Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/336 Esas
KARAR NO:2023/528
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:24/06/2019
KARAR TARİHİ:17/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan …. İcra Dairesi’nin … sayılı dosyasına konu olan bonoların üzerindeki imzaların müvekkiline ait olmaması ve takibe konu bononun kanunen zorunlu unsurları ihtiva etmemesi nedeni ile takibin iptali ile müvekkilinin borçlu olmadığına dair menfi tespit istemi olduğunu, davalı tarafça müvekkilinin aleyhine takibe konulan bonolar üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmaması ve bonoların kanunen mecburi şekil şartlarını taşımaması ve bunun da ötesinde müvekkilinin davalı tarafla herhangi bir borç-alacak ilişkisi olmadığını, mezkür bonoların aleyhine takibe konulmuş olmasının hak ve hukuk kurallarına aykırı olduğu gibi aynı zamanda cezai sorumluluğunda doğurmakta olduğunu, müvekkili aleyhine başlatılmış haksız takibi durdurmak amacıyla işbu davayı ikame etme zaruretinin hasıl olduğunu, 6102 sayılı TTK madde 5/A kapsamında zorunlu dava şartı olan arabuluculuk hükmünün uygulanmayacak olduğunu, bu kapsamda doğrudan mahkemeye başvurulduğunu, 21/03/2019 tarihli bölge adliye mahkeme kararı ile de menfi tespit davalarında arabuluculuk şartının aranmayacağının sabit olduğunu, davalı tarafın daha önceden …. İcra Müdürlüğü’nün …/… esas sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığını ve ödeme emrinde dayanak olarak aynı dava konusunun takipte olduğunu, 05/01/2019 ve miktarunun 100.000,00-TL ile 05/02/2019 tarihli 100.000,00-TLlik 2 adet senetin dayanak olarak gösterildiğini, imzaların taraflarına ait olmadığını, senetlerin sahte olarak oluşturulduğunu, söz konusu haksız sahte senetler nedeni ile İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğunu, …/… sayılı soruşturmanın başlatıldığını, resmi belgede sahtecilik hükümlerine göre soruşturma ve kovuşturma yapılacağını, davalı tarafından müvekkili aleyhine başlatılan takip nedeni ile davalı ağır kusurlu ve kötü niyetli bulunduğundan müvekkili lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, izah edilen edenler ile müvekkili aleyhine haciz işlemlerinin yapılmaması için icra takip işlemlerinin öncelikle teminatsız, aksi kanaatte olunursa makul bir teminatla tedbiren durdurulmasını, müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile davanın kabulüne, …. İcra Müdürlüğü’nün … sayılı dosyası ile başlatılan takibin iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep etmiştir.
CEVAP:
Davalıya usulüne uygun tebligat yapıldığı, davalının davaya cevap vermediği anlaşıldı.
DELİLLER:
…. İcra Hukuk Mahkemesi’ne müzekkere yazılarak …. İcra Müdürlüğü tarafından … esas sayılı dosyasına gönderildiği bildirilen takip konusu senet aslının gönderilmesi istenilmiştir.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğu’na müzekkere yazılarak 05/05/2019 vadeli 100.000 TL bedelli senedin gönderilmesi istenilmiştir.
… Belediye Başkanlığı’na müzekkere yazılarak … T.C. Kimlik numaralı davacı …’in evlilik merasiminde imzaladığı EVRAK ASILLARININ mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
… A.ş’ye müzekkere yazılarak … T.C. Kimlik numaralı davacı …’in banka bünyesinde imzasının bulunduğu evrak ASILLARININ mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü’ne müzekkere yazılarak … T.C. Kimlik numaralı davacı …’in kurucusu ve yetkilisi olduğu şirkete ilişkin belgelerin ASILLARININ (imza incelemesine esas olmak üzere, üzerinde imzaları bulunan) çıkarılarak mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
… … müzekkere yazılarak … T.C. Kimlik numaralı davacı …’in banka bünyesinde imzasının bulunduğu evrak ASILLARININ mahkememize gönderilmesi istenilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı takip dosyasına konu 05/05/2019 vade tarihli ve 100.000,00 TL bedelli senet yönünden menfi tespit istemine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu md. 72’ye göre borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tespit davası zımnında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.
Menfi tespit davalarında davacı borçlu, davalı alacaklı ile arasında hiçbir hukuki ilişki bulunmadığını, borcun hiç doğmadığını iddia ediyorsa ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Ancak davacı borçlu hukuki ilişkiyi ve borcu kabul etmekle beraber başka bir sebepten ötürü geçersiz olduğunu veya borcun sona erdiğini iddia ediyorsa ispat yükü davacı borçlu üzerindedir.
Menfi tespit davasının sonucuna göre davacı borçlu lehine tazminata hükmedilebilmesi için alacaklının borçlu hakkında icra takibinde bulunmuş olması, icra takibinin haksız ve kötü niyetle yapılmış olması ve borçlunun tazminat talebinde bulunmuş olması gerekir.
Borçlu aleyhine tazminata hükmedilebilmesi için ise icra takibinin durdurulması için tedbir kararı verilmiş ve bu kararın fiilen uygulanmış olması gerekir.
Dava konusu senedin incelenmesinde Davacı … Turizm Ltd. Şti.’nin borçlu ve Davacı …’in kefil olduğu görülmüştür. Senedin lehtar kısmında önce … Turizm Ltd. Şti. yazıldığı, sonrasında bu ismin çizilerek Davalı … Turizm A.Ş.’nin lehtar olarak yazıldığı görülmüştür. Lehtar kısmında yapılan düzeltme işlemi için düzenleyen tarafından atılan imza veya paraf bulunmadığı anlaşılmıştır. …. İcra Hukuk Mahkemesi … Esas sayılı dosyası ile takipte imzaya ve borca itiraz üzerine yapılan yargılama sonucu, lehtar kısmında yapılan düzeltmenin usule aykırı olması ve alacaklı ile borçlu sıfatının birleşmesi sebebiyle senedin kambiyo vasfını taşımadığı gerekçesiyle takibin iptaline karar vermiştir. 03/02/2021 tarihli işbu karar istinaf incelemesi sonucu kesinleşmiştir.
Her ne kadar takibin iptali kararı kesinleşmiş ise de, davacının takip konusu senet yönünden menfi tespit istemini ileri sürmesi sebebiyle mahkememizce yargılamaya devam edilmiştir. 11/02/2022 tarihli ATK raporu uyarınca senet üzerindeki imzaların Davacı …’e ait olmadığı tespit edilmiştir.
TTK md. 732 uyarınca düzenleyen veya kabul edenin senetten doğan yükümlülüğü düşse bile, hamil sebepsiz zenginleşme uyarınca alacağını talep edebilir. Bu kapsamda taraflar arasında ticari ilişkinin tespiti amacıyla tarafların ticari defterlerinin incelenmesi için ara karar kurulmuştur. Bu husustaki bilirkişi masraflarının, davanın menfi tespit davası olması ve alacağı ispat yükünün davalı tarafa ait olması gözetilerek davalıdan tahsil edilmesine karar verilmiştir. Ancak davalı taraf süresi içinde bilirkişi masrafını karşılamadığından dosyanın mevcut durumuna göre karar vermek gerekmiştir.
Davalı vekili son celse dava konusu senet üzerindeki imzaların davacıya ait olduğu yönünde CBS soruşturma dosyası bulunduğunu ve tanık dinletmek istediklerini beyan etmiştir. Davalı vekili ilgili CBS dosya numarasını mahkememize bildirmemiş olup, bildirmek üzere süre talep etmiştir. Öncelikle davalı vekilinin, süresi içinde cevap dilekçesi sunmaması ve tanık deliline dayanmaması sebebiyle tanık dinletme talebi mahkememizce kabul edilmemiştir. İmza incelemesine ilişkin CBS dosyası bulunduğuna ilişkin beyanına ise, yargılama süresince herhangi bir beyanda bulunulmaması, CBS dosya numarasının bildirilmemesi, rapor örneğinin sunulmaması ve senedin alacaklı ve borçlu sıfatları birleştiği için kambiyo vasfında olmaması sebebiyle itibar edilmemiştir. Zira davalı şirketin lehtar olarak yazılmasına ilişkin düzeltme kısmında herhangi bir imza veya paraf bulunmamaktadır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle alacaklı ve borçlu sıfatının birleşmesi sebebiyle senedin kambiyo vasfında olmadığı, düzenleyenin imzası veya parafı bulunmadığından davalının, dava konusu senedin lehtarı veya alacaklısı olmadığı ve senet üzerindeki imzanın davacının eli ürünü olmaması sebebiyle davacının senetten dolayı sorumluluğu bulunmadığı kanaatiyle davanın kabulüne ve İİK md. 72/5 uyarınca bedelin %20’si oranında kötü niyet tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1)Menfi tespit talebinin kabulüne,
-Dava konusu 05/05/2019 ödeme tarihli, 100.000,00 TL bedelli senet yönünden Davacılar … Turizm Ltd. Şti. ve …’in Davalı … Turizm A.Ş.’ye borçlu olmadığının tespitine,
2)İİK md. 72/5 uyarınca 20.000,00 TL kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
3)…. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı takibin iptali talebinin konusuz kalması sebebiyle, talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına,
4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 6.831,00-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 1.707,75-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 5.123,25-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 16.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan; 44,40-TL Başvuru Harcı, 174,20-TL Peşin/nisbi Harcı, 1.533,55-TL Tamamlama Harcı, 950,00-TL ATK ücreti, 413,35-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.115,50-TL’nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine,
7-Fazla yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının dosya kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 17/07/2023
Katip …
e-imzalıdır
Hakim …
e-imzalıdır