Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/721 E. 2023/314 K. 11.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/721 Esas
KARAR NO :2023/314

DAVA:Tespit
DAVA TARİHİ:29/09/2020
KARAR TARİHİ:11/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; davalılardan … … Şirketi ‘nin diğer davalı … Belediye Başkanlığı’ndan (eski … Belediyesi) olan alacaklarını müvekkiline … 7. Noterliği’ nde 18.03.2009 tarih ve … yevmiye numarası ile düzenlenen temlikname ile temlik ettiğini, temlikin borçlu belediyeye bildirildiğini, borçlu belediyenin temlik bildirimini alarak, temlik alınan borcunun 30.06.2009 tarihinde ödeyeceğine ilişkin müvekkiline teyit verdiğini, keza aynı alacağının tahsilini temin amacıyla ….İcra Müdürlüğü’nün 2009/… esas sayılı dosyasından başlattığı icra takibine konu alacak haklarını … 11.Noterliği’nde 22.04.2009 2009 tarih, … yevmiye numarası ile düzenlenmiş temlikname ile temlik ettiğini, bu temliknamenin 24.04.2009 tarihinde icra dosyasına sunulduğunu, bu temlikin de davalı borçlu Belediyeye bildirildiğini, bütün bu işlemler devam ederken, davalı … … Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti.’nin … 11. Noterliği’ nde 04.05.2009 tarih ve … yevmiye numarası ile tek taraflı olarak düzenlettirdiği fesihname başlıklı belge ile … 11.Noterliği’ nde 22.04.2009 2009 tarih, … yevmiye numarası ile tek taraflı olarak düzenlenmiş temliknameyi fesh ettiklerini beyan ederek bu “Fesihname” başlıklı belgeyi icra dosyasına sunduğunu, İcra Müdürlüğü’nün bu usul ve yasaya aykırı olarak düzenlenmiş belgeye dayanarak takip dosyasında taraf sıfatı dahi olmayan … … Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. nin talebi doğrultusunda davalı / borçlu … Belediye Başkanlığı’na 30.06.2009 tarihli muhtıra göndererek müvekkili şirkete ödeme yapılmamasını, ödemenin icra dosyasına yapılmasını bildirdiğini, tek taraflı olarak yapılmış bu feshin geçersiz olduğu bildirilerek, … … Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti.’nin talebinin reddine karar verilmesi isteklerinin icra müdürlüğünce 12.10.2009 tarihinde reddedildiğini, İcra Müdürlüğü’nün 12.10.2009 tarihli usul ve yasaya aykırı işlemine karşı yaptıkları şikayetin … 1.İcra Hukuk Mahkemesince 28.09.2010 tarih, 2009 / … Esas, 2010 / 620 Karar sayılı kararı ile; “…..takip alacaklısının, takip alacağını davacıya temlik ettiği, ancak daha sonra bu temlikten feragat ederek, başka bir kişiye temlikte bulunduğu, davacının ise son işlem geçersiz olduğundan, takip alacaklısının artık yaptığı temlikten feshi ihbarla vazgeçemeyeceğinden 12.10.2009 tarihli icra müdürlük kararının iptali gerekmiştir.” gerekçesi ile kabul edildiğini, bu kararın 12.10.2010 tarihinde icra dosyasına ibraz edilerek mahkeme kararı gereğince işlem yapılmasının istendiğini, İcra Müdürlüğü’nün 12.10.2010 tarihinde Davalı … Belediye Başkanlığı’na tezkere gönderilerek, Belediye Başkanlığına temlik alacaklısı olarak müracaat eden … adındaki şahsa başkanlık tarafından, herhangi bir ödemenin yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise tarih ve miktarının tespiti ile ödeme yapılan miktarın kendisinden tahsil edilerek dosyaya yatırılması, kendisine ve başkaca kişilere bundan böyle ödeme yapılmaması, icra dosyasına yatırılmasının istediğini, davalı borçlu … Belediye Başkanlığının bu tezkereye 12.11.2010 tarihli yazısı ile verdiği cevabında; “….Müdürlüğünüzün 2009 / … E. Sayılı icra takip dosyasından belediyemize gönderilen müzekkereler doğrultusunda belediyemizin cebri icra tehdidi altında olması nedeniyle … … Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. ve temlik alacaklısı … ile Belediye Başkanlığımız arasında 31.12.2009 tarihinde sulhname yapılmış olup, sulhnameye dayalı olarak 12.01.2010 tarihinde … … Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti. ne 179.573,56 TL; 10.02.2010 tarihinde 100.000,00 TL; temlik alacaklısı …’a 10.03.2010 tarihinde 100.000,00 TL; 08.04.2010 tarihinde 100.000,00 TL; 07.05.2010 tarihinde 100.000,00 TL olmak üzere toplam 579.573,56 TL. ödenmiş olduğunu” bildirdiğini, bu arada …’un 13.01.2010 tarihinde icra müdürlüğü dosyasına 05.05.2009 tarihinde düzenlenmiş, … 44. Noterliği’ nin 31.12.2009 tarih ve … yevmiye numaralı işlemi ile onaylanmış Temliknameyi sunduğunu, temliknamede … … Teknolojileri San. Tic. Ltd. Şti.’in icra takibine konu alacağının 1.000.000,00 TL’lik kısmının …’a temlik edildiğinin belirtildiğini, icra müdürlüğünün bu temliknameyi de dosyaya alıp borçlu Belediyeye bildirdiğini, Sulhnamenin Belediye Başkanlığının 2 ayrı avukatının ve başkan yardımcısı tarafından imzalandığını, Belediye Başkanlığı ve avukatlarının temliğin tek taraflı fesh edilemeyeceğini bilmelerine rağmen usulsüz şekilde ve kötü niyetli olarak davalılara ödeme yaptığını, TBK. 186. maddesinde, alacağın devredildiği, devreden veya devralan tarafından borçluya bildirilmemişse önceki alacaklıya, alacak birkaç kez devredilmişse , son devralan yerine önceki devralanlardan birine iyi niyetle ifada bulunan borçlunun borcundan kurtulacağı düzenlemesinin olduğunu, alacağı ilk devralan müvekkili şirketin temlik keyfiyetini borçlu Belediye’ye bildirdiğini ve teyit aldığını, bundan sonra müvekkili dışında başkasına yapılan ödemelerin borçtan düşülemeyeceğini, İcra Müdürlüğü tarafından bu ödemelerin Müvekkili şirket alacağından düşmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, buna rağmen, müvekkili şirkete …. İcra Müdürlüğü’nün 2009 / … Esas sayılı icra takip dosyasından 14.03.2016 tarihli muhtıra gönderilerek, icra dosyasından yapılmış fazla ödeme tutarı olarak belirtilen 689.682,32 TL’nin borçlu tarafa ödenmek üzere icra dosyasına iadesinin istendiğini, muhtıraya karşı İstanbul 22. İcra Mahkemesi’ nin 2016/586 esas sayılı dosyasından yaptıkları şikayetin dar yetkili icra mahkemesince reddedildiğini, 09.11.2015 tarihinde yapılan güncel kapak hesabına göre müvekkili şirkete fazla para yatırılmış olması söz konusu olmadığın telafisi imkansız zararlarının doğmaması için ….