Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1065
KARAR NO : 2023/627
DAVA : Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 29/12/2022
KARAR TARİHİ : 20/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA: müvekkilinin göndermiş olduğu ödemelere karşılık olarak davalıdan hurda aldığını tarafların ticari kayıtlarının incelendiği zamanda görüleceği gibi müvekkilinin davalı firmadan devamlı alacaklı durumda olduğunu, müvekkilinin en son alacaklarını talep etmesi üzerine davalı şirketin bu sefer müvekkiline cari hesaptaki tüm borcunu da kapatacak şekilde hurda alımına ilişkin olarak anlaşma yaptığını ancak anlaşma yaptığı firmaya yapılacak ödemenin tamamı için mali durumunun yerinde olmadığını, müvekkilin söz konusu firmaya ödeme için 500.000.00 TL nakit ve 300,000.00 TL çek vermesi durumunda kalan miktarın kendisi tarafından tamamlanarak alınacağını ve müvekkiline olan tüm borçlarını da ödeyeceğini bildirerek hurda anlaşması yaptığı yere iletmek üzere 20.09.2022 tarihinde 500.000.00 TL hesabına gönderilmesini istediğini, müvekkili tarafından da gönderildiğini, ayrıca takibe konu çeki firmasının adına düzenleterek ve keşide tarihi boş bırakılarak müvekkilinden teslim aldığını, davalının bu davranışları sebebiyle müvekkilinin—kontrol ettiğinde davalı tarafından söz konusu çekin—- İcra Müdürlüğünün —– sayılı dosyası ile takibe konulduğunu öğrendiğini, müvekkilinin mağduriyetinin önlenmesi için öncelikle takibin teminatsız ya da uygun bir teminat mukabilinde durdurulmasını, bu taleplerinin kabul görmemesi durumunda ise icra dosyasına girecek paranın davalıya ödenmemesi konusunda tedbir kararı verilmesini, yapılacak incelemeye göre menfi tespit davalarının kabulü ile müvekkilinin —. İcra Müdürlüğünün —- dosyasından borçlu olmadığının tespitine ve takibin iptaline, davalının açık kötü niyeti karşısında alacağın %20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesini, yapılacak giderler ile vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA: davacı yanın dilekçesinde birden çok tekrar ettiği üzere kendisinin tacir olduğunu, borç doğuran işlemlerin de ticari ilişki içerisinde yapıldığının kesin kabul ve ikrarında olduğunu, hal böyle olmakla huzurdaki davada öncelikle Ticaret Kanunun 18 maddesi hükmü gereğince tarafların hareket etmesi yine özellikle davacı yanın basiretli tacir gibi işlerini yapması gerektiğini, davacı yanca dayanak yapılan ihtarnamenin davaya konu çekin karşılıksız şerhi işlemi neticesinde düzenlendiğini, zaten yukarıda belirtilen hükme göre lehine delil olma vasfı olmadığını, zira keşide tarihinde borcunu ödemeyen davacının borçlu kötüniyetle, hatta ileride açılacak davasına dayanak teşkil etmek üzere dayanak yapılan ihtarnameyi keşide ettiğini, bu nedenle de bu ihtarnamenin kendi lehine delil olması vasfının olmadığını, davacı yanın bu iddiasını yazılı delil ile uyuşmazlığın özelliği gereğince müvekkili şirket yetkilisinin imzasını taşıyan bir çek teslim evrakı ile ispat edebileceğini, zaten iddiasının haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı yanın davasının reddine karar verilmesi gerektiğini ve belirtilen tüm nedenlerle davacı yanca kabul ve ikrar edilen hurda alım satımını müvekkili şirketinin yerine getirdiğini, aksine olan davacı yan talep ve davasının reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı yanca usul ve yasaya aykırı olarak dava açılması, davada tedbir talep edilmesi ve tedbir talebi gereğince icra dosyasından işlem yapılamaması ve davanın haksız ve kötüniyetle açılması sebebiyle davacı yanın % 20 oranından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine de karar verilmesi gerektiğini ve talep edildiğini, yukarıda belirtilen ve resen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya ve sair hususlara ilişkin her türlü talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, haksız ve hukuka aykırı açılan davanın reddine, davacı yanın % 20’den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkumiyetine, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine, karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle menfi tespit davası olmakla davacı ve davalı vekili tarafından feragat dilekçeleri sunulduğu görüldü.Davacının mahkememize göndermiş olduğu feragat dilekçesinde özetle; ilgili dosyadan ekteki protokol uyarınca feragat ettiğini, karşı tarafa vekalet ücreti ve yargılama giderine hükmedilmemesini, ayrıca lehine de hükmedilmesini talep ettiğini ve 21/07/2023 tarihli incelemesinin yapılmamasını talep etmiştir.Davalı vekilinin mahkememize göndermiş olduğu feragat dilekçesinde özetle; davacı asilin 20/07/2023 tarihli feragat dilekçesi sunduğunu, davadan feragat ettiğini, dava sebebi ile yaptığı masrafları kabul ettiğini, vekalet ücreti olmadığını beyan ettiğini, davacının feragat talebini kabul ettiklerini, dava dolayısıyla davacıdan masraf ve vekalet ücreti taleplerinin olmadığını mahkememizin 21/07/2023 tarihli incelemesinden vazgeçilmesini, davanın karşılıklı olarak feragat nedeniyle işlemden kaldırılmasını talep etmiştir.
HMK nun 311(1) maddesi uyarınca feragat, kesin hüküm gibi kesin sonuç doğurduğu gibi HMK.’nun 309(2) maddesi uyarınca feragat karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatına da bağlı olmamakla 15.05.2023 tarihli davacı vekili ve 16.05.2023 tarihli davalı vekilinin feragat dilekçeleri ile davadan feragat ettiği ve davacı vekilinin vekaletnamesinde feragat yetkisinin de bulunduğu anlaşıldığından anlaşıldığından, davanın feragat nedeniyle reddine dair karar verilmiş, davalı tarafından yargılama gideri ile vekalet ücreti talep edilmediğinden talep doğrultusunda aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Karar harcı 269,85-TL’den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 3.623,25- TL harcın mahsubu ile artan 3.353,40-TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halide davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı tarafından vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususlara ilişkin karar verilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde Hukuk Muhakemeleri Kanununun 333.maddesi uyarınca davacı tarafa iadesine,
Dair; tarafların yokluğunda dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içinde Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.