Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/560 E. 2023/438 K. 02.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/560 Esas
KARAR NO:2023/438

DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ :01/10/2021
KARAR TARİHİ:02/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 04/10/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketi ile davalı … sanayi ticaret anonim şirketi arasında ticari bir ilişki bulunduğunu bu ticari ilişki nedeniyle davalı şirketten 88.124,04-TL ve 116.217,81 -TL olmak üzere iki adet fatura karşılığı alacağı olduğunu bu alacağının tahsili için …. icra müdürlüğü’nün 2019-… esas sayılı dosyası kapsamında icra takibi başlattığını, bu takibin davalı borçlunun yetki itirazı ile …. icra müdürlüğü’ne gönderilerek 2020-… esas numarası alındığını, davalı tarafından bahsi geçen icra dosyasına kısmi itirazda bulunularak borcun 116.217,81-TL’lik kısmının kabul edilerek 88.124,04-TL’lik kısmına itiraz edildiğini, davalı şirket tarafından …. İcra müdürlüğü’nün 2020-… esas sayılı dosyasına yapılan kısmi haksız itirazın iptali ile takibin devamına, davalının itirazının haksız dayanaksız ve müvekkili zarara uğratmayı amaçlayan kötü niyetli bir itiaz olduğundan hareketle takip bedelinin %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 02/11/2021 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında ticari ilişki olmuşsa da ödemeler gereği gibi yapıldığını, dosyaya faturalar başlığı adı altında sunulan belgeler hiçbiri anlaşılamadığını, davacı yanca sunulmuş 07.03.2019 tarihli ve 49 no.lu hakkediş raporu o dönem şirket bünyesinde çalışan kişilerin hesapta hataya düşürülmesi sonucu imzalandığını, davalı şirket ilgili hakkedişte imzası bulunan çalışanlarla olan iş akdini dahi sonlandırdığını, söz konusu hakkediş raporuna 1 liranın dahi kesinti olarak yansımaması şaibeyi kanıtladığını, iş makinelerinin hiç çalıştırılmaması sebebiyle asgari 1 aylık yakıt, operatör vb. giderlerin kesinti olarak gösterilmesi gerektiğini, taraflar arasında imzalanan 04.05.2016 tarihli sözleşme ile kiralamalarda yakıt bedeli işverence davalı tarafından karşılanacağını, davacının makinaların kullanılmadığı 1 aylık süreye ilişkin mevcut olmayan giderleri de davalıya yansıttığını, açıklanan nedenlerle davanın reddini, davacının kötü niyetli olmasından dolayı %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili 25/04/2023 tarihli cevap dilekçesini ıslah dilekçesinde özetle; 07/04/2023 tarihli celsede cevap dilekçesini ıslah ettiklerini, yargılama safhasındaki beyanlarında defaatle dava konusu faturanın süresi içerisinde iade edildiğini belirtmiş olsalar da cevap dilekçesinde bu hususun belirtilmediğini, dosyaya celp edilen bilirkişi raporunda da ilgili faturanın müvekkili şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı belirtildiğini faturanın iade edilmesi konusunda bir husus yer almadığını, 07/10/2022 tarihli 4. celsede taraflarınca “faturaya süresinde itiraz edilmiştir” beyanında bulunulduğunu, cevap dilekçelerini ıslah ettiklerini ve ıslah işlemi doğrultusunda dava konusu faturanın süresi içerisinde iade edildiğini belirttiklerini, faturanın iade edildiğine dair kargo hareketini ve 11.12.2019 tarihinde alıcıya (davacıya) teslim edildiğini gösterir “…” başlıklı belgeyi de ekte ibraz ettiklerini, ilgili fatura taraflarınca iade edildiği için bilirkişi raporunda belirtildiği üzere müvekkili ticari defterlerinde kayıtlı olmadığını, usule uygun tutulan ticari defterler müvekkili lehine delil teşkil ettiğini, dava konusu fatura süresi içerisinde iade edildiğinden davacının iddiasının aksine fatura içeriği ve hakkediş belgesi olarak iddia olunan belge taraflarınca kabul edilmediğini şeklinde ıslah etmiştir.
