Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/419 E. 2023/536 K. 20.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/419
KARAR NO : 2023/536

DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/09/2020
KARAR TARİHİ : 20/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalının davacının abonesi olduğunu, davalının sözleşme adresinde sağlanan enerji bedeline karşılık
olan tüketim fatura bedellerini günü geçmiş olmasına rağmen ödemediğini, tüketim faturalarını ödemeyen davalı hakkında—- İcra Müdürlüğünün—–sayılı dosyasıyla
ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun ise verdiği itiraz dilekçesi ile işbu icra takibine kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, davalının tükettiği elektrik bedelini ödemediği gibi yapılan icra takibine de itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiğini belirterek yapılan takibe yönelik davalının haksız ve yersiz itirazının iptali ile asıl alacağa uygulanacak %16,80 yıllık 6183 sayılı yasa gereği değişecek
oranlar üzerinden gecikme zammı, işbu gecikme faizi tutarına işleyecek %18 katma değer vergisi ile birlikte takibin devamına, davalının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafından başlatılan takip ve takip konusu borcun taraflarına ait olmadığını, bu nedenle davacı tarafından gönderilen icra takibine itiraz edildiğini, davacı tarafından yollanan icra takibinde müvekkili şirketin merkezinin “— Mahallesi—- Caddesi, No:—- olduğunun belirtildiğini, söz konusu adresin müvekkili şirketin adresi olmadığını, müvekkili şirketin —–ilinde belirtilen adresten başkaca bir adreste şubesinin bulunduğunu ancak müvekkile ait olan şubenin
adresinin icra takibinde belirtilen adres olmadığını, müvekkili şirketin merkezinin adresinin “—-Cadde No:—–” olduğunu, dolayısıyla söz konusu icra takibinde
belirtilen adreste müvekkili şirkete ait ve dava dilekçesine konu olan bir enerji tüketimi söz konusu olmadığından müvekkili şirkete yükletilebilecek bir borcun mevcut olmadığını belirterek haksız ve hukuk aykırı iddia ve beyanlarla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hukuki niteliği itibariyle abonelik sözleşmesinden kaynaklı alacağa ilişkin başlatılan —-İcra Müdürlüğünün ——. Sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Feragat etme yetkisi bulunan davacı vekili Av. —–tarafından 29/05/2023 tarihli dilekçe ile işbu davadan feragat edildiği bildirilmiştir (Önceki tarihlerde feragat dilekçesi sunan ve feragat beyanında bulunan diğer davacı vekillerinin, vekaletname kontrolünde feragat etme yetkilerinin bulunmadığı anlaşılmıştır.).
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307 ve devamı maddelerinde düzenlenen feragat, davacının talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Aynı Kanunun 309. maddesinde “(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (3) Kısmen feragat veya kabulde, feragat edilen veya kabul edilen kısmın, dilekçede yahut tutanakta açıkça gösterilmesi gerekir. (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.” düzenlemesi bulunmaktadır. Bu itibarla, feragatin hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığından ve davacı vekilinin incelenen vekaletnamesinde feragat etme yetkisinin bulunduğu anlaşıldığından açılan davanın feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Alınması gerekli 179,90-TL harcın peşin alınan 54,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 125,50-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 2.185,54-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-6325 Sayılı Kanun’un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
7-Artan gider avansı bulunması ve talep etmeleri halinde gider avansının ait olduğu tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar KESİN olmak üzere açıkça okundu, usulen anlatıldı.