Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/325
KARAR NO : 2023/538
DAVA : Menfi Tespit
DAVA TARİHİ : 02/03/2011
KARAR TARİHİ : 20/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketten kiralamış olduğu —-Bulvarı 38 ada, Ada — No: —-adresindeki teras katta—– Restoran adı altında bir iş yeri açtığını, bu iş yerinin bir yıllık kira karşılığı olarak davalı şirkete çekler verdiğini ve banka havalesi yoluyla ödemeler yaptığını, dekont suretlerini sunduklarını, kiralama sonrasında iş yeri ruhsatı almak üzere belediyeye müracaat ettiğinde kiralanan yerin davalının mülkiyetinde olmadığını öğrendiğini, bu nedenle işletme ruhsatı alınamadığını, bunun sonucunda davacının zorunlu olarak işine son vererek iş yerini tahliye etmek zorunda kaldığını, bu durumda davalı şirketin kendisinin olmayan bir mülkü davacıya kiralayarak geçersiz bir kira akdi tesis ettiğini, bu durumun tahliyeden önce davalıya anlatıldığını ve ödenen çek bedellerinin geri istendiğini, ayrıca ödenmeyen çeklerin iptal edilmesini istediklerini, davalının bunun kabul ettiğini, ancak aldığı paraları ve çekleri iade etmekten kaçındığını, ödenmeyen çeklerin davalı tarafça tahsile konulmadığını ancak iade de edilmeyip davacıyı oyaladığını, Ocak ayında savcılıktan gelen bir mahkumiyet evrakı üzerine davalı şirketin bu çekleri şikayet ettiğini öğrendiğini, bunun üzerine davalı şirketle yapılan görüşmelerden de sonuç alamadıklarını belirterek kira sözleşmesinin haklı sebeplerle feshedilmiş olması nedeniyle davalı nezdinde bedelsiz kalan çeklerin davacıya iadesine, çekler karşılığı yapılan ödeme toplamı olan 25.750-TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili; davaya yanıt vermemiş, yargılamanın sonraki aşamalarında beyan dilekçesi sunmuş ve duruşmadaki beyanında davanın reddini istemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hukuki niteliği itibariyle, kira sözleşmesine istinaden verilen çekler ve yapılan ödemelerle ilgili olarak, sözleşmenin haklı nedenlerle feshedildiği iddiası ile davalıya yapılan ödemelerin istirdadı ve henüz ödenmeyen çekler için davacının davalıya borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Eldeki dava 02/03/2011 tarihinde—–Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde —– Esas sayı ile açılmış ve yargılamaya yazılı usulde devam edilmiştir. 08/09/2011 tarihli ilk celseye davacı tarafın gelmemesi nedeniyle 1. kez dosya işlemden kaldırılmıştır. Davacı vekilinin 03/10/2011 tarihli yenileme dilekçesine istinaden yargılamaya devam edilmiştir.Mahkememizin 04/12/2014 tarih ve —- Esas —- Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay —-Hukuk Dairesi’nin —- Esas —- Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay’ın bozma kararından sonra dava dosyası —– Esas sayı ile devam etmiştir. Mahkememizin 17/04/2018 tarih ve —- Esas—– Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay —-. Hukuk Dairesi’nin—- Esas—- Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına karar verilmiş, davalı vekilinin karar düzeltme talebi üzerine Yargıtay —- Hukuk Dairesi’nin —– Esas—–Karar sayılı ilamı ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.Yargıtay’ın bozma kararından sonra dava dosyası —–Esas sayı ile devam etmiştir. 12/04/2022 tarihli celsede davacı vekilinin mazeretinin reddine karar verilmiş ve davalı vekilinin dosyayı takip etmediğini beyan etmesi üzerine dava dosyası 2. Kez işlemden kaldırılmıştır. Davacı vekilinin 18/04/2022 tarihli dilekçesine istinaden yargılamaya devam edilmiştir.20/06/2023 tarihli celsede davacı vekilinin, bir önceki celsede hazır olması nedeniyle duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde gelmediği, herhangi bir mazeret de bildirmediği anlaşılmış ve davalı vekili tarafından da davayı takip etmedikleri beyan edilmiştir.15/03/2018 tarihinde —–yayımlanarak yürürlüğe giren 7101 Sayılı Kanun’un 61. maddesi ile değişen 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 4/2 maddesine göre dava, değeri itibariyle basit yargılama usulüne tabi olmasına rağmen somut dava kapsamında bu yönde bir ara karar kurulmadığından yazılı yargılama usulüne göre devam edildiği anlaşılmıştır.
HMK’nın 150/6 maddesine göre yazılı yargılama usulünde işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır. Somut dava ise; daha önce iki kere işlemden kaldırılmış ve yenilenmiş olup davacı vekilinin 20/06/2023 tarihli celseye katılmaması ve davalı vekilinin de davayı takip etmediklerini beyan etmesi üzerine iki kere yenilemeden sonra dava 3. Kez takipsiz bırakılamayacaından HMK 150/6 maddesi gereği davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere,
1-Davanın iki kereden fazla takipsiz bırakıldığı anlaşılmakla AÇILMAMIŞ SAYILMASINA
2-Alınması gerekli 179,90 TL harcın peşin alınan 879,90-TL harçtan mahsubu ile artan 700,00-TL harcın talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafça masraf yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7/2 maddesine göre 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Yargıtay kanun yolu açık olmak üzere davalı vekilinin yüzüne karşı davacı vekilinin yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.