Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/146 E. 2023/208 K. 22.03.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/146 Esas
KARAR NO:2023/208

DAVA:İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:25/02/2020
KARAR TARİHİ:22/03/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirket için kendisine belgeleri ile teslim ettiği kumaşlar için baskı işi yapmış olduğu, bu baskı için gerekli kalıpları hazırladığını, davalının kumaş teslimini irsaliye karşılığı teslim ettiğini, müvekkil şirketin baskı için gereken kalıpları hazırlayarak hazırlanan kalıplar doğrultusunda baskı yaptığı, baskı yapılan kumaşların davalı şirkete fatura ve irsaliye kesilerek teslim edildiğini, tarafların cari hesap tabir edilen şekilde çalıştığını, edimin yerine getiren ve baskı yapılan kumaşlar ile kalıpları davalıya teslim eden müvekkil şirketin bu işlemler sonucunda 44.422,47 TL tahsil edemediğini, alacağın tahsiline istinaden …. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ancak davalı şirketin takibe itiraz ettiğini, bunun üzerine takibin durduğunu belirterek davanın kabulünü, …. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyasındaki takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket tarafından yapılan baskıların hatalı olduğunu, ayıplı teslimi nedeniyle müvekkil şirketin davacı şirkete bir borcu bulunmadığını, davacı şirketin yapmış olduğu baskılı ürünlerin müvekkili şirket tarafından Amsterdam da bulunan müşterisi … … ünvanlı şirkete satıldığını, ürünlerin satıldığı şirketin müvekkil şirkete mail atarak ürünlerin iyi olmadığını, kullanamadıklarını, bu nedenle ödeme yaptıkları 3.200 EURO ödemenin iadesini istediklerini bildirdiklerini, müvekkil şirketin davacı şirket tarafından yapılan baskılardaki hatalar nedeniyle müşterisine karşı ticari itibar kaybı yaşadığını, hem de ürünlerin bedelini müşterisine iade etmek zorunda kaldığını, durumun davacı şirkete bildirildiğini, yapılan görüşmeler sonucu zararın karşılanmadığı gibi icra takibi başlandığını haksız ve kötüniyetli olunduğunu belirterek davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE
Deliller; tanık beyanı, …. İcra Müdürlüğünün … esas sayılı dosyası, tarfların ticari defter ve belgeleri, keşif, bilirkişi raporları.
Dava, fatura alacağın tahsili için başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacının yerine getirdiği edimin ayıplı olup olmadığı, davalı tarafından süresi içinde ayıp ihbarında bulunulup bulunulmadığı, davacının takip tarihi itibariyle alacaklı olup olmadığı, varsa alacağın miktarı noktasındadır.
…. İcra Dairesi’nin … Esas sayılı dosyasında özetle; alacaklısının … ve Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun … Tekstil Dış Tic. Ltd. Şti. olduğu, 44.422,47 faturaya dayalı asıl alacak üzerinden başlatılan takibe boçlunun 18/12/2019 tarihli itiraz dilekçesi itiraz ettiği ve takibin durdurulduğu anlaşılmıştır.
Davalı tanığı …’ın ayıp ihbarının tespiti hususunda dinlenilmesine karar verilmiş olup tanık beyanında: ben davalı şirket çalışanıyım, davalı şirkette malların giriş çıkışlarını organizasyon ve kontrol etmekle görevliyim, davacı şirketten sivetşörtlere baskı yapılması hizmeti aldıktan sonra baskı yapılan sivetşörtleri kontrol ettirdikten sonra ihracat yaptığımız Hollanda daki şirkete gönderdik, bir süre sonra şirketten ürünlerdeki baskıların siyahlaştığına ilişkin mail geldi ve bizim ücret alacağımızda kesinti yapıldı, mailden hemen sonra ben davacı şirkete giderek yaptıkları baskıların karardığını söyledim, davacı şirket ayıbı kabul etmedi, biz de elimizdeki numuneleri kontrol ettiğimizde kırmızı renkte yapılan baskıların önce matlaştığını sonra ise karardığını gördük dedi beyanı okundu beyanının doğruluğunu imzası ile onayladı.
Tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda ve dosyaya celp edilen evraklar da göz önünde bulundurularak davalı şirket merkezinde bir tekstil mühendisi, bir borçlar hukukundan anlayan nitelikli hesap uzmanı ve bir mali müşavir bilirkişi refakate alınarak keşif yapılmak suretiyle ön inceleme duruşmasında belirlenen uyuşmazlık noktasında rapor alınmasına karar verilmiş olup, sunulan 28/04/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; “İncelenen 5 adet ürün “…” marka etiketli kapüşonlu sweatshirt olup önden enjeksiyon baskılı ürünlerdir. Ürünlerin baskılarında renklerde kararma ve solma oluşmuştur. Renk değişimleri baskı işlemi esnasında uygulanan ısıl işlemden kaynaklanmaktadır. Ürünlerdeki hataların gözle yapılacak basit bir muayene ile tespit edilebilecek açık ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiştir… inceleme neticesinde:
a. Taraflarca ibraz edilen yasal defterlerin açılış ve kapanış tasdiklerinin süresi içinde yapılarak kendi lehlerine delil olma özelliğine haiz oldukları,
b. Davacı ve davalı tarafın takip tarihi olan 11.12.2019 tarihinde mutabık ve davacının alacak bakiyesinin 44.422,47.-TL olduğu,
c. Davalının yasal süresinde ya da sonrasında davacı tarafından düzenlenen faturalar itirazda bulunmadığı, iade faturası düzenlemediği görülmektedir.
d. Davacı yanca satışı gerçekleşen ürünlerin ayıplı olduğu teknik bilirkişi tarafından tespit edildi ve fakat buna ilişkin ayıp ihbarına ait dava dosyası içeriğinde bir bilgiye rastlanmadığı,…” şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Dosyanın mali müşavir ve tekstil mühendisi bilirkişiye tevdii ile tespit edilen ayıbın ürünlerin teslimi anında mevcut olup olmadığı yada sonradan ortaya çıkan ayıp olup olmadığı ve ayıp bedelinin tespiti hususunda ek rapor düzenlenmesinin istenilmesine karar verilmiş olup, 06/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; “Kök raporda da belirtildiği üzere tarafımca incelenen 5 üründe baskı esnasında hatalı ısıl işlem neticesinde ortaya çıkmış kusurlar tespit edilmiş olup ayıbın sonradan oluşmadığı, üretim esnasında oluşan kusurlar olduğu tespit edilmiş olup, bu tespit tarafıma sunulan 5 adet ürünle sınırlıdır. Dosyada bahisli 200 adet ürünün kalan 195 adedinin durumunun tarafımca görülmediği kalan ürünlerin kusur taktiri Yüce Mahkemenizde olmak üzere ürünlerin açık ayıplı, sonradan ortaya çıkamayacak nitelikte kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemece ürünlerin ayıplı olarak nitelenmesi ve ayıbın 200 adet üründe de olduğu kabul edilmesi durumunda; dava konusu kusurlu 200 adet ürünün kusurlu durumları ile 1.200 Euro (6 euro/adet) bedelle satılabileceği, 3.200 euro’luk iade bedelinden ürünlerin kusurlu satış bedelleri düşüldükten sonra 2.000 euro’luk ayıp bedeli oluştuğu, bu bedelin dava tarihi itibari ile (25.02.2020 tarihli döviz kuru 6,64 euro/tl) 13.280 tl ve rapor tarihi itibari ile (06.02.2023 tarihli döviz kuru 20.51 euro/tl) 41.020 tl olduğu…” şeklinde görüş ve kanaat bildirmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir. Davacı yüklenici, davalı işsahibinin teslim etmiş olduğu kazakların üzerine talep edilen şekilde baskı yapmayı, davalı iş sahibi bedeli ödemeyi üstlenmiştir. Taraflar arasında, davacı tarafından işin yapılarak teslim edildiği ve iş bedeli hususlarında ihtilaf bulunmamaktadır. Her iki taraf ticari defter ve kayıtlarına göre takip tarihi olan 11.12.2019 tarihi itibariyle davacı, davalıdan 44.422,47.-TL alacaklıdır. Davalı tarafça, davacının ayıplı imalat yapmış olması nedeniyle kazaklarda yapılan baskılarda matlaşma ve kararma meydana geldiği ileri sürülmüştür. 6098 sayılı TBK’nın 474. Maddesi gereğince iş sahibi, eserin tesliminden sonra, işlerin olağan akışına göre imkân bulur bulmaz eseri gözden geçirmek ve ayıpları varsa, bunu uygun bir süre içinde yükleniciye bildirmek zorundadır. Aynı kanunun 477. Maddesinde eserin açıkça veya örtülü olarak kabulünden sonra, yüklenicinin her türlü sorumluluktan kurtulacağı ve işsahibi, gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, eseri kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu ile davacıya teslim edilen ürünlerdeki ayıbın imalat sırasında meydana gelen açık ayıp olduğu tespit edilmiş olup, tanık beyanından davalının 21.01.2020 tarihli e-posta sonrasında ayıp ihbarında bulunmuş olduğu anlaşılmış, ayıp uygun bir süre içinde yükleniciye bildirilmediğinden işin davalı tarafça ayıplı olarak kabul edildiği ve yüklenici davacının ayıptan doğan sorumluluktan kurtulacağı değerlendirilmekle davanın kabulüne dair aşağıda belirtildiği şekilde karar verilmiştir.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Davanın KABULÜ ile, davalının …. İcra Dairesinin … Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 44.422,47 TL alacak üzerinden devamına, alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi uygulanmasına,
İcra inkar tazminatı talebinin reddine,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 3.034,54 TL harçtan peşin alınan 536,53-TL harcın mahsubu ile bakiye 2.498,01 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3-Davacı tarafından yatırılan 536,53 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafça yapılan 62,20 TL ilk harç (başvurma, vekalet harcı), 201,50 TL müzekkere ve tebligat gideri, 419,90-TL Keşif Harcı, 1.950,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.633,6‬0 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde kendilerine iadesine,
8-Tarafların dava şartı olan arabuluculuk toplantısına katıldıkları halde anlaşamadıkları, arabuluculuk son tutanağı aslından anlaşıldığından 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanun’un 18/A-14 bendi uyarınca ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği tarife hükümleri uyarınca Suçüstü Ödeneğinden ödenen 1.320,00 TL nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına.
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 22/03/2023

Katip …
(e-imza)

Hakim …
(e-imza)