Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/599 Esas
KARAR NO:2023/410
DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:19/10/2021
KARAR TARİHİ:07/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili …’nın, davalı ” kooperatif üyeliğinden, Kooperatifler Kanununun 12. maddesi kapsamında ortaklıktan çıkma hakkını kullandığını,davalı kooperatif yönetim kuruluna 23.09.2019 tarihinde yazılı başvuruda bulunduğunu,davalı kooperatif yönetim kurulunun 28.10.2019 tarih ve 2019/00302 sayılı kararı ile başvuruyu değerlendirmeye aldığını ve ortaklıktan çıkma kararını kabul ettiğini, Davalı kooperatif yönetim kurulunun konu ile ilgili müvekkili …’ya 28.10.2019 tarih ve 2019/00302 karar sayılı yazısında; ‘kooperatifimize, 15.02.2018 tarihine kadar ödenmiş olan 1(pay) sermaye tutarı ve aidat toplamı 138.504,50 TL’den genel kurul kararının 9. maddesi uyarınca ödenmeyen aidatlar için gecikme cezasıana tüzüğün 21.maddesi ve 1163 sayılı kooperatifler kanununun 17. maddesi gereği giderlere katılım payı tutarı kesintilerinden sonra kalan tutar bilanço ve gelir tablolarının ve çıkışların 2020 genel kurul oylamasına müteakip olarak, ikinci bir bildirim yazısı ile ödeme tarihi bildirilerek kooperatifin … Bankası Seyrantepe şubesinden tarafınıza nakden ödenecektir’ denilerek ödenen aidatların iadesine yönelik bildirimde bulunulduğunu, davalı kooperatifin genel kurul sonrası müvekkiline göndermiş olduğu üye aidat iadesine yönelik 07.01.2021 tarih ve 0302 sayılı karar yazısında ise “ortaklıktan çıkma kararının genel kurulca kabul edilip kesinleşmiş olduğu, ana tüzüğün 15 ve 21. madde hükümleri gereği aidat, gecikme cezası ve kooperatifin giderlere katılm payı kesintilerinden sonra kalan tutar 28.02.2024 tarihinde ihtarname ile ödeneceği” denilerek kooperatif kanunu ve borçlar kanununa aykırı yazılı bildirimde bulunulduğunu, 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 17. Ve ana tüzüğün 15. madde hükümleri uyarınca,kooperatiften ayrılan ortağın haklarının, ortaklıktan çıkarıldığı yılın bilançosu çerçevesinde iade edileceğini,hakların ödenmesinin ise,bu bilançonun kesinleşmesinden yani bilançonun genel kurulca kabulünden itibaren en erken bir ay sonunda mümkün hale gelebileceğini, 1163 sayılı Kooperatifler kanunun 17.maddesinde ortaklıktan ayrılanların haklarına dair hükümlerin izah edildiğini, anılan madde gereği müvekkili …’nın, ortaklıktan çıkma sonrası davalı kooperatiften doğan alacağını tahsili amacıyla icra takibi başlattığını, davalı kooperatifin icra takibine süresi içinde itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, davalı kooperatifin itiraz dilekçesinde böyle bir borcun olmadığına dair beyanda bulunduğunu ancak davalı kooperatifin müvekkillerine aidat iade borcu olduğunu kabul ettiğini ve bunun için yazılı bildirimde bulunduklarını beyanla; …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasına yapılan kötü niyetli itirazın iptalini, itiraza uğrayan tüm alacaklar yönünden takibin kaldığı yerden devamını,haksız ve kötü niyetle itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini,yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının Kooperatifler Kanununun 12.Maddesi kapsamında ortaklıktan çıkma hakkını kullanarak kooperatif yönetim kuruluna 23.09.2019 tarihli yazılı olarak başvuruda bulunduğunu, müvekkili kooperatifin ise 28.10.2019 tarih ve 2019/00302 sayılı kararı ile başvuruyu değerlendirmeye aldığını ve ortaklıktan çıkma başvurusunu kabul ettiğini, davacıya gönderilen 2019/302 sayılı gönderilen yazıda ” 15.02.2018 tarihine kadar ödenmiş olan 2 pay sermaye tutarı ve aidat toplamı 138.504,50.-TL’den genel kurul kararının 9.maddesi uyarınca ödenmeyen aidatlar için gecikme cezası, ana tüzüğün 21.maddesi ve 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 17.maddesi gereği giderlere katılm payı tutarı kesildikten sonra kalan tutar 31.12.2019 tarihli Bilanço ve Gelir tabloların ve çıkışların 2020/Haziran ayı içerisinde Genel Kurul onaylamasına müteakip olarak ikinci bir bildirim yazısı ile ödeme tarihi bildirilerek Kooperatifin … Bank Seyrantepe şubesinden nakden ödenecektir.” şeklinde yazı gönderilerek ödenen aidatların iadesine ilişkin müvekkilinin bildirimde bulunduğunu, ardından müvekkili kooperatifin yapılan 2020 yılı Genel Kurul sonrası davacıya göndermiş olduğu üye aidat iadesine yönelik 07.01.2021 tarih ve 0302 sayılı karar yazısında “Ortaklıktan çıkma kararının genel kurulca kabul edilip kesinleşmiş olduğu , ana tüzüğün 15 ve 21.madde hükümleri gereği aidat gecikme cezası ve kooperatifin giderlere katılm payı kesintilerinden sonra kalan tutar 28.02.2024 tarihinde ödeneceği şeklinde yazılı bildirimde bulunduğunu, buna karşın davacının söz konusu bildirimin Kooperatifler Kanunu ve Borçlar Kanunu’na aykırı olduğunu ve Kooperatifler Kanunu’nun 17. ve ana tüzüğün 15. maddesine dayanarak 28.02.2024 tarihinde üye aidatı alacağının ödenmesi hususunun hukuka aykırı olduğunu belirttiğini , buna karşılık müvekkili aleyhinde …. İcra Md. … E. sayılı dosya ile icra takibi açtığını ve müvekkilinin haksız suretle yapılan takibe itiraz edip durdurduğunu , bu nedenle itirazın iptali ile takibin devamı ve haksız yapıldığı iddia edilen itiraz nedeniyle %20 icra inkar tazminatının ödenmesini talep ve dava ettiklerini, ancak davacının itirazları gerçeği yansıtmamakta olduğunu, müvekkili kooperatif tarafından her işlemin Kooperatifler Kanunu’na uygun olarak gerçekleştirildiği, kanunun ilgili maddelerine uygun olarak müvekkil kooperatifin yönetim kurulu hak ve yetkilerini kullandığını, kooperatif genel kurulunda alınan kararlar gereği müvekkil kooperatifin yönetimi tarafından işlemlerin yapıldığını, alınan karara Kooperatifler Kanunu 53.Maddeye göre 1 Ay içinde iptal davası açılmaması nedeniyle kararın kesinleşmiş olduğunu , genel kurulda alınan karar sonrası müvekkili tarafından Kooperatifler Kanunu 17.Madde ve ana tüzüğün 15.maddesi esas alınarak kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek nitelikte iade ve ödemelerin genel kurulca 3 yılı aşmamak üzere geciktirilebileceğinin kanunda acık olarak belirtildiğini , genel kurulda da bu hususta karar alındığı anlaşılmakla, müvekkilinin de hak ve yetkilerini buna dayalı olarak kullandığını ,davacıya ödemenin yapılacağı kanun kapsamında 3 yılı aşmamak kaydıyla 28.02.2024 yılında ödemenin yapılacağının davacıya bildirildiğini, buna rağmen davalı tarafından kanun maddesi olarak konulan hükmün tanınmayarak müvekkiline haksız olarak icra takibi ve dava açtığını beyanla; başlatılan icra takibine müvekkili tarafından haklı olarak itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, davacının haksız ve hukuka aykırı olarak talep ettiği icra inkar tazminatı talebinin de reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
DELİLLER:
Arabuluculuk son tutanak örneği, Kooperatif Yönetim Kurulu 28/10/2019 tarih ve 2019/00302 sayılı yazı örneği, Kooperatif Yönetim Kurulu 07/01/2021 tarih ve 0302 sayılı yazı örneğinin dosyamız arasında olduğu görülmüştür.
…. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyaya eklendiği görülmüştür.
…. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/… Esas sayılı dosyasının bir örneğinin UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 09/02/2022 tarihli celsesinin 6 nolu ara kararı gereğince dosya üzerinde 2 kişilik bilirkişi heyetinden rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 08/08/2022 tarihinde sunmuş oldukları raporunda sonuç ve özet olarak;
Davacı …’nın davalı kooperatif ortaklığından çıkma talebi kooperatifçe kabul edilmiş olduğundan 2019 yılı sonu itibariyle kooperatif ortaklığının sona erdiği, davacının çıkma payı alacağının 2019 yılı bilanço ve hesaplarının genel kurulda onaylandığı 26.09.2020 tarihini takip eden bir aylık süre sonunda, 26.10.2020 tarihi itibariyle istenebilir olduğu,
26.09.2020 tarihli genel kurulda kooperatiften çıkan ortaklara yapılacak geri ödemelerin KoopK.m.17/2 gereğince ertelenmesine karar verilmiş ise de yapılacak toplam geri ödeme tutarı ve davacının alacağı ile kooperatifin aktif büyüklüğü ve genel yönetim giderleriyle yapılan mukayeseye göre, davacıya yapılacak ödemenin kooperatifin Mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı, ayrıca kanunda kooperatife azami üç yıla (36 ay) kadar erteleme imkanı verilmişken somut olayda 41 ay erteleme kararı alınmış olduğu,
Takipte davacının kooperatife yaptığı toplam ödeme miktarı olan 138.504,50 TL talep edilmiş ve kooperatifçe davacının alacağının tüm yıllara ait genel giderlere katılım payı ve gecikme cezaları toplamı 71.672,00 TL’nin düşülmesinden sonra bakiye alacağının 68.832,50 TL olduğu hesaplanmış ise de, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre davacının toplam ödemelerinden yalnızca kooperatiften çıktığı yılın (2019) genel giderlere katılma payı ile çıktığı tarihe kadarki gecikme faizlerinin düşülebileceği, buna göre davacının takip tarihi itibariyle alacağının 2019 yılı genel giderlere katılma payı 4.676,00 TL ile 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin gecikme faizleri 6.921.00 TL’nin düşülmesiyle 126.907,50 TL olduğu
Mahkemenin değerlendirmesi ve nihai takdiri, davacının çıkma payı alacağının ödenmesinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı ve erteleme kararının içerik ve süre yönünden kanuna uygun olmadığı yönünde olursa, çıkmanın kesinleştiği 2019 yılı hesaplarının onaylandığı 26.09.2020 tarihli genel kurul tarihini izleyen 26.10.2020 tarihi itibariyle davacının alacağının muaccel olduğu ve ihtara gerek olmaksızın temerrüt faizi hesaplanacağı, buna göre takip tarihi (13.02.2021 itibariyle davacının davalı kooperatiften 126.907.50 TL ana para, 3.410.86 TI gecikme faizi olmak üzere toplam 130.318,36 TL alacaklı olduğu,
Mahkemenin değerlendirmesi, davalı kooperatifin erteleme kararının kanuna uygun olduğu yönünde olursa, davacının 126.318,36 TL’den ibaret alacağının 26.10.2020 tarihi itibariyle kesinleştiği, ihtara gerek olmaksızın ve erteleme kararına rağmen gecikme faizi ancak vaki erteleme kararı sebebiyle takip tarihi itibariyle istenebilir olduğu yönünde görüş ve kanaat bildirdikleri görülmüştür.
Bilirkişi raporunun taraf vekillerinin elektronik tebligat adresine 10/08/2022 tarihinde tebliğ edildiği, rapora itiraz süresinin dolmuş olduğu görülmüştür.
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itirazlarını içerir 26/08/2022 tarihli dilekçesi ile itirazları doğrultusunda ek rapor aldırılmasını talep ettiği görülmüştür.
Mahkememizin 08/09/2022 tarihli ara kararı ile davalı vekilinin itirazları doğrultusunda bilirkişilerden ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 02/02/2023 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
Davacı …’nın davalı kooperatif ortaklığından çıkma talebi kooperatifçe kabul edilmiş olduğundan 2019 yılı sonu itibariyle kooperatif ortaklığının sona erdiği, davacının çıkma payı alacağının 2019 yılı bilanço ve hesaplarının genel kurulda onaylandığı 26.09.2020 tarihini takip eden bir aylık süre sonunda, 26.10.2020 tarihi itibariyle istenebilir olduğu,
26.09.2020 tarihli genel kurulda kooperatiften çıkan ortaklara yapılacak geri ödemelerin KoopK.m.17/2 gereğince ertelenmesine karar verilmiş ise de yapılacak toplam geri deme tutarı ve davacının alacağı ile kooperatifin aktif büyüklüğü ve genel yönetim giderleriyle yapılan mukayeseye göre, davacıya yapılacak ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı, ayrıca kanunda kooperatife azami üç yıla (36 ay) kadar erteleme imkanı verilmişken somut olayda 41 ay erteleme kararı alınmış olduğu,
Takipte davacının kooperatife yaptığı toplam ödeme miktarı olan 138.504,50 TL talep edilmiş ve kooperatifçe davacının alacağının tüm yıllara ait genel giderlere katılım payı ve gecikme cezaları toplamı 71.672,00 TL’nin düşülmesinden sonra bakiye alacağının 68.832,50 TL olduğu hesaplanmış ise de, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre davacının toplam ödemelerinden yalnızca kooperatiften çıktığı yılın genel giderlere katılma payı ile çıktığı tarihe kadarki gecikme faizlerinin düşülebileceği, buna göre davacının iptal edilen ilk payı için son yıl (2018) genel gider payı 3.550 TL ve gecikme faizleri 5.669 TL ile ikinci payı sebebiyle kooperatiften çıktığı 2020 yılına göre son yıl (2019) genel gider payı davacının takip tarihi itibariyle alacağının 2019 yılı genel giderlere katılma payı 4.676.00 TL ile 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin gecikme faizleri 6.921.00 TL’nin düşülmesiyle, davacının çıkma payı alacağının 117.688.50 TL olduğu,
Mahkemenin değerlendirmesi ve nihai takdiri, davacının çıkma payı alacağının ödenmesinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı ve erteleme kararının içerik ve süre yönünden kanuna uygun olmadığı yönünde olursa, çıkmanın kesinleştiği 2019 yılı hesaplarının onaylandığı 26.09.2020 tarihli genel kurul tarihini izleyen 26.10.2020 tarihi itibariyle davacının alacağının muaccel olduğu ve ihtara gerek olmaksızın temerrüt faizi hesaplanacağı, buna göre takip tarihi (13.02.2021 itibariyle davacının davalı kooperatiften 117.688.50 TL ana para, 3.192.10 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 120.880.60 TL alacaklı olduğu,
Mahkemenin değerlendirmesi, davalı kooperatifin erteleme kararının kanuna uygun olduğu yönünde olursa, davacının alacağının 26.10.2020 tarihi itibariyle kesinleştiği, ihtara gerek olmaksızın ve erteleme kararına rağmen gecikme faizi işleyeceği, ancak vaki erteleme kararı sebebiyle takip tarihi itibariyle istenebilir olmayacağı yönünde görüş ve kanaat bildirdiği görülmüştür.
Bilirkişi ek raporunun taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin bilirkişi ek raporuna beyan ve itirazlarını içerir 08/02/2023 tarihli dilekçesinin dosyada olduğu görülmüştür.
Mahkememizin 22/02/2023 tarihli celsesinin 1 nolu ara kararı gereğince; … Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/… Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporu mahkememiz ek ve kök raporları ve davalı vekilinin 08/02/2023 tarihli dilekçesindeki itirazları değerlendirilmek üzere bilirkişilerden 2. Kez ek rapor aldırılmasına karar verilmiş olup, bilirkişi heyeti 10/05/2023 tarihli 2. Ek raporunda sonuç ve özet olarak; kök ve ek rapordaki görüşlerinde herhangi bir değişiklik olmadığını yönünde rapor tanzim edildiği görülmüştür.
Dosyanın ve 2. Ek raporun bilirkişilerden döndüğü, bilirkişi 2. Ek raporunun taraf vekillerine usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görülmüştür.
Davalı vekilinin 2. Ek raporuna itirazlarını içerir 25/05/2023 tarihli dilekçesinin dosyada olduğu görülmüştür.
GEREKÇE:
Dava; davacının Kooperatiften ayrılması nedeniyle sermaye payı ve üye aidat alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir.
…. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasının tetkikinden; alacaklı … tarafından borçlu … aleyhine 13.02.2021 tarihinde 138.504,50 TL Asıl Alacak (İstenen:Yıllık Adi Kanuni Faiz), 3.722,55 TL İşlemiş Faiz olmak üzere toplam 42.227,05 TL, tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren asıl alacağa işleyecek (yıllık %9,00(yasal) değişen oranlarda) faizi ile tahsilini fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla talep ettiği, borçlu vekilinin 18/03/2021 tarihli dilekçesi ile takibe ve borca itiraz ettiği, itirazın süresinde kolduğu ve takibin durdurulmuş olduğu görülmüştür.
Somut davada davacının kooperatif ortaklığından istifasının 2019 yılı içinde olduğu, yine kooperatif yönetim kurulu kararıyla yıl bitmeden kooperatiften çıkma talebi kabul edilmiş ve çıkma payı hesaplanarak 2019 yılı hesaplarının onaylanmasını takiben ödenmesi kararlaştırılmıştır. Daha sonra 2019 yılı hesaplarının görüşüldüğü 26.09.2020 tarihli genel kurul toplantısında 18 ortağın çıkmasının kabulü ile toplam 1.475.400,50 TL çıkma payının ödenmesi gerektiğinden, söz konusu geri ödemelerin kooperatifin varlığını tehlikeye düşüreceği gerekçesiyle davacıya yapılacak ödeme ertelenerek 28.02.2024 tarihinde yapılacağı kabul edilmiştir. Davacının kooperatif ortağı iken istifa yoluyla ayrıldığı, ayrılma talebinin kooperatifçe kabul edildiği, ödediği aidat ve diğer ödemelerin miktarı konularında taraflar arasında ihtilaf bulunmadığı anlaşılmıştır.
Kooperatif ana sözleşmesinin 15/2 hükmü çerçevesinde davacının çıkmasıyla onun yerine üye alındığına, dolayısıyla davacının alacağının derhal muaccel olduğuna dair bir iddia veya tespit yoktur. Aksine, ilgili YK kararında davacının çıkmasıyla onun 1 payının iptal edildiği belirtilmiştir.
Kooperatifler Kanunu m.17/1’e göre, kooperatiften ayrılan ortağın alacağı “ayrıldığı yıl bilançosuna göre hesaplanır”. Yapı kooperatifleri tip ana sözleşmesinin 15/1 hükmüne göre “devir dışında bir nedenle ortaklığı sona erenlerin sermaye ve diğer alacakları, o yılın bilançosuna göre hesaplanarak, bilanço tarihinden itibaren bir ay içinde geri verilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre söz konusu bir aylık süre kooperatif ortağının istifa ettiği yılın bilançosunun genel kurulda tasdik edilmesini takip eden süre olup, bilançonun tasdikinden itibaren bir ay geçmesiyle çıkma payı alacağı muaccel olmaktadır. Somut davada davacı 2019 yılında çıkmış, 31.12.2019 tarihli kooperatif bilançosu 26.09.2020 tarihli genel kurulda tasdik edilmiştir. Buna göre, bilançonun geııel kuruIdA msdıkını takip eden bir aylık sürenin dolduğu 26.10.2020 tarihi itibariyle davacının çıkma payı alacağı payı alacağının muaacel olduğunu, takip tarihi bu tarihten sonra (13.02.2021) olduğundan takip tarihi itibariyle davacının çıkma payı alacağı ilke olarak istenebilir /muaccel bir alacaktır.
Bununla birlikte, Kooperatifler Kanunu m.17/2’ye göre “Kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikteki iade ve ödemeler, ana sözleşmede daha kısa bir süre tespit edilmiş olsa bile genel kurulca üç yılı aşmamak üzere geciktirilebilir.” Davacı ile birlikte toplam 18 ortağın çıktığı ve toplam 1.475,400,50 TL geri ödenmesi gerektiği anlaşıldığından, bu ödemenin defaten yapılmasının kooperatifin varlığını tehlikeye düşürecek mahiyette olup olmadığının belirlenmesi gerekir. Buna göre; mali bilirkişi tarafından yapılan inceleme, tespit ve hesaplamalara göre, 2021 yıl sonu itibariyle ortak ödemelerinin toplamının 38.698.783,00 TL olduğu, çıkan tüm ortaklara ödenmesi gereken 1.450.400,00 TL’nin bu rakamın% 4′ ünün altında ve kooperatif YK üyelerinin huzur haklarını da içeren bir yıllık genel yönetim giderleri (1.408.553,48 TL) civarında olduğu dikkate alındığında, tüm geri ödemenin ve bunun içinde davacıya ödenmesi gereken 66.832,50 TL’lik geri ödemenin, 3 yıla kadar ertelenmemesi halinde kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye sokacak nitelikte olmadığı, ayrıca Kooperatifler Kanunu m.17/2’de çıkan ortaklara yapılacak geri ödemelerin “üç yılı aşmamak üzere” geciktirilmesi kabul edilmiştir. Kanundaki üç yıllık süre tek yanlı emredicidir. Yani, ertelemenin koşulları varsa, ödemeler daha kısa bir süre için de ertelenebilir ise de geri ödeme vadesinin üç yılı aşması mümkün değildir. Somut davada 26.09.2020 tarihli genel kurulda bu üç yıllık süre aşılarak geri ödemelerin 28.02.2024 tarihine kadar (41 ay) ertelenmesi kararlaştırıldığından, söz konusu genel kurul kararı emredici kanun hükmüne açıkça aykırı olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 08.08.2022 tarihli bilirkişi heyet raporundaki hesaplamalara itiraz edilmekle aldırılan 02.02.2023 tarihli ek rapor uyarınca; Davacı …’nın 2 payından 1 payı 11.03.2019 tarihli 2019/0283 nolu Yönetim Kurulu Kararı ile iptal edilmiştir. Bu iptal edilen pay için 2015-2018 dönemine ilişkin genel gider payı olarak 27.213,00 TL, iki parça halinde (8.300418913) hesaptan düşülmüş ise de, sebepleri ve gerekçeleri kök raporda açıklandığı şekilde yalnızca payın iptal edildiği (bu pay yönünden davacının çıkma talebinin kabul edildiği) tarihe göre son yılın (2018) genel gider payı olan 3.550 TL düşülmesi gerekmektedir. Yine davacı …’nın 11.03.2019 tarihinde iptal edilen payı ile 5.669,00 TL gecikme faizleri de düşülerek hesaplama aşağıdaki şekilde düzeltilmiştir.
Davacının toplam ödemeleri : 138.504,50
2.pay için 2019 yılı genel gider payı (-) : 4.676,00
2.pay için 2017-2018-2019 gecikme faizleri (-) : 6.921,00
1. pay için 2018 yılı genel gider payı (-) : 3.550,00
1. pay için 2017-2018 gecikme faizleri (-) : 5.669,00
Davacının 27.10.2020 itibariyle alacağı :117.688,50 TL olduğu tespit edilmiş ayrıca davacını yukarıda hesaplanan alacağı, davacının kooperatiften çıktığı 2019 yılı hesaplarının/bilançosunun görüşülüp kabul edildiği 26.09.2020 tarihli genel kurulu takip eden bir ayın geçmesiyle muaccel olmuştur. Yargıtay 23.HD’nin yerleşik içtihatlarına göre, davacının alacağı için bu tarihten (26.10.2020) itibaren ayrıca ihtara gerek olmaksızın ve usulünce erteleme kararı alınsa dahi takip tarihine kadar (13.02.2021) faiz işletilmesi gerektiği ve buna göre takip tarihine kadar faiz tutarının 3.192,10TL olduğu hesaplanmıştır.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; mahkememizce alınan kök ve ek raporlara göre, Davacı …’nın davalı kooperatif ortaklığından çıkma talebi kooperatifçe kabul edilmiş olduğundan 2019 yılı sonu itibariyle kooperatif ortaklığının sona erdiği; davacının çıkma payı alacağının 2019 yılı bilanço ve hesaplarının genel kurulda onaylandığı 26.09.2020 tarihini takip eden bir aylık süre sonunda, 26.10.2020 tarihi itibariyle istenebilir olduğu, 26.09.2020 tarihli genel kurulda kooperatiften çıkan ortaklara yapılacak geri ödemelerin KoopK.m.17/2 gereğince ertelenmesine karar verilmiş ise de yapılacak toplam geri ödeme tutarı ve davacının alacağı ile kooperatifin aktif büyüklüğü ve genel yönetim giderleriyle yapılan mukayeseye göre, davacıya yapılacak ödemenin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı, ayrıca kanunda kooperatife azami üç yıla (36 ay) kadar erteleme imkanı verilmişken somut olayda 41 ay erteleme kararı alınmış olduğu, Takipte davacının kooperatife yaptığı toplam ödeme miktarı olan 138.504,50 TL talep edilmiş ve kooperatifçe davacının alacağının tüm yıllara ait genel giderlere katılım payı ve gecikme cezaları toplamı 71.672,00 TL’nin düşülmesinden sonra bakiye alacağının 68.832,50 TL olduğu hesaplanmış ise de, Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarına göre davacının toplam ödemelerinden yalnızca kooperatiften çıktığı yılın genel giderlere katılma payı ile çıktığı tarihe kadarki gecikme faizlerinin düşülebileceği, buna göre davacının iptal edilen ilk payı için son yıl (2018) genel gider payı 3.550 TL ve gecikme faizleri 5.669 TL ile ikinci payı sebebiyle kooperatiften çıktığı 2020 yılına göre son yıl (2019) genel gider payı davacının takip tarihi itibariyle alacağının 2019 yılı genel giderlere katılma payı 4.676.00 TL ile 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin gecikme faizleri 6.921.00 TL’nin düşülmesiyle, davacının çıkma payı alacağının 117.688.50 TL olduğu. davacının çıkma payı alacağının ödenmesinin kooperatifin mevcudiyetini tehlikeye düşürecek nitelikte olmadığı ve erteleme kararının içerik ve süre yönünden kanuna uygun olmadığı anlaşılmakla; çıkmanın kesinleştiği 2019 yılı hesaplarının onaylandığı 26.09.2020 tarihli genel kurul tarihini izleyen 26.10.2020 tarihi itibariyle davacının alacağının muaccel olduğu ve ihtara gerek olmaksızın temerrüt faizi hesaplanacağı, buna göre takip tarihi (13.02.2021) itibariyle davacının davalı kooperatiften 117.688.50 TL ana para, 3.192.10 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 120.880,60 TL alacaklı olduğu tespit edilmekle alınan raporun hüküm kurmaya elverişli nitelikte mevzuata uygun düzenlendiği dikkate alınarak rapor doğrultusunda;davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, Davalının …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 117.688,50 TL asıl alacak, 3.192,10 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 120.880,60 TL üzerinden kısmen iptali ile takibin devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacak likit olup, hükmolunan meblağın %20’si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine dair karar vermek gerekmiştir.
HUAK 18/A-(13) ”Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (…)” ” ve (14). Fıkrası: ” Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.” hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2021/… sayılı dosyasından arabulucuya 1.320,00-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldıkları ve davanın kısmen kabulüne karar verildiği gözetilerek; taraflar aleyhine ret ve kabul oranına göre arabuluculuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
1-Davalının …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 117.688,50 TL asıl alacak, 3.192,10 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 120.880,60 TL üzerinden kısmen iptali ile takibin devamına,
Fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Asıl alacak likit olup, hükmolunan meblağın %20’si oranındaki icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 8.257,35-TL Karar ve İlam Harcından, peşin yatırılan 1.654,18-TL’nin mahsup edilerek eksik kalan 6.603,17-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 3.871,73-TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 3.378,85-TL’sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, geri kalan miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul olunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 19.132,09-TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddolunan miktar yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin ret ve kabul oranına göre 1.151,96-TL’sinin davalıdan, 168,04-TL’sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin e-duruşma sistemi ile yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/06/2023
Katip …
e-imza
Hakim …
e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
59,30 TL BAŞVURMA HARCI 1.654,18 TL PEŞİN HARÇ
1.654,18 TL PEŞİN HARÇ + 6.603,17 TL EKSİK HARÇ
158,25 TL TEBLİGAT ÜCRETİ 8.257,35 TL KARAR VE İLAM
+ 2.000,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ HARCI
3.871,73 TL TOPLAM