Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/590 ESAS
KARAR NO : 2023/107
DAVA : İtirazın İptali (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 02/08/2022
KARAR TARİHİ : 14/02/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hasılat Kirası Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde; “Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında —— yevmiye numaralı rödövans sözleşmesi bulunmaktadır. Davalı şirket ile müvekkil arasındaki anılan rödovans sözleşmesine dayanan ticari ilişki nedeniyle davalı tarafın müvekkil şirkete 322.613,15 TL bakiye borcu mevcuttur. Müvekkil şirketin tüm çabalarına rağmen davalı tarafça 322.613,15TL bakiye borcun ödenmemesi üzerine ——- Sayılı dosyası ile genel haciz yolu ile icra takibi başlatılmış olup karşı tarafın yapmış olduğu yetki itirazı sebebiyle dosyamız yetkisizlikle kapatılarak yetkili icra müdürlüğü olan —–Esasını almıştır.——-Sayılı dosyasına davalı taraf 15.04.2022 tarihinde borcun tamamına itiraz etmiş, yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durmasına karar verilmiştir. Davalının haksız ve kötü niyetli itirazının bertaraf edilmesi için işbu davayı açma zorunluluğumuz hasıl olmuştur. Davalı tarafın aleyhine başlatılan takibe itirazı şu şekildedir; “Takibe konu edilen alacağın dayanak belgeleri olarak tarafımıza tebliğ edilen belgeler incelendiğinde, alacaklı şirket adına düzenlenmiş ve ödenmiş olan vergi, idari para cezasına ilişkin belgeler olduğu anlaşılmaktadır. Müvekkil şirketin, alacaklı şirket adına düzenlenmiş ve ödenmiş olan vergi, idari para cezasına ilişkin alacaklı şirkete bir borcu ve sorumluluğu bulunmamaktadır.” Davalı taraf müvekkil adına düzenlenmiş ve müvekkil tarafından ödenmiş olan vergi ve idari para cezalarına ilişkin bir borç ve sorumluluğu bulunmadığını iddia etse de, bu iddialar yersiz ve temelsizdir. Taraflar arasındaki rödovans sözleşmesi ile ödeme emrine dayanak olan Orman Genel Müdürlüğü payları, Orman Arazi İzin Bedelleri, Devlet Hakları, İdari Para Cezaları, Çevre Uyum Teminatları, diğer vergi ve harçların davalı tarafından ödenmesi gerektiği taraflarca kararlaştırılıp imza altına alınmıştır. Ancak müvekkil tarafından yeni maden işletme ruhsatı alınsa bile, eski bir borç bulunması halinde müvekkilin çalışmasına izin verilmediğinden, yukarıda anılan ödemeler müvekkil tarafından yapılmak zorunda kalınmıştır. Kaldı ki; davalı taraf rödovansçı konumunda olup ruhsat sahibi ise müvekkil şirket olduğundan söz konusu ödemelerin müvekkil adına tahakkuk etmesi kadar normal bir durum yoktur. Dilekçemiz ekinde sunmuş olduğumuz rödovans sözleşmesi incelendiğinde; takip dayanağı olarak sunulan tüm belgelerde gösterilen ödemelerin, rödovans sözleşmesi gereği davalı tarafça yapılması gerektiği anlaşılacaktır. Kısaca belirtmek gerekirse; Orman Genel Müdürlüğü Payları; 01/2013-12/2013 dönemine ilişkin olarak 04.04.2017 yılında ödenen 2.377,48 TL, 01/2014- 12/2014 dönemine ilişkin olarak 04.04.2017 yılında ödenen 2.226,99 TL, 01/2015- 12/2015 dönemine ilişkin olarak 26.12.2017 yılında ödenen 3.750,43 TL, 01/2016-12/2016 dönemine ilişkin olarak 26.12.2017 yılında ödenen 3.427,58 TL, 01/2014-12/2014 dönemine ilişkin olarak 17.12.2019 yılında düzenlenen ödeme emri gereğince ödenen 1.452,00 TL tutarlarındaki Orman Genel Müdürlüğü paylarına ilişkin düzenleme rödovans sözleşmesinin 4 ve 5. Maddesi ile yapılmıştır. Rödovans Sözleşmesi 4. Madde gereğince; “İşletmeci bilançolarda belirtilen Devlet Hakkını, işletmeden doğan ve ruhsatla ilgili vergi, harç ve teminatları ruhsat sahibi adına süresi içerisinde ilgili merciilere ödemeyi ve bu ödemelere ilişkin belgeleri ruhsat sahibine teslim etmeyi kabul ve taahhüt eder.” Rödovans Sözleşmesi 5. madde gereğince; “İşletmeci çalışma yaptığı alan içerisindeki o yılın faaliyetleri sonucu oluşan bilançoyu düzenleyerek vergi,resmi harçları, Devlet Haklarını ödedikten sonra ilgili merciilere verilmek üzere saha sahibine verecektir ve gelecek her türlü ceza işletmeciye aittir.” Orman Arazi İzin Bedeli olarak ise 09. 