Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/1329 Esas
KARAR NO : 2023/265
DAVA : Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14.11.2018
KARAR TARİHİ : 15.03.2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşınmaz Alım-Satımı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı Borçlu Şirketin Müvekkili Şirkete Cari Hesaptan kaynaklanan borcu nedeniyle —–sayılı dosyasıyla İcra Takibi başlatıldığını, Davalı —–Sayılı dosyasıyla görülen İflas Erteleme Davası 02.06.2016 tarihli Ara Kararı gereğince şirket hakkında İİK.179/b Md. uyarınca yeni takip ve haciz yapılamayacağından ve ayrıca böyle bir borcunun olmadığından bahisle takibe itiraz ettiğini, işbu haksız itiraz nedeniyle takibin durmuş olduğunu, davalı şirket hakkında verilen tedbir kararının halen devam etmekte olup, bu sebeple davalı hakkında icra işlemi yürütülememekte ve haksız itirazın kaldırılması için İtirazın İptali Davası açılamamakta olduğunu, davalı her ne kadar Müvekkili Şirkete Borcu olmadığını ileri sürerek sırf zaman kazanmak için takibe itiraz etmiş ise de tarafların ticari defter ve dayanakları incelendiğinde müvekkili şirkete olan borcun miktarının netlik kazanacağını iddia ederek, Fazlaya ilişkin Hakları saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 1.000.-TL Alacağın takip tarihi olan 22.10.2018 Tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkili davacıya ödenmesine, yargılama giderleri ile ücret-i vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı Şirketçe müvekkili Davalı Şirket aleyhine—-sayılı dosyasıyla İcra Takibi başlatıldığını,—–sayılı dosyasıyla görülen İflas Erteleme Davası 02.06.2016 tarihli Ara Kararı gereğince takibe itiraz edilerek takibin durdurulmuş olduğunu, akabinde Davacının var olduğu alacağının tahsili amacıyla huzurdaki davayı ikame etmiş olduğunu, Davacı yanın, Dava Dilekçesi ekinde yer vermiş olduğu——Dökümünde var olduğu iddia edilen Alacak bakiyesine dair bugüne kadar müvekkili şirkete herhangi bir fatura tebliğ edilmemiş olduğunu, bilindiği üzere taraflar arasında mevcut ticari ilişki neticesinde düzenlenecek faturaların ilgili kişilere tebliğinin sağlanması gerektiğini, oysa ki davacı yanın —— ilişkin olarak müvekkili şirkete tanzim etmesi gereken faturaların müvekkili şirkete tebliğ edilmemiş olup, müvekkili şirketin itiraz hakkının açıkça elinden alınmış olduğunu, Müvekkili Şirkete alacaklara ilişkin ne fatura tebliğ edilmiş ne de şifahi bir talepte bulunulmuş olduğunu, Müvekkili Şirketin talep edilen borçlardan haberdar bile olmadığını, muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla temerrüde düşeceğinin esas olduğunu, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla faturalar tebliğ edilmiş olması yeterli olmayıp, alacaklı olduğunu iddia eden davalının ihtarda bulunması gerekmekte olduğunu savunarak, haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; cari hesaptan kaynaklı alacak talebidir.
Taraflar arasında ki ticari ilişki sonucu cari hesaba dayalı olarak önce—— esas sayılı dosyası ile icra talibine başlanmış ancak davalı borçlu—— esas sayılı dosyasıyla İflas Erteleme talebinde bulunduğu, Mahkemenin 02.06.2016 tarihli ara kararı gereğince şirket hakkında İİK’nun 179 / b maddesi gereğince davalı borçlu hakkında takip ve haciz yapılamayacağı şeklinde ara karar alınması nedeni ile davalı borçlu tarafından takibe itiraz edildiği ve bu haliyle takibin durduğu, daha sonra davacı tarafından cari hesaba dayalı olarak mahkememizde Alacak Talebine Dayalı dava açıldığı tespit edilmiştir.
