Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/230 E. 2023/145 K. 21.02.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/230
KARAR NO : 2023/145

DAVA : İtirazın İptali (Ticari SatımdanKaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/03/2022
KARAR TARİHİ : 21/02/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Fatura ve cari hesap ilişkisine dayalı olarak davalı aleyhine —- İcra Müdürlüğü’nün —– Esas sayılı takip dosyası ile icra takibine geçildiğini, davalı tarafın bu icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, davacı şirketin satmış ve teslim etmiş olduğu ürünlerin parasını alamadığını, dosyaya sunulan faturalar, irsaliyeler ve BA-BS formları ile bu hususun sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle davalının itirazının iptaline, takibin devamına, haksız ve kötüniyetli itirazları nedeniyle
asıl alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı şirket aleyhine—- İcra Dairesi —- Esas sayılı dosyasında icra takibi başlatıldığını, söz konusu icra takibine itiraz edildiğini, müvekkili şirketin söz konusu icra dosyası açılmadan önce davacı şirket ile görüşmeler yaptığı, fakat miktar konusunda anlaşmanın sağlanamadığını, müvekkili şirketin kötüniyetli olarak ödeme emrine itiraz etmediğini, aksine iki taraf arasında ödeme miktarı konusundaki uyuşmazlığı lehine yorumlayarak davalı şirket aleyhine icra takibi başlatan davacı şirketin kötüniyetli şekilde hareket ettiğini, açıklanan nedenlerle davacının itirazın iptali talebinin ve icra inkâr tazminatı talebinin reddine, icra takibi konusu olan meblağın %20’sinden aşağı olmamak üzere davacı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davacı tarafa yükletilmesine karar
verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; hukuki niteliği itibariyle davacı tarafça fatura alacağına istinaden başlatılan —-İcra Müdürlüğünün—–Esas sayılı icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
Davacı vekili 21/02/2023 tarihli duruşmadaki beyanında; davalı taraf ile sulh olunduğunu, kendilerine ödeme yapıldığını, bu nedenle davanın sulh olunması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını belirtmiş ve arabuluculuk ücretinin karşı tarafa yüklenmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 20/02/2023 tarihli dilekçesi ile; davacı taraf ile sulh olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiş, dilekçe ekinde 20/02/2023 tarihli Sulh Sözleşmesi başlıklı belgeyi sunmuştur. Söz konusu sulh sözleşmesi incelendiğinde; davalının davacıya ödeme yapacağı, mahkemece arabuluculuk ücreti ödemesi takdir edildiğinde bu ödemenin davalı tarafça yapılacağının yazıldığı göülmüştr.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 313 ve devamı maddelerine göre sulh, görülmekte olan bir davada, tarafların aralarındaki uyuşmazlığı kısmen veya tamamen sona erdirmek amacıyla, mahkeme huzurunda yapmış oldukları bir sözleşmedir. Sulh, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri uyuşmazlıkları konu alan davalarda yapılabilir. Sulh, hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabilir. Sulh, ilgili bulunduğu davayı sona erdirir ve kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurur. Mahkeme, taraflar sulhe göre karar verilmesini isterlerse, sulh sözleşmesine göre; sulhe göre karar verilmesini istemezlerse, karar verilmesine yer olmadığına karar verir. Taraf vekillerin beyanları ile tarafların sulh oldukları, vekaletnamelerinde de sulh ve feragat yetkilerinin bulunduğu görülmüştür. Tarafların sulh olduğu ve karşılıklı olarak yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından davanın konusuz kaldığı anlaşılmış ve konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmiştir. HMK’nın 331/1 maddesine göre davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkim, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmeder. Tarafların karşılıklı yargılama gideri ve vekalet ücreti talepleri olmadığından aleyhe yargılama gideri ve vekalet ücreti yükletilmemiştir. 6325 Sayılı Kanun’un 18-A/13. bendi uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden sayıldığından ve HMK 331. Madde gereğince tarafların baştaki haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilmesi gerektiğinden, davalının davacıya ödeme yaparak tarafların sulh olduğu ve taraflar arasındaki sulh sözleşmesinde arabuluculuk ücretinin davalı tarafından ödeneceğinin belirtildiği nazara alınarak arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından konusuz kalan davada ESAS HAKKINDA KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,
2-Harçlar Kanunu’nun 22. Maddesi gereği 2/3 oranında alınması gerekli 119,94-TL harcın peşin alınan 507,85-TL harçtan mahsubu ile bakiye 387,91-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Tarafların karşılıklı vekalet ücreti ve yargılama gideri talepleri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
5-6325 Sayılı Kanun’un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.560,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine,
6-Artan gider avansı bulunması ve karar kesinleştiğinde talep etmesi halinde gider avansının yatıran tarafa iadesine,Dair, Gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı.