Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2020/144 Esas
KARAR NO: 2023/281
DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 10/04/2020
KARAR TARİHİ: 16/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili —–adına kayıtlı olan—- model —- bedelle—– tarihinde satın aldıklarını, müvekkili ——- anlaşmanın yapıldığı tarih olan —— düzenleme tarihli 50.000(ellibin)- TL ve 60.000 (altmışbin)-TL olmak üzere 110.000 (yüzonbin)-TL 2 adet senedi araç teminat bedeli olarak davalı ——- verdiğini ve oğlu —- senetlere kefil olduğunu, müvekkili daha sonra aracın bedelini banka kanalıyla ödemiş olup, senetlerin bedelsiz kaldığını, ödemelerin hangi bankaya yapıldığı ile ilgili dekontları sunduklarını, müvekkili —–tarafından teminat senedi olarak verilen 50.000-TL’lik senedin ödeme günü olan 27.09.2017 tarihinde, “araç alım bedeli ” açıklaması ile ödemesini yapmış olduğunu, diğer 60.000-TL’lik senedin ise, borçlunun da kabulü ile parça parça ödemesini yapmış olup, senetlerin tüm karşılığını ödenmiş ve davalının elindeki senetler bedelsiz kaldığını, müvekkiline davalı tarafından aracın teslimi —– ayında gerçekleşmiş olup, müvekkili ödemeyi yaptığı sırada aynı zamanda aracın zilyetliğini de aldığını, müvekkili —–, tüm ödemeleri yaptıktan sonra ve—- teslim edip ruhsat devir işlemini yapması gereken zaman geldiğinde, müvekkiline ruhsat devri verilmediğini, müvekkiline satışı yapılan ancak ruhsat devri verilmeyen ——, muvazaalı takip sonrası müvekkilinin elinden alınarak, başka kişilere satıldığını, davalı —–yediemin deposundan kendisinin aldığını, bu —– bedelinin müvekkili —–tarafından ödendiğini ve tırı başkasına sattığını mahkeme ve savcılıktaki ifadesinde bizzat ikrar ettiğini, müvekkili ——-araç bedelini ödemesine rağmen hem satın almış olduğu —— devri verilmemiş, hem de bedelsiz senetler karşı taraf olan —– elinde kaldığını, müvekkili, bedelsiz kalan senetler ve dolandırıcılık sebebi ile —— Başsavcılığına şikayette bulunduğunu, müvekkili —–bedelsiz kalan bu senetler sebebiyle 30.10.2018 tarihinde savcılığa şikayette bulunmasına rağmen, şikayet dilekçesi sürüncemede kalmış olduğunu, hala bir işlem yapılmış olmadığını, davalının bu senetlere dayalı olarak müvekkili —– hakkında icra takibine giriştiğini, öncelikle ve ivedilikle teminatsız veya teminat mukabili olarak tedbiren —— icra dosyasında vezneye giren paranın alacaklıya ödenmemesine ve icra takibinin durdurulmasına, müvekkiline karşı başlatılan —– icra takibinin iptaline, davalı tarafından bedelsiz kalan senetlere dayalı açılan —— sayılı dosyasında, müvekkillerinin herhangi bir borcunun olmadığının tespitine, alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla, davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
SAVUNMA :Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili —— alacaklı olduğu, 05.08.2017 vade tarihli ve 60.000.-TL bedelli ve 27.09.2017 tarihli ve 50.000.-TLbedelli 2 adet senet alacağı vadesinde ödenmediğini ve—— usulüne uygun olarak yasal takip işlemleri başlatıldığını, her ne kadar dava dilekçesinde senetlerin teminat senedi olduğu ve araç alım bedeli açıklaması ile yapıldığı iddia edilen ödeme ile senetlerin bedelsiz kaldığı iddia edilmişse de senetlerin teminat senedi olmadığını, söz konusu senetler teminat senetleri olmamakla ve kabul anlamına gelmemekle birlikte teminat senetleri olsaydı dahi kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile takibe konulması halinde, borçlu tarafından icra mahkemesine başvurularak takibe konu senedin teminat senedi olup kambiyo vasfını haiz olmaması nedeniyle takibin iptali talep edilmesi gerektiğini ve söz konusu itirazın süresi ise ödeme emrinin tebliğinden itibaren beş gün olduğunu, borçlu(davacılar) tarafından işbu yasal süre geçtikten sonra İcra Hukuk Mahkemesine