Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/191 Esas
KARAR NO:2023/418
DAVA:Ticari şirketin infisah ettiğinin tespiti
DAVA TARİHİ:30/03/2022
KARAR TARİHİ:08/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Fesih İstemli) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle: davalı şirketin 2011 yılında 5 ortaklı ve 50.000 TL sermayeli olarak kurulduğunu, davacının başta davalı şirketin … hissesine sahip kurucu ortağı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, şirketin 06.03.2013 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında şirketin unvan değişikliği yaparak mevcut unvanına kavuştuğunu, davacının 3 yıl için YK üyesi seçildiğini, sermaye artırımı yapılarak son ortaklık ve sermaye yapısına göre davacının 50.000 payı/sermayesi, diğer şirket ortağı İran vatandaşı olan …’in ise 200.000 payı/sermayesi olduğunu, buna dair yapılan değişikliklerin 19.03.2013 tarihli … yayımlandığını, şirketin 480 ortağı …’e 2013 yılından beri ihiçbir şekilde ulaşılamadığını, bunun şirket için güven kaybına sebep olduğunu, davalı şirketin son 9 yıldan beri olağan genel kurul toplantıların yapmadığını, YK’nın 2016 yılında görev süresi dolmuş olup yeni YK seçilmediğini, şirketin 11 yıldan beri gayri faal olduğunu, fakat gayri faal şirket için defter tutma ve muhasebe ücreti ödemeye devam edildiğini, açıklanan koşullar altında şirketin işletme konusu gerçekleştirmesinin imkansız hale gelmesi sebebiyle sona erdiğini iddia ederek davalı şirketin infisah ettiğinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP:
Davacıya usulüne uygun tebligat çıkartılmasına rağmen davaya cevap vermediği anlaşıldı.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’ nün yazı cevabı, bilirkişi raporları ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
İstanbul Ticaret Sicili Müdürlüğü’ nün 05/04/2023 tarihli yazı cevabında ” Sicil No : …-0, Unvanın …, adresinin …, sermayesinin 250.000,00 TL., ana sözleşmesinin tescil tarihinin 21/12/2011, Çalışma Konusunun, Kendine ait gayrimenkullerin alınıp satılması(kendine ait binalar devre mülkler araziler müstakil evler vb.)..ve anasözleşmesinde yazılı olan diğer işler, vb olduğunu, yönetim kurulu üyeleri yönetim kurulu başkanının … olduğunu” bildirmiş olduğu görüldü.
Mahkememizce Prof. Dr. … tarafından alınan bilirkişi raporunda neticeten; TTK.m.529/1-b hükmü gereğince, işletme konusunu gerçekleştirmesinin imkânsız hâle gelmesi sebebiyle infisah etmiş sayılabileceği, şirketin son genel kurul toplantısını 06.03.2013 tarihinde yapmış olduğu, sonraki yılların olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığı, ayrıca yönetim kurulunun görev süresinin 2016’da dolmasına rağmen yeni yönetim kurulu seçilmediğinden organ yokluğu/eksikliği durumu bulunduğu, son YK üyesinin zaten davacı olduğunu ve onun da infisah/fesih talep ettiği gözetilerek TTK.m.530 çerçevesinde organ yokluğu sebebiyle fesih koşulların oluştuğu, şirkette %20 pay sahibi olması sebebiyle azınlık sıfatı taşıyan davacının talebinin TTK.m.531’e göre haklı sebeple fesih talebi olarak değerlendirilmesi halinde, fesih yerine çıkma veya başka bir alternatif çözüm talebi de olmadığından haklı sebeple fesih koşullarının da oluştuğu şeklinde görüş bildirmiştir.
Bilirkişi raporu taraflara ayrı ayrı tebliğe çıkarılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre; dava konusu uyuşmazlığın, davalı şirketin faaliyet halinde bulunup bulunmadığı, organsız kalıp kalmadığı, olağan genel kurul toplantıların yapılıp yapılmadığı ve infisah şartlarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Dava dilekçesinde, şirketin işletme konusunu gerçekleştirmesinin imkansız hale gelmesi sebebiyle infisah ettiğinin tespitine karar verilmesi istenmiştir. Esas sözleşmesine göre, gayrimenkul ticareti yapmak üzere kurulan şirketin işletme konusunun objektif olarak imkasızlaşmasından söz edilemez ise de, davalı şirketin iki ortaklı bir anonim şirket olduğu, dava tarihinden geriye doğru 10 yılı aşkın süredir iki ortağın bir araya gelerek şirket işleri için bir araya gelemedikleri, yılda bir kez yapılması zorunlu olan genel kurul toplantılarını dahi yapamdıkları, yönetim kurulunun süresi bittiği halde yeni yönetim kurulu üyelerinin seçilmediği, diğer yabancı ortağa ulaşamadığını ifade eden davacının %20 hissesi itibariyle tek başına söz konusu eksiklikleri tamamlamasının mümkün olmadığı, diğer ortağa tebligat yapılmadan usulünce genel kurul toplantısı yapılmasının mümkün olmayacağı, 2012 yılı itibariyle şirketin kayda değer bir malvarlığının olmadığı, şirketin gayri faal olduğu ve ödenmiş sermayesinin geçmiş yıl zararlarıyla erimiş olduğu tespit edilmiştir. Bu koşullar altında davalı şirketin TTK.m.529/1-b hükmü gereğince, işletme konusunun gerçekleşmesinin imkânsız hâle gelmesi sebebiyle infisah etmiş olduğu kabul edilebilecektir.
Şirketin son genel kurul toplantısını 06.03.2013 tarihinde yapmış olduğu, sonraki yılların olağan genel kurul toplantılarının yapılmadığı, ayrıca yönetim kurulunun görev süresinin 2016’da dolmasına rağmen yeni yönetim kurulu seçilmediğinden organ yokluğu/eksikliği durumu bulunduğu, son YK üyesinin zaten davacı olduğu ve onun da infisah/fesih talep ettiği, bu tespitlere göre TTK.m.530 çerçevesinde organ yokluğu sebebiyle fesih koşullarının da oluştuğu söylenebileceğinden davacının davasının kabulü ile davalı …’ nin ( sicil no: …-0) TTK md. 530 uyarınca feshine, tasfiye Memuru olarak …’ in görevlendirilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
Davacının davasının KABULÜ ile,
1-Davalı …’ nin ( sicil no: …-0) TTK md. 530 uyarınca feshine,
2-Tasfiye Memuru olarak …’ in görevlendirilmesine, tasfiye memuruna 10.000,00.-TL ücret takdirine, ücretin ileride şirket tasfiyesinden karşılanmasına,
3-Karar kesinleştiğinde ve davacı tarafça ücret yatırıldığında tasfiye memurunun göreve başlamasına,
4-Kararın Ticaret Sicili Müdürlüğü’ nce tescil ve ilanına,
5-Karar tarihinde bulunan, Harçlar Kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 179,90-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 80,70-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 99,20-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden …Ü.T göre hesaplanan 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 80,70-TL Başvuru Harcı, 80,70-TL Peşin/nisbi Harcı, 3.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 218,25-TL tebligat, posta ve diğer masraflar, olmak üzere toplam 3.379,65TL’nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 08/06/2023
Başkan …
e-imzalıdır
Üye …
e-imzalıdır
Üye …
e-imzalıdır
Katip …
e-imzalıdır