Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/106 Esas
KARAR NO : 2023/599
DAVA : Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 07/02/2022
KARAR TARİHİ : 07/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dava: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı …’in kızı olan diğer davalı …, hem davalı şirketin işlerini yapan çalışanı hem de … ŞİRKETİ’nin münferiden yetkilisi olduğunu, …’nın SGK kayıtlarında bu durumun ortaya çıkacağını, dolayısıyla 1 nolu davalı aleyhine, 3 ve 4 nolu davalılar lehine ciddi bir haksız kazanç sağlandığını, 1 nolu davalının tezgah ve malzemeleri, stokları, depoları, araçları işçileri kullanılarak aynı müşteri çevresinden 3 ve 4 nolu davalılara para aktarıldığını, her iki şirketin beyannameleri, BA-BS formları ve ticari defterleri, özellikle faturaları incelendiğinde durum görüleceğini, bu nedenle, 2 nolu davalı, hem 1 nolu şirkete doğrudan verilen zararlar hem de dolaylı zararlardan sorumlu olup, belirsiz alacak davasını şimdilik 10.000,00TL üzerinden açtıklarını, hükmedilecek bu tazminatın, zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte 2 nolu davalıdan alınarak 1 nolu davalıya ödenmesi gerektiğini, şirket zararı tam olarak tespit edildiğinde ve mahkemece HMK’nın 107/2. maddesi uyarınca süre verildiği takdirde talebin arttırılacağını, davalı Mesut, eşi ve davalı kızı …’in bu şirketler dışında bir geliri olmamasına rağmen milyon liralık daireler ve taşınmazlar aldıklarını, mahkemece UYAP entegrasyonları üzerinden davalıların 2018 yılından itibaren mal varlığı tespit edildiğinde, ve banka hesap hareketleri getirtildiğinde, ne kadar haksız kazanç sağladıkları ve davalı … şirketine zarar verdikleri ortaya çıkacağını, 3 ve 4 nolu davalıların haksız rekabet, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle tazmin ile yükümlü oldukları miktar ancak tüm deliller toplandıktan ve bilirkişi raporu alındıktan sonra belli olacağından, fazlaya ilişkin hakkımız ve HMK’nın 107/2. maddesi uyarınca talebin arttırılmak şartıyla hakların saklı kalmak kaydıyla şimdilik sadece 2 nolu davalıdan 10.000,00TL’nin, zararın oluştuğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte tahsil edilerek 1 nolu davalıya ödenmesini, 3 ve 4 nolu davalıların haksız rekabetinin tespitini, 1 nolu davalıya ait “…” adresindeki binadan çıkarılmalarını, 1 nolu davalının tezgahlarını, makine ve araçlarını, işçilerini ve malzemesini kullanmaktan men edilmesini, haksız rekabet, haksız fiil ve sebepsiz zenginleşme nedeniyle davalı …. şirketinin uğradığı zararın tespit edilerek 2, 3 ve 4 nolu davalılardan müteselsilen şimdilik 10.000,00TL’nin, zarar miktarı tam olarak tespit edildiğinde talebi arttırılmak kaydı ile hakkın saklı kalmak kaydıyla zararın oluştuğu tarihten itibaren avans faiziyle birlikte tahsil edilerek 1 nolu davalıya ödenmesini talep etmiştir.