DELİLLER : …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı icra dosyası, 07/02/2022 bilirkişi raporu, 20/05/2022 tarihli bilirkişi raporu, Taraflar Arasında İmzalanan 04.05.2016 Tarihli Sözleşme, 08.02.2019 Tarihli ve 0020 Numaralı Teklif, Faturalar, Hakediş Formları, yemin ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişi Sami Karacan tarafından hazırlanan 07/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda; “…Taraflar arasında 04/05/2016 tarihli kiralama sözleşmesi nedeniyle ticari bir ilişki olduğu, Davacı taraf … … Nakliyat İnşaat Sanayi-…’nın 1’nci sınıf tacir olduğu ve 01.01.1994 tarihinden itibaren yürürlükte olan Tekdüzen Hesap Çerçevesi kapsamında yasal mevzuata uygun olarak tutmakla yükümlü olduğu defterleri tuttuğu, Bu defterlerin yasal mevzuata uygun şekil ve tarihlerde açılış-kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtların yasal mevzuat ile muhasebe ilke ve kurallarına uygun olarak yapıldığı, sahibi lehine delil niteliğine haiz olmakla birlikte bu hususa ilişkin takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu, Davaya konu olan faturaların … seri nolu, 05.08.2019 tarihli, 116.217,81-TL tutarlı fatura ve … seri nolu, 02.12.2019 tarihli, 88.128,04-TL tutarlı fatura olmak üzere 2 adet fatura olduğu … nolu faturanın 07.03.2019 tarih ve … nolu hakediş formunun olduğu, 5473 nolu faturanın da 20.05.2019 tarih ve … nolu hakediş formunun olduğu, Davalı tarafça dava konusu olan faturalara kanuni süresi içinde itiraz edilmediği, düzenlenen hakediş raporlarının kabul edilmediği yönünde de davacı tarafa herhangi bir bildirimde bulunmadığı, dolayısıyla fatura ve hakediş formlarında yer alan tutarları kabul ettiği, Dava konusu faturaların davacının tutmakla yükümlü olduğu defterlere yasal mevzuata uygun şekilde kaydedilmiş olduğu, Dava dosyasına sunulan belgeler ve davacının 2019 hesap yılına ilişkin defter kayıtları incelendiğinde, bu faturalara ilişkin davalı tarafından davacı tarafa herhangi bir ödeme kaydı ya da evrakının bulunmadığı, Davalı tarafın davaya konu iki faturadan bir tanesini kabul etmekle birlikte, kabul etmediği diğer faturaya ilişkin olarak delil niteliğine haiz somut bir belgenin dava dosyası içinde yer almadığı, Davalı tarafından gerek kabul edilen faturaya ve gerekse de kabul edilmeyen faturaya ilişkin herhangi bir ödemenin yapılmadığı, Özetle; Davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafça kabul edilen … seri nolu, 05.08.2019 tarihli, 116.217,81-TL tutarlı fatura ile kanuni süresi içinde itiraz edilmediğinden hareketle kabul edildiği düşünülen … seri nolu, 02.12.2019 tarihli, 88.128,04-TL tutarlı faturanın davacı tarafın yasal defterlerine yasal mevzuata uygun şekilde kaydedilmiş olduğu ve davacı şirketin kendi defterlerindeki kayıtlardan hareketle dava konusu … seri nolu, 05.08.2019 tarihli, 116.217,81-TL tutarlı ve … seri nolu, 02.12.2019 tarihli, 88.128,04-TL tutarlı fatura olmak üzere 2 adet fatura toplamı (116.217,81-TL + 88.128,04-TL) olmak üzere toplamda 204.345,85-TL davacı şirket … … Nakliyat İnşaat Sanayi-…’nın davalı şirket … Sanayi ve Ticaret AŞ.’nden alacaklı olduğu…” görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Muhasebe/Finansman uzmanı bilirkişi … tarafından hazırlanan 20/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda; “…Dava konusunun, taraflar arasında akdedilen 04.05.2016 tarihli sözleşme kapsamında davacı yan tarafından tanzim edilen 05.08.2019 tarihli … sayılı 116.217,81-TL tutarlı ve 02.12.2019 tarih … sayılı 88.128,04-TL bedelli fatura olmak üzere toplamda 204.345,00-TL fatura alacağının davalı yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, Davacı … … Nak. İnş. San.’nin ticari defterleri üzerinde … 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin … Tal. Sayısı ile inceleme yapılmış olup tanzim edilen 04.02.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda; “..Davacı defterlerinin yasal mevzuata uygun eşkil ve tarihlerde açılış kapanış tasdiklerinin yapıldığı, kayıtların yasal mevzuat ile muhasebe ilke ve kurallarına uygun olarak yapıldığı, takdirin sayın mahkemede olduğu, davacı tarafından düzenlenen ve davalı tarafça kabul edilen … seri nolu 05.08.2019 tarihli 116.217,81-TL tutarlı fatura ile kanuni süresi içinde itiraz edilmediğinden hareketle kabul edildiği düşünülen … seri nolu 02.12.2019 tarihli 88.128,04-TL tutarlı faturanın davacı tarafın yasal defterlerine yasal mevzuata uygun şekilde kaydedilmiş olduğu ve davacı şirketin kendi defterlerindeki kayıtlardan hareketle dava konusu 116.217,81-TL tutarlı ve 88.128,04-TL tutarlı fatura olmak üzere 2 adet fatura toplamı 204.345,85-TL davacı şirket kayıtlarında davalı şirketten alacaklı olduğu…” denmekte olduğu, Davalının 2019 yılı ticari defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, Davalının incelenen ticari defterlerine göre; Davacı yan tarafından takibe konu edilen 05.08.2019 tarihli … sayılı 116.217,81-TL tutarlı faturanın davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı yanın iş bu faturadan kaynaklı davacı yana takip tarihi (25.12.2019) itibariyle 116.217,81-TL cari hesap bakiye borçlu olduğu, Davacı yan tarafından davalı adına düzenlenen ve takibe konu edilen 02.12.2019 tarihli … sayılı “.. nolu hakediş” açıklamalı 88.128,04-TL bedelli faturanın davalı yanın ticari defterlerinde kayıtlı olmadığından cari hesap farklılığının ortaya çıktığı, Taraflar arasında 04 Mayıs 2016 tarihli … İş Makinası Kiralama Sözleşmesi akdedildiği, Davalı yan tarafından davacı adına tanzim edilen 2 adet faturanın bedeli ödenmemiş (açık fatura) şeklinde usulüne uygun olarak düzenlediği, faturaların davacı ticari defterlerinde kayıtlı olmasına karşın davalı yanın ticari defterlerinde 02.12.2019 tarihli … sayılı 88.128,04-TL bedelli faturanın kayıtlı olmadığı, davacı tarafından davalı aleyhine …. İcra Müdürlüğünün … E. sayılı dosyasında başlatılan takipteki alacağa dayanağın bu faturalar olduğu, 05.08.2019 tarihli 116.217,81-TL bedelli faturanın her iki faturanın kabulünde olduğu, taraflar arasındaki somut uyuşmazlığın 02.12.2019 tarihli 5486 sayılı 88.128,04-TL bedelli faturadan kaynaklandığı, faturaların davacı yana teslimi noktasında ihtilaf bulunmadığı, davalı yanın cevap dilekçesinde belirttiği hususlar çerçevesinde ihtilaflı 02.12.2019 tarihli faturaya konu “49 nolu hakkediş” formunun ve içeriği kesintilerin usulüne uygun düzenlenip/düzenlenmediği uzmanlık alanıma girmediğinden bu hususta bir inceleme yapılmamış olup uyuşmazlığa konu faturanın kabul edilip edilmeyeceği ile ilgili son karar Nihai Takdir Mahkemenize ait olacağı kanaati hasıl olduğu, Neticeten; Davacı yan tarafından icra takibine konu edilen 02.12.2019 tarihli 5486 sayılı 88.128,04-TL bedelli faturanın kabul edilip/edilmeyeceği ile ilgili takdirin mahkemeye ait olduğu, faturaların kabul edilmemesi halinde davacı yanın takip tarihi (25.12.2019) itibariyle davalı yandan 116.217,81-TL alacaklı olacağı, Mahkemece faturanın kabul edilmesi halinde ise davacı yanın takip tarihi (25.12.2019) itibariyle davalı yandan 204.345,85-TL alacaklı olacağı…” görüş ve kanaatini bildirmiştir.
Davalı tarafın yemin teklifi yönünden … 1. Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazılmış olup; talimat mahkemesinin 2023/29 Talimat sayılı dosyasının 23/03/2023 tarihli duruşmasında davacı şirket yetkilisi … Beyanında; Davacı şirket yetkilisi;”Bana sorulan sorular hakkında gerçeğe uygun cevap vereceğime ve hiçbir şey saklamayacağıma namusum, şerefim ve kutsal saydığım bütün inanç ve değerlerim üzerine yemin ediyorum, “Dava konusu 49 nolu hakediş raporu ve buna bağlı olarak hazırlanan 02/12/2019 tarih ve … sıra nolu faturanın tamamıyla gerçeği yansıtmaktadır, 49 nolu hakediş raporuna konu iş makineleri çalıştırılmıştır, gerçeği yansıtmayan yakıt, operatör, şoför vb ücretlerin 49 nolu hakediş raporuna ve faturaya eklenmemiştir, işbu makinaların kullanılmadığı süreye ilişkin mevcut olmayan giderlerin davalı … San. ve Tic. A.Ş.’den tarafımızca talep edilmemiştir, 02/12/2019 tarih ve … sıra nolu fatura davalı … San. ve Tic. A.Ş. tarafından tarafımıza iade edilmemiştir ” ” şeklinde yemin eda etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; dava; taraflar arasındaki iş makinesi kiralama sözleşmesi nedeniyle düzenlenen faturaya dayalı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine kısmen yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya 06/10/2020 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.
Davacı yan, davalı ile aralarındaki ticari sözleşme kapsamında faturadan kaynaklanan alacağının bulunduğunu iddia ederek fatura alacağının tahsili amacıyla davalı hakkında başlatılan takibe vaki davalı itirazının iptalini talep etmiş, davalı yan ise, taraflar arasındaki hukuki ilişkiyi kabul ederek faturaya konu iş için düzenlenen 49 nolu hakedişin şirket bünyesinde çalışan kişilerin hesapta hataya düşmesi nedeniyle imzalandığını savunarak davacı yana herhangi bir borcunun bulunmadığını davanın reddini talep etmiştir. Daha sonra 24/04/2023 tarihli cevap dilekçesinin ıslahı ile ilgili beyan dilekçesi şeklinde sunduğu dilekçe ile faturaların iade edildiğini savunmuştur. Öğreti ve uygulamada “savunmanın genişletilmesi ve değiştirilmesi yasağı” olarak adlandırılan bu yasak, davalının savunmasında ileri sürdüğü olgular, istemler ve itirazlarını sonradan genişletmesi ya da değiştirmesinin mümkün olmaması demektir. Kanunda gösterilen istisnalar dışında davacı davasını genişletip değiştiremeyeceği gibi davalı da savunmasını genişletip değiştiremez. Bu yasak, usul hukukunda benimsenen teksif ilkesinin önemli bir sonucu olup bu yasağın hangi anda başladığını belirlemek için yasal düzenlemelere bakmak gerekmektedir. HUMK’nın yürürlükte olduğu dönemde savunmanın genişletilmesi ya da değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin davalıya tebliği ile başlamaktadır. Davalı taraf cevap dilekçesinde tüm savunmalarını sebepleriyle beraber bildirmek zorundadır. Cevap dilekçesinin davacıya tebliğinden sonra savunma sebepleri genişletilemez ve değiştirilemez; eş söyleyişle, cevap dilekçesinde bildirilmeyen def’iler ileri sürülemez; ayrıca, cevap dilekçesindeki savunmanın dayandırıldığı olgular da genişletilemez ve değiştirilemez. Yapılan incelemede davalı tarafça verilen bu dilekçenin davacı tarafın muvafakati de olmaması sebebiyle savunmanın genişletilmesi yasağına tabii olduğu mahkememizce değerlendirilmiştir.