İcra Müdürlüğü’ nün 2009/… Esas sayılı dosyasından gönderilen 14.03.2016 tarihli muhtıranın infazının yargılama süresince teminatlı ya da teminatsız olarak tedbiren durdurulmasını, müvekkili şirkete İcra Müdürlüğü tarafından fazla ödeme yapılmadığından davalarının kabulüne, davalılardan … … Şirketi’nin müvekkili şirkete yaptığı temlikten sonra geçersiz şekilde fesih beyanına dayalı olarak aynı alacak için diğer davalı …’a yaptığı temlikin geçersiz olduğunun tespitine, davalı Belediye Başkanlığı’nın, davalı … … Şirketi’ne ve …’a yaptığı toplam 579.573,56 TL ödemenin haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle icra dosya alacağından düşülmesi işleminin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … Belediye Başkanlığı vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davada diğer davalı …’a yapılan temliknamenin geçersizliğinin tespitinin istendiğini, tespit davası koşullarının oluşmadığını, davacının taleplerinin esasında zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından hukuken geçerliliğini sürdürmekte olan bir temliknamenin geçersizliğinin tespiti için dava açıldığını, genel dava açma süresi içerisinde söz konusu temliknamenin iptaline ilişkin eda davası açılması gerektiğini, davada 14.03.2016 tarihli icra dosya kapak hesaplamasının iptalinin talep edildiğini, bu taleplerinin şikayet yoluyla İcra Mahkemelerinde ileri sürülmesinin gerektiğini, davanın görevsiz mahkemede açıldığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla; 6098 sayılı TBK’nun 184. maddesinde belirtilen yazılı şekil şartına uyularak yapılan temlikin tek taraflı olarak feshi ve temlik edilen alacağın bir kısmının sonradan bir başkasına temlik edilmesi işlemleri geçersiz kabul edilecek olsa dahi; Belediyenin icra müdürlüğünün muhtırasına dayanarak başkalarına kısmi ödeme yapması ve icra dosyasında bulunan ve Yargıtay denetiminden geçmek suretiyle kesinleştiği anlaşılan …. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2013/1177 E. 2014/764 K. sayılı 03.07.2014 tarihli kararı ile, takibin 579.573,56 TL’lik kısmının iptaline karar verildiğini, …. İcra Müdürlüğü’ nün … Esas (2009/… Eski Esas) sayılı icra takibi dosyasının davalılardan … Dış Ticaret Firması tarafından başlatıldığını, … Dış Ticaret Firmasının takip konusu alacağını… Finans AŞ firmasına tek taraflı teminat temliği ile temlik ettiğini, İcra dairesince müvekkili belediyeye muhtıra ile dosya borcunun… Finans AŞ firması veya icra dosyasına ödenmesi gerektiğinin belirtildiğini, İcra dairesi tarafından yine müvekkili belediyeye 30.06.2009 tarihli muhtıra gönderilerek takip konusu alacağın… Finans AŞ firmasına ödenmemesini ve dosyaya ödenmesini zira … firmasının dosya alacaklısı olduğunun belirtildiğini, bilahare 13.01.2010 tarihli muhtıra ile takip konusu borcun bir kısmının diğer davalı …’a temlik edildiğinin ve dosya borcunun … veya icra dosyasına yapılması gerektiğinin bildirildiğini, bu nedenlerle dava konusu icra takibinin alacaklısı … Dış Ticaret ve … isimli kişilerin olduğunu, … Finans Factoring A.Ş. İcra Dairesinin işlemlerine dava açmadığını, bilahare … 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/… esas sayılı davası ile icra takibinde alacaklı tarafın kendisi olduğu yönünde dava açtığını, müvekkili belediyenin bu davadan haberinin ancak 26.03.2010 tarihinde yapılan dahili davalı tebligatı ile olduğunu, yapılan yargılamada 28.09.2010 tarihinde verilen karar ile şikayetin kabulüne ve 12.10.2009 tarihli işlemin iptaline karar verildiğini, karar sonrası … Dış Ticaret ve …’a harici ödemelerin durdurulduğunu, ödemelerin icra dosyasından bu kişilerin alacaklı olduğuna dair gönderilen muhtıra üzerine gerçekleştirildiğini,
icra takibine konu edilen bir alacağın temlik eden ile temlik alan arasındaki ihtilaflardan haberi olmayan müvekkili belediyenin icra dairesinin muhtıralarına ve ihbarnamelerine itibar ettiğini, belediyenin temlikin geçersizliğinin ileri sürüldüğü huzurdaki davada hasım olamayacağını, husumet itirazında bulunduklarını, ….İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2013/1177 Esas ve 2014/764 Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile geçerli kabul edilerek dosya borcundan mahsup edildiği hususunun da dikkate alınarak davacının taleplerinin diğer davalılara yöneltilmesi gerektiğini, … 1. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2009/… esas sayılı davasında verilen tedbir kararı sonrasında müvekkili belediyece … Dış Tic. Ltd. Şti. firmasına ve …’a yapılan bir ödemenin bulunmadığını,
Belediye tarafından yapılan harici ödemelerin; geçersizliğinin tespiti talep edilen temlik doğrultusunda değil icra müdürlüğünün muhtırası doğrultusunda yapıldığını, iyi niyetle yapılan ödemelerin ….İcra Hukuk Mahkemesinin …Esas ve … Karar sayılı kesinleşmiş kararı ile geçerli kabul edilerek dosya harici ödemeler bakımından iptal edildiğini, temliknamenin geçersizliğinin tespitine ilişkin talebin kabulü halinde dahi artık Belediyenin borcu ifa etmemiş olduğunun ileri sürülmesinin kesin hüküm nedeniyle mümkün olmayacağını, icra dosyasındaki borcuçlarından Belediyelerinin yaptığı ödemeler kadarının ….İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2013/1177 Esas ve 2014/764 Karar sayılı kesinleşmiş kararı neticesinde iptal edilmesi sonrasında davacıya yapılan fazla ödemelerin olduğunun anlaşıldığını,

bu ödemelerin iadesi için davacıya muhtıra gönderildiğini, muhtıranın iptali için İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2016/586 Esas sayılı dosyasından yapılan şikayetin reddedildiğini beyanlarla açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … … Şirketi’ne Tebligat Kanunun 35. Maddesine göre usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap vermediği, duruşmalara katılım sağlamadıkları anlaşılmıştır.
Diğer davalı …’a da Tebligat Kanunu’un n 21.Maddesine göre usulüne uygun tebligat yapılmış olmasına rağmen davaya cevap vermediği, duruşmalara katılım sağlamadığı anlaşılmıştır.
DELİLLER VE GEREKÇE:
Dosya kapsamındaki dava dilekçesi ve ekleri, …. İcra Müdürlüğü’nün … E. Sayılı dosya sureti, …. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2013/1177 E. Sayılı dosyası , İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2016/586 E. Sayılı dosyası, bilirkişi raporu ve dosyanın tümü hep birlikte incelenmiştir.
…. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2013/1177 esas, 2014/ 764 Karar sayılı dosyasının celp edilerek yapılan incelenmesinde; davacısının … Belediye Başkanlığı, davalılarının… Finansal Kiralama A.Ş, … Dış TİC Arıtma İnşaat ve … olduğu, dava konusunun icra memurunun muamelesini şikayet olup mahkemece yapılan yargılama neticesinde, ” Davacı belediye tarafından yapılan ödemelerin dosya borcuna mahsuben yapıldığı yolundaki talebin İİK 71. Maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekeceği, ödeme miktarında bir çekişme bulunmamakta olup uyulan bozma ilamına göre ne miktarda ödemenin icra dairesinin bildirimi ile yapıldığının belirlenmesi gerekeceği, bilirkişi raporu ve incelenen icra dosyasına göre alacağın… Finans Şirketine temlikinden sonra temlikin feshedildiği ve bu temlik alacaklısına ödememe yapılmaması gerektiği 30/06/2009 tarihinde borçluya bildirildiği, 31/12/2009 tarihinde de alacağın 1000.000 TL’sinin …’a devredildiğine ilişkin sözleşme yapılmış ve aynı tarihte alacağın ödenme şekil tarihlerine ilişkin borçlu, alacaklı ve temlik alacaklısı arasında sulhname yapıldığı, bu sulhname gereği ve diğer ödemeler olarak toplam 479573,56 TL ödeme temlik alacaklısına, 100.000 TL ödeme yapıldığı, bu ödemelerin tamamı icra müdürlüğünce alacağın temlikinin feshedildiği ve temlik alacaklısı… Şirketine ödeme yapılmamasına ilişkin 30/06/2009 tarihli muhtıradan sonra olduğu, 300.000 TL’lik kısmı da 13/01/2010 tarihli dosya borcunun icra dosyası veya temlik alacaklısı …’a ödenmesine ilişkin muhtıradan sonra olduğu, tüm bu anlatılanlara göre bozma ilamında belirtilen doğrultuda yapılan incelEme ile itiraza konu ödemelerin dosya borcuna mahsuben yapıldığının kabulü gerekeceği” gerekçesiyle şikayetin kabulü ile, davacı borçlu açısından 12/01/2012 tarihinde yapılmış 179.573,56 TL, 10/02/2010 tarihinde yapılmış 100.000,00 TL, 10/03/2010 tarihinde yapılmış 100.000,00 TL, 08/04/2010 tarihinde yapılmış 100.000,00 TL, 07/05/2010 tarihinde yapılmış 100.000,00 TL ödeme olmak üzere toplam 579.573,56 TL ‘lik alacak için takibin iptaline karar verildiği ve verilen kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi’ nin 2014/31122 esas, 2015/6463 karar sayılı ilamı ile onandığı anlaşılmıştır.
İstanbul…. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin… E. Sayılı dosyasının yapılan incelenmesinde ise; davacısının… Faktoring, davalılarının … Belediye Başkanlığı , … Dış Ticaret Arıtma İnşaat ve … olduğu, dava konusunun muhtıranın iptali olup mahkemece yapılan yargılama neticesinde davanın reddine karar verildiği , istinaf incelemesi neticesinde İstanbul BAM 22. Hukuk Dairesi’ nin 2018/1928 Esas 2019/495 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve anılan kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 02/07/2020 tarih 2019/9562 esas 2020/6233 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verildiği anlaşılmıştır.
… 1.İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 28.09.2010 tarih, 2009 / … Esas, 2010 / 620 Karar sayılı kararı ile; “…..takip alacaklısının, takip alacağını davacıya temlik ettiği, ancak daha sonra bu temlikten feragat ederek, başka bir kişiye temlikte bulunduğu, davacının ise son işlem geçersiz olduğundan, takip alacaklısının artık yaptığı temlikten feshi ihbarla vazgeçemeyeceğinden 12.10.2009 tarihli icra müdürlük kararının iptali gerekmiştir.” gerekçesi ile davanın kabul edildiği, dosyanın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği anlaşılmıştır.
…. İcra Müdürlüğü’ ne … Esas sayılı dosyanın celbi için yazılan yazıya uyapta kayıtlı örneklerinin gönderildiğinden bahisle yanıt verildiği anlaşılmıştır.
Mahkememizin 29/04/2021 tarih, 2020/474 Esas, 2021/389 K. Sayılı kararı ile mahkememizin görevsizliğine, dava dilekçesinin görev yönünden usulden reddine, HMK 20.maddesi gereğince karar kesinleştiğinde ve 2 haftalık süre içerisinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul İcra Hukuk Mahkemesi’ne gönderilmesine karar verildiği, mahkememiz kararının İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi’nin 2021/1475 Esas 2021/1445 Karar sayılı 25/11/2021 tarihli ilamıyla ” Dava dosyası incelendiğinde, tespit davası ile …. İcra Dairesi’nin 2009/… E. Sayılı dosyasıyla davacı adına düzenlenen 14.03.2016 tarihli muhtıra ile kapak hesabının iptali ve bahsi geçen icra dosyasının davacıya temlikinden sonra davalılardan …’a yapılan temlikin geçersizliğinin tespiti ve temlik fesihnamesinin geçersizliği istenmektedir. İcra Müdürlüğünce düzenlenen muhtıra ve kapak hesabının hukuka aykırı olduğundan bahisle iptali talebinin inceleme yeri İcra Mahkemesi ise de, İcra Müdürlüğü tarafından düzenlenen bu muhtıranın …’a yapılan temlikin geçersizliğinden kaynaklı olduğu ve davacı taleplerinin iki ayrı dava konusuna ilişkin olduğu, buna göre öncelikle davacı taleplerinden olan, 30.06.2009 tarihli fesihnamenin geçerli olup olmadığı ve …’a yapılan temlikin geçerli olup olmadığının tespitinin gerektiği sonra icra müdürlüğü tarafından hazırlanan muhtıranın incelenmesi gerektiği, alacağın temliki müessesesinin maddi hukuka ilişkin tasarruf işlemi olduğundan her ne kadar bu taleplerle birlikte muhtıranın ve kapak hesabının iptali talep edilmiş ise de, İcra Hukuk Mahkemesinin sınırlı inceleme yetkisinin bulunması sebebiyle, kapsamlı talep olan fesihname ve temlik kurumlarına yönelik taleplerin Ticaret Mahkemesi tarafından değerlendirilmesi gerektiği, Ticaret Mahkemesinin genel görevli mahkeme olduğu, muhtıraya yönelik taleplerin ise daha önce icra hukuk mahkemesince verilen karar kapsamı içinde kalıp kalmadığı değerlendirmesi yapıldıktan sonra Ticaret Mahkemesi tarafından karara bağlanması gerekeceğinden” bahisle kaldırıldığı anlaşılarak mahkememizce yargılamaya devam olunmuştur.
31/08/2022 tarihli ara karar doğrultusunda dosyanın tespit edilen uyuşmazlık konularında rapor düzenlenmek üzere bilirkişi heyetine tevdii edildiği, bilirkişi … İle Emekli İcra Müdürü Sezai Yancar tarafından düzenlenen bilirkişi heyet raporunda neticeten; “1.Davacı… Finans Faktoring A.Ş.’ne … … Şirketi tarafından yapılan … Belediye Başkanlığı (… Belediye Başkanlığı)ndan olan faturaya bağlı 2.218.000,00 TL alacağının … 7. Noterliğinde 18.03.2009 tarih ve … yevmiye numarası ile onaylanmış Temlikname yaptığı temlik ile … Belediye Başkanlığı (… Belediye Başkanlığı) (“Belediye”)’den olan ve … 3. İcra Müdürlüğünün 2009/… esas sayılı dosyasından icra takibine konu ettiği 2.317.548,14 TL alacağının … 11. Noterliğinde 22.04.2009 tarih, 3430 yevmiye numaralı işlemle onaylanmış Temlikname ile yaptığı temlikin geçerli bir temlikler olduğu, … Finans Faktoring A.Ş.’ne … Belediye Başkanlığı (… Belediye Başkanlığı)’dan olan 8 adet faturaya bağlanmış alacağın bir kısmının değil tamamının temlik edildiği, 2…. Finans Faktoring A.Ş.’ne yapılan her iki temlikin de hukuken geçerliliklerini koruduğu, Davalı … … Şirketinin … 11. Noterliğinde 04.05.2009 tarih, … yevmiye numarası ile düzenlettiği Fesihnamenin hukuken sonuç doğurmayacağı, 3.Geçerli bir temlik işlemi üzerine, devreden bu sıfatını ve dolayısıyla alacak hakkı üzerindeki tasarruf yetkisini kaybetmiş olduğu için, aynı alacağın yeniden temlikinin mümkün olmayacağı, bu nedenle … … Şirketi’nin Temlik Eden olarak, … Temlik Alan olarak adi yazılı şekilde 05.05.2009 tarihinde düzenledikleri, … 44. Noterliğinde 31.12.2009 tarih ve … yevmiye numaralı işlemle onaylanan Temlik Sözleşmesinin geçersiz olduğu, 4.Temlik tasarrufî bir işlem olduğu için, …’in…’na yaptığı ilk temlikle birlikte alacak hakkının devredenin mal varlığından çıkarak, devralanın mal varlığına geçtiği, Hukuken kurulmuş ve geçerliliği devam eden temliklerin ya tarafların karşılıklı olarak birleşen iradeleri ile fesih edilmesinin veya mahkeme hükmü ile iptal-fesih edilmesinin gerekeceği, Somut olayımızda temellük eden…’nun, temlik eden …’in fesih iradesini kabul etmediği, …’in tek taraflı olarak yaptığı fesih bildiriminin hukuki bir sonuç doğurmayacağı, Geçerli bir temlik işlemi üzerine, devreden bu sıfatını ve dolayısıyla alacak hakkı üzerindeki tasarruf yetkisini kaybetmiş olduğu için, aynı alacağın yeniden temlikinin mümkün olmadığı, “Alacak hakkı”nın kime ait olduğu konusunda bir ihtilaf çıktığında iyi niyetle ödemeyi yapacak olan tarafın mağdur olmaması için; Borçlu Belediyenin BK.166 maddesi gereğince ödemeyi …, … veya Ali Niyaçi Barut’a yapmaktan imtina ederek, borçtan kurtulmak için ödemeyi mahkemenin belirleyeceği tevdii mahalline yaparak borcundun kurtulabileceği gözetildiğinde, Bu gereklilikleri yerine getirmeyen Davalı Belediyenin icra müdürlüğünün tezkerelerini ileri sürerek … ve …’a yaptığı 579.573,56 TL’lik ödemenin iyiniyetli ödeme olarak kabul edilmeyeceği, yapılan ödemenin…’na karşı borcun ödemesi olarak kabul edilemeyeceği, (heyetimiz üyesi …bu görüşe muhalif kalmıştır) Temlik alan…’na karşı bu tutar kadar borcunun devam edeceği, 5.Somut olayımızda uyuşmazlığın, Davalı Belediye’nin … Dış Tic. Ltd. Şt. ve …’a yaptığı ödemelerin geçerli bir ödeme olup olmadığı, bu ödemenin borçtan mahsup edilip edilemeyeceği noktasında toplandığı, …. İcra Müdürlüğünün … Esas (2009/… Eski Esas) sayılı dosyasının borçlusunun davalı Belediye olduğu, yapılan ödemenin BK.165. maddesi kapsamında iyiniyetle yapılmış bir ödeme olup olmadığının belirlenmesinin gerektiği, Belediye’nin … Dış Tic. Ltd. Şt. ve …’a yaptığı ödemelerin iyiniyetli ödeme olduğunun kabul edilmesi halinde Davacı…’na karşı o kadar borçtan kurtulacağı için pasif dava ehliyetinin bulunduğu, Öte yandan, Davacı…’nun … Dış Tic. Ltd. Şt. ve … ile aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığından bu kişilerin davada pasif dava ehliyetlerinin bulunmadığı, 6….’nun temlik aldığı alacak genel 10 yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğu için, alacak hakkı kapsamında bu süre içinde dava açabileceği, talep ve dava hakkının zamanaşımına uğramadığı, 7.İcra Müdürlüğü’nün…’na 14.03.2016 tarihli muhtıra göndererek; 09.11.2015 tarihinde yapılan güncel kapak hesabına göre 689.682,32 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği, bu tutarın 7 gün içinde ödenmesi için muhtıra gönderdiği, Yapılan hesaplamaya nazaran 09.11.2015 tarihi itibariyle dosya alacağının;
KALAN -27.080,76 TL
olduğu, Buna göre; 07.10.2013 tarihi itibariyle tüm borcun ödenmiş olduğu, bu tarihi itibariyle Alacaklı…’na 27.080,76 TL fazla ödeme yapılmış olduğu, …’nun icra müdürlüğüne iade etmesi gereken tutarın 689.682,32 TL değil, 27.080,76 TL olduğu, İcra müdürlüğünün alacaklının iade etmesi gereken 27.080,76 TL’den eksik kestiği 9.104,43 TL’yi tahsil harcı olarak keserek, kalan tutarı borçlu Belediye’ye iade etmesi gerekeceği, 09.11.2015 tarihi itibariyle yapılmış icra dosya alacak hesabının hatalı olduğu…” yönünde,
Yine alınan aynı raporda Bilirkişi …’ın Ayrık Görüşünde ise; “Heyetimiz üyesi Sayın …; “Alacak hakkı”nın kime ait olduğu konusunda bir ihtilaf çıktığında iyi niyetle ödemeyi yapacak olan tarafın mağdur olmaması için; Borçlu Belediyenin BK.166 maddesi gereğince ödemeyi …, … veya …’a yapmaktan imtina ederek, borçtan kurtulmak için ödemeyi mahkemenin belirleyeceği tevdii mahalline yaparak borcundun kurtulabileceği gözetildiğinde, Bu gereklilikleri yerine getirmeyen Davalı Belediyenin icra müdürlüğünün tezkerelerini ileri sürerek … ve …’a yaptığı 579.573,56 TL’lik ödemenin iyiniyetli ödeme olarak kabul edilmeyeceği, yapılan ödemenin…’na karşı borcun ödemesi olarak kabul edilemeyeceği, Temlik alan…’na karşı bu tutar kadar borcunun devam edeceği” yönündeki görüşüne aşağıdaki nedenlerle katılmıyorum. Zira; Alacağının tamamını temlik ederek alacaklı sıfatını yitiren … Dış Tic. Arıtma İnş. ve Çevre Teknolojileri San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin temlik işleminden tek taraflı olarak vazgeçmesinin hükümsüz olduğu konusunda diğer bilirkişi ile tamamen aynı fikirde olmama rağmen, devletin cebri icra organı olan icra müdürlüğünün, …’na ödeme yapılmaması yönündeki müzekkerelerine istinaden borçlu Belediyenin, ……Ltd.Şti.’ne ödediği 179.573,56 TL ve …’a ödediği 400.000,00 TL yönünden borçtan kurtulduğunu düşünüyorum. Somut olaya ilişkin olarak verilen aşağıdaki İcra Hukuk Mahkemesi kararları da aynı doğrultudadır. Borçlu Belediyenin 31.12.2009 tarihinde yapılan sulhname çerçevesinde haricen yaptığı 579.573,56 TL ödeme düşülmeden bakiye borç muhtırası gönderildiğinden bahisle yaptığı şikâyet üzerine ….İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 2013/1177 E. ve 2014/764 K. sayılı 03.07.2014 tarihli kararda “Bu ödemelerin tamamı icra müdürlüğünce alacağın temlikinin fesh edildiği ve temlik alacaklısı Bayramoğluna ödeme yapılmamasına ilişkin 30.06.2009 tarihli muhtıradan sonradır. 300.000,00 TL’lik kısmı da 13.01.2010 tarihli dosya borcunun icra dosyası veya temlik alacaklısı …’a ödenmesine ilişkin muhtıradan sonradır.” gerekçesi ile icra müdürlüğünün muhtırası iptal edilmiş, bu karar gereği borçlu Belediye yapılan harici ödemeler tutarı 579.573,56 TL bakımından borçtan kurtulmuş, karar derecettan geçerek kesinleşmiştir. İcra müdürlüğü tarafından…’na gönderilen 10.01.2016 ve 14.03.2016 tarihli muhtıraları ile icra dosyasında taraflarına fazla ödenen 689.382,32 TL’nin iadesi istenilmesi üzerine …’nun muhtıraların iptali için yaptığı şikayet sonucu …İcra Hukuk Mahkemesinden verilen 2016/… E., 2017/… K. sayılı 02.10.2017 tarihli kararda; gönderilen muhtırada hata olmadığı gerekçesi ile şikayet reddedilmiş, söz konusu karar da derecattan geçerek kesinleşmiştir. Kaldı ki; icra müdürlüğünün alacaklı sıfatı kalmayan ……Ltd.