09.2020 tarihinde; ——nolu dosya 10222,41 m2 2016 yılı” açıklamasıyla ödenen 6.398,56 TL ,——– nolu dosya 21459,56 m2 2016 yılı ” açıklamasıyla ödenen 29.395,72 TL, “——– nolu dosya 16228,43 m2 2016 yılı” açıklamasıyla ödenen 28.798,89 TL’ nin davalı tarafından ödenmesi gerektiğine ilişkin düzenleme rödovans sözleşmesinin yine 4. ve 5. Maddesi ile yapılmıştır. Devlet Hakları; 01/2013-12/2013 dönemine ilişkin olarak 04.04.2017 yılında ödenen 7.794,53 TL, 01/2014-12/2014 dönemine ilişkin olarak 04.04.2017 yılında ödenen 7.423,31 TL, 01/2016-12/2016 dönemine ilişkin olarak 26.12.2017 yılında ödenen 2.821,99 TL, 01/2015-12/2015 dönemine ilişkin olarak 05.03.2018 yılında ödenen 7.998,18TL, 01/2015-12/2015 dönemine ilişkin olarak 26.12.2017 yılında ödenen 2.821,99TL, 01/2016-12/2016 dönemine ilişkin olarak 05.03.2018 yılında ödenen 7.998,39TL, 01/2016-12/2016 dönemine ilişkin olarak 13.03.2018 yılında ödenen 10.924,02TL, 01/2017-12/2017 dönemine ilişkin olarak 05.03.2018 yılında ödenen 10.924,02 TL, 01/2015-12/2015 dönemine ilişkin olarak 16.04.2018 yılında düzenlenen ödeme emri gereğince ödenen 1.505,47 TL, 01/2016 – 12/2016 dönemine ilişkin olarak 16.04.2018 yılında düzenlenen ödeme emri gereğince ödenen 817,58 TL tutarlarındaki Devlet haklarına ilişkin düzenleme Rödovans Sözleşmesi’ nin 4. Ve 5. Maddesinde mevcuttur. İdari para cezaları; 24.06.2016 tarihinde ——tarafından düzenlenen —– sayılı yazı gereğince; —sayılı saha için 2015 yılına ait 29. Madde evraklarının gerekli merciilere ibraz edilmemesi nedeniyle 31.674,00 TL idari para cezası ödenmesine karar verilmiştir. Bu hususa ilişkin düzenleme Rödovans Sözleşmesi’ nin 9. Maddesinde mevcuttur. Anılan maddede açıkça “Sahayı tetkik eden Bakanlık heyetine ruhsat sahibi sahayla ilgili her türlü belge ve dokümanları ibraz etmek zorundadır. Bu belge ve dökümanlar işletmeci tarafından ruhsat sahibine verilecektir. Aksi takdirde işletmeci Maden Kanunundan doğan cezai yükümlülükleri kabul etmiş sayılır.” denilerek açıkça sahayla illişkin dökümanların davalı tarafından müvekkile verilmesi, müvekkilin de Bakanlık heyetine bu evrakları sunması gerektiği düzenlenmiştir. Müvekkil, anılan evrakların hazır edilmesi ve evrakların hem müvekkile hem —–Maden Dairesi ilgili birimine ulaştırılması hususunda davalıyı defalarca sözlü ve yazılı olarak ihtar etmiştir. Ekte bu hususa ilişkin olarak 30.03.2017 tarihli mail çıktısını sunmaktayız. 11.09.2017 tarihinde——sayılı yazı gereğince; ——sayılı sahada 29. Madde evraklarının ruhsat sahibinin ve teknik nezaretçinin imzası olmadan usulsüzce Bakanlığa verilmesi, üretim faaliyeti durdurulmuş olan sahada——-olmaksızın 2017 yılında üretim faaliyetinde bulunulması nedeniyle müvekkil tarafından 54.812 TL idari para cezası ödenmek zorunda kalınmıştır. Bu husus ise rödovans sözleşmesi’ nin 6. Maddesinde “.. İşletmecinin kaçak üretim yapması halinde, saha sahibine gelecek her türlü ceza işletmeciye rücu edilecektir…” şeklinde düzenlenmiştir. 