Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/68 E. 2023/266 K. 15.03.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/68 Esas
KARAR NO : 2023/266

DAVA : Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali)
DAVA TARİHİ : 27.02.2020
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtrazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili Banka ile—— arasında Genel Kredi Sözleşmeleri imzalandığı. Genel kredi sözleşmelerine istinaden borçluya muhtelif tarihlerde krediler kullandırıldığını, Diğer davalıların ise sözleşmeyi müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, Asıl Borçlu Şirketin ——- Sayılı dosyası ile Konkordato talebinde bulunduğunu. Kredilerin ödenmemesi üzerine icra takibine girişildiğini. Kesin mühlet kararı verilmesinin 3. Kişilerin maddi hukuktan kaynaklanan haklarının kullanımına engel teşkil etmeyeceği ve kefillerin sorumluluğunu ortadan kaldırmayacağını, davalılar tarafından verilen itiraz dilekçesinde borcun mevcudiyetine yönelik bir itirazlarının bulunmadığı, itirazın şirketin konkordato mühleti içerisinde olduğundan dolayı borca itiraz ettikleri, uyuşmazlığın borcun muaccel olup olmadığı noktasında toplandığı, davalıların sunmuş oldukları itiraz dilekçelerinde, açıkça borçlu şirkete verilen konkordato mühletinden kendilerinin de yararlanmaları gerektiğini belirttikleri, ancak bu durumun hukuken mümkün olmadığı, zira geçici mühlet ile verilen takip yasağının yalnızca borçluya karşı olup müşterek borçlular ve borçlunun kefilleri hakkında takip yapılmasında hiçbir engel bulunmadığını, kefaletin niteliğinin adi kefalet olması halinde dahi bu durumun değişmeyeceğini, bu durumun TBK’nın 585-1-4. maddesinde belirtildiği. Davalıların —— uyarınca doğmuş bulunan borcu ödememiş olup borca haksız olarak itiraz ettiklerini, açıkladıkları nedenlerle davalı borçluların takibe ve ferilerine ilişkin itirazının İptaline, davalılar aleyhine %20 icra inkâr tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesi gerektiği iddiasında bulunmuştur.
SAVUNMA: Davalıların cevap dilekçesi sunmadıkları görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; Genel Kredi Sözleşmesine dayalı takibe vaki itirazın iptali davasıdır.Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ——-arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davalılarında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla bahse konu Genel Kredi Sözleşmesini imzalandığı, borcun süresinde ödenmemesi üzerine başlatılan takibe vaki İtirazın İptali davasıdır.
Uyuşmazlık; davacı banka ile dava dışı asıl borçlu —— arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı davalılarında müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla kredi sözleşmesini imzaladıkları anlaşılmakla, asıl borçlu ——hakkında ——-esas sayılı dosyası ile Konkordato talebinde bulunulduğu anlaşılmakla davalı müteselsil kefillerinde geçici mühlet ile verilen takip yasağı kapsamında olup olmadığı hususu ile başlatılan takibin haklı olup olmadığıdır.TBK’nun 585.maddesinde ” adi kefalette alacaklı, borçluya başvurmadıkça, kefili takip edemez; ancak aşağıda ki hallerde doğrudan doğruya kefile başvurulabilir:Borçlu aleyhine yapılan takibin sonucunda kesin aciz belgesi alınması,
Borçlu aleyhine —— takibatın imkansız hale gelmesi veya önemli ölçüde güçleşmesi,
Borçlunun iflasına karar verilmesi ,
Borçluya konkordato mehli verilmiş olması,”
koşullarından birinin varlığı halinde doğrudan doğruya kefile başvuru yapılabileceği bildirildiğinden her ne kadar asıl borçlu için konkordato talebi nedeni ile takip yasağı mevcut olsa da bu durum müteselsil kefilleri kapsamadığı tespit edilmiştir.Dosya içerisine bankacı bilirkişiden 08.04.2020 tarihli rapor ile aynı bilirkişi den 08.07.2022 tarihli ek rapor alınmıştır. Taraflarca alınan raporlara itiraz edilmesi üzerine bu defa ikinci rapor olarak 09.01.2023 tarihli kök rapor dosya içerisine alınmıştır.
