Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/349 E. 2023/508 K. 08.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/349 Esas
KARAR NO : 2023/508

DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/05/2021
KARAR TARİHİ : 08/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;15.07.2020 tarihinde müvekkili adına tescilli … plakalı aracın müvekkilinin şoförü olan …’nun idaresinde iken davalı …’ın idaresindeki … plakalı araç ile makas atarak ilerlemesi neticesinde trafik kazasının meydana geldiği, …’ın aracından inmeyerek olay yerini terk ettiği, araç çerisinde bulunan Müvekkilinin eşi …’ın yaralandığı ve derhal hastaneye kaldırıldığı, kazanın ardınan olay yerine intikal eden … Bölge Trafik ekipleri tarafından kaza tutanağı tutulduğu, müvekkilinin eşi ve şoförünün kazaya sebebiyet veren …’tan şikayetçi olduğu, taksirle yaralama suçuna İstinaden … 5. Asliye Ceza Mahkemesi’nin … Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda asli derecede sorumlu olduğunun tespit edildiği, kazanın ardından aracın tamiri için … Tic. şirketine başvurulduğu, 34.220,00 TL onarım bedeli hesaplandığı, davalı … tarafından karşılanmadığı, … plakalı aracın sigortacısı … Sigorta A.Ş. tarafından ilk aşamada talebe rağmen karşılanmadığı, zararın 29.000,00 TL’lik kısmının 14.12.2020 tarihinde karşılandığı, zararın tamamının karşılanmadığı, servisten çıktıktan hemen sonra aracın müvekkili tarafından satıldığı, değer kaybı nedeniyle piyasa değerinden çok daha düşük bir meblağa, kasko değeri 320.515,00 TL olmasına rağmen 190.000,00 TL’ye satıldığı, değer kaybına ilişkin maddi zararın doğduğu, değer kaybı talebine ilişkin olarak sigorta şirketine başvuru yapılarak … numaralı hasar dosyası oluşturulduğu ve 10.02.2021 tarihinde değer kaybına ilişkin 5.415,00 TL ödeme yapılmasına rağmen zararın çok daha fazla olduğu, değer kaybı ile bakiye onarım bedelinin tahsili amacıyla dava açılması zarureti doğduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek fazlaya ilişkin talepleri saklı kalmak kaydıyla davalı …’a ait … plakalı araç üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, hasar onarım bedelinden bakiye kalan 5.220,00 TL’nin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müşterek ve müteselsilen tahsiline, araçta oluşan bakiye değer kaybının tespiti ile şimdilik 1.000,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla müşterek müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekâletin davalılara tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
Cevap: Davalı … vekili cevap dilekçesinde özetle; olayın müvekkilinin ifadesinde belirttiği gibi meydana geldiği, hamile olan eşinin hastaneye kaldırıldığını öğrenince her insan gibi endişe ve telaş içerisinde hastaneye gitmek üzere yola çıktığı, en sol şeritte seyir halinde iken önündeki araca selektör yaparak yol istediği, ancak öndeki aracın müvekkiline yol vermediği, telaş ve endişe içinde hastaneye yetişmek için önündeki aracın sağından geçtiği ve aracının sol kısmını bariyerlere sürttüğü, herhangi bir araca çarpma veya temasının mümkün olmadığı, makas atma durumunun söz konusu olmadığı, kendi aracının bariyerlere sürtmesi sonucunda oluşan hasara dahi bakmadan bir an önce hastanedeki eşinin yanında olabilmek için durmadan yoluna devam ettiği, yükletilmeye çalışılan suçlamalar ile müvekkilinin içinde bulunduğu durumundan yararlanmaya çalışıldığı, kaza tutanağının davacının tek taraflı beyanlarına göre düzenlendiği, soyut iddiası dışında hiçbir somut veri olmadığı, ceza mahkemesinde müvekkili aleyhine karar verildiği, inceleme ve araştırma yapılmadan karara çıktığı ve kesinleştiği, kusurun tespiti gerektiği, ceza hakiminin kararının hukuk hakimini bağlamadığı, müvekkilinden hasar talebinin istenmesinin hukuk ve hakkaniyete aykırı olduğu diğer hususlarla birlikte belirtilerek haksız ve hukuka aykırı açılmış olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmiş, deliller sunulmuştur.
Cevap: Davalı … Sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; dilekçesinde özetle; davanın haksız ve mesnetsiz olduğu, reddi gerektiği, KTK 97 madde uyarınca sigorta şirketine kanunda belirtilen evraklar ile müracaat edilmediği, davacının müvekkili şirkete usulüne uygun olarak müracaar etmediği, hasar dosyasında inceleme yapılabilmesi için kusur oranlarının kesin olarak tespit edilmiş olması gerektiği, yalnızca davacının beyanlarına dayanılarak olaydan sonra tutanak tutulduğu, kusur tespiti yapılmadan müvekkilinin ödeme yapmasının beklenemeyeceği, geçerli bir başvuru olmadığından dava şartının tamamlanmadığı, dava şartı noksanlığından davanın usülden reddi gerektiği, araçta meydana gelen değer kaybının ödendiği, değer kaybı tespitinn ZMS Genel Şartlar ekinde yer alan esaslara göre yapılacağı, değer kaybı başvurusuna müteakip hesabı için sigorta eksperine tevdi edilerek tanzim edilen eksper raporuna göre davacıya ödeme yapıldığı, eksiksiz ödeme yapılarak değer kaybı ve hasar bedelinin ödendiği, … plakalı aracın müvekkili şirkete ZMM poliçesi ile sigortalı olduğu, 3. kişilerin uğradığı maddi zararlardan poliçede belirtilen azami limitlerle ve kusur oranında sorumlu olduğu, kusur oranlarının belirlenmesi için dosyanın Adli Tıp Kurumu 3. Trafik İhtisas Dairesi’ne gönderilmesi gerektiği, davacının eksper raporu doğrultusunda anlaşmalı servislerde daha uygun fiyata onarımı gerçekleştirmesi mümkünken yetkili olmayan başka bir serviste yaptırdığı onarım bedelini talep etme hakkı olmadığı, Müvekkilinin aldırdığı eksper raporu doğrultusunda onarım bedelinin esas alınması gerektiği, müvekkilinin yalnızca anlaşmalı olduğu servislerde yapılan ve eksper raporunda belirtilen ücreti ödemekle yükümlü olduğu, araçta değer kaybı meydana gelmediği, reddi gerektiği, sunulan bilirkişi raporunde değer kaybı hesaplama formülüne göre hesaplama yapılmadığı, aracın piyasa değerinin fahiş belirtildiği, modeli, yılı, önceki hasar kayıtlarının değerlendirilmediği, araç mahrumiyetinin ZMMS kapsamında olmadığı, gelir kaybı, kar kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi oluşan yansıma ve dolaylı zararların teminat dışında kaldığı diğer hususlarla birlikte belirtilerek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletimesine karar verilmesi vekâleten arz ve talep edilmiş, deliller sunulmuştur.
Delillerin Değerlendirilmesi, Davanın Hukuki Niteliği ve Gerekçe ;
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; 15.07.2020 tarihinde meydana gleen trafik kazasında davacıya ait … plakalı araçta meydana gelen, kazaya sebebiyet verdiği ve kusurlu olduğu iddia olunan … plakalı araç sebebiyle araç onarım bedeli ve ve belirsiz alacak davası şekliyle değer kaybı tazminatının davalılardan tahsili istemine ilişkindir.
Meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur durumunun ve % (yüzde) olarak kusur oranının belirlenmesi, dosya kapsamında davacının aracında kaza nedeniyle oluşan değer kaybı zararı bulunup bulunmadığı, davalıların işleten ve sigortacısı olduğu aracın poliçesi kapsamında davacıya ödenen tutarların değer kaybı zararı kapsamında olup olmadığı, davacının davalılardan talep edebileceği bakiye onarım bedeli ve değer kaybı tazminat miktarının tespiti amacıyla Dosyanın bilirkişiler …ve …’e tevdi edildiği, bilirkişiler tarafından dosyaya sunulan 11/07/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle ve sonuç olarak;olayda fizyolojik durumu bilinmemekle birlikte aksine davranarak sevk ve idaresindeki … plaka numaralı otomobil ile hızların nispeten yüksek olduğu otoyolda müteyakkız olmayan, yolun ve trafiğin icap ve şartlarına uygun olmayan bir hızla ilerleyen, önünde ilerleyen diğer otomobili geçmek için sağından ilerleyip tekrar önüne doğru şerit değiştirmeden önce yolu ve çevresini gereği gibi etkin şekilde kontrol etmeyen, hızını ve direksiyon sapma açısını yolun ve trafiğin icap ve şartlarına, güvenle sevk ve idare edebileceği seviyelerde ayarlamayan, şerit değiştirmek için uygun ve tehlikesiz şartların oluşmasını beklemeyen, ani ve kontrolsüz şekilde sol şeride doğru yönelen, seyir halinde olan diğer otomobili, konumunu, hız ve mesafesini, boyutlarını dikkate almayarak üzerlerine doğru tehlike bölgesine yönelip çarparak akabinde gelişen olaylara neden olan, dikkatsiz, tedbirsiz, kontrolsüz ve özensiz davrandığı mütalaa edilen davalı sürücü …’ın %100 (yüzde yüz) oranında tamamen asli kusurlu olduğu,
Sürücülerin trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen kural, yasak ve zorunluluk veya yükümlülüklere uymak (K.T.K. Mad. 47/d), geçilmek istenen araçların sürücüleri; duyulur veya görülür bir geçiş işareti alınca trafiğin iki yönlü kullanıldığı karayollarında taşıt yolunun sağ kenarından gitmek, dörtten fazla şeritli veya bölünmüş karayollarında bulunduğu şeridi izlemek ve hızını artırmamak zorunda olduğu, 54. maddede yazılı durumlar dışında, geçiş yapmak isteyenlere yol vermemek, geçilmekte iken bir başka aracı geçmeye veya sola dönmeye kalkışmanın yasak olduğu (K.T.K. Mad. 55/a), olayda sevk ve idaresindeki … plaka numaralı otomobil ile orta bariyer ile bölünmüş, üç şeritli Otoyolun orta şeridini takiben nizami düz seyir halinde iken sağ ön çamurluk kesimlerine, arkasından yaklaşıp kendisini geçmek amacıyla sağından İlerleyip önüne geçerken ani ve kontrolsüz şekilde üzerine doğru yönelen otomobilin sadmesine maruz kaldığı, akabinde de çarpışmanın şiddeti ile direksiyon hakimiyetini ve kontrolünü kaybederek orta bariyerlere doğru savrulduğu anlaşılan, kısa süre ve mesafede kazaya engel olabilmek adına alabileceği herhangi bir tedbir, kazada etkili herhangi bir rolü ve kural dışı ihmalkar, özensiz davranışının söz konusu olmadığı mütalaa edilen …’ya atfı kabil kusur bulunmadığı, yönündeki kusur değerlendirmesi, mevcut dosya kapsamındaki raporların bilimsel ve yargısal denetime açık niteliği de gözetilerek bilirkişi raporlarına yapılan itirazların reddine karar vermek gerekmiştir.
Dosya kapsamında bulunan rapor içeriğine göre de araç onarım bedeli tazminatı yönünden “Kaza tarihinde davacı …’a ait … plaka ve (…) şasi numaralı hususi otomobilin olay tarihinde özel servis ortamında, tamamı orijinal vasıfta parçalar kullanılarak gerçekleştirilmesi mümkün kadri maruf, haddi layık onarım bedelinin KDV dahil 34.220,00 TL olduğu, onarım faturasının uygun ve piyasa rayicinde olduğu, hasar onarım bedeli tazminatı ile ilgili olarak davalı … Sigorta A.Ş. tarafından 14.12.2020 tarihinde yapılan 29.000,00 TL tutarındaki ödemenin tenzili ile net bakiye zararın 5.220,00 TL olduğu,” tespit, hesap, görüş ve kanaatine varılmıştır.
Dosya kapsamında bulunan rapor içeriğine göre de değer kaybı tazminatı yönünden “Kaza tarihinde davacı …’a ait … plaka ve (…) şasi numaralı hususi Otomobil üzerinde meydana gelen değer kaybı zararının olay tarihinde; ZMS Genel Şartları ekindeki formüle göre 6.870,27 TL, Yargıtay içtihatlarına göre 33.000,00 TL olduğu, değer kaybı bedeli tazminatı ile ilgili olarak davalı … Sigorta A.Ş. Tarafından 10.02.2021 tarihinde yapılan 5.415,00 TL tutarındaki ödemenin tenzili ile net bakiye zararın; ZMS Genel Şartları’na göre 1.455,27 TL (davalı … Sigorta A.Ş.’nin kalan poliçe limiti olan 1.365,00 TL’sinden-davalı sürücü taşıt maliki …’ın 90,27 TL’sinden sorumlu)-Yargıtay içtihatlarına göre 27.585,00 TL (davalı … Sigorta A.Ş.’nin kalan poliçe limiti olan 1.365,00 TL’sinden-davalı sürücü taşıt maliki …’ın 26.220,00 TL’sinden sorumlu) olduğu,” tespit, hesap, görüş ve kanaatine varılmıştır. Davacı aracındaki değer kaybının Yargıtay 17. Hukuk Dairesi’nin içtihatlarına göre, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın km’si, metal komponentlerin yoğunluğu, korozyon dozajı ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2.el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2.el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiği hususu dikkate alınarak
Yargıtay 17.HD’nin 2017/1230 E- 2018/2590 K. sayılı 15/03/2018 tarihli kararında vurgulandığı gibi değer kaybının hesabında aracın modeli, markası, özellikleri, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, tarafların iddia ve savunmaları ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeriyle kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının hesaplanması ilke olarak kabul edildiğinden bu hesap yönetime itibar edilmiştir.
Davacı taraf araç değer kaybı yönünden; ilk dava dilekçesi ile 1000 TL olan talebini 26.585,00 TL arttırarak, 27.585,00 TL’nin olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber tahsili talebiyle dava değerini arttırmış ve nihayetinde davacı vekili dava değeri arttırım dilekçesinde özetle; Araç hasar onarım bedelinden bakiye kalan 5.220,00TL’nin davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber müşterek müteselsilen tahsiline, araç değer kaybı tazmini yönünden 27.585,00 TL alacakları olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla, müşterek müteselsilen tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sürücülerin kusur durumuna göre davalı … Sigorta A.Ş. tarafından hasar onarım bedeli ile ilgili olarak yapılan 29.000,00 TL tutarındaki ödemenin tenzili ile net bakiyenin 34.220,00 TL-29.000,00 TL= 5.220,00 TL olduğu, trafik sigortası poliçe limiti araç başına 41.000,00 TL ile sınırlı olduğundan ve hasar ile ilgili 29.000,00 TL, değer kaybı ile ilgili 5.415,00 TL tutarında yaptığı ödemeler dikkate alındığında bakiye limitin ise 6.585,00 TL olduğu, -davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Haksız fiilden doğan tazminat alacaklarında kural olarak faiz başlangıcı olay tarihidir. Zarar gören, tazminat alacağına zararın doğduğu an hak kazanır. Haksız fiillerde olayın vuku tarihinde alacağın muaccel olduğu ve dolayısıyla borçlunun temerrüde düştüğü kabul edilmekte, haksız fiil failinin temerrüdü için ayrıca alacağı istemeye yönelik ihtar keşide edilmesine gerek bulunmamaktadır. Bununla birlikte, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunun 99/1 maddesi ile Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortasının Genel Şartlarının B-2 maddelerinde sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortasının poliçe limiti dahilinde tazminatı ödemekle yükümlü olup, bu sürenin sonunda ödeme yapılmadığı takdirde temerrüt gerçekleşeceği öngörülmüştür. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır. (Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin 2022/443 Esas, 2022/1501 Karar sayılı ilamı, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin 2018/3418 Esas, 2021/301 Karar sayılı ilamı)
Davacı dava dilekçesinde yasal faiz talep etmiş olup, “belirsiz alacak” davası müessesesinin getirildiği 6100 Sayılı HMK ile birlikte 17. Hukuk Dairesinin süreklilik arz eden kararlarına göre de daha sonra ıslah yapılmış olması halinde dahi tüm tazminat miktarına kaza (veya dava/temerrüt) tarihinden itibaren faiz işletilmek gerektiğinden (Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesinin 2023/335 Esas, 2023/1058 Karar sayılı ilamı); huzurdaki dava da değer kaybı talebi yönünden belirsiz alacak davası şeklinde ikame edildiğinden davanın kabulü ile, davalı sigortacının yaptığı ödemeler dikkate alındığında bakiye limitin ise 6.585,00 TL olduğu da gözetilerek; 5.220,00-TL araç hasar onarım bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 14.12.2020 tarihinden, davalı …yönünden kaza tarihi olan 15.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber -davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline, 27.585,00-TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 10.02.2021 tarihinden, davalı… yönünden kaza tarihi olan 15.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber -davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline, dair aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
HÜKÜM: Ayrıntısı ve Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-Davanın kabulü ile,
5.220,00-TL araç hasar onarım bedelinin davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 14.12.2020 tarihinden, davalı … yönünden kaza tarihi olan 15.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber -davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline,
27.585,00-TL değer kaybı tazminatının davalı sigorta şirketi yönünden kısmi ödeme tarihi olan 10.02.2021 tarihinden, davalı … yönünden kaza tarihi olan 15.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle beraber -davalı sigorta şirketi yönünden poliçe limiti ile sınırlı olmak kaydıyla- davalılardan müşterek müteselsilen tahsiline,
2-Kabul edilen dava değeri (32.805,00 TL) üzerinden alınması gereken 2.240,90 TL harçtan başlangıçta peşin alınan 106,23 TL peşin harç ile 460,00 TL ıslah harcın mahsubu ile eksik kalan 1.674,67 TL harcın (davalı sigorta şirketi 336,10 TL’sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müşterek müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Alınması gerekli ve davacı tarafından yatırılan 106,23 TL peşin harç, 59,30 TL başvurma harcı ve 460,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 625,53 TL harcın (davalı sigorta şirketi 125,54 TL’sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yargılama nedeniyle yapılan posta ve tebligat masrafı 299,60-TL ve bilirkişi ücreti 2.400,00 TL olmak üzere toplam 2.699,60 TL yargılama giderinin (davalı sigorta şirketi 541,80 TL’sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı … tarafından yargılama nedeniyle yapılan 500,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı … Anonim Şirketi tarafından yargılama nedeniyle yapılan 500,00 TL bilirkişi ücreti yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı yargılama sırasında kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 9.200,00 TL vekalet ücretinin (davalı sigorta şirketi 1.846,44 TL’sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müşterek müteselsilen alınarak davacıya verilmesine,
8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.360,00 TL arabuluculuk sarf ücretinin (davalı sigorta şirketi 272,95 TL’sinden sorumlu olmak üzere) davalılardan müşterek müteselsilen tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,
9-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re’sen ilgili tarafa veya vekillerine iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı … vekilinin yüzüne karşı diğer davalıların yokluğunda kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 HAFTA içerisinde mahkememize ve bulunulan yer Asliye Ticaret mahkemesine dilekçe ile başvurmak koşuluyla istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 08/06/2023

Katip Hakim