Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/634 E. 2023/491 K. 20.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/634 Esas
KARAR NO:2023/491

DAVA:Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:04/11/2021
KARAR TARİHİ:20/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı … … San Ve Tic AŞ ile davalı … A.Ş arasında 01.10.2018 tarihli internet hizmet sözleşmesi akdedilmiş ve otomatik banka tahsil sistemine geçildiğini, davacı şirketçe sonrasında davalı taraf ile akdedilen …, … ve … hizmet numaralı internet sözleşmeleri 04/11/2020 tarihinde sona erdiğini, Sona erme işlemlerine ilişkin davalı şirkete bilgi verilmesine ve karşılıklı olarak mutabakat sağlanmasına yine davalı taraf ile müteaddit defalar görüşülmesine rağmen gerekli şirket içi proses davalı tarafça tamamlanmamış ve önem ödemeleri de düzenli olarak tahsil edilmeye devam edildiğini, İptal işlemlerinin gereğinin yapılması ve haksız yere alınan ödemelerin iadesi istemiyle davalı şirkete …. Noterliği 29.04.2021 tarih, … yevmiye no’lu ihtarname keşide edilmiş edildiğini, Bahse konu ihtarname 31/05/2021 tarihinde işyerinde daimi çalışana tebliğ edildiğini, Gelinen son aşamada davalı tarafa, usulüne uygun olarak yapılan ihtarnameye herhangi bir cevap verilmediği gibi sona erme işlemlerine ilişkin şirket içi proses tamamlanmamış ve davalı tarafça haksız şekilde davacı müvekkil şirketten ödemeleri tahsil edilmeye devam ettiğini, tüm bu nedenlerle haksız şekilde tahsil edilen bedellerin iadesinin sağlanabilmesi için tarafımızca dava şartı olan zorunlu arabuluculuk yoluna başvurulmuş ancak bu yolla da olumlu bir sonuç alınamadığını belirterek, Davalı tarafça haksız bir şekilde tahsil edilen bedellerin uzman bilirkişiler tarafından hesaplandığında fazla çıkması halinde arttırılmak üzere (tam ve kesin olarak belirlenebilmesinin mümkün olduğu anda arttırılmak üzere) şimdilik; 1.000,00 TL bedelin her bir tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte belirsiz alacak davası olarak kabulüyle davalıdan tahsiline, Sayın mahkemece aksi kanaatte olması talep edilen alacağın kısmi dava olarak kabulü halinde 1.000,00 TL bedelin her bir tahsil tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı niteliği itibariyle davaya konu edilen alacağın miktarını belirleyebilecek durumda olduğundan, işbu davayı belirsiz alacak davası olarak ikame etmesi haksız ve hukuka aykırı olduğunu, davacı şirket … Gıda Tarım hayvancılık San ve Tic. Ltd. Şit. İle davalı müvekkil şirket arasında mevcut … devrelere ait … abonelik sözleşmelerine için davacı şirketçe iletilen iptal talebi 03/11/2020 tarihinde şirketimize iletildiğini, Davacının KMH (Kurumsal Müşteri Hizmetleri) portföyünde olmasına rağmen ve tüm taleplerini KMH’a iletmesi gerekirken …. … ofisimize iptal talebini ilettiğini, … Bölge Kurumsal Sipariş ekibince kendilerine iletilmiş olan iptal talebi hakkında, iptal sonrası müşteri davacıya çıkacak olan cayma bedelinin davacı müşterinin bilgisi dahilinde olduğu hakkında yazılı onay istenildiğini, Cayma bedelinin bilgilendirmesi yazılı olarak yapılmış, bir çok kez telefon ile de bilgi verilerek defalarca hatırlatılmasına rağmen onayı gelmediği için sipariş ekibi de iptali tamamlanmadığını, müşterinin iptal işlemi şirketimize gönderilen …. Noterliği 29.04.2021 tarih, … yevmiye no.lu ihtarname gereği 15.06.2021 tarihinde yapıldığını, bu işlemler tamamlanmış olup söz konu şirketimiz aleyhine açılan işbu dava gereği herhangi bir iade ödeme tutarı mevcut olmadığını, Tüketicinin taahhütlü aboneliğini süresinden önce feshetmesi halinde, 16 ncı madde hükmü uygulanacağını, Yukarıda ifade edildiği üzere müşteri zaten istediği zaman feshetme hakkına sahiptir. Ancak, müşterinin sözleşmeye ilişkin vermiş olduğu bir taahhüt varsa taahhüdünü bozması sebebiyle kampanyadan erken çıkma bedeli alındığını, taahhüt süresi sona ermeden abonelik iptali nedeniyle şikayetçinin faturasına kampanya kapsamında sağlanan faydalar ile henüz tahakkuk etmemiş hizmet bedelleri toplamının kıyaslanması sonucu tüketici lehine olan kampanya erken çıkış bedeli yansıtıldığını, Tüketici Kanunu ve buna bağlı Yönetmeliklere aykırı bir husus bulunmadığından, tüketici mağduriyetine de sebebiyet verilmediğini iddia ederek davanın reddini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava alacak davasıdır. Uyuşmazlık davacı şirket ile davalı şirket arasındaki abonelik sözleşmesi kapsamında tarafların edimlerini sözleşmeye uygun olarak ifa edip etmediği, bu nedenle davacının dava tarihi itibariyle iade edilmesi gerkeen alacağının bulunup bulunmadığı, tarafların temerrüde düşüp düşmediği, davacı tarafça davalıya yersiz ödeme yapılıp yapılmadığı, davalının usule aykırı işleminin olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmakla mahkememizin ön inceleme duruşmasında dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiştir. Dava şartlarına ilişkin eksik ve incelenmesi gereken ilk itiraz bulunmadığı anlaşıldıktan sonra tarafların sulh olma imkanı bulunmadığından uyuşmazlık noktaları belirlenip tahkikat aşamasına geçilmiş, dosya kapsamında oluşan deliller toplanıp bilirkişi raporu alınmak suretiyle sonuca gidilmiştir.
Mahkememizce resen görevlendirilen Bilirkişi heyeti Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğr. Üy. Doç.Dr…. ve Bilgisayar Mühendisi … tarafından hazırladığı 08/05/2022 tarihli bilirkişi kök raporunda özetle; ” 01/10/2018 tarihli “… İnternet Değerli Müşterim Kampanya Taahhütnamesi”ne göre taraflar arasında 36 ay süreli, aylık internet paketi üzerinden %45 indirimli internet hizmeti anlaşması yapıldığını, Sözleşmenin imzalandığı 01/10/2018 tarihinde yürürlüğe girdiğinin kabul edilmesi halinde sözleşmenin 01/10/2021 tarihinde sona ereceği kabul edilebileceğini, Davacı tarafın 04/11/2020 tarihinde “… İnternet Ek Hizmet Talep/Değişiklik/İptal Formu”nu davalı tarafa teslim ettiğini iddia ettiğini, ilgili form üzerinde bu hususta bir beyan bulunmadığını, formun doldurulduktan sonra davalı yana teslim edilip edilmediğinin ispat edilemediğini, bununla birlikte davalı tarafın 06/12/2021 tarihli cevap dilekçesinin “Esasa İlişkin İtirazlarımız” başlıklı bölümün ikinci paragrafında bu husus ikrar edildiği için, söz konusu iptal formunun davalı yana teslim edildiğinin kabul olunması gerektiğini, Uygulamada GSM Operatörleri ve İnternet Hizmet Sağlayıcılarının çeşitli merkezlerde genellikle şube ve/veya acente tipi yapılanmaya gittiklerini, buradan hareketle söz konusu ofisin şube veya acente niteliğini haiz olduğu ve ilgili iptal bildirimini merkez adına kabul etme ve bunu merkeze iletme yükümlülüğü olduğunu kabul etmek gerektiğini, Cayma hakkının, bozucu yenilik doğuran bir hak, hakkın kullanılmasının ise bozucu yenilik doğuran bir işlem olduğu, bu hakkın kullanımı için müşteriden (davacıdan) teyit alınması şartı konulamayacağı gibi bu teyit alınmadığı için işlem yapılmamasının da sözleşmeye aykırı olacağını, Tüm bu gerekçelerle, sözleşmenin 04/11/2020 tarihi yerine, davacının …. Noterligi’nin 29/04/2021 tarih, 015659 yevmiye no.lu ihtarnamesinden sonra 15/06/2021 tarihinde iptal edilmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, Bununla birlikte sözleşmenin (taahhüdün) 01/10/2021 tarihinde sona ereceği düşünüldüğü zaman, yukarıdaki tarihlerden hangisi dikkate alınırsa alınsın, sözleşmenin süresinden önce sona erdirildiği ve sözleşmenin 5.maddesine göre cezai şart (cayma bedeli) ödemesi gerektiği ve her iki taraf da tacir olduğu ve söz konusu ilişki ticari iş kapsamında olduğu için TTK md.22 hükmü gereğince cezanın indirilmesini talep etme imkanının da bulunmadığını, Sözleşmede ücret kısmı boş bırakıldığını, davalı tarafından sunulan belgelerde aylık “orijinal tutar” olarak adlandırılan ücretler yer almasına rağmen taahhütlü/indirimli ücretin belirtilmemiş olması ve son olarak heyetimizde muhasip bilirkişi bulunmadığı için söz konusu cezai şartın hesaplanamadığı” yönünde kanaat ve sonuca varılmıştır.
İtirazlar doğrultusunda ek rapor alınmasına karar verilmiş ve Mahkememizce daha önce görevlendirilen Bilirkişi heyetine 27/09/2022 tarihli duruşmanın ara kararı gereğince alanında uzman bir Mali Müşavir bilirkişisinin de eklenmesine karar verilmiş olup, Ticaret Hukuku Anabilim Dalı Öğr. Üy. Doç.Dr…., Mali Müşavir … ve Bilgisayar Mühendisi … tarafından hazırladığı 10/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; “01/10/2018 tarihli “… İnternet Değerli Müşterim Kampanya Taahhütnamesi”ne göre taraflar arasında 36 ay süreli, aylık internet paketi üzerinden %45 indirimli internet hizmeti anlaşması yapıldığını, Sözleşmenin imzalandığı 01/10/2018 tarihinde yürürlüğe girdiğinin kabul edilmesi halinde sözleşmenin 01/10/2021 tarihinde sona ereceği kabul edilebileceğini, Davacı tarafın 04/11/2020 tarihinde “… İnternet Ek Hizmet Talep/Değişiklik/İptal Formu”nu davalı tarafa teslim ettiğini iddia ettiği, ilgili form üzerinde bu hususta bir beyan bulunmadığını, formun doldurulduktan sonra davalı yana teslim edilip edilmediğinin ispat edilemediğini, bununla birlikte davalı tarafın 06/12/2021 tarihli cevap dilekçesinin “Esasa İlişkin İtirazlarımız” başlıklı bölümün ikinci paragrafında bu husus ikrar edildiği için, söz konusu iptal formunun davalı yana teslim edildiğinin kabul olunması gerektiğini, Uygulamada GSM Operatörleri ve İnternet Hizmet Sağlayıcılarının çeşitli merkezlerde genellikle şube ve/veya acente tipi yapılanmaya gittikleri, buradan hareketle söz konusu ofisin şube veya acente niteliğini haiz olduğu ve ilgili iptal bildirimini merkez adına kabul etme ve bunu merkeze iletme yükümlülüğü olduğunu kabul etmek gerektiğini, Cayma hakkının, bozucu yenilik doğuran bir hak, hakkın kullanılmasının ise bozucu yenilik doğuran bir işlem olduğu, bu hakkın kullanımı için müşteriden (davacıdan) teyit alınması şartı konulamayacağı gibi bu teyit alınmadığı için işlem yapılmamasının da sözleşmeye aykırı olacağını, Tüm bu gerekçelerle, sözleşmenin 04/11/2020 tarihi yerine, davacının …. Noterligi’nin 29/04/2021 tarih, 015659 yevmiye no.lu ihtarnamesinden sonra 15/06/2021 tarihinde iptal edilmesinin sözleşmeye aykırı olduğunu, Bununla birlikte sözleşmenin (taahhüdün) 01/10/2021 tarihinde sona ereceği düşünüldüğü zaman, yukarıdaki tarihlerden hangisi dikkate alınırsa alınsın, sözleşmenin süresinden önce sona erdirildiği ve sözleşmenin 5.maddesine göre cezai şart (cayma bedeli) ödemesi gerektiği ve her iki taraf da tacir olduğu ve söz konusu ilişki ticari iş kapsamında olduğu için TTK md.22 hükmü gereğince cezanın indirilmesini talep etme imkanının da bulunmadığını, Yapılan hesaplamalara göre davacı şirketin iptal talep ettiği 04.11.2020 tarihinden sonra düzenlenen faturalarda ödenen miktarın 30.389,79 TL olduğu, davacı şirketin iptal talep tarihine kadar sözleşmeden kaynaklı indirimlerden 25 ay boyunca 90.975,75 TL miktarında faydalandığını, Sözleşmenin bitimine 11 ay kaldığı, faydalanılabilecek indirim miktarının 40.609,09 TL olduğunu, 5.md kapsamında cayma bedelinin 40.609,09 TL olması gerektiğini, davacı şirketin ödediği 30.389,79 TL ödemeden sonra 10.219,30 TL borcunun bulunduğu”yönünde kanaat ve sonuca varılmıştır.
Tarafların iddiave savunmaları, abonelik sözleşmesi, taraflarca sunulan ve mahkememizce celp edilen tüm bilgi ve belgeler, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; dava şirketin davalı şirket arasında 01/10/2018 tarihli internet kullanım aboneliğine ilişkin sözleşme bulunduğu, davacının aboneliği sona erdirme talebinin 03/11/2020 tarihinde davalı şirkete iletildiğinin tarafların kabulünde olduğu sabittir. Davalı şirket, davalının sözleşmenin sona erdirilmesi talebinin yanlış birime bildirilmiş olması sebebiyle işlem yapmamış, cayma bedeli hususunda rızası alınmadığından sözleşmeyi sona erdirmemiş ve davacı yana ait aboneliğe aylık fatura tahakkuk edip göndermeye devam etmiştir.
Bilirkişi heyeti kök ve ek raporlarında, davacının sözleşmeyi sona erdirme talebinden sonra kesilen faturaların tutarlarının 30.389,79 TL olduğunu, cayma bedelinin ise 40.609,09TL olduğunu tespit etmiş, tarafların takas ve mahsup iddiaları bulunmadığını gözetmeden ve talebi aşarak mahsuplama yapmış ve davacının davalıya 10.219,30TL borçlu olduğu yönünde görüş sunmuştur.
Davalı yanın cayma bedeli alacağı olduğuna ve bu alacağın takas ve mahsubuna ilişkin herhangi bir talebi bulunmadığı cevap dilekçeleri ve dosyaya sunulan beyan dilekçeleri ile sabittir. Bu nedenle işbu davada uyuşmazlık konusu olan davacı yanın 03/11/2020 tarihinden sonra kesilen faturalar sebebiyle borçlu bulunup bulunmadığı hususunu aşarak mahsuplama yapılmış olması hatalı görülmüştür.
Davalı şirketin, davacı yanın sözleşmeyi sona erdirme iradesinin kendisine ulaşmış olmasına rağmen sözleşmeyi sona erdirmemesi ve abonelik kullanımına ilişkin fatura kesmeye devam etmesi sözleşme hukukunun temel prensibi olan irade serbestisine aykırı olup cayma bedeli hususunda rızası alınmak üzere sözleşmenin askıda tutulması usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle davacı yanın sözleşmenin sona ermesi yönündeki iradesini davalı şirkete bildirmiş olduğu 03/11/2020 tarihinden sonra kesilen 30.389,79 TL yönünden davacı davalıya borçlu olmayıp yaptığı ödemelerin istirdatı gerekir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 26. Maddesi gereğince; “Hâkim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir.
;”hükmü amirdir. Hukuk yargılamasının temel ilkelerinden olan taleple bağlılık ilkesi gereğince işbu davada davacının 1.000,00TL alacağını talep ve dava ettiği anlaşılarak ve avacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu görülerek 1.000,00TL’nin davalı şirketin kestiği ilk fatura tarihi olan 16/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜ ile, davacının fazlaya ilişkin haklarını saklı tuttuğu görülerek 1.000,00TL’nin 16/12/2020 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
2-Alınması gerekli 179,90TL harçtan peşin alınan 59,30TL harcın mahsubu ile bakiye 120,60TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davacı tarafça yapılan 59,30TL başvuru harcı, bilirkişi ücreti, tebligat ve posta masrafından oluşan 2.771,50 TL olmak üzere toplam 2.830,80TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.’ne göre 1.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Kullanılmayan gider avansının hükmün kesinleşmesi halinde ödeyen tarafa iadesine,
6-Arabuluculuk ücreti olan 1.320,00TL nin davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
Dair; gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. 20/06/2023

Katip …
e-imzalıdır

Hakim …
e-imzalıdır