Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/488 E. 2023/575 K. 06.07.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/488 Esas
KARAR NO:2023/575
DAVA:Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:17/09/2020
KARAR TARİHİ:06/07/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı …’nün, ürün, hizmet belgelendirmesi, piyasa gözetim ve denetimi, asansör yıllık bakım ve denetimi gibi yasa ve yönetmeliklerden kaynaklaran görevleri bulunan bir kamu kurumu olduğunu; Sanavi ve ‘Teknoloji Bakanlığı ile davacı … arasında protokol düzenlenerek Bakanlıkça yürütülen piyasa gözerim ye denetim faaliyetleri kapsamında yapıları ” bizmetlerinin gerçekleştirilmesi” görcvinin davacı TSİ’ye verildiğini; ilgili protokolün 5/e maddesi ve Yönetmeliğin 8. Maddesinin 2. Pıkrasının (b) bendi gereğince” Bakanlık tarafından bedeksiz olarak test ve mtayene hizmeli alınan durumlarda ilgili teknik düzenlemeye aygün olmadığı ve/ veya güvenli olmadığı tespit edilen ilgili dest ve muayene kuruluşu fatura edilen bedel, üretici tarafından doğrudan b kuruluşa ödenir.” bu hüküm uyatınca Bakanlığın PGD (piyasa gözetimi ve dmıtm/z) kapsamında davacı … tarafından yapılan test ve muayene hizmeti sonucunda muayenenin ifgili teknik düzenlemeye uygun olmadığı vef veya güvenli olmadığı tespit edildiği durumlarda davacı … tatafından fatura edilen bedelinin üretici firmanın ödemek zotrunda olduğunu’ arz edilen mevzuat ve protokol hükümler… İl Müdürlüğü denetçileri tatafından gerçekleştirilen piyasa gözetimi ve denetimi faaliyeri çerçevesinde, 31.10.2018 tarihinde yapılan denetimde; montajı davalı şitket tarafından gerçekleştirilerek uygunluk beyanı verilmiş bulunan 18 adet asansörde güvensizlik şüphesi tespit edildiğini ve asansörlerin test ve muayenelerinin yapılarak rapor düzenlenmesi için davacı …’ve yazı yazıldığını; davacı … Muayene Müdürlüğünce; bahse konu 18 adet asansör için yapılan muayene ve deney işlemi sontası düzenlenen rapor “olumsuz” sonuçlanımış, yönetmeliğin 8/2 b maddesi gereğince muayenec ve deney ücretinin davalı şirkete fatuta edildiğini; davalı şirketin, davacı TSH’nin gönderdiği faturaya … 26. Norterliği’nin 22.11.2018 tarih, … yevmiye no’lu ihtarnamesi ile deneylere konu asansörlerin bakım sözleşmesinin dolduğundan bahisle attık asansörlerin olumsuz raporlarından sorumlu olmadıklarından bahisle ititaz ederek faturayı davacı Enstitü’ye iade ettiğini; davalının itirazının yersiz olduğunu; ititaz gerekçesi olan bakım süresinin bitmiş olmasının, sadece tüketiciye yönelik sorumluluk kapsamında olduğunu; bakım sözleşmesinden bağımsız olarak yasa ve yönetmelik hükümlerine göre gerçekleşen zorunlu Muayene ve denev hizmet bedelinden montajı gerçekleştiren davalı şirkerin sorumlu olduğunu; bahse konu fatura davalı şirkete iki kez daha gönderilmiş ise de davalı şirketin faturayı her sefetrinde iade ettiğini; Yönetmeliğin ilgili maddesinde yer alan üretici firmanın fatura bedelinin ödenmesi ile ilgili sorumluluğuna dair daha önce de Bakanlıktan görüş istendiğini; … ‘nün 26.07.2018 tarihli yazısında da 8/2-b maddesi gereğince olumsuz sonuçlanan test ve muayenc ücretinin, üretici tarafından test ve muayeneyi gerçekleştiren kuruluşa ödenmesi gerektiğinin vurgulandığını; ödenmeyen alacağın tahsili için davalı şirker aleyhine, …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyası ile takip yapıldığını, ancak davalının takibe konu borcun tamamına itirazı ile icra takibi durduğunu; 4703 sayılı yasa ve buna istinaden çıkarılan “Sanayi ve Veknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği” nin 8/2-b maddesinin açık hükmü gereğince davalı montajını gerçekleştirdiği asansörlerin sonucu olumsuz çıkan muayene ve deneylere ait ücretin ödenmesinden sorumlu olduğunu ileri sürerek; davalı borçlunun …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosvasına vaki itirazının asıl alacak yönünden iptali ile takibin devamına, asıl alacağın takip tatihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline; davalının %20 den aşağı olmamak üzere icra inkât tazminatı ödemesine; yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davalı tatafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu asansörlerin garanti sürelerinin dolması sebebiyle davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını; Asansör İsletme Bakım ve Petiyodik Kontrol Yönetmeliğinin “Garanti Belgesi” başlıklı 12. Maddesinin 2. bendine göre Asansör monte eden tarafından piyasaya arz edilen her yeni avansör, piyasaya arş edildiği tarih itibariyle en az 3 yıl süre ile garanli edilir”; davalı şirketin dava konusu asansörlerle ilgili garanti süresinin 3 vıl olduğunu ve bu sürenin 2015 yılında sona erdiğini; dava konusu asansörlerde tcepit edilen uygunsuzluklardan dolayı davalı kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığını; davalı şirketin söz konusu asansörleri üreten firma olmadığını, davalı şirketin monrtajını gerçekleştirdiğini; dava konusu asansörlerde tespit edilen uygunsuzluklardan dolayı mütcahhit firmanın, bina sorumlusunun ve bakım firmasının sorumlu olduğunu; davalı şirketin fatura içeriğini kabul etmemekle birlikte fahiş fiyatlandırma sebebiyle fatura konusu hizmetin ücretini de kabul etmediğini; davanın reddine, icra takibinin iptali ve alacaklının %20’den az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletİmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE DEĞERLENDİRME:
Mahkememizde açılan dava: İİK.nun 67.maddesine dayalı itirazın iptali davasıdır.
İcra İflas Kanununun 67/1 maddesine göre ‘Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.
Dava konusu …. İcra müdürlüğünün … Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı tarafından davalı aleyhine toplam 22.638,45 TL üzerinden icra takibi yapıldığı, davalının itirazı üzerine takibin durduğu, itirazın süresinde ve usulüne uygun yapıldığı, davanın, bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Dava konusu ihtilaf; taraflar arasında bulunan ticari ilişki gereğince oluşan alacağın tahsili için başlatılan icra takibine yapılmış itirazın iptali noktasında toplanmaktadır.
Dosya mahkemece reesen belirlenen mali müşavir ve elektrik mühendisi bilirkişiye tevdii edilerek rapor hazırlaması talep edilmiş bilirkişiler raporunda ” Davacının, … Mah. … Sok. … Sitesi … adrtesindeki toplam 18 adet asansöre yönelik test ve muayene hizmetlerini yukarda açıklanan ilgili protokol ve yönetmelikler kapsamında yaptığı; Söz konulu hizmetlerin neticesinde, toplam 18 adet asansörde “GÜVENSİZLİK tespitinin yapıldığı; . Dosya kapsamındaki tüm bilgi ve belgeletin incelenmesi neticesinde, davacı tarafından yapılan kontrol ve deneyleri içeren teknik hizmet işleri toplamının KDV dahil 22.288,26 TL hesaplandığı; Davacı … Standartlatı Enstitüsü Kamu Kurumu olup, ticari defter tutmadığı; dosyaya ibtaz edilen 24.12.2021 tarihli Cari Ekstte Raporu üzerinden, dava ve takip konusu 13.11.2018 tarihli 19625 no’lu 22.288,26 TI bedelli faturanın kayıtlı olduğuna ilişkin tespit yapıldığı; Davalı şitketin ise inceleme günü ticari defterleri ibraz edilmediğinden karşıt inceleme yapılamadığı, HMK. m.220/3 hükmünün uygulanması hususunun Yüce Mahkemenin takdirinde olduğu; Davacı … … (…) kayıtlarına göre; davacı …’nin takip ve dava konusu faturaya istinaden davalı şirketten 22.288,26 TL alacaklı olduğu;” şeklinde rapor sunulmuştur.
Taraflarca yapılan itiraz ve beyanlar neticesinde heyete sözleşme hukukçusu bilirkişide eklenerek ek rapor hazırlanması talep edilmiş heyet raporunda ” Davalı taraf 16/02/2021 tarihli celsede ticari defter ve kayıtların incelenmesine karar verip defterlerin sunulması için 19/01/2022 saat 14:00’a kadar kesin süre verildiğini ancak söz konusu kararın kendilerine tebliğ edilmediğini iddiası yönünden; söz konusu itiraz usul hukukuna ilişkin olup değerlendirilmesi ve takdiri münhasıran sayın mahkemeye aittir. Bu nedenle söz konusu itiraz bakımından herhangi bir inceleme yapılmadığı, Davalı tarafın, uyuşmazlık konusu asansörlerin garanti sürelerinin dolması sebebiyle Asansör Piyasa Gözetimi Ve Denetimi Yönetmeliği kapsamı dışında kaldığını ileri sürerek rapora itiraz etmiştir. Buna göre asansörlerin 2012 yılında montajının yapıldığını, garanti süresinin ise 2015 yılında sona erdiği iddiası yönünden; söz konusu belgelerin kontrolü teknik incelemeyi gerektirmekte olup, dosyada mevcut asansör tescil belgeleri incelendiğinde, söz konusu belgeler de tescil tarihi olarak 2013 ila 2015 yılları arasında çeşitli tarihlerin gösterildiği; uygunluk belgelerinin ise 2011 yılına ait olduğu; ancak bunların montajla ilgili olup olmadığının tarafımızca tespit edilemediği, Davalı tarafın, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin 8(2)/b maddesinde denetim ücreti bedelinin üreticiden talep edilebileceği, halbuki müvekkilinin üretici değil, montajcı olduğu, bu nedenle de sorumlu olmadığı iddiası yönünden; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Piyasa Gözetimi ve Denetimi Yönetmeliği’nin 8(2)/b maddesine göre; “Bakanlık tarafından bedelsiz olarak test ve muayene hizmeti alınan durumlarda, uygun olmadığı tespit edilen numuneler için ilgili test ve muayene kuruluşu tarafından fatura edilen bedel, imalatçı veya ithalatçı tarafından doğrudan bu kuruluşa ödenir.”. Bununla birlikte üretici firma ifadesinin, sektörel uygulamadaki montaj faaliyetlerini yürüten firmaları da kapsadığı, bir başka deyişle “montajcı” olarak anılan şirketlerin aslında sektörel uygulamada “üretici” olarak kabul edildiği, Bu nedenlerle sayın mahkemenin sektörel uygulamadaki eğilimden harektle, davalı şirketi “üretici” olarak kabul etmesi halinde, yönetmelik md.8 (2) / b hükmü gereğince, kök raporda tepit edilen 22.288,26 TL’lik bedeli davalıdan talep edebileceği, kök raporda yer aalan mali incelemelere yapılan itirazlar bakımından yeni bilgi ve belgeler sunulmamış olması sebebiyle bu yönde bir inceleme yapılamayacağı” şeklinde ek rapor sunulmuştur.
Tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, alacağın davalıya fatura edildiği ancak davalı tarafından davacı şirkete ödemede bulunulmadığı,bunun üzerine …. İcra müdürlüğünün … sayılı dosyası ile takip yapıldığı, itiraz üzerine takibin durduğu, davanın İ.İ.K nun 67. Maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, davalının duruşmalara katılmayıp cevap dilekçesi de sunmadığı, yapılan bilirkişi incelemesinde borçlu olduğunun da belirlendiği ve mahkememizce aldırılan raporun uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu ve davalının itirazında haksız olduğu kanaatine varıldığından, takibin devamı ile itirazın iptaline karar verilmiştir.
Yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden; 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-11 maddesi uyarınca, taraflardan birinin geçerli bir mazeret göstermeksizin ilk toplantıya katılmaması sebebiyle arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, son tutanakta belirtilir ve bu taraf davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bilge yargılama giderinin tamamından sorumlu tutulur. Ayrıca bu taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmez, aynı yasanın arabuluculuk ücreti 18/a-12 fıkrası uyarınca anlaşmaya varılamaması halinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bükçesinden karşılanır. Somut olayda davalı haksız bulunduğundan yargılama giderlerinin tamamından sorumlu tutulmuştur.
İcra İflas Kanununun 67/2 maddesine göre “Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” İşbu davada davalı mahkememizce bilirkişi raporu ve dosya kapsamı itibari ile haksız görülmüş ise de alacağın likit olmaması sebebiyle icra inkar tazminatı talebinin reddine, kötü niyet tazminatı yasal koşullarının oluşmadığı davalı yanın itirazında kötü niyetli olmadığına kanaat getirilmesi sebebi ile bu talebin reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ ile,
Davalının …. İcra Dairesi’nin … esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile, icra takibinin 22288,26 TL ASIL ALACAK ÜZERİNDEN DEVAMINA FAZLAYA İLİŞKİN TALEBİN REDDİNE
2-İcra inkar tazminatı isteminin yasal şartları oluşmadığından reddine
3-Davalının kötü niyet tazminatı isteminin yasal şartları oluşmadığından reddine
4-Dava konusu olup, kabul edilen değer üzerinden alınması gereken 1.522,52 TL harcın önceden davacıdan alınan peşin harç 272,51 TL harçtan mahsubu ile eksik alınmış olan 1.250,01 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı tarafça yapılmış olan toplam posta ve tebligat ücreti ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 3.358,60 TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre (% 98,69) 3.314,60 TL yargılama gideri ve 1.832,90 TL harç olmak üzere toplam 5.147,50 TL nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
6-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinden, davalıdan tahsiline karar verilenden hariç kalan miktarın kısmen kabul- kısmen red dolayısıyla davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre kabul edilen dava değeri üzerinden hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davacıya ödenmesine,
8-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğininden karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre reddedilen dava değeri üzerinden hesaplanan 296,77 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil ettiren davalıya ödenmesine,
9-Karar kesinleşene kadar yapılacak yargılama giderlerinin davacı gider avansından karşılanmasına, karar kesinleştikten sonra bakiye gider avansının istek halinde davacıya iadesine,
Dair, HMK 345 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğ edildiği tarihten başlayarak iki hafta içinde HMK 342 maddesi gereğince düzenlenmiş dilekçe ile HMK 343 maddesi uyarınca mahkememize veya başka bir mahkemeye yapılacak başvuru ile HMK 341/1 maddesi uyarınca … Mahkemesi nezdinde istinaf yolu açık olarak taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 06/07/2023

Katip …
e-imza

Hakim …
e-imza