Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/191 E. 2023/445 K. 31.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/191 Esas
KARAR NO : 2023/445
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 01/10/2015
KARAR TARİHİ : 31/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 21,05.2015 günü müvekkillerinin desteğinden yoksun kaldıkları müteveffa … …’un, tescilsiz motosikleti ile diğer … plakalı araca çarptığını ve vefat ettiğini, müteveffanın olay esnasında çift taraflı olarak karşı yönden gelen araçla çarpıştığını ve kazanın meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında müteveffanın kusurlu olarak kazanın meydana gelmesine sebebiyet verdiğinin tespit edildiğini, bir an için müteveffanın kusuru olduğu düşünülse dahi kusur durumunun ya da kusurlu olup olmamasının davanın esasını etkileyen bir yanının bulunmadığını, sürücü vefat edenin kusuru, davacı destek zararına uğrayanları etkilemeyeceğini, dolayısı ile ilgili kazada davalıların zararın tamamından müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, davanın, mirasçılık sıfatına istinaden değil, desteklen yoksun kalma zararına uğrama sıfatına istinaden açılmış bulunduğunu, müteveffa … …’ un ölmeden önceki gelir durumunun asgari ücretin üzerinde olduğunu belirterek, sonuç olarak; fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek …, … ve … … için 100,00-er TL’den 300- TL destekten yoksun kalma temelli maddi tazminatının … için belirlenecek şimdilik 100,00-TL cenaze ve defin gideri tazminatının, davalıdan kaza tarihindeki poliçe limitleri ile sınırlı sorumlu olmak ve olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsili ile alınarak davacılara ödenmesine, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin de davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde kazanın 21.05.2015 tarihinde meydana geldiğinin belirtildiğini, ölenin adına düzenlenen irsaliyeli fatura tarihinin ise 28.05.2015 tarihli olduğunu, kaza tarihinden 7 gün sonra irsaliyeli faturanın ölen sürücü adına düzenlenmiş olması mahkeme tarafından da kabul edilmemesi gerektiğini, kazaya karışan motorlu aracın cinsinin davacı tarafça somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, trafik kazası tespit tutanağının 21.05.2015 tarihli olduğunu, dava dilekçesinde kazaya kusuru ile karışan … …’un vefat ettiğinin belirtildiğini, M.K. 6. madde düzenlemesi başta olmak üzere H.M.K. düzenlemelerinde lehine sonuç çıkarmak isteyen tarafın iddialarını somut delillerle kanıtlaması gerektiğinin belirtildiğini, dava dilekçesi ekinde bulunan deliller arasında kazaya karıştığı iddia edilen motorlu aracın 28.05.2015 tarihinde irsaliyeli fatura ile kazada ölen … …’a satıldığının belirtildiğini, davacı tarafın, kazaya karışan motorlu aracın cinsinin modelinin ne olduğunu somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, 2918 sayılı KTK 3 ve 103. maddeleri düzenlemeleri gereği motorlu aracın trafik sigortası yaptırması zorunlu olmayan bir araç olduğunun tespit edilmesi halinde, müvekkili kurum aleyhine açılan davanın reddinin gerektiğini, kazaya karışan ve ölen sürücünün kullandığı motorlu aracın tescilsiz ve plakasız olduğundan müvekkili kurumun sorumluluğuna gidilemeyeceğini, mevzuatta plakasız ve tescilsiz araçların karıştığı kazalardan dolayı destekten yoksun kalma tazminatının müvekkili kurum tarafından karşılanacağına dair hiçbir düzenleme bulunmadığını, tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tahsilinin istendiğini, haksız fiil faili konumunda olmayan, işleten sıfatına haiz olmayan, sorumluluk sigortacısı sıfatına dahi haiz olmayan vekil eden kurumun olay tarihinden itibaren sorumlu tutulmasının hiçbir haklı ve hukuki gerekçesi bulunmadığını, trafik sigortacıları için dahi gerekli tüm evrakların eksiksiz şekilde başvurma tarihinden itibaren işleyecek olan 8 iş günü sonunda, aksi halde davanın açılması ile temerrüde düşeceğini düzenleyen mevzuat hükmü karşısında davacı tarafın davanın esasına ilişkin taleplerinin yanı sıra faizin başlangıcı ile ilgili talebinin dahi haksız ve mesnetsiz olduğunu ve reddinin gerektiğini belirterek, sonuç olarak, haksız ve mesnetsiz açılmış bulunan davanın esastan reddi ile avukatlık ücreti dâhil her türlü yargılama giderinin davacıya yükletilmesini savunmuştur.
Davacılar vekilinin 23/11/2022 tarihli ıslah dilekçesinde: “Daha evvelinde destekten yoksun kalma tazminat talebimizi arttırdıkları miktar olan 157.159,59.-TL’yi ıslah ederek 290.000,00.-TL olarak talep ettiklerini, … … için 100,00.-TL olan cenaze ve defin gideri taleplerinin ülke gelenekleri ve yerleşik Yargıtay içtihatlarınca da taleplerinden az olmamak kaydıyla takdiren hakkaniyete uygun bedele karar verilmesi gerektiğini beyanla ıslah dilekçelerinin kabulü ile … … yönünden destekten yoksun kalma tazminat talepleri olan 290.000,00.-TL’nin ve … … adına talep ettikleri cenaze ve defin giderinin dava dilekçesindeki taleplerinden az olmamak kaydıyla takdiren belirlenecek bedelin, işleyecek ticari-temerrüt avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, her türlü harç ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini” talep etmişlerdir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir
Tarafların mali ve sosyal durumları araştırılmış, trafik, sigorta kayıtları, nüfus kayıt örneği ve hasar dosyası ve soruşturma dosyası UYAP’dan celp edilmiş, kusur oranı ile tazminat miktarının tespiti için yerel bilirkişilerden rapor alınmıştır.
Kaza tespit tutanağı ve olay yeri tespit tutanağıdan kazaya karışan aracın marka ve şase numarası belirtilmiş olmakla kazaya karışan aracın davacının sunduğu faturayla uyumlu olup olmadığı, uyumlu ise aracın Karayolları Trafik Kanunun 3. Ve 103. maddeleri uyarınca trafik sigortası yaptırılmısı zorunlu araçlar olup olmadığı hususunda aracın bulunduğu (… Otopark Kurtarıcı, adres … Mah. … Yolu Üzeri … ) bulunduğu mahalle makina mühendisi refakati ile talimat mahkemesince keşfen yapılan inceleme neticesinde sunulan raporda özetle; kazaya karışan aracın motosiklet olduğunu, plaka ve ruhsat alınması dolayısı ile trafik sigortası yaptırılması zorunlu olan bir araç türü olduğunu, aracın, … sayılı faturasının kazadan sonra 28.5.2017 tarihinde satıcı … firmasınca düzenlendiğinin de tespit edildiği hususları rapor edilmiştir.
Kazanın oluşumunda kazaya karışan tarafların kusur oranları ile, davacının talep edebileceği tazminat miktarının hesaplanması noktasında bir aktüerya, bir trafik bilirkişisinden alınan raporda özetle; tescilsiz motosikletin sürücüsü … …’un; kazada % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğunu, … plakalı aracın sürücüsü … ‘ın; kazada kusurunun olmadığını, davacı eş … …’un talep edebileceği tazminat tutarının 157.159,59- TL olduğunu, davacı …’un kaza tarihi itibariyle yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği destekten çıktığını, davacı … …’un kaza tarihi itibariyle yerleşik Yargıtay uygulamaları gereği destekten çıktığını, cenaze ve defin giderlerine ilişkin değerlendirmenin mahkemeye ait olduğu hususları rapor edilmiştir.
Davacı vekilinin mahkememize sunmuş olduğu bedel arttırım dilekçesi ile, davacı … … için destekten yoksun kalma tazminat talebinin 157.159,59-TL ye çıkartmış, noksan harcı tamamlamıştır.
Mahkememizin 20/02/2019 tarihli 2015/… esas 2019/… karar sayılı kararı ile “Yargıtay Hukuk Genel Kurul kararında da belirtildiği üzere; yansıma yolu ile zarar görmüş olan destek tazminatı isteyenlerin, kendisine destek sağlayan kişinin sahip olduğu haktan fazlasına sahip olmasının mümkün olmadığı, zararın artmasına veya doğmasına sebep olan kişi, sonuçlarına da kendisinin katlanması gerektiği, diğer bir deyişle nasıl ki desteğin ölümü sebebi ile meydana gelen zararın yansıma yolu ile destek görenleri etkilediği kabul ediliyorsa, desteğin kusurlu davranışlarının da aynı şekilde destek görenlere yansıyacağı kabul edilmesi gerektiği, bu itibarla davacıların desteği … …’un asli kusuru ile meydana gelen trafik kazasında desteğin ölümü sebebi ile meydana gelen zarardan davalı …nın sorumluluğu bulunmadığından, davanın reddine karar verilmiş, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur” denilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkememizce verilen kararın istinaf edilmesi üzerine … Mahkemesinin 17/12/2021 tarihli, 2019/… esas 2021/… karar sayılı ilamı ile;
“Dosya kapsamından 21.05.2015 tarihinde sürücü … ‘ın, sevk ve idaresindeki … plakalı aracı ile kendi şeridinde seyir halindeyken, karşı yönden, seyir halinde olan sürücü … …’un sevk ve idaresindeki tescilsiz motosikletiyle … plakalı aracın şeridine girerek motosikletinin ön kısmı ile … plakalı aracın sağ ön köşe kısımlarıyla çarpışması ile meydana gelen trafik kazasında sürücü … …’un vefat ettiği, bu vefat nedeni ile davacıların destekten yoksunluk tazminatı talep ettikleri anlaşılmıştır.
Mahkemece alınan bilirkişi raporunda, tescilsiz motosiklet kullanan davacıların desteği olan sürücünün tam kusurlu, karşı araç sürücüsünün kusursuz olduğu belirlenmiştir. Dosyadaki tüm kusur raporları birbirlerini doğrulayıp kaza tespit raporuyla da örtüştüğünden, desteğin olayda tam kusurlu olduğu sabit hale gelmiştir.
Davalı sigorta vekili KTK’nun 85/1 ve 95/1 maddeleri gereğince hazırlanan ZMSS genel şartlarının 1.maddesine TBK’nın 52.maddesi gereğince destekten yoksun kalma zararının yansıma zararı olduğu, zarar görenin istemeye hakkı olmadığından mirasçılarının da isteyemeceği, desteğin tam kusurlu olduğunu, TMK’nın 2.maddesindeki doğruluk ve dürüstlük kurallarına da aykırı olduğunu belirterek istinaf talebinde bulunmuş ise de;
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesine göre, “İşletenlerin, bu Kanun’un 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”. Aynı Kanun’un 85/1.maddesine göre “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.”, 85/son maddesinde ise “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur.”
Yukarıda açıklanan kanun hükümlerinden, zorunlu mali sorumluluk sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Davacıların desteği müteveffa … …’un, ister kendi kusuru, ister bir başkasının kusuru ile olsun, salt vefat etmiş olması, destekten yoksun kalanlar üzerinde doğrudan zarar doğurup, desteğin kusurunun olması, davacıların hakkına halel getirir bir unsur olarak kabul edilemez. Dolayısıyla destekten yoksunluk zararından kaynaklanan hakkın, sigortacıdan talep edilmesi mümkündür. Bu çerçevede, kaza tarihi itibariyle, ZMSS poliçesi bulunmayan araç nedeniyle, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 14.maddesine göre, ZMSS poliçesinin kaza tarihindeki limiti dahilinde …’nın sorumluluğu bulunmaktadır.
Davacıların uğradığı zarara bağlı olarak talep ettikleri hak, salt miras yoluyla geçen bir hak olmayıp bilimsel ve yargısal içtihatlarda kabul edildiği üzere destekten yoksun kalanın şahsında doğrudan doğruya doğan, asli ve bağımsız bir talep hakkıdır. Ölüm nedeniyle doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki kusur davacıya yansıtılamayacaktır. Dolayısıyla araç sürücüsünün veya işletenin tam kusurlu olması desteğinden yoksun kalan davacıyı etkilemeyecektir (Yargıtay 17. HD. 2014/17669 E. 2017/919 K.) (HGK’nun 15.6.2011 gün ve 2011/17-142 esas-411 karar, HGK’nun 22.2.2012 gün 2011/17-787 esas, 2012/92 karar, HGK’nun 16.1.2013 gün ve 2013/17-1791 esas ve 2013/74 karar sayılı ilamları).
Somut olayda kaza 21/05/2015 tarihinde meydana gelmiştir. ZMMS yeni genel şartlar ise 01/06/2015 de yürürlüğe girmiştir. Bu durumda mahkemece 2918 sayılı KTK ve … Yönetmeliği’ne göre, davalı …nın tescilsiz ve sigortasız olan motosikletin işleteninin üçüncü kişilere verdiği zararları teminat altına aldığı ve olayda işleten veya sürücü tam kusurlu olsalar bile, destekten yoksun kalan davacılar da zarar gören üçüncü kişi konumunda bulunduğundan, bu nedenle desteğin kusurunun, davacılara yansıtılamayacağı ve destekten yoksunluk zararını davalı …’ndan talep edebilecekleri anlaşıldığından Mahkemece kaza tarihinde yürürlükte olmayan 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları A.3. maddesine ve A.5. maddesinin (ç) bendine dayanarak davanın reddine karar vermesi doğru olmamıştır.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK’nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.” şeklinde verilen karar ile mahkememizce verilen karar kaldırılarak dosyanın mahkememize gönderilmesi üzerine dosyanın yukarıda yazılı esasa kaydı yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
Dosyanın daha önceden rapor düzenleyen aktüerya bilirkişisine tevdii ile davacıların zararının gelecek celse tarihindeki güncel asgari ücret ve içtihatlar göz önünde tutularak tespiti noktasında ek rapor alınmasına karar verilmiş olup, sunulan 16/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; İddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı üzerinde yapmış olduğum inceleme sonucunda, yukarıda arz ve izah edilen hususlar doğrultusunda, dava konusu somut olayda tarafımca;
a) TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı,
B)Davalı tarafından davacılara yapılan herhangi bir maddi tazminat ödemesinin olmadığı,
c)Davadışı SGK tarafından davacılara yapılan rücuya tabi herhangi bir ödemenin olmadığı,
d)Davacı paydaş eş … …’un hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 480.220,10 TL olduğu, kaza tarihi itibariyle ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlanma teminatı limitinin 290.000,00 TL olduğu, davacı paydaş eş … …’un ZMMS Kişi başı ölüm ve sakatlanma teminatı limitini aşan zararının 190.220,10 TL olduğu…” şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Sigortacılık Kanununun 14.maddesinin 1. fıkrasında “Bu Kanunun 13 üncü maddesi, 13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ve 10/7/2003 tarihli ve 4925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu ile ihdas edilen zorunlu sorumluluk sigortaları ile bu Kanunla mülga 21/12/1959 tarihli ve 7397 sayılı Sigorta Murakabe Kanunu çerçevesinde ihdas edilmiş olan zorunlu sigortalara ilişkin olarak aşağıdaki koşulların oluşması halinde ortaya çıkan zararların bu sigortalarla saptanan geçerli teminat miktarlarına kadar karşılanması amacıyla … Birliği nezdinde … oluşturulur.” aynı kanunun 14/2-b bendi ile ” Rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli olan teminat tutarları dâhilinde sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için” sorumlu olduğu düzenlenmiştir.
Ana ve babalarının desteğinden yoksun kalan çocukların destekten yoksunluk süreleri sınırlıdır. Genel olarak erkek çocuklar 18 yaşına kadar, ortaöğretimde iseler 20 yaşına kadar, yüksek öğrenim görüyorlarsa 25 yaşına kadar; kız çocuklar 22 yaşına kadar, yüksek öğrenimde iseler 25 yaşına kadar destek görürler. Kaza tarihinde davacı … 26 ve … … 23 yaşlarında olup destek süresi içinde bulunmadıklarından davacıların davasının reddine karar verilmiştir.
Tüm dosya kapsamından; 21.05.2015 tarihinde meydana gelen ve davacıların desteğinin vefatı ile sonuçlanan kazada, tescilsiz motosikletin sürücüsü destek … …’un; kazada % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, tescilsiz motosikletin trafik sigortası yaptırılması zorunlu olan bir araç türü olduğunu, meydana gelen kaza nedeniyle davacı eş … …’un hesaplanan destekten yoksun kalma zararının 480.220,10 TL olduğu ve 5684 sayılı Sigortacılık Kanunun 14/2-b maddesindeki sigortasını yaptırmamış olanların neden olduğu bedensel zararlar için …na başvuru yapılacağı düzenlemesi kapsamında davalının meydana gelen zarardan kaza tarihi itibariyle ZMMS kişi başı ölüm ve sakatlanma teminatı limiti olan 290.000,00 TL ile olduğu sorumlu olduğu değerlendirilerek davanın kısmen kabulü ile 290.000,00 TL’nin 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı … …’a verilmesine karar verilmiştir. Davacı … yönünden 100,00-TL cenaze ve defin gideri tazminatı talep edilmiş ise de, bu talep yönünden gider yapıldığı ispatlanamadığından fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Davacılar … ve … …’un davalarının Reddine,
2-Davacı … …’un davasının Kısmen Kabulü ile, 290.000,00 TL’nin 03/08/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 19.809,90 TL harçtan ıslahta alınan 991,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.818,9‬0 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
4-Davacı … … tarafından yatırılan 991,00 TL harcın davalıdan tahsili ile bu davacıya verilmesine,
5-Davası kabul edilen … … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 43.600,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp bu davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 100,00 TL vekalet ücretinin davacı … …’dan alınıp davalıya verilmesine,
7-Davası reddedilen … ve … … yönünden davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 200,00 TL vekalet ücretinin bu davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
8-Davacılar … ve … … tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üstlerine bırakılmasına,
9-Davacı … … tarafça yapılan 250,00 TL müzekkere ve tebligat gideri, 800,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.050 TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranları üzerinden hesaplanan 1.049,64 TL’sinin davalıdan alınarak bu davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerine bırakılmasına,
10-Davalı tarafından yapılan 50,00 TL yargılama giderinin davası reddedilen davacılar … ve … …’dan müştereken ve müteselsilen alınarak davalıya verilmesine,
11-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine kendilerine iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 31/05/2023

Katip …
(e-imza)

Hakim …
(e-imza)