Şti.’nin talebini kabul ederek borçluya muhtıra göndermesi şeklinde tezahür eden kusurlu eyleminden dolayı borçluyu sorumlu tutmanın hakkaniyete aykırı olduğunu, İİK. m. 5’de belirtilen “İcra ve İflas Dairesi görevlilerinin kusurlarından doğan tazminat davaları, ancak idare aleyhine açılabilir. Devletin, zararın meydana gelmesinde kusuru bulunan görevlilere rücu hakkı saklıdır. Bu davalara adliye mahkemelerinde bakılır.” hükmü gereği alacaklının icra müdürünün yasa ve usule aykırı işleminden dolayı Devlet aleyhinde tazminat davası açması gerektiği kanaatindeyim. Arz ettiğim nedenlerle; diğer bilirkişinin “davalı Belediyenin icra müdürlüğünün tezkerelerini ileri sürerek … ve …’a yaptığı 579.573,56 TL’lik ödemenin iyiniyetli ödeme olarak kabul edilmeyeceği, yapılan ödemenin…’na karşı borcun ödemesi olarak kabul edilemeyeceği” yönündeki görüşüne katılmıyorum.” yönünde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu tüm taraflara ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Davacı vekilince 02/01/2023 tarihli dilekçe ile bilirkişi raporuna karşı beyan ve itirazda bulunulmuştur. Davalı vekili tarafından sunulan 05/04/2023 tarihli dilekçe ile ise; bilirkişi raporuna karşı itiraz ve beyanda bulunulmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddiaları, icra takip dosyası, alınan bilirkişi raporu, İcra Hukuk Mahkemesi dosyaları ve tüm dosya içeriği birlikte incelenip değerlendirildiğinde, dava dosyasında, tespit davası ile …. İcra Dairesi’nin 2009/… E. Sayılı dosyasıyla davacı adına düzenlenen 14.03.2016 tarihli muhtıra ile kapak hesabının iptali ve bahsi geçen icra dosyasının davacıya temlikinden sonra davalılardan …’a yapılan temlikin geçersizliğinin tespiti ve temlik fesihnamesinin geçersizliği istenmektedir.
Dava konusu olayda, … 7. Noterliği’ nin 18.03.2009 tarih ve … yevmiye numarası ile onaylanmış temlikname ile … … Şirketi’ nin … Belediye Başkanlığı’ndan (… Belediye Başkanlığı’ndan) faturalara konu alacaklarından 2.218.000,00 TL’sını, … 7. Noterliğinde 18.03.2009 tarih ve … yevmiye numarası ile davacı … … A.Ş. ile yapmış oldukları faktoring sözleşmesi nedeniyle Borçlar Kanunu 162. maddesi ve ilgili hükümler gereği gayri kabili rücu olarak temlik ettiğini, temliğin davacı tarafından borçlu Belediye’ye … 7.Noterliği’ nin13.04.2009 tarih ve… yevmiye numarası ile yapılan ihbarla bildirildiği, davalı … … Şirketi’ nin … Belediye Başkanlığı’ndan olan alacağını … 11. Noterliği’ nin 22.04.2009 tarih, …. yevmiye numaralı işlemiyle … 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/… esas sayılı dosyasından icra takibine konu ettiği 2.317.548,14 TL alacağınIı davacıya kullandığı veya kullanacağı kredilerin teminatını teşkil etmek üzeretemlik ettiğini, temlik bedelinin peşin olarak aldığını, davacının Belediyeden talep, tahsil ve ahzu kabza yetkili olduğunu bildirdiği, temliknamenin icra dosyasına ibraz edildiği, icra müdürlüğünün davalı belediyeye temliki bildirerek, taahhüt gereğince borcun 30.06.2009 tarihine kadar ödenmesini bildirdiği, … … Şirketi’ nin, … 11. Noterliği’ nin 04.05.2009 tarih, … yevmiye numaralı işlemiyle … 11. Noterliği’ nin 22.04.2009 tarih, 3430 yevmiye numaralı işlemiyle onaylanmış, … 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/… esas sayılı dosyasına konu alacağın temlikine ilişkin temliknameyi gördükleri lüzum üzerine fesh ettiklerini, bundan böyle adı geçen akdin bir hükmünün kalmadığını, muhatabı ibra ettiklerini bildirdiği, icra müdürlüğünün fesihnameyi 07.09.2009 tarihinde icra dosyasına işlediği, icra müdürlüğünün davalı … … Şirketi vekilinin 30.06.2009 tarihli talebi doğrultusunda davalı belediyeye … 3. İcra Müdürlüğünün 2009/… esas sayılı dosyasına konu alacağın temlikine ilişkin temliknamenin fesih edildiğini, bu nedenle temlik bedellerinin icra dosyasına ödenmesini bildirdiği, … 44. Noterliği’ nin 31.12.2009 tarih ve … yevmiye numaralı işlemiyle onaylanan 05.05.2009 tarihli temlik sözleşmesi ile davalı … … Şirketi ‘ nin temlik eden olarak, davalı …’ un temlik alan olarak 05.05.2009 tarihli temlik sözleşmesini düzenledikleri, temlik sözleşmesinde … 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/… esas sayılı dosyasına konu alacağın 1.000.000,00 TL’lik kısmının …’a temlik edildiğinin, …’un icra dosyasında temlik edilen alacağın tahsili ile ilgili işlemleri yapma yetkisinin olduğunun belirtildiği, temlik sözleşmesinin 13.01.2010 tarihinde icra dosyasına ibraz edilerek …’ un temlik tutarı kadar alacağın kendisine ödenmesi hususunda borçluya bildirim yapılmasını talep ettiği, icra müdürlüğünün davalı belediyeye 13.01.2010 tarihli müzekkere göndererek dosya alacağının 1.000.000,00 TL’sinin …’a temlik edildiğini, bu tutarın icra dosyasına veya …’a ödenmesini bildirdiği, davalı … Belediye Başkanlığı, … … Şirketi ve … arasında 31.12.2009 tarihli Sulhname başlıklı belge düzenlendiği, sulhnamede; davalı … … Şirketi’ nin temlik eden olarak, …’ un temlik alan olarak 05.05.2009 tarihli temlik sözleşmesini düzenledikleri, temlik sözleşmesinde … 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/… esas sayılı dosyasına konu alacağın 1.000.000,00 TL’lik kısmının …’a temlik edildiğinin belirtildiği, temlik edilen 1.000.000,00 TL’nin KDV dahil 1.279.753,56 TL olduğu, bu tutarın 279.753,56 TL’lik kısmının 179.753,56 TL’lik kısmının 30.12.2009 tarihinde, 100.000,00 TL’lik kısmının ve 10.02.2010 tarihine kadar davalı …’e, 1.000.000,00 TL’lik kısmının 10.03.2010 -10.12.2010 tarihleri arasında birer aylık taksitler halinde 100.000,00 TL olarak …’a ödeneceği, bu tutar için faiz istenmeyeceğinin düzenlendiği, davalı belediyenin sulhname kapsamında … … Şirketi ve …’a 579.573,56 TL ödeme yaptığı anlaşılmıştır.
Alacağın temliki, mevcut bir alacağın alacaklısının değişmesi işlemidir. Alacaklının bir borç ilişkisinden doğan alacağını borçlunun rızasına gerek olmadan bir sözleşmeye dayanarak üçüncü bir kişiye devretmesine alacağın temliki adı verilir (Eren, F.: Borçlar Hukuku Genel Hükümler, 23. Baskı, Ankara 2018, s.1252).
Alacağın temliki sözleşmesinin yapıldığı tarihte uygulanması gereken 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 162 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir (6098 sayılı TBK m.183 vd.). 818 sayılı Kanun’un rızai temliki düzenleyen 162. maddesinde; “Kanun veya akit ile veya işin mahiyeti icabı olarak menedilmiş olmadıkça borçlunun rızasını aramaksızın alacaklı, alacağını üçüncü bir şahsa temlik edebilir. Borçlu, alacağın temlik edilmemesi şart edilmiş olduğunu, bu şartı ihtiva etmeyen bir ikrarı bilkitabeye istinat ile alacağını temellük eden üçüncü bir şahsa karşı iddia edemez”, Akdin Şekli başlıklı 163. maddesinde ise; “Tahriri şekilde yapılmış olmadıkça alacağın temliki muteber olmaz. Bir alacağın temlikini va’detmek, hususi şekle tabi değildir” hükümleri mevcuttur.
Bu hâle göre 818 sayılı BK’nın 163. maddesinde alacağın temliki sözleşmesinin geçerliliği sadece yazılı şekle tabi tutulmuş olup resmî şekle bağlanmamıştır. Dolayısıyla yazılı şekilde düzenlenmiş olması şartıyla, bir kimse bir başkasından olan alacağını üçüncü bir kişiye devredebilir, böyle bir sözleşme alacağın temliki hükmünde olup, hukuken geçerlidir.
Bu haliyle dava konusu somut olayda, davacı… Finans Faktoring A.Ş.’ne yapılan her iki temlike konu alacağın davalı … Belediye Başkanlığı’ dan olan 8 adet faturaya bağlanmış alacağın tamamının temlik edildiği, alacağın hukuken geçerli bir şekilde temlikinden sonra davalı … … Şirketi’ nin … 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/… esas sayılı dosyasına konu alacağının yeniden temlikinin hukuken geçerli olamayacağı, alacağın temlikinin, tasarrufi bir işlem olup alacak hakkının devredenin mal varlığından çıkarak devralanın mal varlığına geçtiği, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen … 1.İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 28.09.2010 tarih, 2009/… esas, 2010/620 karar sayılı kararının da aynı hukuki gerekçeye dayandığı anlaşılmakla davalı … …. Şti.’nin keşide ettiği … 11. Noterliği’nin 04/05/2009 tarihli … yevmiye numaralı Fesihname’nin ve davalı … …. Şti. ile davalı … arasındaki … 44. Noteliği’nin 31/12/2009 tarihli … yevmiye numaralı temlik sözleşmesinin geçersizliğinin tespitine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Davalı … Belediye Başkanlığı’ nın … … Şirketi ve davalı … arasında 31.12.2009 tarihli sulhname başlıklı belge düzenlendiği, sulhnamede, davalı … Dış Ticaret’ in temlik eden olarak, …’ un temlik alan olarak 05.05.2009 tarihli temlik sözleşmesi düzenledikleri, bu sözleşmenin … 44. Noterliği’ nde 31.12.2009 tarih ve … yevmiye numaralı işlemle onaylandığı, temlik sözleşmesi ile … Dış Ticaret’ in … 3. İcra Müdürlüğü’ nün 2009/… esas sayılı dosyasına konu alacağın 1.000.000,00 TL’lik kısmının …’a temlik edildiğinin belirtildiği, temlik edilen bu bu tutarın 279.753,56 TL’lik kısmının 179.753,56 TL’lik kısmının 30.12.2009 tarihinde, 100.000,00 TL’lik kısmının ve 10.02.2010 tarihine kadar davalı … Dış Ticaret’ e 1.000.000,00 TL’lik kısmının 10.03.2010 -10.12.2010 tarihleri arasında birer aylık taksitler halinde 100.000,00 TL olarak …’a ödeneceğinin, bu tutar için faiz talep olunmayacağının düzenlendiği, davalı belediyenin sulhname kapsamında davalı … Dış Ticaret’e 279.573,56 TL, …’a 300.000,00 TL ödediği, Borçlar Kanunu’nun “Zediyeden İmtina ve Tevdi” başlıklı 166. Maddesinde; “Aidiyeti münazaalı bulunan bir alacağın borçlusu tediyeden imtina edebilir ve alacağı mahkemeye tevdi ile borçtan beri olur. Borçlu, alacağın münazaalı olduğunu bildiği halde tediyede bulunursa, tehlike ve hasarı kendisine ait olur. İki alacaklı arasındaki dava yeni görülmekte ve borç muaccel ise her biri borçluyu, borcu olan meblağı tevdie icbar edebilir” hükmüne yer verildiği, dava konusu olayda, borçlu … Belediye Başkanlığı’ nın kendisine icra müdürlüğünün, temlik sözleşmesinin feshi nedeniyle temlik alacaklısı…’na ödeme yapılmayıp, ödemelerin icra müdürlüğüne yapılması hususunda tezkere gönderildiğinde davalı borçlu Belediyenin BK.166 maddesi gereğince borçtan kurtulmak için ödemeyi mahkemenin belirleyeceği tevdii mahalline yaparak borcundun kurtulabileceği gözetildiğinde, davalı belediyenin yaptığı ödemelerle borcundan kurtulamadığı, pasif husumet ehliyeti ve sorumluluğu bulunduğu kanaatine varılmıştır.
Mahkememizce yukarıda yapılan tespitlerden yola çıkarak sorumluluk miktarının tespiti açısından yapılan değerlendirmede; bilirkişi raporunda ifade edildiği üzere, İcra Müdürlüğü’ nün davacı…’na 14.03.2016 tarihli muhtıra göndererek; 09.11.2015 tarihinde yapılan güncel kapak hesabına göre 689.682,32 TL fazla ödeme yapıldığının tespit edildiği, bu tutarın 7 gün içinde ödenmesi için muhtıra gönderdiği, yapılan hesaplamaya nazaran 09.11.2015 tarihi itibariyle dosya alacağının; takibe kadar faiz 40.343,61 TL, takip sonrası faiz 728.515,25 TL, anapara 2.259.952,53, tahsil harcı 183.364,13TL; icra vekalet ücreti 76.054,44 TL, masraf 200,00TL, toplam 3.288.429,96 TL, ödeme 3.315.510,72 TL; kalan -27.080,76 TL olduğu, buna göre; 07.10.2013 tarihi itibariyle tüm borcun ödenmiş olduğu, bu tarih itibariyle alacaklı – davacı…’na 27.080,76 TL fazla ödeme yapılmış olduğu, davacı…’nun icra müdürlüğüne iade etmesi gereken tutarın 689.682,32 TL değil, 27.080, 76 TL olduğu, icra müdürlüğünün alacaklının iade etmesi gereken 27.080,76 TL’den eksik kestiği 9.104,43 TL’yi tahsil harcı olarak keserek, kalan tutarı borçlu Belediye’ye iade etmesi gerekeceği anlaşılmakla …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas (Eski 2009/… Esas) sayılı takip dosyasında 14/03/2016 tarihli muhtıra yönünden davacının 662.601,56 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.
Zamanaşımını kesen sebeplerin Türk Borçlar Kanunu’nun 154. (Mülga Borçlar Kanununun 133.) maddesinde düzenlenmiş olup, aynı Kanun’un 156/1. (Mülga Borçlar Kanunu’nun 135.) maddesinde ise zamanaşımı kesilince, kesilmeden itibaren yeni bir sürenin işlemeye başlayacağı hükme bağlanmıştır. Mülga Borçlar Kanunu’ nun 133. maddesinde sayılan zamanaşımını kesen sebeplerden birinin de alacak için dava açmak olduğu, davacının alacağı zımnında … 1. İcra Hukuk Mahkemesi’ne ve İstanbul 22. İcra Hukuk Mahkemesi’ nin 2016/586 esasında davalar açıldığı, bu haliyle zamanaşımının kesildiği, dava tarihi itibariyle zamanaşımının dolmadığı kanaatine varılmıştır.

HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
Davanın kısmen kabul kısmen reddine,
1)Davalı … …. Şti.’nin keşide ettiği … 11. Noterliği’nin 04/05/2009 tarihli … yevmiye numaralı Fesihname’nin geçersizliğinin tespitine,
2)Davalı … …. Şti. ile Davalı … arasındaki … 44. Noteliği’nin 31/12/2009 tarihli … yevmiye numaralı Temlik Sözleşmesi’nin geçersizliğinin tespitine,
3)…. İcra Müdürlüğü’nün … Esas (Eski 2009/… Esas) sayılı takip dosyasında 14/03/2016 tarihli muhtıra yönünden davacının 662.601,56 TL yönünden borçlu olmadığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince hesap olunan 45.262,31.-TL
karar harcından, peşin yatırılan 54,40-TL’den mahsubu ile eksik yatırılan 45.207,91-TL’nin davalılardan alınarak hazineye irad kaydına,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 90.886,17-TL maktu vekalet ücretinin davalılardan alınarak, davacıya verilmesine,
6-Davalı … Belediye Başkanlığı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 9.200,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan; 8.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 838,13-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 7,80-TL vekalet harcı, 54,40-TL başvurma harcı ve 54,40-TL peşin harç olmak üzere toplam 8.954,73‬‬.-TL yargılama giderinin kabul ve reddolunan miktar göz önüne alınarak hesap olunan 8.606,86-TL’sinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
8-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilgilisine iadesine,
Dair, davacı ve davalı vekillerinin yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/05/2023

Başkan … Üye … Üye … Katip …
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır