Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1001 Esas
KARAR NO : 2023/500
DAVA : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/12/2022
KARAR TARİHİ : 25/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile müvekkil şirket arasında Mal/Malzeme Alımı ve Montaj Sözleşmesi 20.04.2021 tarihinde imzalandığını, bahse konusu sözleşme ile müvekkili şirket davalının —-bulunan inşaatının ahşap işlerin yapılması hususunda anlaşma sağlandığını, müvekkilinin sözleşe ile üzerine düşen yükümlülüklerini tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğini ve işi teslim ettiğini, taraflara arasındaki sözleşme bedelinin 1.025.000,00-TL olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeye uygun olarak faturaların kesildiğini ve davalıya tebliğ edildiğini, bahse konusu faturaların davalı kayıtlarına işlendiğini ve faturalara itiraz edilmediğini, ne var ki davalı tarafça ödeme yükümlülüğü yerine getirilmediğini ve bakiye 298.540,31-TLnin ödemesi yapılmadığını, bakiye ödemenin yapılması hususunda müvekkili şirketin davalı tarafa pek çok kez ulaşmış olmasına rağmen ödemeler yapılmadığını, bunun üzerine cari hesap borç bakiyesine istinaden —-. İcra Müdürlüğünün —— sayılı dosyası ile taraflarınca başlatılan icra takibine davalı tarafça kötü niyetli olarak itiraz edildiğini, yapılan itiraz üzerine taraflarınca dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulmuş ise de taraflar arasında anlaşma sağlanamadığını belirterek, davalının—–. İcra Müdürlüğünün —-. sayılı dosyasına yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazının iptaline, asıl alacak üzerinden hesaplanacak ve %20den az olmayacak şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafın —–.İcra Müdürlüğünde davalı aleyhine “cari hesaptan” kaynaklanan icra takibi başlattığını, davalının davacı tarafa böyle bir borcu olmadığından mütevellit taraflarınca yasal süresi içinde ilgili icra takibine itiraz yapıldığını, davacı tarafın alacağının dayanağı olarak gösterdiği, Malzeme Alım ve Montajı Sözleşmesinin 19.maddesinde ” Bu sözleşme ve eklerinin uygulanmasında doğabilecek her türlü anlaşmazlığın çözümünde —–Mahkemeleri görevlidir” şeklinde olmakla yetkili mahkemelerin—- Mahkemeleri olarak gösterildiğini belirterek, yetkisizlik kararı verilerek dosyanın yetkili —-Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;
Dava itirazın iptali ve icra inkar tazminat talebine ilişkindir.Yüksek Yargıtay (kapatılan) —–Hukuk Dairesinin 18.11.2015 tarih—–esas, —- karar sayılı İlâmında açıklandığı üzere; 6100 sy. HMK’nin yetki sözleşmesinin düzenlendiği 17.maddesinde; “Tacirler veya kamu tüzel kişileri, aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında, bir veya birden fazla mahkemeyi sözleşmeyle yetkili kılabilirler. Taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça dava sadece sözleşmeyle belirlenen bu mahkemelerde açılır.” denilmektedir. Bu maddeyle 1086 s.y. HUMK’nin 22. maddesindeki düzenlemeden farklı olarak münhasır yetki sözleşmesi yapabilme imkanı getirilmiştir. Münhasır yetki sözleşmesinden; tarafların yetki sözleşmesi ile belirlenen mahkemenin dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaşmış olmaları hali anlaşılmalıdır. Başka bir deyişle, yetki sözleşmesinde taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça sözleşme ile belirlenen mahkeme veya mahkemelerin münhasır yetkili olduğu kabul edilmiştir. Taraflar şayet kanunla yetkili kılınan genel ve özel mahkemelerin yetkisinin de devam etmesini istiyorlarsa bu hususu ayrıca sözleşmede kararlaştırmaları gerekir. Burada vurgulanması gereken önemli hususlardan biri de HMK’nin 17. maddesinde öngörülen yetki sözleşmesinde belirlenen mahkeme ya da mahkemelerin münhasır hale gelmesi kuralı ile kesin yetki kuralının birbirine karıştırılmaması gereğidir. Zira, yetkinin kesin olduğu hallerde yetki sözleşmesi yapılamaz (HMK’nin 18/1. md.).
6100 sayılı HMK’nin 19. maddesinde ise “1)Yetkinin kesin olduğu davalarda, mahkeme yetkili olup olmadığını, davanın sonuna kadar kendiliğinden araştırmak zorundadır; taraflar da mahkemenin yetkisiz olduğunu her zaman ileri sürebilir.
2) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz.
3) Mahkeme, yetkisizlik kararında yetkili mahkemeyi de gösterir.
4) Yetkinin kesin olmadığı davalarda, davalı, süresi içinde ve usulüne uygun olarak yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı mahkeme yetkili hâle gelir.” hükmüne yer verilmiştir.
Taraflar arasında imzalanan Malzeme Alım ve Montaj başlıklı sözleşmede “..sözleşme ve eklerinin uygulanmasından doğabilecek her türlü anlaşmazlığın çözümünde —— Mahkemeleri yetkilidir.” hükmü yer almaktadır.Buna göre, tarafların dava konusu alacakla ilgili olarak, münhasır yetki sözleşmesi ile belirledikleri —– Mahkemeleri dışında başka bir mahkemede dava açmama konusunda anlaştıkları, ve —– Mahkemelerinin tek yetkili mahkeme haline geldiği anlaşılmıştır.Davalı vekili, süresinde sunduğu cevap dilekçesinde yetki itirazında bulunmuş olup, yetkili Mahkeme olarak—–Mahkemelerini göstermiştir. Bu nedenle Mahkememizin yetkisizliğine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Mahkememizin yetkisizliği nedeniyle davanın usulden REDDİNE,
2-HMK 20.Maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra 2 haftalık süre içerisinde dosyanın yetkili mahkemeye gönderilmesi hususunda mahkememizden talep edilmesi halinde dosyanın yetkili —–Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, bu süre içerisinde müracat edilmemesi halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceğinin ihtarına,
3-Yargılama giderlerinin görevli ve yetkili mahkemesince değerlendirilmesine,Dair gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde itiraz yolu açık olmak üzere davacı vekili ve davalı vekilinin yüzlerine karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.