Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi 2019/166 E. 2023/528 K. 20.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/166
KARAR NO : 2023/528

DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/01/2019
KARAR TARİHİ : 20/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının —- ilçesinde evinde oturduğu bir sırada akşam saatlerinde güvenlik görevlilerinden öğrendikleri cep telefonundan arayarak davacının kardeşi ile ilgi konuşaklarını söylerek evlerinin karşısındaki börekçiye çağırdıklarını ve orada aile tehdidi altında zorla 30.000,00TL’lik senet aldıklarını, bu olaydan dolayı davacının savcılığıa başvuruda bulunduğunu ve savcılığın başvuru ile ilgili —- verdiğini, —-. İcra Müdürlüğünün —– esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını belirterek davalı tarafından davacıdan zorla alınan 18/10/2018 düzenleme tarihli 15/10/2018 ödeme günlü 30.000,00 TL lik senetten dolayı davalıya herhangi bir borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle ;Davacı tarafın aleyhimize açtığı menfi tespit davası görevsizlik kararıyla Sayın Mahkemenize geldiğini, senette yazılı borcunun bulunmadığını, müvekkilim ve beraberindekilerin davacıya zorla senet imzalattırdığını, buna ilişkin görüntü kayıtları olduğunu iddia etmiş ve borcun olmadığının tespitini talep ettiğini, açılan işbu dayanaksız, haksız ve delilsiz davanın reddi gerektiği, müvekkili ile davacının kardeşi —– ilinde birlikte ticaretle uğraşmış ve aynı ofisi kullanmış olup bu sebeple de müvekkilin bilgisi ve onayı olmaksızın müvekkile ait kasadan 30.000 TL miktarında parayı alarak işten ayrıldığını, müvekkilinin araştırması ve yakınlarına sorması neticesinde abisinin yanında olduğunu öğrenmiş ve ortak arkadaşları vasıtasıyla abisiyle yüz yüze görüşmek istediğini, bu sebeple de abisi ile iletişime geçmiş yüz yüze görüşmek için —– Börekçisinde buluşup oturduklarını, davacı taraf, görüşmede müvekkilimin alacağında haklı olduğunu, daha önce de bir çok alacaklının kendisi ile görüştüğünü, kardeşinin borcunu kendisinin üstlendiğini söylemiş, bunun üzerine ödeme aracı olarak bono niteliğinde senet verdığını, senedin ödenmemesi sebebiyle de —– İcra Müdürlüğü’ nün —-Esas sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davacı herhangi bir itirazda bulunmamış, dosya kesinleştiğini, her ne kadar davacı senedin zorla imzalatılıp alındığını iddia etse de, —– Cumhuriyet Başsavcılığı’ na yapılan suç duyurusu akabinde gerçekleştirilen tahkikat sonucunda takipsizlik kararı verildiğini, Müvekkilin atılı suçu işlemediği sonucu ortaya çıkmıştığını, bu sebeple haksız açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE: Dava, hukuku niteliği itibariyle Menfi Tesbit davasına ilişkindir.Dosyanın —–Asliye Hukuk Mahkemesinin görevsizlik kararı ile Mahkememiz esasına kaydı yapılarak, yargılamaya devam olunmuştur.Mahkememizce taraflara usulüne uygun tebligat yapılmış,—-Cumhuriyet Başsavcılığı’nın —– Sayılı soruşturma dosyasının Uyap sureti, 18/09/2019 tarihli kamera görüntüleri üzerinden yapılan bilirkişi incelemesi, —–. İcra Dairesinin —-sayılı icra dosyası dosyamız arasına alınmıştır.—–Cumhuriyet Başsavcılığı’nın —- Sayılı soruşturma dosyasında—– kararı verildiği görülmüştür.
Hak düşürücü süreyi düzenleyen Türk Borçlar Kanununun 39. maddesi ”yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır” hükmünü içermektedir.
