Emsal Mahkeme Kararı Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/464 E. 2023/358 K. 11.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : …
KARAR NO : …
HAKİM : …
KATİP : …
DAVACILAR : 1- …
2- …
VEKİLİ : Av. …
DAVALI :…
VEKİLİ : Av. …
DAVA : Alacak
DAVA TARİHİ : …
KARAR TARİHİ : …
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 06/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde özetle; davacının, dava dilekçesinde bilirkişi tespit raporunda belirtilen ama dava değeri özelliği kazanmamış bir bedel olan 47.950,00 TL’yi dava değeri olarak belirttiğini, bilirkişi raporunun tek taraflı bir görüş ve bakış açısıyla yazılmış bir rapor olup davalı asil ve firmanın katılımı olmaksızın yapılmış bir inceleme ve keşif ile hazırlanmış bir bilirkişi raporuna dayandığını, bu nedenle taraf teşkili sağlanmadan hazırlanan bu bilirkişi raporunun kesinlik değeri olmadığını, davacının dava öncesi yaptırdığı delil tespiti ile sadece davacının talepleri ve davacı tarafından gösterilen şekilde bir rapor düzenlendiğini, bu aşamada da bu rapora davalılar tarafından beyan ve cevap verildiğini, davacının burada belirtilen ancak kesin ve dava edilebilir olmayan ve likidite arz etmeyen bedeli dava değeri olarak göstererek bu bedel üzerinden dava açmış olmasının usul yasaya aykırı olduğunu, davacının haksız davası açısından her türlü hak düşürücü süre ve zamanaşımı süreleri geçtiğini, davacı tarafın davalı hakkında süresine bir yasal başvuru ile ayıp ihbarında bulunmadığını, davacının dava dilekçesinde sanki davalı ile arasında anahtar teslim sözleşmesi yapılmış gibi villanın her tadilat ve işinden davalı firmayı sorumlu tuttuğunu ve suçladığını, davalının taraflarca mutabık kalınan aralarındaki sözleşmeye göre yapmayı üstlendiği ve fiyat verdiği işlerin yapımını üstlendiğini, ama davacının tespit talebinde de davalının üstlenmediği işleri talep konusu yapıp bu işlere ilişkin bedel talep ettiğini, davacı tarafın üstlenilen tadilat işlerinin de bitmesiyle davalının hesap görerek eksik ve fazla işleri çıkarmak istediğinde de davalının eşi olan firma yetkilisini de tehdit ederek hesap görülmesine engel olduğunu, daha sonra da bu ek işlerin ücretini ödememek için mağdur rolü oynayıp davalı üzerine haksız iddialarda bulunan davacının taleplerinin reddi gerektiğini, davacı tarafın … Gıda Ticaret ve San. Ltd. Şti. olduğunu, manevi tazminat talebinde bulunabilmek için kişilik değerleri zarara uğramış gerçek bir kişinin varlığının zorunlu olduğunu, tüzel kişilerin manevi zarara uğrayamayacağını, davacı bir tüzel kişi olduğundan manevi yönden zarara uğramasının imkânsız olduğunu, bu sebeple dava dilekçesinde talep edilen 50.000,00 TL tutarındaki manevi tazminat talebinin reddi gerektiğini, sonuç olarak tüm işler taraflar arasındaki çerçeve sözleşmeye uygun hatta daha fazla bile yapıldığını, davalının yapmış olduğu iş ile arasında illiyet bağı bulunmayan sorunlarla ilgili davalıya kusur izafe edilemeyeceğini, davacı tarafın haksız ve mesnetsiz davasının reddi gerektiğini, Mahkemenin … Esas sayılı dosyasında davacı … Gıda Ticaret ve San. Ltd. Şti. tarafından davalının davalılara karşı Kayseri … Sulh Hukuk Mahkemesi’nin … Değişik iş sayılı tespit dosyasıyla tespit edilen alacağa yönelik 47.950,00 TL’lik alacak davası açtığını, bu davanın davalıya yönelik haksız bir alacak davası olduğunu, zira davalının üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirmiş hatta sözleşme dışı birçok işi yapmış ancak ödeme talep ettiğinde ağır hakaret ve küfre maruz kaldığını ve alacaklarını davacı-karşı davalıdan tahsil edemediğini, tahsil edilemeyen alacakların davacı-karşı davalıdan tahsil edilebilmesi için iş bu karşı davanın açılma zarureti hâsıl olduğunu, davacı tarafın davalıya firma ile anlaşma sağladığı işler için kararlaştırılan bedeli sözleşmede yazan şeklindekinin aksine KDV siz olarak ödediğini, kararlaştırılan bedelden 5.000 TL’yi hiç ödemeyerek elinde tutmuş bulunduğunu, alacak davasının konusunun ise bu 5.000 TL’ye ek olarak sözleşmede kararlaştırılmamış ama davalıya yaptırılan işlerin bedelleri olduğunu, davalının anılan işleri kendisi ustalara yaptırdığını, bu ustalara bedeller ödediğini, bu bedelleri davacı taraftan tahsil edemediğini, bu alacaklarını talep ettiğini, davacı-karşı davalının davalıya ödemesi gereken ücretleri ödememesi sebebiyle davalının maddi zarara uğradığını, bu zararın giderilmesi amacıyla davacı-karşı davalıdan şimdilik yapılan ama bedellerin karşılığı alınmayan işler için 100 TL maddi tazminat talep ettiğini, davalının firmanın ortaklarından … …’in ağır küfür ve hakaretine maruz kaldığını ve kişilik hakları zedelendiğini, yine bu süreçte yaşadığı haksızlıkların davalıyı derinden üzdüğünü, asıl bu yapılan ve dava konusu evin tadilat işinde hem davalının hem de kış bahçesinin imalatçısı olan firmanın mağdur olduğunu, hem yaptıkları işlerin paralarını alamadıklarını hem de davalık olduklarını beyan etmiş, davacı-karşı davalının haksız ve hukuka aykırı davasının reddine, tahsil edilemeyen alacağın tahsili amacıyla açılan karşı davanın kabulü ile şimdilik fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL alacağa hükmedilmesini ve tüm yargılama gideri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, alacak istemine ilişkindir.
Dava şartları, 6100 sayılı HMK.nun 115/1 maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığı hususunun yargılamanın her aşamasında mahkemece kendiğilinden araştırılması gerektiği belirtilmiş, anılan kanunun 114. maddesinin 1. fıkrasında dava şartları sayılmış, aynı yasa maddesinin 2. fıkrasında ise diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğu belirtilmiştir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde, mahkemece davacıya son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunması aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi, ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması ise davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle:
1-Davacının davasının usulden reddine,
2-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
3-Davalı tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda mahkememizce herhangi bir karar verilmesine yer olmadığına,
5-AAÜT’ye göre hesap edilen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine,
6-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re’sen gönderilmesine,
7-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekili ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren HMK’nın 341/1. maddesi uyarınca 2 haftalık yasal süre içinde Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. …

Katip …
¸e-imzalı

Hakim …
¸e-imzalı

*5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*