Talimat yoluyla davacı şirketin bilirkişi marifetiyle ticari defter ve kayıtları incelenmiş, davacı tarafın ihtilaf dönemlerine ilişkin 2015-2016-2017-2018 ticari döneminde e-defter mükellefi olduğu, defter berat kayıtlarının zamanında yapıldığı, bu haliyle ticari defter ve kayıtların TTK 64-66 VUK 220-226 maddeleri uyarınca davacı lehine delil teşkil ettiği tespit edilmiştir. 31.12.2018 tarihinde 159 hesapta ki tüm bakiyenin 320 hesaba virman yapıldığı ve 159 avansın hesabın sıfırlandığı, takip tarihi olan 22.10.2018 tarihine kadar kur farkı değerlendirmesi yapıldığı ve takip tarihi itibariyle 584.564,93 TL (97.586,88 USD) avans alacağı tespit edilmiştir. Davalı tarafın ticari defter ve kayıtları mahkememiz tarafından tayin edilen bilirkişi marifetiyle incelenmiş olup 2014-2015-2016-2017 ticari defter ve kayıtlarının açılış ve kapanış tasdiklerinin TTK 64 ve 66 VUK 220-226 maddelerine göre usulüne uygun olduğu ve davalı şirket lehine delil niteliğinde olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında ticari defter ve kayıtların incelenmesi sonucu 2014 yılından itibaren herhangi bir yazılı sözleşme olmaksızın ticari ilişkinin devam ettiği, davacı şirketin mal satın alan Alıcı niteliğinde olduğu, davalı şirketin mal satan Satıcı konumunda olduğu, mermer üretimi ve satışı konusunda geçmişe dayalı bir ticari ilişki olduğu, davacı şirketin davalı şirketten satın alacağı mermer ürünler için davalı şirkete USD bedelle düzenlenmiş çekler keşide ederek avans niteliğinde ödemeler gerçekleştirildiği, bunun karşılığı olarak da satıcı konumunda ki davalı şirketin alıcı konumunda ki davacı şirkete değişik tarihlerde mermer üretimi teslim ederek faturaların düzenlendiği tespit edilmiştir. Her iki tarafın değişik tarihli fatura kayıtlarının Vergi Dairelerinden celbi sonucu ——- formlarının birbiri ile tamamen mutabakat halinde olduğu tespit edilmiştir. Davalı şirketin ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi sonucu, dava tarihi itibariyle 536.249,66 TL (97.586,88 USD) alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Her iki tarafında ticari defter ve kayıtlarının usulüne uygun olması, dosya içerisine celp edilen——- formlarının tam bir uyum içerisinde olması, tarafların 2014 tarihinden itibaren geçmişe dayalı bir mermer alım satımı konusunda cari hesap ilişkilerinin olduğu tespit edilmekle açılan davanın dosya içerisine sunulan 14.06.2022 tarihli ıslah dilekçesi uyarınca kabulüne, temerrüt tarihinin —– İcra Müdürlüğü’nün ——-esas sayılı dosyası uyarınca davalı borçlu hakkında temerrüt tarihi oluştuğu tespit edilerek takip tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına dair aşağıda ki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Açılan davanın Islah Dilekçesi doğrultusunda KABULÜ İLE 534.834,65 TL nin 22.10.2018 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte tahsili ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 36.534,55 TL harçtan başlangıçta yatırılan 35,90- TL peşin harç 9.200,00-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 9.235,90 TL harcın mahsubu ile bakiye 27.298,65-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3- Davacı tarafça yatırılan 35,90 TL başvuru harcı, 35,90- TL peşin harç, 9.200,00 TL ıslah harcı toplamı olan 9.271,80- TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4- Davacı tarafından yapılan, 222,50-TL tebligat ve müzekkere gideri, 1.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.722,50-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
5- Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
6- Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 76.831,81-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,İlişkin olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ——Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.