Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/637 Esas
KARAR NO:2023/523
DAVA:Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ:17/10/2022
KARAR TARİHİ:07/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan 17/10/2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin elinde bulunan 1 adet… ekran kartı ve 1 adet Gigabyte … marka … seri nolu ekran kartını 10.01.2022 tarihinde … isimli online satış pazarı sitesine ilana koyduğunu, müvekkilinin bu iki donanım cihazın daha hızlı satılabilmesi için sitenin de yönlendirmesi ile 21.02.2022 tarihinde piyasa rayicine göre düşük bir meblağ olan 98.000 TL satış bedeli üzerinden … ilan numarası ile ilanını güncellediğini, daha sonra 23.02.2022 tarihinde müvekkili alıcı olduğunu ve müvekkiline kendisini, … olarak belirten bir kişi telefondan müvekkiline ulaştığını ve … ilinde olduğunu ifade ettiğini, müvekkilinin bu kişi ile telefon ve whatsap mesajları ile 85.000 TL karşılığında anlaşarak ürünü … ile …’ya gönderme konusunda mutabık kaldıklarını, müvekkilinin kişiyi tanımadığı için bu alıcı kişiye; kargoyu …’da bulunan amca oğlu … …’e göndereceğini ve … …’ya ulaştıktan sonra amca oğlunun yanına gitmesi ve ondan teslim alırken eş zamanlı olarak anlaşma bedelini göndermesi kaydıyla bu satışın gerçekleşeceğini izah etttiğini, 24.02.2022 tarihinde … Merkez … Caddesi üzerinde bulunan … … şubesine giderek iki adet ekran kartını kargoya verdiğini, müvekkilinin alıcı tarafa … gönderi takip fişinin fotoğrafını ve kendi iban bilgisini gönderdiğini, müvekkilinin ekran kartını kargoya verdiğini, … müvekkilinin talimatı gibi …’ya amcaoğlu adresine ulaştığını ancak müvekkilinin alıcı tarafa iki gün boyunca ulaşamadığını, daha sonra …’da kargoyu alan müvekkilinin amcaoğlu …, kendisine gelen ve alıcısının gelmediği kargoyu müvekkilinin talimatı üzerine 01.03.2022 tarihinde PTT … ile müvekkiline göndermek üzere kargoya verdiğini 04.03.2022 tarihinde … eline ulaşan müvekkili takip fişindeki bilgilerin doğru olduğunu ama kendi gönderdiği … olmadığını, kendi gönderdiği kutuya göre boyut olarak bariz farkla küçük bir kutu gelmiş ve içinden saç kurutma makinası çıktığını, bunun üzerine müvekkili amcaoğlu … …’i aradığında kendisine gelen ve geri gönderdiği kargonun aynı kutu olduğunu teyit ettiğini, … müvekkilinin gönderdiğini belirttiği kutu içindeki ekran kartının nasıl bir ürün olduğunu ne boyutlarda olduğunu bilmediği için siyah poşet içerisindeki malzemenin ne olduğunu kontrol etmeye bile tenezzül etmediğini, … isimli sitedeki ilanlarda kendi satmaya çalıştığı ekran kartlarını arattığında 03.03.2022 tarihli 1005101370 nolu ilanda … isimli bir kişi tarafından satışa sunulmuş ekran kartlarının kendisine ait olduğunu hemen anladığını ve hemen ertesi gün emniyete şikayetçi olmaya gittiğini, şüpheli kişilerin yakalanması için müvekkilinin … isimli kişi ile alıcıymış gibi konuşarak numarasını öğrenmeye çalıştığnıı, bu kişi … üzerinden müvekkilin “son ne yaparsınız ona göre gelip alayım” şeklindeki mesajına bir ekran kartı için 41.000 TL fiyat verdiğini, soruşturma aşamasında emniyet yazışmaları ile … tarafından … isimli kişinin İP adresi ve kimlik bilgileri tespit edildiğini ve adresine gidildiğini, bu nedenlerden dolayı; … … şirketi tarafından taşıma aşamasında kasten veya pervasızca hareket ederek gerekli dikkat ve özene aykırı olarak taşımaya verilen eşyaların tamamen zıyanına sebep olduğundan; üçüncü kişilerin eline geçen iki adet ekran kartı ürünün olay tarihindeki piyasa rayicine göre tespit edilecek bedelinin ve mahrum kalınan meblağın denkleştirici adalet ilkesine göre cihazların şimdilik 5.000 TL bedelinin ve mahrum kalınan kârın tazminini, olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan 24/11/2022 tarihli cevap dilekçesinde özetle; Kargonun güvenliği için … bilgileri yalnızca gönderen ve alıcı tarafından bilinmesi gerektiğini, somut olayda … bilgileri davacı tarafından 3. kişilerle paylaşıldığını yani kargonun güvenliği bakımından oldukça riskli bir zemin oluşturulduğunu, bu nedenle uğranıldığı iddia edilen zarardan müvekkilinin sorumlu olmadığını, taşımaya konu gönderi davacı tarafından Müvekkili Şirkete bildirilen doğru alıcı kişiye teslim edildiğini ancak teslim öncesinde davacı kargosunu alıcıya gönderilmek üzere teslim ettikten sonra birimi arayarak ürün içeriğini yanlış gönderdiğini ve değiştirmek istediği ve bu nedenle gönderinin birimde bekletilmesini ve çalışması sebebiyle çok kısa bir süre içerisinde şubeye gelecek olan arkadaşı tarafından ürünün değiştirilmesini sağlamak istediğini beyan ettiğini, anılan görüşme sonrası şubeye gelen ilgili kişi tarafından kargonun değiştirildiğini ve Müvekkili Şirket çalışanları tarafından yine telefon görüşmesi ile davacıya kargonun talep ettiği şekilde değiştiği bildirildiğini, bu nedenlerden dolayı; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLER : … bilgi fişi, … teslim tutanağı, kamera kaytıları, tanık beyanları, yemin, … Kargonun sitesinden sorgulanmış gönderi teslim bilgileri, … … … Şubesi vasıtası ile gönderilen cihazı teslim alma belgesi, arabuluculuk anlaşmama tutanağı, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı … Nolu soruşturma dosyası bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
Bilirkişiler … ve … tarafından sunulan 20/04/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı … … A.Ş nin Gönderici …’in … İstanbul Şubesinden … … Şubesine göndermiş olduğu l paket 9 kg/Desi ölçülerindeki Kargonun etiketinin değiştirilmesi gerçek kargonun alıcısına aynı şekilde iade edilememesinden kaybolmasından dolayı, kusurlu ve sorumlu olduğu, Mahkemenin takdirinin “Taşıyıcının Sınırlı Sorumluluğu” esas alınması yönünde olması halinde, Davacı … … A.Ş’nin kaybolan … için, yapılan hesaplamada Kargonun (24.02.2022) gönderi tarihli TCMB SDR Kuru 19.8939 TL olduğu hesabı ile (8,33 x 9 kg x 19.8939 TL ) = 1.491,44 TL ile sınırlı olduğu taşıma ücreti 93,99 TL ilavesi ile 1.585,43 TL olarak ödemesi gerektiğinin, Mahkemenin takdirinin tam tazminat yönünde olması halinde, Davacının talebi ile Heyetimizce belirlenen Kaybolan ürünlerin değeri olan 88.000,00 TL üzerinden taşıma bedeli iadesiyle birlikte 88.093,99 TL ödemesi gerekeceğinin, Mahkemenin takdirinin “Müterafik kusurun bulunduğu “ yönünde olması halinde yukarıda belirtilen kusur oranları ile Davalı … … A.Ş “nin Kaybolan ve piyasa değeri 88.000,00 TL olarak belirlenen gönderisinin (Müterafik ) Ortaklaşa kusurdan doğan %20 kadarı 17.600,00 TL nin mağdur olan gönderici Davacı …’e verilmesi gereken tazminat tutarı olabileceği, Davacı tarafın talep etmiş olduğu faiz ve diğer taleplerine ilişkin kararın Mahkemenin takdirlerinde bulunduğunun sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Davacı vekili tarafından sunulan 22/05/2023 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; Dava dilekçesinde kargoda zayi edilen cihazlarının bedelinin şimdilik 50.000 TL’lik kısmının ödenmesine hükmedilmesi talep edildiğini, davalı … … şirketi tarafından taşıma aşamasında kasten veya pervasızca hareket ederek gerekli dikkat ve özene aykırı olarak eşyaların tamamen zıyaına sebep olunduğundan cihazların olay tarihindeki piyasa rayici ile taşıma ücretine istinaden tespit edilen bakiye 83.093,99 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, cihazların zayi olmasından dolayı enflasyon mahrum kalınan meblağın denkleştirici adalet ilkesine müvekkilinin zararının giderilmesini talep etmiş oldukları nazara alınarak paranın alım gücü, enflasyon farkı, emtia ve dövizdeki duruma ilişkin hakları saklı olduğunun tespiti ile yargılama giderlerinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmişlerdir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; uyuşmazlık, davalı şirketin davacı tarafça 24/02/2022 tarihinde davalı şirket aracılığıyla kargolanarak gönderilen 2 adet ürünün 3.kişilerce değiştirildiği ileri sürülerek davalının sorumlu olup-olmadığı, sorumlu ise tazminat miktarının tespiti hususlarında toplanmıştır.
Mahkememizce … teslim fişi, Cumhuriyet Savcılığı dosyası, kamera kayıtları ve tüm deliller ayrıntılı bir şekilde incelenmiş ve alanında uzman bilirkişilerden rapor düzenlettirilmiştir.
6102 sayılı TTK md 875 uyarınca, taşıyıcı, eşyanın taşınmak üzere teslim alınmasından teslim edilmesine kadar geçecek süre içinde eşyanın ziyaından, hasarından veya teslimindeki gecikmeden doğan zararlardan sorumludur.Ziya, hasar veya teslimdeki gecikme TTK’nın 878/1 hükmünde sayılan hallerden birine bağlanabiliyorsa, veya TTK’nın 876/1 hükmünde; zıya, hasar ve gecikme, taşıyıcının en yüksek özeni göstermesine rağmen kaçınamayacağı ve sonuçlarını önleyemeyeceği sebeplerden meydana gelmişse, taşıyıcının sorumluluktan kurtulacağı; md 882’ye göre, gönderinin tamamının ziyaı veya hasarı halinde, 880 ve 881.maddeler uyarınca ödenecek tazminat, gönderinin net olmayan ağırlığının her bir kilogramı için 8,33 özel çekme hakkını karşılayan tutar ile sınırlı olduğu ve özel çekme hakkının, eşyanın taşıma amacıyla taşıyıcıya teslim edildiği tarihteki veya taraflarca kararlaştırılan diğer bir tarihteki TCMB tarafından belirlenen değerine göre TL’ye çevrileceği hükümlerine yer verilmiştir. TTK’nın 886.maddesi hükmüne göre ise, zarara, kasten veya pervasızca bir davranışla veya böyle bir zararın meydana gelmesi ihtimalinin bilinciyle işlenmiş bir fiilinin veya ihmalinin sebebiyet verdiği ispat edilen taşıyıcı sınırlı sorumluluktan yararlanamaz.
Alınan bilirkişi kurulu raporunda, Davalı … … A.Ş nin Gönderici …’in … İstanbul Şubesinden … … Şubesine göndermiş olduğu l paket 9 kg/Desi ölçülerindeki Kargonun etiketinin değiştirilmesi gerçek kargonun alıcısına aynı şekilde iade edilememesinden kaybolmasından dolayı, kusurlu ve sorumlu olduğu kanaatiyle hesaplamalar yapılmıştır.
Yapıla incelemede davalının kimlik bilgilerini alma ve saklama yükümlülüğüne aykırı davrandığı, gönderinin adrese teslim gönderi olduğu ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek davalı davranışının pervasız davranış niteliğinde olduğunun kabulü gerektiği kanaatine varılmıştır.( İstanbul BAM 12. HD’nin 2019/1428 E 2021/1788 K sayılı, İstanbul BAM 43.HD’nin 2020/625 E 2021/1468 K sayılı kararı )
Tüm dosya kapsamı, incelenen deliller, dosya kapsamına uygun, denetime açık ve hüküm kurmaya elverişli görülen bilirkişi raporlarındaki tespit ve görüşler hep birlikte değerlendirildiğinde, taşınan yükün tam zayi olduğu, davalının sorumluluktan kurtulmasını sağlayacak bir delil de sunamadığı, davalı taşıyıcının yükün tam zayi/kaybında pervasız davranışının sözkonusu olduğu, bu nedenle sınırlı sorumluluktan yararlanamayacağı, davacı taşıtanın uğradığı gerçek zarardan sorumlu olduğu, davacının uğradığı gerçek zararın ise hem davacının mal alış faturasıyla hem de uzman bilirkişi marifetiyle taşıma tarihindeki piyasa değerine göre TTK md 880 kapsamında 88.000,00TL olduğunun tespit edilmiş olduğu, davacının davasını ıslah ederek , 83.093,99TL’nin olay tarihinden faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiş, mahkememizce hükme uygun, denetime elverişli bilirkişi raporu benimsenerek gerçek zararın tazmini gerektiği kanaati ile davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE, 83.093,99-TL’nin, 24/02/2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 5.676,15-TL nispi karar harcından peşin yatırılan 85,39-TL harç ve 1.419,14-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 1.504,53-TL mahsubu ile bakiye kalan 4.171,62-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,
3-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk sarf kararı düzenlenmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL başvuru harcı, 1.419,14-TL ıslah harcı, 133,00-TL tebligat gideri, 3.000,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.718,00-TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
5-Davacı taraf yargılama sırasında kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’ye göre hesaplanan 13.295,04-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafça yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair; davacı ve davalı vekillerinin yüzlerine karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip …
e-imza*
Hakim …
e-imza*