Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2021/268 Esas
KARAR NO:2023/550
DAVA:Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)
DAVA TARİHİ:05/11/2020
KARAR TARİHİ:19/07/2023
Mahkememizde görülmekte olan Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TALEP: Davacı vekili tarafından sunulan dava dilekçesinde özetle; Davalı bankanın müvekkilinin ticari hesabından kullanmış olduğu araç kredileri için 05.05.2013 tarihinde 600,00-TL kullandırım komisyonu tahsilatı yaptığını, daha önceki müvekkilinin kullanmış olduğu kredilerde davalı bankanın %0,2 kesinti yaptığını ve yapılandırma esnasında ikinci kez kullandırım komisyonu alınmasının sözleşmenin hiçbir maddesinde olmadığının açık olduğunu, müvekkilinin ilgili tarihte yeni kredi kullanmadığını, eski kredilerini yapılandırmış olduğunu, davalı bankanın yine müvekkiline ticari hesabından 23.06.2009 tarihinde 400,00-TL ekspertiz ücreti adı altında kesintiler yaptığını, ilgili tarihlerde müvekkilinin taşınmazına herhangi bir ekspertiz yapılmadığını, davalı bankanın ekspertiz raporlarına ispatla yükümlü olduğunu, haksız alınan bu ücretin iadesi gerektiğini, davalı bankanın yine müvekkilinin ticari hesabından 30.09.2009 tarihinde tarihinde 80,00-TL ve 08.02.2010 tarihinde 20,00-TL toplam 100,00-TL ipotek tesisi ücreti adı altında kesinti yaptığını, müvekkilinin herhangi bir taşınmazına ipotek konulmadığını ve ipotek tesis ücreti adı altında almış olduğu masrafları davalı bankanın ispatla yükümlü olduğunu, davalı bankanın yine müvekkilinin hesabından 09.07.2009 tarihinde 1.342,69-TL, 21.04.2010 tarihinde 708,75-TL, 24.05.2011 tarihinde 735,00-TL ve 30.04.2012 tarihinde 1.503,87-TL toplam 4.290,31-TL ticari kredi kullandırım komisyonu adı altında kesintiler yaptığını ancak müvekkilinin bu tarihlerde kredi kullanmadığını, bazı kredilerinde yapılandırmış olduğunu, diğer banka ortalamalarının üzerinde fazla alınan bu ücretlerin iadesi gerektiğini, davalı bankanın yine müvekkilinin ticari hesabından 08.02.2010 tarihinde 105,00-TL ve 23.11.2021 tarihinde 52,50-TL toplam 157,50-TL ipotek fek ücreti adı altında kesinti yaptığını, 08.02.2010 tarihinde 2.161,54-TL, 31.10.2011 tarihinde 393,81-TL, 19.10.2012 tarihinde 215,66-TL, 31.10.2012 tarihinde 316,87-TL ve 09.01.2013 tarihinde 1.025,09-TL toplam 4.112,97-TL kredi erken kapama komisyonu adı altında sözleşmeye aykırı kesinti yaptığını, davalı bankanın yine müvekkilinin ticari hesabından 31.10.2012 tarihinde 50,00-TL, 31.10.2012 tarihinde 50,00-TL, 31.10.2012 tarihinde 50,00-TL, 28.12.2012 tarihinde 50,00-TL, 09.01.2013 tarihinde 50,00-TL, 26.03.2014 tarihinde 52,50-TL, 14.10.2014 tarihinde 52,50-TL ve 14.10.2014 tarihinde 52,50-TL toplam 407,50-TL teminat fek ücreti adı altında kesinti yaptığını, sözleşmeye aykırı davalı bankanın üçüncü kişilere harcamamış olduğu tek taraflı bu kesintilerin iadesi gerektiğini, tüm bu sebeplerle; dosyanın konusunda uzman bilirkişi incelemesi ile müvekkilinden haksız alınan 8.000,00-TL ödeme tarihinden itibaren değişen ortalama ticari avans faizi ile iadesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle; Huzurdaki davanın, 6100 sayılı HMK. 6. maddesine göre, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerekildiğini, müvekkili bankanın Genel Müdürlük Yerleşkesi ve yerleşim yerinin ise, …/İSTANBUL sınırları içerisinde olduğunu, yetkili mahkemenin İstanbul (Çağlayan) Mahkemeleri olduğunu, huzurdaki davanın, Asliye Hukuk Mahkemesi’nde açıldığını, ancak huzurdaki davada, görevli mahkemenin, Asliye Hukuk Mahkemesi olmadığını, Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu, davacı tarafın 2009, 2010 yıllarında tahsil edilmiş bulunan tutarları dahi hukuki dayanaktan yoksun olarak güya haksızca tahsil edildiğini belirterek iadesini talep ettiğini, davacı tarafın bu beyan ve taleplerine konu olan işlemlerin zamanaşımı süresini doldurduğunu ve zamanaşımı süresi geçtiğini, davanın açılış tarihinin, 05.11.2020 olduğunu, dava dilekçesinde bahsettikleri bazı işlemlerin tahsil edildiği tarihin üzerinden on yıldan daha uzun süre geçtiğini, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramış olması nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı şirket ile müvekkili banka arasında 24.04.2013 tarihli Genel Kredi Sözlemesi ve bu tarihten daha önceki tarihli olarak başkaca Genel Kredi Sözleşmeleri’nin ayrı ayrı imzalandığını, imzalanan Genel Kredi Sözleşmelerinden bazılarının, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu yürürlüğe girmesinden önceki tarihli olduğunu, Genel Kredi Sözleşmeleri çerçevesinde davacı şirketin talebi üzerine müvekkili banka tarafından davacı şirkete çeşitli krediler kullandırdığını, müvekkili banka tarafından davacı şirketin talebi üzerine İkinci El Binek Araç satın alması için Finansman sağlandığı gibi bazen de Yeni Binek Araç satın alabilmesi için Finansman kullandırıldığını, davacı şirketin talebi üzerine 09.07.2009 tarihli 46.500,00-TL (Finansman Tutarı) İkinci El Araç için Finansman Kullandırıldığını, 21.04.2010 tarihli 38.500,00-TL tutarlı (Finansman Tutarı) İkinci El Binek Araç kullandırıldığını, 09.02.2011 tarihli 18.500,00-TL (Finansman Tutarı) İkinci El Binek Araç için Finansman kullandırıldığını, 24.05.2011 tarihli 40.000,00- TL (Finansman Tutarı) Yeni Binek Araç için Finansman kullandırıldığını, 30.04.2012 tarihli 87.600,00-TL tutarında (Finansman Tutarı) Yeni Binek Araç için Finansman kullandırımı, 15.05.2013 tarihli 35.190,00-TL tutarında Yeni Binek Araç için Finansman kullandırıldığını, dava dilekçesinde, 05.02.2013 tarihinde 600,00-TL tutarında fon kullandırım komisyonu tahsil edildiğinden bahsedildiğini, müvekkili banka kayıtlarında 05.02.2013 tarihinde tahsil edilen 600,00-TL tutarında komisyon tahsilatı görülmediğini, 15.05.2013 tarihinde, fon kullandırım komisyonu olarak 600,00-TL tahsil edildiği görüldüğünü, söz konusu komisyon tutarının, davacının imzasına havi olan Geri Ödeme Planında kararlaştırıldığını ve Geri Ödeme Planında yazdığını, davacının dava dilekçesinde belirttiği tüm iddiaların hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, tüm bu sebeplerle; hukuki dayanaktan yoksun olan davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacının üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER : …Anonim Şirketi’nden gelen davacı şirketin 2009-2014 tarihlerini kapsar onaylı sözleşme örnekleri, hesap hareketleri, fek ücretlerini gösterir CD kayıtları, Merkez Bankası’ndan gelen davalı şirkete ait kredi işlemlerinde kâr payı dışında sağlanacak ücret, komisyon ve masraflar ile bankacılık hizmet komisyonlarını gösterir müzekkere cevabı, … Bankası’ndan gelen 2009-2014 yılları arasında tahsil edilen ücret, masraf ve komisyonları içerir müzekkere cevabı, …dan gelen 2009-2014 yılları arasında ticari kredilerden kaynaklı uygulanan ipotek fek ücreti, kredi kullandırım ücreti, ekspertiz ücreti, ipotek tesis ücreti ve erken kapama ücreti, oran/ücret komisyon kalemleri tablosunu gösterir müzekkere cevabı, Ziraat Bankası’ndan gelen 2009-2014 yıllarında girişimci segment müşterilere uygulanan ticari kredi analiz, tahsis, taksitli/BCH kredi kullandırım, ekspertiz ve ipotek tesis/fek, komisyonlarını gösterir müzekkere cevabı, Vakıfbank’dan gelen 2009-2014 yıllarına ait ticari kredi masraflarını gösterir müzekkere cevabı, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Dava; davacı yan tarafından davalı bankadan kullanılan çeşitli kredilerde davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen kullandırım komisyonu, ekspertiz ücreti, ipotek tesis ücreti, ipotek fek ücreti, kredi erken kapama komisyonu ve teminat fek ücretlerinin tahsilinin haksız olup olmadığına yönelik açılan belirsiz alacak davasıdır.
Davacı taraf, davalı bankadan 2009 ile 2013 tarihleri arasında çeşitli ticari krediler kullandığını ancak bu krediler nedeniyle TBK 20 maddesi ve devamı genel işlem koşullarına aykırı işlemler yaparak haksız kazanç sağladığını, davalı bankanın şirketten haksız olarak kullandırım komisyonu, ekspertiz ücreti, ipotek tesisi ücreti, ipotek fek ücreti, kredi erken kapama komisyonu, teminat fek ücreti gibi ücretler tahsil ettiğini, haksız olarak tahsil edilen bedellerin ödeme tarihlerinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı taraf, yetkili mahkemelerin Çağlayan Mahkemeleri olduğunu, görevli mahkemenin ticaret mahkemeleri olduğunu, talep konusu alacağın zamanaşımına uğradığını, talep konusu işlemlerin 2009-2013 yılları arasına ait olduğu bu haliyle dava dilekçesinde bahsedilen 2020/ sayılı tebliğin uygulama alanının bulunmadığı, haksız olarak tahsil edilen herhangi bir ücretin bulunmadığını, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde yapılan tahsilatlara ilişkin düzenlemelerin bulunduğunu, yerleşik Yargıtay İçtihatlarına göre de davacı yanın taleplerinin haksız olması sebebiyle davanın tüm bu sebeplerle reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin … sayılı YETKİSİZLİK kararı üzerine Mahkememize tevzi edilen dosya yukarıda belirtilen esas sırasına kaydının yapıldığı anlaşılmıştır.
Dava zorunlu arabuluculuğa tabi davalardan olup davacı tarafça dosyaya sunulan 23/10/2020 tarihli arabuluculuk son anlaşmazlık tutanağı ile davacı tarafça zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği ve tarafların görüşme sonrası anlaşamama nedeniyle arabuluculuk sürecinin tamamlandığı anlaşılmıştır.
Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflar arasındaki sözleşme, protokol, incelenmiş ve dava dışı diğer bankalara ilişkin emsal 2009-2014 tarihleri arasında kendi ticari müşterilerine kullandırmış oldukları kredilerden dolayı tahsil ettikleri ücretlerin oran ve tutarlarının ne kadar olduğuna ilişkin müzekkere cevapları üzerinde Bankacı Bilirkişi tarafından yapılan bilirkişi incelemesi sonrası düzenlenen 23/02/2023 tarihli EK bilirkişi raporuna göre; “Taraflar arasındaki uyuşmazlığın konusu,davacının haksız olarak aldığı ücretlerin ödenen tarihlerden itibaren ticari avans faiziyle birlikte tahsiline ilişkin alacak davası olduğu, davalı bankanın davacıdan masraf ve komisyon alabilmesi için taraflar arasında imzalanan sözleşmede masraf ve komisyon alımacağının kararlaştırılmış olması gerektiğinin Yargıtay içtihatlarında vurgulandığı, Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.ve 22.maddesinde masraf alınacağının kararlaştırıldığı, 2006/… sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenmesi TCMB’na bırakılan hususlara ilişkin olarak TCMB 9.12.2006 tarih, 26371 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesaplan Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliği” nin “Kredi Faiz Oranları ve Sağlanacak Diğer Menfaatler” başlıklı 4 üncü maddesinde bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak âzami faiz oranlan ile faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve azami sınırlarının serbestçe belirleneceğinin düzenlendiği, davalı banka tarafından sunulan TCMB bildirim tablosunda erken kapama üzeretinin 9437.80 -TL olduğu, davalı banka tarafından sunulan TCMB bildirim tablosunda ipotek tesi ücretinin minimum 40.00 TL Maksimum 400.00 TL olup davalı bankanın almış olduğu ipotek ücretlerinin TCMB na yapılan bildirim talosuna göre uygun olduğu,
Yukarıdaki açıklamalar ışığında, davalı banka tarafından alınan komisyon ücretlerinin ödeme planlarında yazılı olduğu, erken kapama komisyonlarının TCMB na bildirmiş olduğu oranların altında kaldığı, diğer yandan diğer banka ortalamalarına yakın olduğu, ipotek tesis ve kaldırım ücretlerinin TCMB na yapmış olduğu bildirim sınırları içinde kaldığı, diğer yandan diğer banka ortalamalarına yakın olduğu,.” şeklinde rapor düzenlenmiştir.
Bankaların kredi müşterilerinden yaptıkları işlemlerin karşılığında faiz dışı menfaat ve komisyon talep etme konusundaki temel dayanakları TTK’na dayanmaktadır. TTK’nun 20. maddesi uyarınca tacir olan bankanın verdiği hizmet karşılığında ücret talep etmesinin mümkün olup, Bankacılık Kanunu’nun 144. maddesi çerçevesinde kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği belirtilmiştir.
TBK yürürlüğe girdikten sonraki dönemde imzalanan sözleşmeler ve kullandırılan krediler yönünden; Genel işlem koşulları içeren sözleşme düzenlenmesi, yasal sınırlar içinde hukuken mümkündür. TBK’nun 20-25. maddelerinde de genel işlem koşullarına ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup sözleşmelerde; taraflardan birinin üstün veya avantajlı konumunu kullanarak, karşı tarafa dayattığı, karşı taraf aleyhine düzenlemeler içeren ve iyi niyet kurallarına aykırı olan bölümlerin genel işlem koşulu olarak kabul edilmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durumda genel işlem koşulu içeren sözleşmede, dürüstlük kuralına aykırı ve karşı tarafın aleyhine olacak hükümler varsa, bu hükümler hiç yazılmamış (hükümsüz) sayılacaktır. Bankacılık kanunu ve diğer bankalarca uygulanan teamüller gereği kredi kulanımı ve kredilerin erken kapamalarda ücret alınmasına yönelik uygulamalar mevcut olup, bankanın yaptığı işlemler nedeniyle TTK 20 .maddesi uyarınca ücret talep edeceğine yönelik düzenlemeler genel işlem şartı olarak kabul edilmesi mümkün değildir.
Bu durumda ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulaması da bu yöndedir (Emsal nitelikteki Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 15.04.2019 Tarih, 2019/1303 Esas- 2019/2961 Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf beyanları, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; Söz konusu uyuşmazlığın davacı yan tarafından davalı bankadan kullanılan çeşitli kredilerde davalı banka tarafından davacıdan tahsil edilen kullandırım komisyonu, ekspertiz ücreti, ipotek tesis ücreti, ipotek fek ücreti, kredi erken kapama komisyonu ve teminat fek ücretlerinin tahsilinin haksız olup olmadığına yönelik açılan belirsiz alacak davası olduğu, mahkememizce yapılan bilirkişi incelemesinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 7.ve 22.maddesinde masraf alınacağının kararlaştırıldığı, 2006/… sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile düzenlenmesi TCMB’na bırakılan hususlara ilişkin olarak TCMB 9.12.2006 tarih, 26371 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Mevduat ve Kredi Faiz Oranları ve Katılma Hesaplan Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Kredi İşlemlerinde Faiz Dışında Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında 2006/1 sayılı Tebliği” nin “Kredi Faiz Oranları ve Sağlanacak Diğer Menfaatler” başlıklı 4 üncü maddesinde bankalarca, reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak âzami faiz oranlan ile faiz dışındaki diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve azami sınırlarının serbestçe belirleneceğinin düzenlendiği, davalı banka tarafından sunulan TCMB bildirim tablosunda erken kapama üzeretinin 9437.80-TL olduğu, davalı banka tarafından sunulan TCMB bildirim tablosunda ipotek tesi ücretinin minimum 40.00 TL Maksimum 400.00 TL olup davalı bankanın almış olduğu ipotek ücretlerinin TCMB na yapılan bildirim talosuna göre uygun olduğu, yine mahkememizce yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda Türkiye’de faaliyet gösteren diğer bankaların da davaya konu işlemlerde komisyon aldıkları ve davalı bankaca uygulanan oranın sözleşme ve bankacılık uygulama ve teamüllerine uygun olduğu, anlaşıldığından açılan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
KARAR : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince alınması gereken 269,85-TL harcın peşin yatırılan 136,62-TL harçtan mahsubu ile 133,23-TL eksik harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,
3-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T göre hesaplanan 8.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Taraflarca yatırılan artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa re’sen iadesine,
6-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 1.320,00-TL’nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,
Dair, davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar usulen okundu, anlatıldı. 19/07/2023
Katip …
e-imzalıdır
Hakim …
e-imzalıdır