Cevap: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, açılmış olan davanın davacının açık vazgeçme beyanı sebebiyle reddi gerektiğini, davacının dosyaya 23.02.2021 tarihinde sunduğu dilekçe açık bir “davadan vazgeçmedir” beyanında aynen “… mezkur dosyada davadan vazgeçtiğimizi bildirmekle davanın açılmamış sayılmasına karar verilemesini … talep ederiz” şeklinde beyanda bulunduğunu, buna göre davacının açık vazgeçme talebi doğrultusunda da işbu davanın reddi gerektiğini, davanın zamanaşımı yönünden reddi gerektiğini, Davacının hiçbir yasal delili olmadan sadece varsayımlara dayanarak açmış olduğu davayı ve iddialarını kabul etmediklerini, davanın haksız rekabete ilişkin bir dava olmasına rağmen dilekçenin neredeyse tamamı konu ile alakasız ve yalan yanlış bilgilerden oluşmakta olduğunu, davacının dava dilekçesindeki iddialarını ispatlayacak tek bir belge, bilgi yahut kayıt bulunmadığını, …’in 2021 Ekim’e kadar gayrifaal olarak varlığını sürdürdüğünü, daha sonra da … ile alakası olmayan yeni bir müşteri ile çalışmaya başladığını,…’in kuruluş amacının haksız rekabet değil… yüzünden yaşanan belirsizlik olduğunu, haksız rekabet için açılacak olan bir şirketin ortaklar arasında görülen bir düzine dava var iken göstere göstere … ile aynı adreste açılmayacağını, …’in, …’in ne müşterilerini ne aletlerini ne de başka herhangi bir varlığını kullanmadığını, …’in hukuken, fiilen ve vergisel olarak … ile alakası olmadığını, davacının açtığı 10.000 TL bedelli davasında şirketin 6.000.000 TL zarara uğratıldığını söyleyerek tedbiren davalıların tüm malvarlığının karar kesinleşinceye kadar haczedilmesi taleplerinini yersiz olduğunu, yasanın açık olduğunu, İhtiyati haciz ve ihtiyati tedbir şartlarının belli olduğunu, yasal şartı tanımayan işbu taleplerin reddi gerektiğini, Pandemi ve Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz şartlarında dahi Şirketin 2021 cirosu nun 6.730.000,00 TL iken nasıl oluyor da şirketin zarar ettiği iddiasının gerçek olmadığını, davacının yasal şartları oluşmamış ve akla mantığa aykırı tedbir ve haciz taleplerinin reddi gerektiğini, haksız ve HMK hükümlerine aykırı olarak açılmış olan davanın usulden reddine, haksız ve hukuki mesnetten yoksun davanın esastan reddine, davacının delil listesinde bulunan ve açılan dava konusu ile hiçbir ilgisi olmayan 2, 4 ve 10 numaralı taleplerinin reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, TTK 54. vd. maddeleri uyarınca haksız rekabet iddiasına dayalı olarak açılan haksız rekabetin tespiti, men edilmesi ile maddi zararların tazmini istemine ilişkindir.
Mahkememizce yargılamaya devam edilirken;
Davalılar vekili 22/06/2023 tarihli dilekçesinde; müvekkilleri ile karşı tarafın anlaştığını, davacının dosyadan feragat dilekçesi ibraz edeceğini, sunulacak feragat dilekçesi doğrultusunda davacı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığını beyan etmiştir.
Davacı vekili 23/06/2023 tarihli beyan dilekçesinde; davalılar ile karşılıklı olarak uzlaşıldığını, bu kapsamda davadan feragat ettiklerini, davalılar vekilinin yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından bu hususun göz önünde bulundurularak vaki feragat uyarınca nihai kararın verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili …’ ın vekaletnamesi incelendiğinde, “davadan feragat”e yönelik özel yetkisinin mevcut olduğu, bu noktada usuli bir eksiklik bulunmadığı görülmüştür.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 307. ve devamındaki maddelerine göre; feragat, davacının, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmaksızın talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir. Hükmün kesinleşmesine kadar yapılabilen feragat, kesin hüküm gibi sonuç doğurur. Yukarıda yazılı yasal düzenlemeye göre; davanın, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikteki davalardan olduğu, davacının talep sonucundan kayıtsız, şartsız olarak tamamen vazgeçtiği, davacı vekilinin davadan feragate ilişkin vekaletnamesinde özel yetkisinin de bulunduğu anlaşılmakla eldeki dava yönünden feragat uyarınca davanın reddine karar verilmiştir. Ayrıca, davacının ve davalıların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından taraflar aleyhine yargılama giderine ve vekalet ücretine hükmedilmemesine, her bir tarafın yaptığı masrafın kendi üzerinde bırakılmasına, aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: (Gerekçesi ve Ayrıntısı Yukarıda Açıklandığı Üzere);
1-Davanın feragat nedeniyle REDDİNE,
2-Harçlar Kanunun 22. maddesi uyarınca alınması gereken 119,93 maktu karar ve ilam harcından başlangıçta peşin alınan 341,55 TL harcın mahsubu ile fazladan alınan 221,62 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep edilmesi halinde davacıya veya vekiline İADESİNE,
4-Tarafların birbirlerinden yargılama gideri ve vekalet ücreti talebi bulunmadığından taraflarca yapılan masrafların kendileri üzerilerinde BIRAKILMASINA, lehlerine ya da aleyhlerine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-HMK 333. maddesi uyarınca taraflarca yatırılan ancak kullanılmayarak artan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde re’sen ilgili tarafa veya vekillerine İADESİNE,
Dair, taraf vekillerinin yokluğunda, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu karar verildi. 07/07/2023
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır