Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2022/799
KARAR NO: 2023/274
DAVA : İTİRAZIN İPTALİ (TİCARİ SATIMDAN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ: 20/10/2022
KARAR TARİHİ: 24/03/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında montaj – temizlik ilişkisinin söz konusu olduğunu, davacının anlaşılacağı üzere davalıya montaj-temizlik işini yaptığını, bu iş bedelinin —- olduğunu, bu işe ilişkin olarak düzenlenen ——- tarihli tespit raporunun bulunduğunu, —– davalı tarafa yapıldığını ve davalı tarafça herhangi bir ayıplı mal bildirimi yapılmadığı ve yasal süre içerisinde faturaya itirazda bulunmaması rağmen borcun davacıya ödenmediğini, bu nedenle —— sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalı tarafın dilekçesinde, ”alacaklı tarafa herhangi bir borcu bulunmadığını, alacaklı ile arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını’’ beyan ederek borca ve ferilerine itiraz ettiğini beyan ederek, davalının kabulü ile —– sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile icra takibinin fatura tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek mevduata uygulanan en yüksek ticari faiz ile devamına, davalının alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; —— yönlendirilen icra takibi ve dava açısından taraf ehliyetleri olmadığından İcra takibinin iptalini ve davanın usulden reddini, —– borçlarından sorumlu olmayıp, sadece taahhüt ettikleri esas sermaye paylarını ödemekle ve şirket sözleşmesinde öngörülen ek ödeme ve yan edim yükümlülüklerini yerine getirmekle yükümlü olduklarını, şirket borçlarına karşı ortaklar kendi mal varlıkları ile sorumlu olmadıklarını, davacı, hiç bir alacağı olmadığı halde davalılar aleyhine —— dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, icra takibine dayanak olarak belge de sunulamadığını, bu takip alacaklı gözüken tarafça haksız, mesnetsiz ve kötü niyetle başlatılmış bir takip olduğunu, davacı taraf icra dosyasında borcun sebebini işçilik alacağı olarak gösterdiğini, taraflar arasında bu yönde—–bir sözleşme ve borç ilişkisi bulunmadığını, davacı taraf ile daval—- arasında;——-adresinde yer alan yapının tüm bina mobilyası olarak mutfak dolabı, banyo dolabı, kombi dolabı, kapılar, su saati kapaklarının takılması hususunda yapım ve malzeme bedeli olarak ——– üzerinden götürü usül, anahtar teslimi sözlü anlaşma yapıldığını, davalılar aleyhine yapılan icra takibinde takip talebi incelendiğinde; alacak kalemlerinin —– ana işçilik alacağı, —— işlemiş faiz ve — yargılama gideri olduğu görüleceğini, tüm bu alacağa delil olarak ise —- sayılı kararı delil gösterildiğini, işçilik alacağı olarak gösterilen —– tutarında bir alacak yoktur, bu miktarda alacağın varlığını ispat eder herhangi somut delil de olmadığını, taraflar arasında işçilik anlaşması da olmadığını, talep edilen alacak miktarı yazılı delille ispat zorunluluğu kapsamında olduğunu, buna ilişkin fatura, sözleşme, dekont sunulmadığını, davacı huzurdaki davayı “ticari iş” kategorisine sokarak davayı huzurdaki Ticaret Mahkemesinde ikame ettiğini, ancak bilindiği üzere ticari işlerde temel ispat aracı yazılı kesin deliller olduğunu, davacı alacaklı olduğunu iddia ettiği alacak tutarınca fatura tanzim etmemiş, bu faturayı yasal süresi içerisinde davalı şirkete tebliğ etmemiş ve davalı şirketin ticari defterine işlenmesine yahutta faturayı iade suretiyle itiraz edilmesine olanak sağlamadığını, bu aşamaları tamamlamamış ticari alacaktan söz edilemeyeceğini, davacı taraf dilekçesinde icra inkar talebinde bulunduğunu, asla borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte, alacak likit olmadığından, alacağın var olup olmadığı ve miktarı belirsiz olup yargılama yapılmadan belirlenemeyeceğinden icra inkar tazminatı talep edilemeyeceğini, davacının haksız ve fahiş faiz talebine de itiraz ettiğini, taraflar arasında borcun ödenme tarihi açık ve net olarak belirli olmadığından ve faiz türü de kararlaştırılmadığından davacının talebi olan reeskont faizi de kabul edilemeyeceğini, bahsedilen nedenlerle, dosya kapsamından ve dosyadaki delillerden anlaşılacağı üzere; haksız, mesnetsiz usul ve esas açısından hukuka aykırı davanın reddine, kötü niyetli icra takibinde bulunan davacı aleyhine davalılar lehine İcra ve İflas Kanunun 67/2. maddesi uyarınca %20 ‘den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı yan üzerine yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava —- olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.’nın 5. maddesine göre; Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Dava, taraflar arasındaki montaj-temizlik işinden kaynaklı fatura alacağının tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacının tacir araştırmasına ilişkin müzekkerelere yanıt verilmiş olduğu, ilgili müzekkerelerden; davacının esnaf kaydının bulunmadığı, —- bulunmadığı, —- tarih itibariyle resen terk olduğu ve bu tarihten itibaren herhangi bir ticari faaliyeti olmadığından işletme hesabına göre defter tutmadığı bildirilmiştir. Gelen müzekkere cevaplarından davacının tacir olmadığı anlaşılmaktadır.
Sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, gelen cevabi yazılardan davacının tacir olmadığı, her iki tarafı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı, Mahkememizin görevsizliği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Davaya bakmaya Mahkememiz görevli olmadığından dava şartı yokluğu sebebiyle davanın USÛLDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmaya ——Asliye Hukuk Mahkemesi’nin GÖREVLİ OLDUĞUNUN TESPİTİNE,
3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 20/1 maddesi uyarınca,kararın kesinleştiği tarihten itibaren 2 hafta içinde taraflardan birinin Mahkememize başvurması halinde dosyanın görevli —–Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dosyanın görevli Mahkemeye gönderilmesi için başvurulmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğine,
4-Yargılama giderinin görevli Mahkemece değerlendirilmesine,
Dair, davacı vekilinin, davalılar vekilinin ve davalı asilin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ——- Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı. 24/03/2023