11.09.2017 tarihinde —— tarafından düzenlenen—— sayılı yazı gereğince; ——- sayılı saha için 2017 yılında daimi nezaretçi ataması olmadan kaçak üretim yapılması nedeniyle 32.887 TL idari para cezası ödenmek zorunda kalınmıştır. Bu husus ise rödovans sözleşmesi’ nin 7. Maddesinde açıkça “Teknik nezaretçi, ücreti, atanması, harçları ve buna ait tüm masraflar işletmeci tarafından karşılanacaktır.” şeklinde düzenlenmiştir. 11.09.2017 tarihinde ——–sayılı sahada teknik nezaretçi defterinin sahada bulundurulmaması ve ——- İşleri Genel Müdürlüğü teknik heyetine ibraz edilmemesi nedeniyle 21.925 TL idari para cezası ödenmek zorunda kalınmıştır. Bu husus ise rödovans sözleşmesi’ nin 9. Maddesinde düzenlenmiştir.06.01.2016 tarihinde—– tarafından düzenlenen——sayılı yazı gereğince; ——– sayılı sahanın 2012 yılına ait çevre uyum teminatının ödenmemesi nedeniyle 14.652,00 TL idari para cezası ödenmek zorunda kalınmıştır. Bu husus ise rödovans sözleşmesi’ nin 4. Maddesinde “..İşletmeci bilançolarda belirtilen Devlet hakkını,işletmeden doğan ve ruhsatlarla ilgili vergi, harç ve teminatları ruhsat sahibi adına süresi içerisinde ilgili merciilere ödemeyi ve bu ödemelere ilişkin belgeleri ruhsat sahibine teslim etmeyi kabul ve taahhüt eder..” şeklinde düzenlenmiş olup davalı rödovansçının bu işlemleri yapabilmesi için müvekkil şirket tarafından —–Noterliği’ nin—— yevmiye nolu 07.05.2012 tarihli vekaletnamesi verilmiştir. Harçlar; 01/2012-12/2012 dönemine ilişkin olarak 04.04.2017 yılında ödenen 7.571,56 TL, 01/2012-12/2012 dönemine ilişkin olarak 08.10.2020 yılında ödenen 1.741,13 TL tutarındaki petrol ruhsat harcı, 01/2014-12/2014 dönemine ilişkin olarak 04.04.2017 yılında ödenen 7.423,31 TL, 01/2015-12/2015 dönemine ilişkin olarak 08.10.2020 yılında ödenen 11.080,02 TL tutarındaki — ruhsat harcı da yine rödovans sözleşmesi’ nin 4. Maddesi gereğince davalı tarafından ödenmesi gerekirken müvekkil tarafından ödenmek zorunda kalınmıştır. Üstelik sözleşmenin 4. maddesinde harç, tazminat, vergi, işçilik alacakları, sigorta gibi borçların da sonradan ortaya çıksa dahi rödovansçıya ait olduğu taraflarca açıkça kararlaştırılmıştır. Ancak davalı rödovansçı tarafından yukarıda belirtilen borçlar ne süresi içerisinde ne de sonrasında ödenmiştir. Bu borçlara ilişkin ödemeler müvekkil tarafından gerçekleştirilmiş olup davalı rödovansçıdan tazmini gerekmektedir. Yargılama süresince sunulacak belgeler ve müvekkil şirketin defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde alacağımız ispatlanacak olup, davalı yanın itirazı alacağımızı geciktirmeye yöneliktir. Bu nedenle, davalı yanın %20′ den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmekteyiz. Hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk sürecinde tarafların anlaşamadığına ilişkin arabuluculuk son tutanak aslı e-imzalı şekilde ekte sunulmuştur. Ekte sunulan ——- sıra numaralı sayman mutemedi alındısı makbuzuyla takip açılırken tarafımızca yatırılan peşin harcın dava harcından mahsubunu talep etmekteyiz. Yukarıda açıklanan tüm nedenlerle; davamızın kabulü ile ——- dosyasında yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ederiz. Yukarıda arz ve izah olunan nedenlerle; ——-sayılı dosyasında yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile takibin devamına, Davalı aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini” talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; “İş bu davaya bakmakla görevli mahkeme sulh hukuk mahkemeleri olup, mahkemeniz görevli mahkeme değildir. görevli olmayan mahkemenizde ikame edilmiş iş bu davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. Müvekkil şirket ile davalı— arasında —– İli, —–İlçesi, —— Köyü sınırlarında bulunan Ruhsat No:—– nolu sahaya ilişkin——Noterliği’nin, 20.04.2012 Tarih ve ——– yevmiye Nolu rödövans sözleşmesi imzalanmıştır. Huzurda ikame edilen dava da davacı yanın dava dilekçesinde açıkça belirttiği üzere taraflar arasında akdedilen rödövans sözleşmesine dayanılarak alacak iddiasında bulunmak suretiyle önce icra takibi başlatılmış, müvekkil şirketin icra takibine itiraz etmesi üzerine iş bu itirazın iptali davası açılmıştır. Bilindiği üzere Rödövans sözleşmeleri maden kanununda özel bir hüküm olmadığı için kendine özgü bir sözleşme olmakla birlikte TBK’da ürün “hasılat” kirasına ilişkin özellikler taşıdığı için “ürün” hâsılat kirası olarak kabul edilmektedir. Nitekim hukuki görüşlerde de rödövans sözleşmesinin, ağırlıklı olarak borçlar hukuku anlamında bir ürün kirası sözleşmesi olduğu savunulmakta ve yargısal içtihatlarda da rödövans sözleşmesinin borçlar hukuku anlamında bir ürün kirası sözleşmesi olduğuna hükmedilmektedir. Sayın Mahkemenizin de malumu olduğu üzere, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre; “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine dair hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Davacı tarafın taraflar arasındaki rödövans sözleşmesine dayanılarak alacak iddiasında bulunmak suretiyle önce icra takibi başlatıldığı, müvekkil şirketin icra takibine itiraz etmesi üzerine iş bu itirazın iptali davası açıldığı dikkate alındığında iş bu dava da görevli Mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. İş bu dava da Mahkemeniz görevli olmayıp, görevli olmayan mahkemenizde ikame edilmiş iş bu davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmektedir. “Davacı, taraflar arasında,——-ruhsat numaralı maden sahası işletmesi hususunda 01.04.2011 başlangıç tarihli rödövans sözleşmesi yapıldığını, sözleşmeye göre davacı tarafça daimi nezaretçi atanacağını, ücretin davalı yanca ödeneceğini, daimi nezaretçi ücretlerinin ödenmemesi üzerine kesilen faturalara itiraz edildiğini, bunun üzerine icra takibi yapıldığını ancak haksız ve hukuka aykırı olarak takibe kısmen itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, dava dilekçesinin görev yönünden reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde görevli ve yetkili.——-gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 Sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine dair hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir. Somut olayda, uyuşmazlık 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 357. maddesi ve devamında düzenlenen hasılat kirasının bir türü olarak kabul edilen rödövans sözleşmesine ilişkindir. Dava, 03/07/2016 tarihinde 6100 Sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine dair olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re’sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır. Hal böyle olunca, mahkemece; uyuşmazlığın çözümünde Sulh Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğu gözetilerek, görevsizlik sebebiyle HMK’nın 114/1-e ve 115/2. maddeleri uyarınca davanın usulden reddi ile dosyanın görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesi gerekirken, davanın ticari dava olduğu belirtilerek dosyanın ticaret mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi doğru değildir.”——-;”HMK.’nun 4/1-a maddesinde; kira sözleşmesinden kaynaklanan alacak davaları da dahil olmak üzere tüm uyuşmazlıkların Sulh Hukuk Mahkemesinde görülüp çözüme kavuşturulacağı hükme bağlanmıştır. Eldeki dava 6100 Sayılı HMK’nun yürürlüğe girmesinden sonra 23.01.2013 tarihinde açılmış olup görevli mahkeme sulh hukuk mahkemesidir. Mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru görülmediğinden hükmün bu sebeple bozulması gerekmiştir.” ———şeklinde talep ve iddia etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 357. maddesi ve devamında düzenlenen hasılat kirasının bir türü olarak kabul edilen rödövans sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davadır.Davacı; davalının imzalanan rödovans sözleşmesinden kaynaklanan Orman Genel Müdürlüğü payları, Orman Arazi İzin Bedelleri, Devlet Hakları, İdari Para Cezaları, Çevre Uyum Teminatları, diğer vergi ve harçları ödeme yükümlülüğü bulunmasına rağmen, anılan ödemelerin kendisi tarafından yapılmak zorunda kalındığını, davalının sözleşme gereği ödemesi gereken bu bedelleri ödemediğini, alacak miktarının ise ekli rödovans cetvelleri ile sabit olduğunu, işbu belgelere dayanarak davalı şirket aleyhine icra takibi başlattığını, davalı şirket tarafından borca itirazda bulunulması nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek; davalının itirazının iptaline, lehine icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiş; davalı ise, davanın görevli mahkemede açılmadığını ileri sürerek davanın usulden reddini istemiştir.01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 Sayılı HMK’nun 4/1-a maddesine göre “Kiralanan taşınmazların, 09.06.1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununa göre ilamsız icra yoluyla tahliyesine ilişkin hükümler ayrık olmak üzere, kira ilişkisinden doğan alacak davaları da dâhil olmak üzere tüm uyuşmazlıkları konu alan davalar ile bu davalara karşı açılan davalarda” Sulh Hukuk Mahkemesi görevlidir.Somut olayda, uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 357. maddesi ve devamında düzenlenen hasılat kirasının bir türü olarak kabul edilen rödövans sözleşmesine ilişkindir. Dava, 03/07/2016 tarihinde 6100 sayılı HMK’nın yürürlüğe girmesinden sonra açıldığına göre görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemesidir.Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup, taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Taraflar da yargılama bitinceye kadar görev itirazında bulunabilirler. Görev itirazı yapılmamış olsa bile re’sen mahkeme, ilk önce görevli olup olmadığını inceleyip karara bağlamalıdır.Açıklanan nedenlerle görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin görevsizliği nedeniyle HMK nun 114 (1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115 (2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Görevli mahkemenin Sulh Hukuk Mahkemesi olması ve Mahkememizin GÖREVSİZLİĞİ nedeniyle HMK nun 114 (1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115 (2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden REDDİNE,
2-HMK’nun 20 (1) maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde ve yasal süre içinde istem halinde dosyanın görevli ——-SULH HUKUK MAHKEMESİ’ne GÖNDERİLMESİNE,
3-HMK nun 331(2) maddesi uyarınca yargılama giderlerinin görevli mahkeme tarafından değerlendirilmesine,
4-HMK’nun 20(1) maddesi uyarınca kararın kesinleşmesinden sonra yasal süre içinde gönderme başvurusunun yapılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmek üzere dosyanın ele alınmasına,Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde —— Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.