Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2018/193 Esas
KARAR NO : 2023/201
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 27/08/2015
KARAR TARİHİ : 02/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilline çarpan aracın ruhsat sahibinin—– olması ve araç —— tarafından mali mesuliyet sigortası olduğu için ruhsat sahibi ve sigorta şirketini de dava ettiklerini, davanın kabulü ile fazlaya ilişkin haklarının saklı kalmak üzere 30.000 TL maddi tazminatın, 20.000 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 04/07/2015 ‘ten yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve mütelsesilen tahsiline, avukatlık ücreti dahil yargılama giderinin karşı tarafa yüklenmesine davalarının konusuz kalmaması için kazaya karışan ——– plakalı aracın trafik kaydına tensiple ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA :
Davalı ——vekili cevap dilekçesinde; Davacı tarafın ticari hayattaki tüm başarısızlığını olaya bağlayarak adeta acısını müvekkilden çıkarmaya çalıştığını, istenilen manevi tazminat da yerine olmadığını, hem kusur hem de bedeni ve ruhi zarar dikkate alındığında talep ettiğini nitelikte olduğunu, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı —– vekili cevap dilekçesinde; Davanın sigorta hukukundan kaynaklandığını, ticari dava niteliğinde olduğunu, ticaret mahkemesinin görev alanına girdiğini, dava dilekçesinin görev yönünden reddi gerektiğini esasa ilişkin itirazlarında da davacının sigortalının kusurunu ve zararını ispat etmesi gerektiğini, davacının kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini neticeten tüm taleplerinin reddine davacının davasını ispat etmesi halinde müvekkili şirketin poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını ve faizin dava tarihinden itibaren başlatılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, cismani zarar nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı, 04/07/2015 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle davacının maddi ve manevi zarara uğradığını, davalıların oluşan zarardan TBK, KTK ve sigorta poliçesi gereğince sorumlu olduğunu, davacının maddi ve manevi zararının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dosyanın safahatı incelendiğinde;——-Karar sayılı görevsizlik kararı ile —— Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmiş olmakla mahkememizde——- Esas sayılı numarasına tevzi edilerek yeniden yargılamaya geçilmiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş, yargılama sırasında 28/02/2018 tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.’nın 4. maddesinin 2. fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, sigorta poliçesi, hasar dosyası celp edilmiş, —– Vergi Dairesinden davacının gelir bilgisi celp edilmiş,——Başkanlığından davacının gelir durumu ve ödeme bilgisi celp edilmiş,—— soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden celp edilerek dosya arasına alınmış, davacı ve davalıların sed araştırmaları yapılmış, davaya konu araçların trafik tescil kayıt bilgileri celp edilmiş,——Noterliğinden pay devir sözleşmesi örneği celp edilmiş, davacının tedavi gördüğü hastanelerden tedavi kayıtları celp edilmiş,——– 21 Ocak 2020 tarihli ——-raporu alınmış, —–Kliniğinden 06.04.2021 tarihli rapor ile 14.02.2022 tarihli rapor alınmış ve dava sonuçlandırılmıştır.—— 21 Ocak 2020 tarihli ——- raporunda özetle, “—– oğlu, 26.08.1973 doğumlu——- 04.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve——- yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, 2) İyileşme (iş göremezlik) süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3) 03/08/2013 tarih ve—— yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 11/10/2008 tarih ve ——yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğinin sadece Ek-1 bölümünde yapılan değişiklikler içerdiği, Ek-3 ve diğer cetvelleri, meslek grupları bölümünü içermediği, dolayısıyla 03/08/2013 tarih ve ——yayımlanan Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği ile sadece beden çalışma gücünün en az %60’ını kaybedip kaybetmediğine (hangi hastalık ve arızaların malulen emeklilik kriterlerine uyduğu) ilişkin değerlendirme yapılabileceği, bu nedenle söz konusu yönetmeliğe göre meslekte kazanma gücü kaybı belirlenemeyeceği oy birliği ile mütalaa olunur.” yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.——Kliniğinden 06.04.2021 tarihli raporunda özetle, “—— oğlu, 26.08.1973 doğumlu ——- 04.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle hakkında düzenlenen belgelerin tetkikinde saptanan “bilateral radius distal kırığı” arızasının; 03.08.20)3 tarih ve ——-yayımlanan ve “Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği”ne ve bu yönetmelikte bahsi geçen 11.10.2008 tarih ve —— yayımlanan *Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği” eklerindeki tablolara göre hesaplandığında, 1. Meslek grup no. 1 kabul olunarak VİNİ (2b….30)A 434 (Bİ bileği ankilozu) olduğu, toplam kaybın %18.75 olduğu göz önüne alındığında bu oranın Y6 olduğu, olay tarihindeki 41 yaşına göre %6.1 (altı nakta bir) meslekte kazanma gücü kayıp oranına sahip olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3. Sürekli veya geçici bakıcı ihtiyacının olmadığı kanaatini bildirir rapordur.” yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
——Kliniğinden 14.02.2022 tarihli raporunda özetle, “—–oğlu, 26.08.1973 doğumlu —— 04.07.2015 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle hakkında düzenlenen belgelerin tetkikinde saptanan “bilateral radius distal kırığı” arızasının; ——sayılı 30.03.2013 Tarihli Özürlülük Ölçütü Sınıflandırılması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporuna göre hesaplandığında; 1. Sol El bileği; Şekil 2.6 (el bileği fleksiyon ve ekstansiyon kısıtlılığına göre üst ekstremite engellilik yüzdesi)” ya göre yüzde 2 engellilik oranına sahip olduğu, Şekil 2.7 (El bileği radial ve ulnar deviasyon kısıtlılığına göre üst ekstremite engellilik yüzdesi” ye göre yüzde 4 engellilik oranına sahip olduğu, toplam üst ekstremite engellilik oranının %6 olduğu, Tablo 2.3 (üst ekstremite engelliliğinin kişinin engellilik oranına dönüştürülmesi)” e göre kişinin engel oranının %4 olduğu, Sağ El Bileği; Şekil 2.7 (El bileği radial ve ulnar deviasyon kısıtlılığına göre üst ekstremite engellilik yüzdesi)’ ye göre yüzde 2 engellilik oranına sahip olduğu, Tablo 2.3 (üst ekstremite engelliliğinin kişinin engellilik oranına dönüştürülmesi)’e göre kişinin engel oranının %1 olduğu,——uygulandığında %5 (yüzde beş) engel oranıma sahip olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin 4 (dört) aya kadar uzayabileceği, 3.Sürekli veya geçici bakıcı ihtiyacının olmadığı kanaatini bildirir rapordur…” yönünde görüşlerini bildirmişlerdir.
Maddi tazminat talebi yönünden;2918 sayılı KTK’nun 85. maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün ünvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar. İşleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.” TBK’nun 49. maddesinde “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.” hükmü düzenlenmiştir. Aracın işleteni(maliki), kusursuz sorumluluk ilkelerine göre, sürücü ise haksız fiil hükümlerine göre, sigorta şirketi ise KTK 85 ve devamı maddeler gereğince poliçe ve sigorta hükümlerine göre meydana gelen zarardan sorumludur.Somut olayda, davacı 04/07/2015 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu oluşan maluliyete bağlı maddi ve manevi tazminat davası olduğu, 04/07/2015 tarihinde meydana gelen kazada davacının yaralandığı ve14/02/2022 tarihli —— raporuna istinaden %5 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme (geçici iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 4 aya kadar uzayabileceği, sürekli ve geçici bakıcı ihtiyacının olmadığının belirtildiği anlaşılmıştır.HMK 324 maddesinde; “Taraflardan her biri ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen avansı, verilen kesin süre içinde yatırmak zorundadır. Taraflar birlikte aynı delilin ikamesini talep etmişlerse, gereken gideri yarı yarıya avans olarak öderler.
(2) Taraflardan birisi avans yükümlülüğünü yerine getirmezse, diğer taraf bu avansı yatırabilir. Aksi hâlde talep olunan delilin ikamesinden vazgeçilmiş sayılır. ” denilmektedir.
Dosya kapsamında mahkememizce 09/06/2022 tarihli —— numaralı celsede verilen kesin süreye rağmen davacının eksik delil avansını ikmal etmediği ve celse talikine sebep olduğu anlaşılmış, bu sebeple yeniden bilirkişi ücreti yatırılması için süre verilmesi talebinin HMK 324/2 maddesi gereğince mümkün olmadığı değerlendirilmiş, 10/11/2022 tarihli ——- numaralı celsede bu yöndeki talebinin reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından süresi içerisinde bilirkişi ücretinin yatırılmaması sebebiyle maddi tazminat talebi yönünden aktüerya hesabı yapılamamıştır. Başka bir ifade ile davacı maddi tazminatını yöntemince ispat edemediği anlaşılmış, davacının sübut bulmayan maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Manevi tazminat talebi yönünden;
Ddava konusu kazanın davalı-sürücü—– sevki ve idaresindeki —– plakalı hususi otomobil ile —– istikametine seyir halinde iken ikinci şeritten aniden sağda bulunan —— ayrımlarına geldiğinde aracı ile sağa dönmesi souncu arkasından gelmekte olan ——plakalı motosiklet sürücüsü —– aracının ön kısmı ile önünde şerit değiştiren —– plakalı hususi otomobilin sağ arka tampon kısmına çarptığı, motosiklet sürücüsü arkasında yolcu olan ——ve motosiklet sürücüsü yere düşmesi sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, kaza tespit tutanağı, ——soruşturma sayılı dosyası, sunulan tüm deliller değerlendirildiğinde dava konusu kazanın meydana gelmesinde davalı-sürücü—— plakalı aracı ile 2018 sayılı KYTK 53/19 (Sağa dönüş kurallarına riayet etmemek) kusurunu işlediğini ve kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacı——- kazanın meydana gelmesinde bir kusurunun olmadığı değerlendirilmiştir.Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin hükmedeceği manevi tazminat miktarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi—— hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve —– sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır—— Karar sayılı ilamı)Tüm dosya kapsamı, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı , olay tarihi, olay sebebiyle davacıda oluşan maluliyet oranı dikkate alınarak, davacı lehine hakkaniyete uygun bir miktar manevi tazminata hükmedilmesi gerektiğine kanaat getirilmiş, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar——-müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketinin trafik sigortacısı olması ve manevi tazminatın ZMMS poliçesi teminatı kapsamında olmaması sebebiyle davacının sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
Maddi tazminat talebi yönünden;
1-Davacının maddi tazminat talebinin REDDİNE,
Manevi tazminat talebi yönünden;
2-Davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 20.000,00-TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 04/07/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar —- müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
3-Davacının sigorta şirketine yönelik manevi tazminat talebinin REDDİNE,
A-)Harç;
1-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 1.366,20-TL karar harcına karşılık dava açılırken peşin olarak alınan 170,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 1.195,42-TL harcın davalılar ——müştereken ve müteselsilen tahsiliyle hazineye irat kaydına,
B-)Vekâlet Ücretleri;
I)Maddi Tazminat davası yönünden;
1-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13 maddesindeki esaslara göre belirlenen 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalılara verilmesine,
II)Manevi Tazminat davası yönünden;
1-Davanın kabul edilen kısmı üzerinden, davacı lehine A.A.Ü.T. 10. maddesindeki esaslar uyarınca takdir edilen 9.200,00-TL vekâlet ücretinin davalılar—— müştereken ve müteselsilen alınarak, davacıya verilmesine,
2-Davalı ——- kendilerini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 10. maddesindeki esaslara göre belirlenen 9.200,00-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ——- verilmesine,
C-)Yargılama Giderleri;
1-Davacı tarafından yapılan; 27,70-TL başvurma harcı, 4,10-TL vekalet harcı, 469,59-TL tebligat ve müzekkere masrafı olmak üzere toplam 501,39-TL yargılama giderlerinin davanın kabul edilen kısmına isabet eden 200,56-TL yargılama giderinin davalılar —– müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
2-Davalı ——-tarafından yapılan 250,00-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 150,00-TL sinin davacıdan tahsili ile davalı —– ödenmesine, kalan tutarın davalı ——üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı —— tarafından yapılan 162,50-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 97,50-TL sinin davacıdan tahsili ile davalı —–ödenmesine, kalan tutarın davalı —— üzerinde bırakılmasına,
D-)Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,Dair, huzurda bulunan taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde ——Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı