Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2019/596 Esas
KARAR NO:2023/509
DAVA:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:16/12/2019
KARAR TARİHİ:10/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; Müvekkili şirket ile Davalı arasında … 2… sözleşmesi 09/03/2018 tarihinde imzalandığını, sözleşme ile tahahüt ettiği katılım bedelini ödemediğini, bunun üzerine …. İcra Müdürlüğünün… Esas sayılı dosya ile takip başlatıldığını beyanla; itirazın iptaline, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı tarafın davanın müstenidi olan icra takibinde borcun sebebi olarak “09.03.2018 tarihli sözleşmeye göre ödenmesi gereken fuar katılım ücreti” gösterildiği ve fakat bununla birlikte başkaca hiçbir sözleşme, fatura, ticari defter ve kayıtlar gibi borç şebebi ve dayanağı teşkil edecek belgelere mezkür takipte dayanılmadığını, o hâlde somut dava konusu uyuşmazlığın esasını, davacı/alacaklı yanın mezkür 09.03.2018 tarihli Fuar Katılım Sözleşmesinden kaynaklı bir alacağının mevcut olup olmadığı hususu oluştuğunu, öncelikle borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması gerektiğini beyanla; davanın reddini, %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Fuar Katılım Belgesi örneği, fatura örneği, 12-15 Kasım 2018 tarihleri arasında düzenlenen … …, fotoğraflar, Fuar Kataloğu, 2018 Kasım Yevmiye Defter Beratları örneği, Muavin Defter örneği, Büyük Defter Beratları örneği, Yevmiye Defteri Beratları örneği, Cari Hesap Evrakları örneklerinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
26/02/2021 tarihli rapor ile 07/03/2022 tarihli ek raporun dosyamız arasında olduğu, taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş olup, tetkik edilmiştir.
26/01/2023 tarihli bilirkişi raporunun dosyamız arasında olduğu taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüş olup, tetkik edilmiştir.
GEREKÇE:
Dava, …. İcra Müdürlüğü’nün… Esas sayılı takip dosyasında itirazın iptali talebine ilişkindir.
İcra İflas Kanunu’nun 67. maddesine göre takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir. Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkûm edilir.
İtirazın iptali davalarında dava konusu farklı sebeplere dayanabileceği için görev ve yetki hususu, dava konusunun niteliğine göre HMK ve özel kanunlar çerçevesinde gözetilmesi gerekir.
İtirazın iptali davaları, icra takibine bağlı davalar olup, takibe dayanak belgelere bağlı olarak yargılama yapılır. Yargıtay HGK’nun 11/02/2020 tarih, 2017/19-2076 E. ve 2020/117 K. sayılı ilamında belirtildiği üzere itirazın iptali davaları icra takibine bağlı davalardır. Alacağın varlığının genel hükümlere göre ispatlanması imkânı, takip talebinde yer alan borç sebebinden ve takip dayanağından uzaklaşmak anlamında düşünülmemelidir. Burada sadece icra mahkemesinin dar yetkisi nedeniyle inceleyemediği delillerin genel mahkemede serbestçe ancak borca bağlı olarak ileri sürülmesi olanağının varlığı söz konusu olmaktadır. Bu sebeple itirazın iptali davalarında alacaklı, takipte dayanmadığı belgeler dışındaki başka belgelere dayanamaz. Bu davaların konusu, icra takibine konu alacağın varlığıdır. Bu yönüyle itirazın iptali davalarının alacak davalarından farklı bir yönü bulunmamaktadır.
Davacı alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için davalı borçlunun itirazında haksız olması ve alacağın likit olması gerekir. Alacağın likit olmasından kasıt, alacağın belirlenebilir olmasıdır. Bunun yanında davalı borçlu yararına icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için alacaklının takibinde haksız olması ve kötü niyetli olması gerekir.
Dava konusu takip dosyasının incelenmesinde takibin usul ve yasaya uygun olduğu, itirazın ve açılan işbu davanın süresinde olduğu anlaşılmıştır. Davalı taraf her ne kadar mahkememizin yetkisine itiraz etmiş ise de, tarafların arasında akdedilen sözleşmenin 7.14 maddesi gereği yetki anlaşmasının yapıldığı ve mahkememizin yetkili olduğu kanaatine varılmıştır.