Tanık —- beyanında: Ben —–çok eski yıllardan tanırım, bir dönem ben tarihi eser arıyordum, —– benim bu işle ilgilendiğimi biliyordu, —–bölgesi tarihi eser yönünden zengin olduğundan, kendisi beni aradı, bir define arama dedektörü olarak yanıma gelmek istediğini söyledi, bende gelmesini söyledim, yanında yaşlı bir amcayla geldi, iki gün misafirim oldular, —— ile birlikte define aradık, daha önceden silahla vurulmuştuk, rahatsızdım, daha fazla devam edemeyeceğimi beyan ettim,—– tartışmaya başladık, tartışma sebebimiz ise —– ben bu cihazı kiraladım, parasını çıkarmadan buradan gidemem dedim, bende devam edemeyeceğimi söyledim, —- ben bu makinayı kiralamak için tefecilerden para aldım, eğer para vermezsen, tefecileri üzerine salarım, dedi, bana makinayı on beş bin liraya kiraladığını söylemişti, günler sonra —-yanıma geldi, —– alacağı olduğunu ve benim ödemem gerektiğini söyledi, bende bu kişiye kendisini tanımadığımı alacağı varsa —- almasını söyledim, o da bana ben bu parayı senden almasını bilirim, —- üzerine salacağım dedi, o saatten sonra beni hiç kimse arayıp sormadı, sosyal medya üzerinden abime ulaşılıyorlar, bir akşam üstü oturmuş olduğu siteye geliyorlar, davalı yanında bulunan kişilerle abimden zorla senet alıyor, abimde ertesi sabah bu kişilerden şikayetçi oluyor, karşı tarafın benden bir alacağı yoktur, buna ilişkin bir belge de sunamamaktadır, demiştir.
Tanık—- Soruşturma dosyasındaki beyanında: Bana sormuş olduğunuz olayı hatırlıyorum. —- sayılı yerde bulunan —-Börekçisi isimli iş yerime tarihi tam olarak hatırlamıyorum ama bir birbuçuk sene kadar önce bir akşam üstü 3 şahıs geldi oturdular. Birini aradılar biraz sonra —- sitesinde ikamet ettiğini bildiğim ve kendisini müşterim olmasından dolayı tanıdığım fakat ismini bilmediğim bir şahıs geldi. Bu 3 kişinin olduğu masaya oturdu, tokalaştılar, gelen şahısa, oturan şahıslar ” biz ağabeyine ulaşamıyoruz, ağabeyinin borcu var, sana ulaştık,” o da “ağabeyimin borcunu biliyorum, kefilim, ben vereceğim” dedi, şahıslar ” nasıl vereceksin ” diye sordular, o da “isterseniz senet imzalayalım” dedi, daha sonra şahıslardan bir tanesi yerinden kalktı bana kırtasiyenin yerini sordu, bende aşağıda olduğunu söyledim, ne yapacağını sordum, senet alacağını söyledi, daha sonra elinde bir senetle geldi, masaya oturdu, senedi doldurdular,—- sitesinden gelen şahıs senedi imzalamadan önce ben kendisine bir sıkıntımı var diye sorduğum da bir sıkıntı yok ağabeyim borçluymuş bende bu borcu ödeyeceğim dedi, senedi imzaladı daha sonra şahıslar iş yerimden ayrıldılar. Zorla senet imzalattırılması gibi bir olay olmadı, ben bu şahısları ismen tanımam, şahsi olarak ta tanımam, sadece binadan çıkıp gelen şahıs komşumuz olması sebebiyle görmüşlüğüm vardır. Bütün şahıslar senedi doldurduktan sonra gayet memnun bir şekilde oradan ayrıldılar, demiştir.

Toplanan deliller ve tüm dosya kapsamından: Dava, korkutma hukuksal nedenine dayalı menfi tespit davası istemine ilişkindir. Davacı tarafından takibe dayanak bononun kayıtsız ve şartsız muayyen bir bedeli ödemek vaadini taşımadığı iddiasında bulunulmuştur.Soruşturma dosyası, tanık beyanları ve tüm deliller değerlendirilmiş, tanık —–beyanına itibar edilerek davacı tarafın senedi davalının tehdit ve zorlamasıyla imzaladığına dair görgüye dayalı bilgi veya delil olmadığı, bu nedenle davacının korkutma iddiasını ispat edemediği anlaşılmıştır.
6100 sayılı HMK 201.maddesinde “Senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler ikibinbeşyüz Türk Lirasından az bir miktara ait olsa bile tanıkla ispat olunamaz.” düzenlemesi mevcuttur.
Bononun bedelsiz olduğu hususu yukarıda belirtilen kanun kapsamında senetle ispat edilemediğinden bononun bedelsiz olduğuna ilişkin davanın kesin delillerle ispatlanamaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
3-Alınması gerekli 179,90-TL harcın peşin alınan 512,33-TL harcın mahsubu ile bakiye 332,43‬- TL’nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılmış olan gider avansı bakiyesinin, karar kesinleştiğinde HMK. 333. maddesi uyarınca davacıya iadesine,
6-Davalı tarafından sarf edilen yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesin yer olmadığına,
7-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre takdir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Kanun’un 18-A/13. bendi uyarınca Adalet Bakanlığı tarafından karşılanan 1.320,00-TL zorunlu arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir olarak kaydedilmesine, Dair; karar davacı vekilinin yüzüne, davalının yokluğuna gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.