yapılan başvuru,——- Kararla reddedildiğini, dava konusu senetlerin araçların çalışma bedeli ve hasar bedeli olarak alındığını, araç satışı için taraflar arasında ayrı bir sözleşme yapıldığını ve satış sözleşmesinde ilgili senetlere ve miktara ilişkin herhangi bir ibare bulunmadığını, bunun yanında satış sözleşmesinde satış bedelinin 01.10.2017 tarihinde ödeneceği düzenlenmiştir ancak dava konusu senetlerin vade tarihleri farklı olduğunu, davacı tarafın tedbir talebinin yukarıda açıklanan gerekçelerle—– sayılı dosyasından verilen kararla reddedilmesinin hemen akabinde kötüniyetli olarak huzurdaki davayı açtığını, 10.04.2020 tarihli tensip tutanağının ——- teminat yatırılması halinde icra veznesine girecek paranın alacaklısına ödenmemesi konusunda ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmişse de, icra takibi açıldıktan sonra icranın durdurulması ve icra veznesine yatacak paranın alacaklıya ödenmemesi için icra kapak hesabının tamamının icra dairesine, alacağın %15’inin de mahkeme veznesine teminat olarak yatırılması gerektiğini, bu nedenle öncelikle haksız olarak verilen ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini, mahkemece kabul edilmemesi halinde teminatın tamamlatılmasına karar verilmesini, arz ve izah edilen ve sayın mahkemece resen görülecek nedenlerle, söz konusu davada davacılar tarafından iddia ve talep edilen hususlar mesnetsiz olduğundan ve—— dosyası ile usulüne uygun olarak başlatılan icra takibi müvekkilin haklı alacağına yönelik olduğundan, davacının dava dilekçesini kabul etmediğimizi beyan eder, davacıların borçlu olduğunun tespiti ile, haksız ve mesnetsiz davanın reddine ve takibin devamına, davacıların kötüniyetle hareket ederek takibe itiraz ettikleri sabit olduğunda alacağın %20’sinden aşağı olmamak kaydıyla müvekkil lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ve 22.04.2020 tarihli ara kararından rücu ile ihtiyati tebdir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, kambiyo senedine (bonoya) dayalı menfi tespit talebine ilişkindir.
Davacı, dava konusu senetlerin —– haricen alım satımı için teminat olarak verildiğini, dava konusu —– davacılara ruhsat devrinin yapılmadığını, dava konusu bonoların bedelinin davalıya banka kanalı ile ödendiğini, dava konusu bonoların bedelsiz kaldığını buna rağmen davalı tarafça —– sayılı takip dosyası ile icra takibine geçildiğini, bu sebeple dava konusu senetler sebebiyle borçlu olmadığının tespitine, —— takip dosyasının iptaline ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı, davacı tarafın dava konusu senetlerin teminat senedi olarak verildiğini ve senetlerin ödenmesi sebebiyle bedelsiz kaldığına ilişkin beyanlarını kabul etmediğini, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda yazılı yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları incelenmiş, yargılama sırasında 28/02/2018 tarihinde kabul edilen 7101 sayılı kanunun 61. maddesi ile 6102 sayılı T.T.K.’nın 4. maddesinin 2. fıkrasının değiştirilmesi sebebiyle basit yargılama usulüne geçilmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasında deliller toplanmış, —–dosyası, —- dosyası,—- üzerinden celp edilerek dosya içerisine alınıp incelenmiş, —– Başkanlığına, —- Müdürlüğüne, —- Müdürlüğüne,—– Başkanlığına,—- Başkanlığına,—— Başkanlığına müzekkereler yazılarak davacıların ve davalının kayıtları celp edilmiş ve dava sonuçlandırılmıştır.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 72.maddesi gereğince borçlu icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu olmadığını ispat için menfî tespit davası açabilir. Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur ——–
İspat yüküne ilişkin bu genel kural, menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır. Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.
Menfi tespit davasında borçlu ya borçlanma iradesinin bulunmadığını ya da borçlanma iradesi bulunmakla birlikte daha sonra ödeme gibi bir nedenle düştüğünü ileri sürebilir. Borçlu borcun varlığını inkar ediyorsa, bu durumlarda ispat yükü davalı durumunda olmasına karşın alacaklıya düşer. Borçlu varlığını kabul ettiği borcun aslında bulunmadığını ileri sürüyorsa, bu durumda doğal olarak ispat yükü kendisine düşecektir.
Usul hukukumuzda senede karşı senetle ispat zorunluluğu ilkesi kabul edilmiştir. Senede bağlı olan her çeşit iddiaya karşı def’i (savunma) olarak ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler, HMK’nin 201.maddesinde düzenlenen miktardan az bir miktara ilişkin olsa bile tanıkla ispat olunamaz; ancak senet (kesin delil) ile ispat edilebilir. —-
Taraflar arasında —–marka —— haricen alım satımı yapıldığı ihtilafsızdır. Davacı haricen yapılan araç satışı sırasında teminat olarak verilen dava konusu 2 adet bononun dava konusu aracın devrinin yapılmaması sebebiyle bedelsiz kaldığını ve borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmektedir. Somut olayda anılan hususların davacı tarafça ispat edilmesi gerekmekte olup ispat yükü davacı taraftadır.
Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, taraf iddia ve savunmaları ile bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde; —– sayılı ilamı ile kesinleşen —– sayılı ilamı gereğince davacı —- ile davalı arasında —— marka ——- haricen satımı sebebiyle adi sözeleşme imzalandığı, araç satım sözleşmesinin şekil şartına aykırı olması sebebiyle geçersiz olduğu ve davacı —– davalıya ödemiş olduğu araç satım bedelini sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında iadesini talep edebileceği, —- dosyası ile davalı —– soruşturma sayılı dosyasında —- tarihinde vermiş olduğu ifadesi dikkate alındığında dava konusu senetlerin davacılar tarafından davalıya —– marka ——satımı sebebiyle teminat olarak verildiği, dava konusu aracın davalı tarafından devrinin yapılmaması sebebiyle senetlerin bedelsiz kaldığı ve davacıların menfi tespit taleplerinin yerinde olduğu anlaşılmış, davanın kabulüne, davacıların, davalıya ——– sayılı takip dosyasından dolayı borçlu olmadığının tespitine ve anılan icra takibinin iptaline karar verilmiştir.
Menfi tespit davalarında 2004 sayılı İİK 72/IV ve 72/V maddeleri uyarınca tazminata hükmedilebilmesinin ön koşulu; gerek açılmış icra takibinin durdurulması gerekse icra veznesine yatan paranın alacaklıya ödenmemesi hususunda ihtiyati tedbir kararı verilmiş ve bu kararın uygulanmış olmasıdır.—— Ayrıca İİK 72/V maddesi kapsamında davacı/borçlu tarafından kötüniyet tazminatı talep edilebilmesi için davalı/alacaklı tarafından yapılan takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun ispat edilmesi gerekmektedir. Eldeki dosya bakımından —- sayılı dosyası ile davalı —– soruşturma sayılı dosyası — tarihinde vermiş olduğu ifadesi dikkate alındığında davalının kötüniyetli olduğu,—– müzekkere cevabında tedbir kararının uygulandığı anlaşılmakla davacının tazminat talebinin yerinde olduğu anlaşılmış, davacıların tazminat talebinin kabulü ile menfi tespite konu asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
DAVANIN KABULÜNE,
1-Davacıların, davalıya ——-sayılı takip dosyasından dolayı BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE ve anılan icra takibinin iptaline,
2-Davacıların tazminat talebinin kabulü ile menfi tespite konu asıl alacağın %20’si oranında kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3-Alınması gerekli karar harcı 9.222,51-TL’den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.878,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 7343,98-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafça yatırılan 1.878,53-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacılar tarafından yapılan 54,40-TL başvuru harcı, 7,80-TL vekalet harcı, 198,90-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 261,10-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. 13. maddesindeki esaslara göre belirlenen 21.251,46-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
8-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca ilgili tarafa iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde —— Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.16/03/2023