Takip konusu borç taraflar arasındaki 09/03/2018 tarihli … … katılım sözleşmesine dayanmaktadır. Davacı alacaklı sözleşmeye dayanarak düzenlediği 15/11/2018 tarihli faturayı takibe koymuştur. Faturanın, taraflar arasındaki sözleşme gereği Merkez Bankası efektif alış kuruna göre düzenlendiği görülmüştür. Sözleşme bedeli her ne kadar döviz cinsinden belirlense de, davacının takipte alacağını TL cinsinden talep ettiği, talebin faturanın düzenlendiği tarihteki kura göre hesaplandığı ve davacının TBK md. 99 uyarınca tercih hakkını faturanın düzenlendiği tarihteki rayiç üzerinden kullandığı kanaatine varılmıştır. Sözleşmenin incelenmesinde bedelin 4 taksit halinde ödenmesi gerektiği, ancak 7.5 maddesine göre taksitlerden birinin ödenmemesi halinde tüm borcun muaccel olacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Dolayısıyla davacı alacaklının sözleşme bedelinin tümü için fatura düzenleyip takip başlatması sözleşmeye uygundur.
Davalı her ne kadar davacının edimlerini yerine getirmediğini, fuara katılamadığını ileri sürse de, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesinde; sözleşme konusu fuarın düzenlendiği, davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirdiği ve fuar alanında davalı için yer ayrıldığı sonucuna varılmıştır. 26/02/2021 tarihli bilirkişi raporunda da davacının edimlerini yerine getirdiği ve tarafların ticari defter ve kayıtlarına göre davalının davacıya borçlu olduğu tespit edilmiştir. Davacının sözleşme gereği edimlerini yerine getirmesinden sonra davalının fiilen fuara katılmaması, davalıyı borçtan kurtarmaz. Zira davalının fuara katılmaması, davacının sorumlu olduğu veya borcu sona erdiren herhangi bir sebebe dayanmamaktadır.
Takip öncesi işlemiş faiz talebinin değerlendirilmesinde; davalının ilk taksit tarihine göre 31/07/2018 tarihinde temerrüde düştüğü ve davacının ticari temerrüt faizi talep edebileceği kabul edilerek, mahkememizce 31/07/2018 – 25/09/2019 tarihleri arası %19,50 ticari temerrüt faiz oranı üzerinden yapılan hesaplamada davacının 14.574,43 TL işlemiş faiz talep edebileceği kanaatine varılmıştır. Davacı alacaklının takip talebini TL cinsinden yapması ve tercih hakkını fatura tarihindeki kur üzerinden kullanması sebebiyle, 3095 sayılı Kanun’a göre faiz talep edemeyeceği, ancak ticari temerrüt faizi talep edebileceği değerlendirilmiştir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın kısmen kabul kısmen reddine ve alacağın likit olması sebebiyle takip miktarının %20’si oranında icra inkâr tazminatına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1)Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
-…. İcra Müdürlüğü’nün… Esas sayılı takip dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın 78.485,68 TL’lik kısmının iptaline; takibin 63.911,25 TL asıl alacak ve 14.574,43 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 78.485,68 TL üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yıllık ticari temerrüt faiziyle birlikte devamına,
-Fazlaya ilişkin talebin reddine,
2)15.697,13 TL icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar kanunu gereğince kabul edilen değer üzerinden alınması gereken toplam 5.361,36-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 978,08-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 4.383,28-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 12.558,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre vekalet ücreti red edilen miktarı geçemeyeceğinden 2.497,75-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan; 44,40-TL Başvuru Harcı, 978,08-TL Peşin/nisbi Harcı, olmak üzere toplam 1.022,48TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ,
7-Davacı tarafından yapılan; 2.250,00-TL Bilirkişi ücreti, 172,50-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 2.422,50-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 2.347,78-TL lik kısmanın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise Davacı üzerinde bırakılmasına,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.320-TL arabuluculuk ücretinin kabul red oranı dikkate alınarak 1.279,29-TL lik kısmının davalıdan alınarak hazineye irad kaydına, kalan 40,71-TL lik kısmın ise davacıdan tahsili ile hazineye irad kaydına
Dair, davacı için kesin davalı için kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 10/07/2023
Katip …
e-imzalıdır
Hakim …
e-imzalıdır