Uyuşmazlık, davacı yanın takip çıkışı kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı hususundadır.
Dava konusu alacak, fatura alacağına dayanmaktadır. Fatura düzenlenmesi tek başına muaccel bir alacağın varlığını ispata yeterli değildir. Davacının aynı zamanda hakediş konusu hizmetin ifa edildiğini ispat yükü altındadır. Davalı taraf çalışanının 49 nolu hakediş altında imzası bulunduğu ve bu şekilde hakedişin kabul edildiği görülmüştür.
Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.
Taraf ticari defter ve kayıtları bilirkişiler tayin edilerek ayrı ayrı ve karşılaştırmalı olarak incelenmiştir.
Zaten taraflar arasındaki hukuki ilişki davalı yanın da kabulündedir.
Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2’ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Davalı tarafça 49 nolu hakedişin imzalandığı da kabul edilmektedir. Her iki tarafta tacir olup basiretli davranmak zorundadır.
Bu itibarla somut olaya bakıldığında, faturaya davalının süresi içerisinde bir itirazda bulunmadığı, kaldı ki savunmanın genişletilmesi yasağına tabiii olarak savunmasındaki düzenlenen iade faturasının davacıya tebliğinin de davalı tarafça ispatlanamadığı, davanın miktarı itibariyle tanık dinlenme olanağının da bulunmadığı anlaşılmakla fatura içeriğinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçmiştir. Davalı tarafça tüm dosya kapsamına göre iddiasını ispata yarar delil sunamamıştır. Bu nedenle davalı yana cevap dilekçesinde dayandığı yemin delili hatırlatılmış, davalı yan yemin deliline başvurmuştur, talimat mahkemesi aracılığı ile davacı şirket yetkilisi 23/03/2023 tarihli duruşmaya gelerek yemin edilmesi istenilen hususlarda yeminli beyanı mahkeme huzurunda alınmıştır. Alınan yeminli beyanla da davalı yanın savunması ispatlanamadığından davalı yanın takibe itirazının haksız olduğu ve iptali gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne, 88.128,04TL yönünden yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, asıl alacak miktarı likit olduğundan ve davalı yan takibe haksız itiraz ettiğinden alacak miktarının %20’si olan17.625,60TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile;
a) Davacı tarafın başlattığı …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından 88.128,04TL’lik asıl alacağa yönelik kısmen yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin belirtilen miktar yönünden aynı şartlarla kaldığı yerden devamına, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine,
b) Hükmolunan asıl alacağın %20’si (17.625,60TL) oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 6.020,02-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 1.064,37-TL harcın mahsubu ile bakiye kalan 4.955,65-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL’nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 59,30-TL başvuru harcı, 1.064,37-TL peşin harç, 706,50-TL tebligat gideri, 1.550,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.380,17-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 14.100,49-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı.. 02/06/2023

Katip …
e-imza*

Hakim …
e-imza*

Bu belge 5070 Sayılı Elektronik İmza Kanunu kapsamında E-İmza ile imzalanmıştır.