıldığı, davalının cevap dilekçesi ibraz etmediği görüldü.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; Hukuki niteliği itibariyle, davacı tarafından vinç tamir bedelinin tahsili istemiyle davalı aleyhine ——— dosyasıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptali şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
—– tarafından sunulan davalıya ait ————- ilişkin teknik inceleme ve servis formu dosyamız arasına alınmıştır.
Dosya konusunda uzman bilirkişiye verilerek, rapor alınmıştır. Bilirkişi raporunda ;Davalı——– yılında bilanço usulünü güre ticari defter tuttuğu, davalnın——- aat yeymiye, defteri kebir ve envanter defterleri zamanada ve usülüne uygun şekikle açılış ve kapanış noter tasdiklerinin yapıldığı tespit editmiş, buna göre söz konusu cari defterlerin davalı lehine delil niteliğine sahip olduğuna, davalının ——– yılıma aat ticarı detlerlerinde, davacı——- hiçbir işlem kaydına rastlanmamıştır. Davacının beyanına göre,——- tutarındaki faturanın konusunun davacı şirketin servisine bırakılan davalıya ait —– dışında değiştirilmesi ve davalıya fatura edilmesini ifade etiği, faturada, teslim eden ve teslim alan bölümlerinin kaşesiz ve imzasız (boş) olduğu, tespitinde bulunmuştur.
—– talimatına istinaden —–tarafından dava dosyasına sunulan —- tarihli bilirkişi raporunda, davacı —- ticari defterlerinde, dava konusu—— faturanın kaydının bulunduğu, konusu ticari defterlerde davacının davalıları —- fatura alacağı ve ——- alacaklı olduğunun tespit edlildiği belirtilmiştir. Davacı taraf ticari detterlerine söz konusu faturayı işlemiş olsa da, davalının ticari defterleri davalı tarafın kaydına rastlanmamış olması ve davalının, ——— da bu faturaya dişkin bildirimi yapmamış olması sebebiyle, davacı şirketiu bu faturayı ve faturaya konu hizmeti onarımı davalıya verildiğini ispat etmesi gerektiği, tespitinde bulunmuştur.
Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş, taraf vekilleri beyan ve itiraz dilekçesi sunmuştur.
Dava, Alacak istemine ilişkindir.
Mahkememizce dinlenen Davacı tanığı ——– duruşmada beyanında: : Ben davacı şirketten ——— yılında ayrıldım, başka bir yerde çalışıyorum, davalı ile herhangi bir bağlantım yoktur, ben o dönem davacı şirkette bölge servis sorumlusuydum, kırılan bozulan parçayı ben kendim yenisiyle değiştirdim, bizim makinalarımızda ağırlık kontrol sistemi bulunmaktadır, aynı uçaktaki kara kutu gibi makinanın hangi yükü kaldırdığını kaydeder, yapılan incelemede ——- yani ağırlık sisteminin devre dışı bırakıldığı ve bu arada cihazın kapasite aşımı ile çalıştığı kayıt edilmiştir ,bilgim görgüm bu kadardır, tanıklık ücreti talebimiz bulunmaktadır, şeklinde beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamı, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde; ———– ilamında da açıklandığı üzere; Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. ———- Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK’nın 23. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. Buna göre; fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. TTK’nın 23. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. İkinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge, belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 23/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkanı yoktur.
Taraflar arasında ———- günü imzalanan ——– sözleşmesi gereğince ——- davalıya teslim edildiği, tanık beyanından ulaşılan kanaat uyarınca parçanın davacı tarafça değiştirildiği, ancak yazılı bir delil sunulmadığı, ilgili ——– davacı tarafça yapıldığı ileri sürülen bakım onarım masrafı için fatura kesildiği ancak davalıya tebliğ edildiğine dair belge sunulmadığı, her ne kadar davacı tarafından bakım ve onarımı yapıldığı iddia edilen makinelere ilişkin servis fişi nüshası ibraz edilmiş ise de, bu belge incelendiğinde vinç için yapılan bakım onarımın birim fiyatı ve toplam fiyatının belirtilmediği, yapılan işlemlerin açıkça yazılmadığı, davacının iddiasını destekler mahiyette söz konusu makineler için fatura tutarında işlem yapıldığının yazılı delille ispatlanamadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın REDDİNE,
2-)Alınması gerekli 80,70- TL harcın 815,09-TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 734,39‬- TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-)Davacı tarafça yatırılmış olan gider avansı bakiyesinin, karar kesinleştiğinde HMK. 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine,
5-)Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
6-)Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 10.880,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-)6325 sayılı Kanun’un 18-A/13. bendi uyarınca ———— tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak, hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
13/12/2022