Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/266 Esas
KARAR NO: 2023/613
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili)
DAVA TARİHİ:11/04/2023
KARAR TARİHİ:03/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan Semenin Tenzili) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: müvekkili ile davalı arasında ——- sayılı dosyası ve ———-dosyası ile takip başlatıldığını, müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunu, icra dosyalarının takip dayanağı belgesinin incelendiğinde 03/06/2021 vade tarihli 10.000,00 TL bedelli bono olduğunu, takip dayanağı belgelerin hepsinin aynı olduğunu, davalının kötü niyetli olarak aynı bonoya dayalı birden fazla icra takibi başlattığını,———-sayılı dosyasından 16/12/2022 tarihinde yapılan kapak hesabına göre 19.547,38 TL olarak ödendiğini, icra dairesi tarafından eksik kapak hesabının yapıldığının bildirilerek 20/12/2022 tarihinde 2.397,00 TL tutarında borcun ödendiğini,———- sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan müvekkili araçlarına yakalama ve haciz talep edildiğini, icra dosyasına yakalama avansının yatırılmadığından bahisle müvekkilin araçlarına sadece haciz şerhinin işlendiğini, davalı tarafından 27/02/2023 tarihinde 2.800 TL avansın yatırıldığını, müvekkili araçlarına yakalama şerhi koyulması riski ve araçların yedi emine çekilme riskinden dolayı 03/03/2023 tarihinde 31.572,35 TL borcun ödendiğini, müvekkili tarafından haciz ve yakalama baskısı ile mükerrer ödeme yaptırıldığını, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşmanın sağlanamadığını iddia ederek; ——– sayılı dosyası ve ———– dosyasının takip dayanağı belgelerinin aynı olmasından ve mükerrer takip yapılmasından aynı borçtan birden fazla kere ödenmesinden ve müvekkilin icra takiplerinin haciz baskısı altında ödemesinden ötürü fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 21.944,38 TL’nin davalıdan istirdadına yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Dava dilekçesi ve tensip zaptının davalı tarafa tebliğ edildiği, davalı vekili tarafından süre uzatım talebinde bulunulduğu, mahkememiz tarafından 22/05/2023 tarihinde süre uzatım ara kararı kurulduğu görüldü.
İNCELEME ve GEREKÇE : Davalı vekilinin 05/06/2023 tarihli dilekçesi ile ” davacının iddia ve taleplerinin kabul edildiği, yargılamanın sürüncemede kalmaması için dilekçenin davacıya tebliğini, yargılamanın başında dilekçeler aşamasında ön inceleme duruşması öncesi gerçekleştirilen davanın kabulü yönündeki beyana istinaden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ilgili hükümler göz önünde bulundurularak karar verilmesini” talep ettikleri görüldü.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 308. maddesi uyarınca “(1) Kabul, davacının talep sonucuna, davalının kısmen veya tamamen muvafakat etmesidir. (2) Kabul, ancak tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri davalarda hüküm doğurur.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 309/1-2 ve 4. maddeleri uyarınca “(1) Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. (2) Feragat ve kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (…) (4) Feragat ve kabul, kayıtsız ve şartsız olmalıdır.”
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 312. maddesi uyarınca “(1) Feragat veya kabul beyanında bulunan taraf, davada aleyhine hüküm verilmiş gibi yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilir.”
492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 22. maddesi uyarınca “(1) Davadan feragat veya davayı kabul veya sulh, muhakemenin ilk celsesinde vuku bulursa, karar ve ilam harcının üçte biri, daha sonra olursa üçte ikisi alınır.”
Mahkememizce yapılan değerlendirmede, davalı vekilinin 05/06/2023 tarihli dilekçesi ile davacının talep sonucunu kabul ettiği, vekilin vekaletnamesinde davayı kabul yetkisinin bulunduğu, kabulün şekil itibariyle ve kayıtsız şartsız olması nedeniyle usulüne uygun yapıldığı, karşı tarafın muvafakatine bağlı olmaksızın sonuç doğurduğu, bu sebeplerle davaya son veren taraf işlemi olan kabul nedeniyle davanın talep sonucundaki gibi kabulüne karar verilmesi gerektiği, kabul halinde kabul beyanında bulunan tarafın yargılama giderlerini ödemeye mahkûm edilmesi gerektiği, ancak kabulün muhakemenin ilk celsesinden önce vuku bulması nedeniyle karar ve ilam harcının üçte birinin alınması gerektiği kanaatine varılmış, tüm bu gerekçelerle aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi açıklandığı üzere,
1-Davanın KABULÜ ile, 21.944,38 TL’nin davalıdan alınarak davacılara İSTİRDATINA,
2-Harçlar Kanunu md. 22 uyarınca alınması gereken 499,67 TL karar ve ilam harcının dava açılırken peşin olarak alınan 374,76 TL peşin harçtan mahsubu ile bakiye 124,91 TL’nin davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 580,26 TL dava açma masrafı ve 88,00 TL posta masrafından ibaret 668,26 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
4-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
5-Artan gider avansının HMK’nun 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra resen ilgilisine iadesine,
6-Davacı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri (21.944,38 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT md. 6 uyarınca hesaplanan 4.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Davalı yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddedilen dava değeri (21.944,38 TL) üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
8-6325 sayılı Yasa uyarınca genel bütçeden sarf edilen 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine sunulacak dilekçe ile ———- Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olmak üzere karar verildi.03/07/2023