Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/145 E. 2023/195 K. 16.03.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/145 Esas
KARAR NO : 2023/195

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/03/2020
KARAR TARİHİ : 16/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin personel taşımacılık işleri ile uğraştığını, davalının müvekkili şirketten hizmet aldığını, müvekkili şirketin davalı ile —— plakalı aracın servis taşımacılık kartının temsil ettiği hakkı devralmak üzere noterde sözleşme yaptığını, resmi işlemlerin tamamlanması için —–Devir sistemleri o tarihte kapalı olduğu için resmi devir işlemlerinin tamamlanamadığını, bunun üzerine müvekkili şirketin Ocak 2019 ayında sistemin açılmasıyla müracaat edildiğinde servis taşımacılık kartının devir hakkının olmadığı bilgisini aldığını aynı taşımacılık kartının başka bir şahsa devredildiği bilgisinin edinildiğini, bunun üzerine müvekkilinin başka bir şahıstan 100.000,00 TL mukabilinde devir almak zorunda kaldığını, bu sebeple icra takibinin başlatıldığını, davalının haksız ve kötü niyetli olarak takibe itirazda bulunduğunu, borca aykırı davranan kişinin neden olduğu zararı tazmin etmekle yükümlü olduğunu belirterek davanın kabulü ile itirazın iptaline, şimdilik 10.000,00 TL alacak üzerinden dava tarihi itibari ile takibin ticari avans faiziyle birlikte devamına karar verilmesini talep etmiştir.Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmalarına göre davanın, davacı tarafından davalıların aleyhine——. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine davalı tarafından yöneltilen itirazın iptaline ilişkin olduğu, dava konusu icra dosyasının incelemesinde takip alacaklısının mahkememiz dosyasının davacısı, takip borçlusunun mahkememiz dosyasının davalısı olduğu, sözleşmeye dayalı olarak toplam 110.770,00-TL tutarlı ilamsız icra takibine davalıların süresinde itirazı doğrultusunda takibin durduğu, davanın itirazın iptali ve takibin devamı istemi ile açıldığı görülmüştür.
Alacağın yalnızca bir bölümü için açılan davaya kısmi dava denir. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilebilmesi için, alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğmuş olması ve alacağın şimdilik belirli bir kesiminin dava edilmesi gerekir. Diğer bir söyleyişle, bir alacak hakkında daha fazla bir miktar için tam dava açma imkânı bulunmasına rağmen, alacağın bir kesimi için açılan davaya, kısmi dava denir. Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekli olup, açılan davanın kısmi dava olduğunun dava dilekçesinde açıkça yazılması gerekmez. Dava dilekçesindeki açıklamalardan davacının alacağının daha fazla olduğu ve istem bölümünde “fazlaya ilişkin haklarını saklı tutması” ya da “alacağın şimdilik şu kadarını dava ediyorum” demesi, kural olarak yeterlidir.HMK 109. maddesinde ise, birinci fıkrasında; talep konusunun niteliği itibarıyla bölünebilir olduğu durumlarda, sadece bir kısmının da dava yoluyla ileri sürülebileceği; ikinci fıkrasında ise; talep konusunun miktarı, taraflar arasında tartışmasız veya açıkça belirli ise kısmi dava açılamayacağı belirtilmiştir. İkinci fıkra hükmü 20.05.2015 tarihinde iptal edilmiştir.Somut olayda davacı vekili 110.770,00 TL tutarında başlatmış olduğu icra takibine yapılan itirazın şimdilik 10.000,00 TL’lik kısmının iptalini talep etmiştir. Bu durumda davacı alacağını 110.770,00 TL olarak belirlemiş ancak bunun 10.000,00 TL’lik kısmı için takibini devam ettirmek isteyerek alacağın bir kısmını davaya konu etmiş ve yukarıdaki açıklamalarda da belirtildiği şekilde kısmi dava açmıştır. Bu nedenle davacının kısmi dava açmakta hukuki menfaati bulunduğu kanaatine varılmıştır. (———)Dosyanın servis taşımacılığı konusunda uzman bilirkişiye tevdii edilerek taraflar arasında usulüne uygun bir devir olup olmadığı, teammülere göre servis kartı devrinde taraflara düşen sorumlulukların neler olduğu, servis kartının noterde devrinden sonra tescil aşamasının hangi tarafın kusuru ile tamamlanamadığı, davaya konu işlerin gerçek değerinin ne olduğu hususunda rapor düzenlemesine karar verilmiş olup 14/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “.——-davalı tarafından, adına kayıtlı 28.02.2018 tarih ve —— numaralı Servis Taşımacılığı Kartı’nın devri hususunda önce 02.03.2018 tarihinde ——devamında —— vekilince 13.06.2018 tarihinde ——ile iki farklı sözleşmenin yapıldığı, her iki sözleşme tarihinde de 28.02.2018 tarih ve —– numaralı Servis Taşımacılığı Kartı’nın —–nezdinde —— adına kaydının devam ettiği, belgenin aktif olduğu,——adına Toplu Ulaşım Hizmetleri Müdürlüğü sisteminde adına bu davada konu edilen 28.02.2018 tarih ve——numaralı Servis Taşımacılığı Kartı haricinde başka servis taşımacılığı kartlarının da bulunduğu ve söz konusu belgeleri 14.01.2019-28.01.2019 tarihlerinde üçüncü şahıslara devrettiği, birinci seçenekte ; dava dilekçesinde, taraflar arasında satış hususunda anlaşma yapıldığı dönemde servis taşımacılığı kartı ücretinin 35.000,00 TL civarında olduğu, davacının satışın gerçekleşmediğini öğrendiği Ocak 2019 tarihinde resmi satış bedeli 55.000,00 TL olması sebebiyle davacı taraf için 55.000,00 TL-35.000,00 TL=20.000,00 TL kayıp oluştuğu, ikinci seçenekte ; davalının elinde başka servis taşımacılığı kartı bulunduğu —– plakalı araçlara ait servis taşımacılığı kartları) davalı tarafından davacıya diğer kartlarının verileceğinin taahhüt edildiği, bu şekilde davacının oyalandığı iddiası kabul edilir ise;——18.03.2019 tarih ve—— sayılı kararı gereği servis taşımacılığı kart satışı kapatılmış olup, bu tarihten sonra servis taşımacılığı kartı piyasadan satın alınabilmektedir. Davacının kartını 05.11.2019 tarihinde satın aldığı bu tarihte belediyenin satışının olmadığı, satış olmadığından dolayı piyasanın yükseldiği, piyasadan tedarik ettiği zamanda da yaklaşık değerinin 80.000,00 TL ile 100.000,00 TL ortalama 90.000,00 TL olabileceği göz önüne alınırsa 90.000,00TL-35.000,00TL=55.000,00 TL kayıp oluştuğu, aynı servis taşımacılığı kartını birden fazla defa üçüncü kişilere devretme hususunda sözleşme yapan davalı ve vekilinin hukuki ve mali sorumluluğunun bulunduğu..” şeklinde rapor düzenlenmiştir.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; taraflar arasında servis taşımacılık kartının devri hususunda anlaşma sağlandığı, davalının bu anlaşmaya aykırı davranarak davacıya taşımacılık kartının devrini sağlamadığı, davalının elinde başka taşımacılık kartının olması ve bu kartlardan birinin devrinin sağlanacağı yönünde davacı tarafta güven oluşturduğu, davacının bu süre içerisinde kart temin edemediği, daha sonrasında ise ——tarafından 18.03.2019 tarih ve ——- sayılı kararı gereği servis taşımacılığı kart satışının kapatılmasından dolayı bu tarihten sonra kartın sadece piyasadan alınabildiği, piyasa fiyatının ise ortalama 90.000,00 TL’ye yükseldiği, davacının 55.000,00TL zararının olduğu anlaşılmış, bu tutar üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile;——sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 55.000,00 TL asıl alacak üzerinden (10.000,00 TL yönünden takip tarihi olan 13/12/2019 tarihinden itibaren, 45.000,00 TL yönünden ıslah tarihi olan 23/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte) devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine,
2-Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan kabul edilen 55.000,00 TL’nin %20’si oranında icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gerekli 3.757,05 TL harçtan davacı tarafından yatırılan 54,40 TL peşin harç ve 1.720,90 TL ıslah harcı toplamı olan 1.775,30 TL’nin mahsubu ile bakiye 1.981,75 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından dava açılırken yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 54,40 TL peşin harç ve 1.720,90 TL ıslah harcı toplamından oluşan 1.829,70 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından harç dışında harcanan 1.105,10 TL yargılama giderinden kabul ve ret oranına göre hesaplanan(%49,65 Kabul %50,35 Ret) 548,71 TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre davacı vekili için takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
8-Tarafların artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde kendilerine iadesine,
9-6325 Sayılı Kanun m. 18/A-13 uyarınca ——- tarafından karşılanan 1.320,00 TL zorunlu arabuluculuk ücretinin kabul ve ret oranına göre hesaplanan (%49,65 Kabul %50,35 Ret) 664,59 TL davalıdan, 655,41 TL davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, diğer tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İSTİNAF yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.
TASHİH ŞERHİ
Mahkememizin 16/03/2023 tarih, —–Karar sayılı kararında —–nolu hüküm, “Davanın KISMEN KABULÜ ile; —–sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 55.000,00 TL asıl alacak üzerinden (10.000,00 TL yönünden takip tarihi olan 13/12/2019 tarihinden itibaren, 45.000,00 TL yönünden ıslah tarihi olan 23/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte) devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine,” olarak icra dosya numarasının sehven yanlış yazıldığı görüldüğünden;Mahkememizin 16/03/2023 tarih, —– Esas —– Karar sayılı kararında —–nolu hükmün, ” Davanın KISMEN KABULÜ ile; ——- sayılı icra dosyasında davalı tarafça yapılan itirazın kısmen iptali ile, takibin 55.000,00 TL asıl alacak üzerinden (10.000,00 TL yönünden takip tarihi olan 13/12/2019 tarihinden itibaren, 45.000,00 TL yönünden ıslah tarihi olan 23/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte) devamına, fazlaya ilişkin talebinin reddine,” şeklinde HMK. m. 304 uyarınca tashihine karar verildi.