Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/320 E. 2023/181 K. 15.03.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2022/320 Esas
KARAR NO:2023/181

DAVA:İtirazın İptali
DAVA TARİHİ:25/09/2014
KARAR TARİHİ:15/03/2023

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar aleyhine …. İcra müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi yapıldığı ,borçlu tarafın borca , ferilerine ve takibe itiraz edildiği , borçlu tarafından yapılmış olan itirazların haksız olduğunu davacı şirket ile borçlu şirket aralarında ticari faaliyetlerin bulunduğunu, bu faaliyetler neticesinde borçlu şirket tarafından davacı şirket lehine ipotek tesis edildiği, davacı şirket davalı şirkete yüklü miktarda mal vermiş ve bunların karşılığında çeklerin karşılıksız çıktığını davacı şirket bir çok kez çekleri ödeme yapmasını istemesine rağmen davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığından dolayı haksız ver yersiz yapılmış olan itirazın iptaline, alacağın tahsiline, % 40 icra inkar tazminatına yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalıya usulüne uygun davetiye tebliğine rağmen cevap dilekçesi sunmamış, 04/03/2015 tarihli celsede; önceki tüm beyanlarını tekrar ettiğini, görevsiz mahkemede alınan bilirkişi raporunda haklılıklarının ortaya çıktığını, icra dosyasındaki itirazlarını da aynen tekrar etiklerini bildirerek
davanın reddini savunmuştur.
Dava, taraflar arasındaki ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkememizin 28/11/2018 tarih … karar sayılı kararı ile “Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; taraflar arasında mal alışverişinden kaynaklanan ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişkiden kaynaklanan borca karşılık davacı şirket lehine 20.000,00-TL bedelli ipotek tesis edildiği anlaşılmıştır. Davalı şirket, takip dosyasına yaptığı itirazda bu ticari ilişki nedeni ile tüm hak ve borçlar ödendiği, aralarında cari hesaptan kaynaklanan her hangi bir borç ve alacak ilişkisi kalmadığını iddia etmiş ise de; davacı şirketten alınan mallara karşılık davalı şirket tarafından verilen ve dosyaya ibraz edilen 55.000,00- TL bedelli çeklerin bir kısmının bedelsiz kalması ve bir kısmı hakkında ödemeden men talimatı bulunması nedeni ile çek bedellerinin ödenmemiş olduğu, davacının takip talebinde belirtilen asıl alacak miktarı üzerinden alacaklı olduğu anlaşılmakla, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, davalının takip dosyasına yaptığı itirazın haksız olması ve alacağın likit olması nedeni ile davacı lehine asıl alacak miktarı üzerinden % 20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmiş, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.” gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Verilen kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine… Mahkemesi …. … sayılı ilamı ile “Dava, ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İstinaf incelemesi, HMK’nın 355. maddesi uyarınca, istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzenine aykırılık yönüyle sınırlı olarak yapılacaktır.
Dava, davalı hakkında başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe vaki itirazın iptali talebine ilişkindir. Dosya içindeki ipotek belgesinde ipotek tesis edilen taşınmazın Ayfer Keyfer ile Remzi Keyfer’in maliki olduğu anlaşılmaktadır.TMK’nın 887. maddesi geregince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilebilmesi için öncelikle ipotekli taşınmaz maliklerine borç muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekir. Böyle bir ihtar yoksa mesmu bir icra takibinin varlığından da söz edilemeyeceğinden itirazın iptali davasının da dava şartı yokluğundan reddi gerekir. Mahkemece, bu husus araştırılmadan eksik inceleme ile itirazın iptali davasının esasına girilerek karar verilmesi doğru olmamıştır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2014/1738 E 2014/11505 K sayılı 16.06.2014 tarihli emsal kararı) Mahkemece bu husus ve bunun yanında zorunlu takip arkadaşlığı dikkate alınarak ipotek veren gerçek kişilere ödeme emri tebligatı yapılıp yapılmadığı da denetlenmelidir.
Mahkemece öncelikle hakimin davayı aydınlatma ödevi kapsamında bu hususun araştırılması, taraflardan izahat istemesi, yapılacak açıklama ve sunulacak belgeler değerlendirilerek ve icra dosya aslı da celb edilip incelenerek sonuca gidilmesi gerekir. Bu hususta bir değerlendirme yapılmadan ve davada verilecek kararı etkiyecek bu husus araştırılmadan karar verilmesi doğru olmamıştır.
Bu nedenle, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının HMK’nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın karar veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. ” gerekçesi ile MAhkememizce verilen kararın kaldırılması üzerine yukarıda yazılı esasa kayıt yapılarak yargılamaya devam olunmuştur.
…. İcra Dairesinin dosyası fiziki olarak celp edilmiş ve Mahkememiz dosyası arasına bırakılmıştır.
Davacı vekilinin taşınmaz maliklerine borç muacceliyet ihtarı gönderilip gönderilmediği beyanında bulunarak, gönderilmiş ise ihtarname ve tebliğ evrakını sunmak üzere süre verilmiş olup, davacı vekili 20/05/2022 tarihli beyan dilekçesinde ipotekli taşınmaz maliklerini muacceliyet ihtarı gönderilmemiş olduğunu beyan etmiştir.
Tüm dosya kapsamından; TMK’nın 887. maddesi geregince ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takibe geçilebilmesi için öncelikle ipotekli taşınmaz maliklerine borç muacceliyet ihtarının gönderilmesi gerekmekte olup davacı vekilince ipotekli taşınmaz maliklerine muacceliyet ihtarı gönderilmemiş olduğundan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilerek aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
HÜKÜM:
1-Davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken 179,90 TL harçtan peşin alınan 13,10 TL harcın mahsubu ile bakiye 166,8‬0 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına.
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 9.200,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davacı tarafça yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmının karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde kendilerine iadesine,
Dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 15/03/2023

Katip …
(e-imza)

Hakim …
(e-imza)