Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/848 Esas
KARAR NO : 2023/608
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/12/2021
KARAR TARİHİ :19/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili 22/12/2021 tarihli dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından …. İcra Müdürlüğü’nün 2021/… Esas sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı süresi içerisinde yapılan itirazın üzerinde icra müdürlüğü tarafından 19/02/2021 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalı tarafın itirazının haksız ve kötü niyetli olduğunu, davacı tarafın faturalara konu etleri davalı şirkete teslim ettiğini, buna rağmen ücretini alamadığını, davalının borçluyu olmadığı hususunda doğruyu söylemediğini, dava şartı olan arabuluculuk sürecininde tamamlanmasından sonra ticari bir iş olan borç konusuna karşılık itirazın iptali davasını ikame ettiklerini, icra dosyasına konu alacağın et alım satımına dayalı likit bir alacak olduğunu, aynı zamanda borçlu bu borcu gösterir faturalara hiçbir dönemde itiraz etmediğini, gelinen noktada borçlunun borca itiraz etmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, açıklanan bu nedenlerle; davanın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere hükmün tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı şirkete dava dilekçesi ve duruşmaya davet tutanağının usulüne uygun tebliğ edildiği, davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü.
DELİLLER: Bilirkişi raporu, tarafların BA/BS formları, …. İcra Müdürlüğü’nün 2021/… Esas sayılı takip dosyası, Arabuluculuk Tutanağı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
18/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; ” taraflar arasında yazılı bir cari hesap sözleşmesi bulunmamaktadır. Taraflar arasında olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebet (açık hesap ilişkisi) bulunmaktadır. Davacı şirketin tarafıma ibraz ettiği, elektronik fatura fotokopileri ile yevmiye defteri muavin hesap dökümünde takip tarihi ile davalı şirketten 45.705,34 TL alacağının işli olduğu, Sayın Mahkemece celp edilen … vergi dairesi … vergi kimlik numaralı … …Ltd.Şti. beyan ettiği mal/ hizmet alımlarına göre 2020 Yılında mal alış listesinde yer alan … Vergi Dairesi, … vergi kimlik numaralı … … San. Ve Tic.Ltd.Şti den 3 adet fatura ile KDV hariç 55.134,00 TL mal/hizmet alışı yaptığını bildirdiği, Yargıtay karalarında BA-BS beyannameleri ile verilen bir içtihatta; “…BA BS Davalının BA formunda davacıdan satın aldığı mal/hizmet faturalarını vergi olarak bildirmiş olması karşısında davacı tarafça da faturaya konu alacağın varlığının ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 19.HD.’nin 10/04/2017 tarihli 2016/7490 E., 2017/2932 K.sayılı emsal kararı). Bu durumda dava konusu 3 adet faturanın, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, BA-BS beyannamelerinin birbirini teyit ettiği, davaya konu faturaların borçlu ve alacaklı tarafça bilinebilir olduğu, davalının faturaları tebliğ almış olduğu değerlendirildiği, Davacının davalıdan …. İcra Müdürlüğü 2021/… E Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte, 34.207,97 TL asıl alacak, talep ettiği, Yapılan incelemede davacının, davalıdan; 45.705,34 TL alacağının defter kayıtlarında yer aldığı ve icra takibi ile 34.207,97 TL talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği talebine bağlı olarak 34.207,97 TL alacaklı olacağı ve davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık % 9 orandan başlayacak değişen oranlarda yasal faiz işletilmesi gerekeceğini,” şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
GEREKÇE: Dava, ticari satımdan kaynaklanan itirazın iptali davasıdır.
Huzurdaki davada taraflar arasında satım sözleşmesi olmaksızın davalıya mal teslimi yapıldığı edildiği iddia edilmiş, davacı yanca verilen mal karşılığı hazırlanan faturaların davalı yana tebliğ edildiği, davalı yanca faturaların ödenmediği ve uyuşmazlığın bu ilişkiden kaynaklı fatura alacağına dayandığı anlaşılmaktadır.
Bir davada çekişmeli olguların kimin tarafından ispat edilmesi gerektiği konusuna, ispat yükü denir. Her iki taraf da ispat yükünün kime düştüğünü gözetmeden delil göstermişler ise bu halde hâkimin ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmasına gerek yoktur. Çünkü hâkim, ilk önce tarafların gösterdikleri delilleri incelemekle yükümlüdür. İki tarafın (veya bir tarafın) gösterdiği deliller ile davaya ilişkin bütün çekişmeli olgular aydınlanmış ise yine ispat yükünün hangi tarafa düştüğünü araştırmakta bir yarar yoktur. Buna karşılık, gösterilen delillerin hâkime dava hakkında tam bir kanaat vermemesi halinde, ispat yükünün hangi tarafa düştüğünün tespit edilmesinde yarar vardır.
Delillerin davayı etkileyecek çekişmeli hususlarda gösterileceği ve ispat faaliyetinin çekişmeli vakıalar için söz konusu olduğu hususu göz önünde bulundurulmalıdır ( 6100 sayılı HMK m.187/1). TMK 6. maddesinde; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” denilmiştir. HMK’nun “İspat yükü” başlıklı 190. maddesinde ise bu düzenlemeye paralel bir düzenleme getirilmiştir. Anılan maddede “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” denilmiştir.
İspat yükü ilk önce kural olarak davacıya düşer; yani davacı davasını dayandırdığı olguları ispat etmelidir. Kendisine ispat yükünün düştüğü taraf, uyuşmazlık konusu olguyu ispat edemezse davayı kaybeder. O taraf davacı ise davası reddedilir, davalı ise mahkûm edilir. Kendisine ispat yükü düşmeyen taraf, karşı (kendisine ispat yükü düşen) tarafın iddiasını (olguyu) ispat etmesini bekleyebilir. Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edemezse, diğer (kendisine ispat yükü düşmeyen) tarafın onun iddiasının aksini (hilafını) ispat etmesine gerek yoktur; o olgu ispat edilmemiş (yani dava bakımından yok) sayılır.
Somut olayda davalı yan icra dosyasına yapmış olduğu itirazda davacı yana hiçbir borcunun olmadığı gerekçesiyle alacağa itiraz etmiş, huzurdaki davada davalı yan cevap dilekçesi ile husumet itirazı yanında faturanın hazırlandığı şirket ile hiçbir bağlarının olmadığı ve davacının alacağının bulunmadığı savunması yapılmıştır. Bu durumda ispat yükü davacı yanda olduğu görülmekle, ticari ilişki ve sözleşme karşılığı malın teslim edilip edilmediği, alacağın ticari kayıtlara nasıl işlendiği ve davacının alacaklı olup olmadığı hususunda tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesine karar verilmiştir.
HMK’nun 222/3 maddesi; “İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.” hükmünü içermektedir. Bununla beraber Yargıtay Hukuk Genel Kurulu E. 2017/425 K. 2021/440 sayılı kararında; “Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatının gerektiği düzenlendiğinden, ticari defterlerin kesin delil olduğu anlaşılmaktadır.” şeklinde belirtildiği üzere HMK’nun 222’deki şartları oluştuğunda ticari defterlerin ispat gücü bakımından sahibi lehine kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilecektir.
Yukarıda kapsamda Mahkememizce taraflara ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına, bilirkişi olarak atanacak mali müşavir bilirkişiye bildirilmesine, davacı vekilinin inceleme gün ve saatinde ticari defter ve belgelerini ibraz etmesi, aksi takdirde ibrazdan kaçınmış sayılacağı duruşmada ihtar edilmiş, aynı hususta davalı yana tebliğ ile ihtarat yapılmış, ancak buna rağmen ticari kayıtları sunulmadığından, davalı yanın ticari kayıtları ibrazdan kaçındığı kabul edilmiştir.
Nitekim dosyamıza sunulan 18/11/2022 tarihli bilirkişi raporu ile; taraflar arasında olmayan cari hesap benzeri bir ticari münasebet (açık hesap ilişkisi) bulunmaktadır. Davacı şirketin tarafıma ibraz ettiği, elektronik fatura fotokopileri ile yevmiye defteri muavin hesap dökümünde takip tarihi ile davalı şirketten 45.705,34 TL alacağının işli olduğu, Sayın Mahkemece celp edilen Bakırköy vergi dairesi 175 043 8337 vergi kimlik numaralı … …Ltd.Şti. beyan ettiği mal/ hizmet alımlarına göre 2020 Yılında mal alış listesinde yer alan … Vergi Dairesi, … vergi kimlik numaralı … … San. Ve Tic.Ltd.Şti den 3 adet fatura ile KDV hariç 55.134,00 TL mal/hizmet alışı yaptığını bildirdiği, Yargıtay karalarında BA-BS beyannameleri ile verilen bir içtihatta; “…BA BS Davalının BA formunda davacıdan satın aldığı mal/hizmet faturalarını vergi olarak bildirmiş olması karşısında davacı tarafça da faturaya konu alacağın varlığının ispat edilmiş olduğunun kabulü gerekir.(Yargıtay 19.HD.’nin 10/04/2017 tarihli 2016/7490 E., 2017/2932 K.sayılı emsal kararı). Bu durumda dava konusu 3 adet faturanın, tarafların ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, BA-BS beyannamelerinin birbirini teyit ettiği, davaya konu faturaların borçlu ve alacaklı tarafça bilinebilir olduğu, davalının faturaları tebliğ almış olduğu değerlendirildiği, Davacının davalıdan … İcra Müdürlüğü 2021/… E Sayılı Dosyası ile başlattığı ilamsız takipte, 34.207,97 TL asıl alacak, talep ettiği, Yapılan incelemede davacının, davalıdan; 45.705,34 TL alacağının defter kayıtlarında yer aldığı ve icra takibi ile 34.207,97 TL talep ettiğinden taleple bağlılık ilkesi gereği talebine bağlı olarak 34.207,97 TL alacaklı olacağı ve davacının asıl alacağına takip tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği yıllık % 9 orandan başlayacak değişen oranlarda yasal faiz işletilmesi gerekeceğini, tespiti yapılmakla davanın asıl alacak yönünden kabulü ile takibin kaldığı yerden devamına karar vermek gerekmiştir.
Davalının icra takibine haksız yere itirazda bulunması, alacağın fatura ve açık hesap alacağından kaynaklı olması sebebiyle likit olması nedeni ile toplam alacağın % 20 oranında icra inkar tazminatının (İİK md.67/2) davalıdan tahsilde tekerrür olmamak üzere alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM; Açıklanan yasal gerektici nedenlere göre;
1-Davanın tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla KABULÜNE,
Davalının … İcra Müdürlüğünün 2022/… Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına,
2-İİK mad. 67/2 uyarınca alacak likit ve itiraz haksız olduğundan 23.630,61 TL alacağın %20’si olan 4.726,12 TL icra inkâr tazminatının tahsilde tekerrür olmamak üzere davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 2.336,75 TL hartan peşin alınan 413,15 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.923,60 TL harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
4-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13,14.maddeleri ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği 26.maddesi gereğince Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydedilmesine,
5-Davacı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi gereğince hükmolunan kısım üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 413,15 TL peşin harç, 59,30 TL başvuru harcı, 8,50 TL vekalet harcı, 1.200,00 TL bilirkişi ücreti ve 268,85 TL posta ücreti olmak üzere toplam 1.949,80 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Taraflarca yatırılan, kullanılmayan bakiye gider avansının kararın kesinleşmesi halinde yatıran tarafa iadesine,
Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karara karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde mahkememize veya başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek istinaf dilekçesi ile … Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/07/2023
Katip …
¸e-imzalıdır
Hakim …
¸e-imzalıdır