Yapılan yargılama sonucu; davacı banka tarafından dava dışı asıl borçlu —— arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesi’nin borcun muaccel hale gelmesine rağmen ödenmemesi üzerine——- Noterliği’nin 16.04.2019 tarihli ihtarnamesinin düzenlendiği, tebliğ şerhinin incelenmesi sonucu ” muhatabın iş yerinde birlikte çalışan ——- imzasına 18.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği ” ihtarname ile iki günlük mehil verildiği, ertesi günün 19.04.2019 Cumartesi resmi tatil olduğu ve dava dışı asıl borçlunun 23.04.2019 tarihinde temerrüte düştüğü tespit edilmiştir. Davalı müteselsil kefiller yönünden de 18.04.2019 tarihinde tebliğ edildiği, araya hafta sonu tatili girmesi nedeniyle ihtarnamedeki iki günlük mehil süresinin bitim tarihinin 23.04.2019 tarihi olduğu ve bu tarih itibariyle davalı müteselsil kefiller hakkında temerrüdün oluştuğu tespit edilmiştir.Dosya içerisinde ki——– esas sayılı takip dosyasının incelenmesi sonucu 02.05.2019 tarihinde davalı müteselsil kefiller hakkında 205.797,22 TL Diğer Krediler Asıl Alacağı 74.287,33 TL hesap kat tarihi öncesi ve sonrası faizler ile —–ve ihtarname masrafı, 383.517,61 TL Kurumsal Kredi Alacağı olmak üzere toplam 663.602,16 TL toplam alacak için takip başlatılmış olup, asıl alacak miktarları yönünden %50 (yıllık %50 oranında temerrüt faizi ve %5 ——) talep edilmiştir.TTK’nun 8/1.maddesinde ” Ticari işlerde faiz oranı serbestçe belirlenir.” Bu konuda —— 02.05.2019 tarih ——karar sayılı ilamında —— bildirilen faizin değil, krediye fiilen uygulanan akdi faize sözleşmede kararlaştırılan artırım oranının uygulanması suretiyle temerrüt faizi istenebileceği kabul edilmektedir. Taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinin 33.maddesi ile ”ticari kredilerden cari kredi faiz oranı en yüksek oranın %100 fazlası nispetinde bulunacak oran üzerinden temerrüt faizi uygulanmasını” kabul edilmiş olup bankanın temerrüt tarihinde kullandırdığı ticari krediler fiilen uygulandığı akdi faiz oranının %25 oranında olduğu, sözleşmenin bu maddesine göre davacı bankanın temerrüt tarihi itibariyle akdi faizin iki katı olan yıllık %50 oranında temerrüt faizi talep edebileceği, bu maddenin TTK’nun 8.maddesi ile yukarıda bahsi geçen ——-uygun olduğu tespit edilmiştir. Hükme esas alınan 09.01.2023 tarihli teknik bilirkişi raporu ile takip tarihi itibariyle davacı banka tarafından Taksitli Ticari Kredi yönünden 383.517,61 TL asıl alacak yine Diğer Krediler ——– ve Çek Kredi) yönünden 205.797,22 TL asıl alacak ile hesap kat tarihi öncesi ve sonrası işlemiş faiz ve —— ile ihtar gideri olmak üzere toplam 654.554,21 TL asıl alacak yönünden takibinin devamına, sözleşmenin 33.maddesi uyarınca %50 oranında temerrüt faizi uygulanmasına ve alacak likit olduğundan asıl alacak miktarları yönünde %20 İcra İnkar Tazminatının kabulüne dair aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- İTİRAZIN KISMEN KABULÜ İLE
——-sayılı dosyası için
Taksitli Ticari Kredi yönünden 383.517,61 TL asıl alacak
Diğer Krediler (——-ve Çek Kredisi ) yönünden 205.797,22TL asıl alacak Hesap Kat Öncesi ve Sonrası İşlemiş ve İşleyecek Faiz ve ihtar gideri olarak toplam 65.239,38 TL olmak üzere toplam 654.554,21 TL alacak yönünden takibin devamına , fazlaya ilişkin istemin reddine
2- Takip tarihinden borç tamamen ödeninceye kadar Taksitli Ticari Kredi yönünden 383.517,61 TL asıl alacak ve Diğer Krediler (——- ve Çek Kredisi ) 205.797,22TL asıl alacak Toplam 589.314,83 TL asıl alacak üzerinden % 50 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 ——–uygulanmasına
3- Alacak likit olduğundan Taksitli Ticari Kredi yönünden 383.517,61 TL asıl alacak ve Diğer Krediler (——- ve Çek Kredisi ) 205.797,22TL asıl alacak Toplam 589.314,83 TL asıl alacak üzerinden %20 İcra İnkar Tazminatı uygulanmasına
4- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 44.712,60-TL karar harcına karşılık dava açılırken peşin alınan 8.014,66- TL harç ve icra dosyasında alınan 3.318,01-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 33.379,93‬-TL harcın davalılardan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
5- Davacı tarafça yatırılan 8.014,66-TL peşin harç ile 54,40- TL başvuru harcı olmak üzere toplam 8.069,06‬-TL harcın davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
6- Davacı tarafından yapılan, 4.000,00-TL bilirkişi gideri, 360,6‬0-TL posta gideri olmak üzere toplam 4.360,60-TL’nin, davanın kabul edilen kısmına isabet eden 4.301,14-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7- Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8- Davanın kabul edilen kısmı üzerinden A.A.Ü.T. uyarınca ve davacı lehine taktir edilen 90.000,96 -TL nispi vekâlet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
9- Davanın red edilen kısmı üzerinden A.A.Ü.T. uyarınca ve davalı lehine taktir edilen 9.047,95-TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
10- Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ——- bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranına göre; 1.302,00 TL’sinin davalılardan, 18,00 TL’sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
11- Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ——- Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.