Emsal Mahkeme Kararı İstanbul 19. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/536 E. 2023/481 K. 22.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2021/536 Esas
KARAR NO:2023/481

DAVA:Menfi Tespit
DAVA TARİHİ:26/01/2021
KARAR TARİHİ:22/06/2023

… 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/07/2021 Tarih … Esas, … Karar sayılı yetkisizlik kararı ile dosya mahkememize tevzii edilmiş olmakla ;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili vermiş olduğu dava dilekçesinde özetle; … Adi Ortaklığı ile müvekkili şirket arasında 3. hava limanını inşaatının elektrik yapım işiyle ilgili olarak 01.09.2017 tarihinde alt işveren sözleşmesi ve 05.02.2018 tarihli ek protokol imzalandığını, bu sözleşmede davalı tarafın yüklenici müvekkilinin ise alt yüklenici olduğunu, işe devam edilirken davalı tarafın … 4. Noterliği’nin 29.06.2018 tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesiyle uyarılara rağmen sorumluluk alanındaki işlerin verilen hedeflere uygun sağlanmadığı, yapılan uyarıların dikkate alınmadığ, talimatların ivedilikle yerine getirilmediği, sözleşme ile üstlenilen yükümlülüklere aykırı davranıldığı ve zarara uğratıldığının tespit edildiğini ileri sürerek sözleşmeyi tek taraflı olarak feshettiğini bildirdiğini, ihtarnamede belirtilen bu iddiaların doğru olmadığını, müvekkili şirketin işin ifası sırasında sözleşmede belirtilen personel sayısından çok daha fazla personel çalıştırdığını, çalışan personelin sayısı ve teknik yeterliliği anasözleşmenin, sözleşmenin, projenin, teknik ve idari şartnamenin, işin teknik ve fenni gereklerine fazlasıyla uygun nitelikte olduğunu, bu sebeple işin ifası esnasında sözleşmenin devamı süresince müvekkili şirkete iddia olunan hususlarda hiçbir uyarı ve ihtar yapılmadığını, davalının tek taraflı derhal fesih ihtarına karşı taraflarından … 63.Noterliği’nin 23.07.2018 tarih ve … yevmiye nolu ihtarnamesiyle sözleşmenin feshinde haksız ve kusurlu olduğunu, haksız, tek taraflı ve derhal yapılan fesih sebebiyle işçilere ödenmek durumunda kalınacak tazminat ve işçilik alacaklarının, ödenmeyen Mayıs 2018 ve Haziran 2018 hakediş tutarlarının, işe başladıktan sonra avans karşılığı verilen 100.000 TL tutarındaki iki adet ve teminat senedinin iadesinin, fesih sebebiyle mahrum kalınan karın ödenmesinin talep edildiğini, sonuç olarak taraflar arasında 01.09.2017 tarihinde imzalanan alt işveren sözleşmesi ve 05.02.2018 tarihli ek protokol kapsamında müvekkili şirketçe yapılan imalatlar karşılığında kalan hak ediş alacağına karşılık şimdilik 250.000,00 TL ve sözleşmenin davalı tarafça haksız feshi ile haksız icra takiplerinden dolayı uğratılan zararlara karşılık şimdilik 30.000,00 TL’nin 23.07.2018 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 300.000,00 TL miktarlı teminat ve 30.000,00 TL ile 70.000,00 TL miktarlı alınan avans karşılığı olarak verilen ve davalı tarafça …. İcra Müdürlüğü’nün … – … sayılı icra dosyaları ve …. İcra Müdürlüğü’nün … sayılı icra dosyasıyla takibe konulan senetlerden ve takip dosyalarından müvekkilinin borçlu olmadığının tespitini, takiplerin iptalini, davalı taraftan bu takipler sebebiyle %20 kötüniyet tazminatını hükmedilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili vermiş olduğu cevap dilekçesinde özetle; davacı şirket ile işveren şirket arasında akdedilen sözleşmenin 31.2. Maddesinde “Bu Sözleşme’nin yorum ve icrasından doğacak anlaşmazlıklar karşılıklı görüşmeler yolu ile çözümlenmeye çalışılacak, tarafların mutabakatıyla çözülemeyen bütün uyuşmazlıklarıa ise T.C. İstanbul Mahkemeleri ve İcra Daireleri bakmaya yetkili olacaktır” şeklinde ifade edildiğini ve sözleşmeye yetki şartı eklendiğini,bu nedenle işbu davanın yetkili Mahkemede ikame etmediğini, davaya konu alacak talebi bakımından zamanaşımı sürelerinin dolduğunu ve zamanaşımı itirazlarının bulunduğunu, davacı şirket ile müvekkilleri şirket arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedildiğini, davacı şirketin hakediş alacağı olduğu iddiasının gerçekliği yansıtmadığını, davacı şirketin dava dilekçesi ekinde sunduğu 5 ve 9 nolu hakediş raporlarında işveren şirketin onayının bulunmadığını, işveren şirket ile davacı şirketin cari hesabında davacı şirketin 305.330,90.-TL borçlu bulunduğunu, davacı şirketin avans karşılığı ibraz ettiği senetler bulunduğu iddiasının gerçeği yansıtmadığını, işveren şirket tarafından davacı şirket aleyhine başlatılmış olan icra takibine dayanak 300.000,00.-tl tutarındaki senedin teminat senedi niteliği bulunmadığını, davacı şirketin, işbu davaya konu icra takipleri kapsamında borcun mevcut olmadığına yönelik iddiasını ispatlayamadığını, davacı şirketin haksız ve hukuka aykırı olarak ikame etmiş olduğu işbu dava kapsamında icra takibine konu senetler üzerinden ayrı ayrı hesaplanmak suretiyle ve %20’den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, hiçbir şekilde kabul anlamına gelmemek kaydı ile davacı şirket’in alacak talebine ticari avans faizi işletilmesi tarafımızca kabul edilemez niteliktedir. şöyle ki;dosyanın uzman bilirkişilere tevdii ile taraflar arasındaki uyuşmazlığın incelenmesini talep ettiklerini beyanlarla işbu dava ile davacı şirket tarafından talep edilen hususların reddi ile, davacı şirketin, işveren Şirket tarafından …. İcra Müdürlüğü’nün … E. ve … E. sayılı dosyaları ile …. İcra Müdürlüğü’nün … E. sayılı dosyası üzerinden başlatılan icra takiplerinin iptali ile işveren şirketin icra kötü niyet tazminatına mahkûm edilmesi yönündeki taleplerinin reddine, mahkemece yapılacak yargılama sonucunda davacı şirketin iddialarının reddine karar verilmesi halinde davacı şirketin İİK m.169/a, VI hükmü uyarınca her bir icra takibi için alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı şirkete yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER VE GEREKÇE:
… 7.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 07/07/2021 Tarih … Esas, … Karar sayılı yetkisizlik kararı ile dosya mahkememize tevzi edilerek yargılamaya devam olunmuştur.
…. İcra Müdürlüğü’nün … E. Sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinde; … Adi Ortaklığı, … İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi ve … Enerjı Madencilik ve İnşaat A.Ş. Tarafından … ve … … Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 302.360,54.-TL tutarındaki alacak üzerinden icra takibi yapıldığı görülmüştür.
…. İcra Müdürlüğü’nün … E. Sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinde; … Adi Ortaklığı, … İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi Ve … Enerjı Madencılık Ve İnşaat A.Ş. Tarafından … ve … … Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 30.770,13.-TL tutarındaki alacak üzerinden icra takibi yapıldığı görülmüştür.
…. İcra Müdürlüğü’nün … e. sayılı dosyasının celp edilerek incelenmesinde; … Adi Ortaklığı, … İnşaat Sanayi Ticaret Anonim Şirketi Ve … Enerjı Madencılık Ve İnşaat A.Ş. Tarafından … ve … … Ticaret Anonim Şirketi aleyhine 71.016,71.-TL tutarındaki alacak üzerinden icra takibi yapıldığı görülmüştür.
06/10/2022 tarihli celsede davacı şirket ile … adi ortaklığı olarak davalı taraflar arasında 01/09/2017 tarihinde imzalanan alt işveren sözleşmesi ve ek protokol kapsamında davacı şirketin hak ediş alacağı bulunup bulunmadığı, davalı tarafça yapılan feshin haklı olup olmadığı, davalı tarafça yapılan icra takiplerinin haklı olup olmadığı, …. İcra Müdürlüğü’nün …, …. İcra Müdürlüğü’nün … esas sayılı takip dosyaları nedeniyle davacı tarafın borçlu olup olmadığı hususlarının tespiti amacıyla İnşaat Mühendisi…, İnşaat Mühendisi Prof. Dr. …, Elektrik Mühendisi, Doç. …, Nitelikli Hesap Uzmanı, … İle Öğretim Görevlisi, …’dan rapor alınmış olup, düzenlenen heyet raporunda sonuç ve özetle;
“Teknik değerlendirmeler sonucunda;
1-Sözleşmenin feshinin şartlarının oluşmadığına, ve haksız fesih olduğuna kanaat edilmiştir.
2- Davacı … Teknik firmasının sözleşme kapsamında yaptığı hakedişler karşılığında 848.601,27 TL alacaklı konumda olduğu, ayrıca hakedişlerde fazladan kesilen avans miktarı olan 3.092,79 TL nin de davacı alacağına eklenerek toplam : 848.601,27 + 3.092,27 = 851.693,54 TL olarak hesap edildiği,
3- İşin başında davacının verdiği 300.000,00 TL lik senedin teminat senedi olduğu, ve davacıya iade edilmesi gerektiği, aynı şekilde davacının , işverene verdiği 70.000,00 ve 30.000,00 TL’lik senetlerin avans karşılığı verildiği ve hakedişler içinde bedellerinin kesildiği, ve bedelsiz kalan bu senetlerin de davacıya iade edilmesi gerektiği,
4- Davacının sair talepleri ( mahrum kalınan kar ve diğer masraflar) için yeterli bilgi ve belge bulunamadığından bir değerlendirme yapılamamıştır.
Mali değerlendirmeler sonucunda;
1-İncelenen davacı şirkete ait 2017 ve 2018 yılı Ticari defterlerinin açılış tasdikleri ile yıl sonunda yaptırılması gereken kapanış tasdiklerinin yasal süresinde TTK. Hükümlerine göre usulüne uygun yaptırılmış olduğu ve davacı şirketin 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerini TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutmasından dolayı davacı şirketin 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin sahibi lehine delil niteliği taşıdığı,
2-İncelenen davalı şirkete ait 2017 ve 2018 yılı ticari defter ve belgelerinin Elektronik Defter Genel Tebliği usul ve esaslarına göre tutulduğu, Elektronik Defterlerinin yasal süresinde onaylandığı, davalı şirketin ibraz ettiği flash bellek içerisinde envanter defteri bulunmadığından davalı şirketin 2017 ve 2018 yılı ticari defterlerinin TTK. hükümlerine göre usulüne uygun tutulup tutulmadığına dair ve ticari defterlerin sahibi lehine delil niteliği taşıyıp taşımadığına dair kararın Sayın Yargı Makamının takdirine bağlı olduğu,
3-Tarafların 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi neticesinde;
3.1.Davacı şirketin 31.12.2018 tarihinde davalı yana 101.922,74 TL borcunun bulunduğu,
3.2.Davalı şirketin 25.06.2018 tarihinde davacı yana 61.645,64 TL borcunun bulunduğu,
Davalı şirketin 25.06.2018 tarihinden sonra davacı adına SGK primi, ücret, kıdem
tazminatı, ihbar tazminatı, personel servis hizmeti gibi ödemeler yapmasından kaynaklı olarak 31.12.2018 tarihi itibariyle davacı yandan 305.330,90 TL alacağının bulunduğu, davalı şirketin 305.330,90 TL tutarındaki alacağını 128 Şüpheli Ticari Alacaklar Hesabına virman kaydı yaparak davacı yandan olan alacağını bu hesapta takip ettiği,
Her iki sonuç birlikte değerlendirildiğinde;
-Davalı tarafından yapılan fesih bildiriminin haklı nedene dayanmadığı, bu bakımdan
davacının uğradığı zararların, ödenmeyen bakiye alacaklarının ve teminatlarının ödenmesi
gerektiği,
-Davacıya ödenmesi gereken avans ve hakkediş bedellerinin toplamının 851.693,54 TL olarak hesaplanabileceği,
-Davalıya verilen 300.000,00 TL’lik senedin teminat senedi olduğu ve davacıya iade edilmesi gerektiği, aynı şekilde davacının işverene verdiği 70.000,00 ve 30.000,00 TL’lik senetlerin avans karşılığı verildiği ve hakedişler içinde bedellerinin kesildiği, dolayısıyla davalı tarafından başlatılan icra takiplerinin haksız olduğu,
-Davacının haksız başlatılan icra takipleri nedeniyle uğramış olduğu zararların ve kar mahrumiyeti taleplerinin ispata muhtaç olduğu…” şeklinde görüş ve kanaat bildirilmiştir.
Bilirkişi raporu taraf vekillerine ayrı ayrı tebliğ edilmiştir. Davalılar vekili 25/05/2023 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna itirazlarını içeren dilekçesini dosyaya ibraz etmiştir. Davacı vekili ise 06/06/2023 tarihli dilekçesiyle bilirkişi raporuna beyanda bulunmuştur.
Davacı vekili 07/06/2023 tarihli dilekçesiyle dava dilekçesini ıslah etmiş, harçlandırmış, ıslah dilekçesinden bir suret davalılara tebliğ edilmiştir. Yine davalı vekili tarafından 19/06/2023 tarihli dilekçe ile ıslah dilekçesine beyan ve itiraz sunulmuştur.
Mahkememizce yapılan yargılama, taraf iddia ve savunmaları, icra takip dosyaları, alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya içeriğine göre, dava, taraflar arasında imzalanan 01/09/2017 tarihli sözleşme ile 05/02/2018 tarihli ek protokol kapsamında eksik ödenen hak ediş alacağının tahsili, sözleşme kapsamında verilen senetler yönünden borçlu olmadığının tespiti ve haksız takipler sebebiyle uğranılan zarar ve kâr kaybının tazmini istemlerine ilişkindir.
Taraflar arasındaki sözleşmenin konusu İstanbul Havalimanı elektrik işlerinin yapılmasına ilişkindir. Davacı taraf alt yüklenici konumunda olup, davalılar yüklenici ortaklardır. Davalı şirketler arasında adi ortaklık bulunduğundan husumetin her bir ortak şirkete yöneltilmesi usul ve yasaya uygundur. Dava konusu sözleşme davalılar tarafından … 4. Noterliği’nin 29/06/2018 tarihli ve … yevmiye numaralı ihtarnamesi ile feshedilmiştir. İhtarnamede fesih gerekçesi olarak işin zamanında yapılmadığı, yeterli nitelikte eleman bulundurulmadığı ve verilen talimatların derhal yerine getirilmediği belirtilmiştir.
Dava konusu sözleşmenin incelenmesinde 2.2. maddede işin bedelinin 2.209.699,74 TL + KDV olarak kararlaştırıldığı, 4. maddede sözleşmenin imzalanmasından sonra 5 gün içinde yer tesliminin yapılacağı, yer tesliminden sonra 5 gün içinde alt yüklenicinin işe başlayacağı ve iş programına uygun olarak işin bitirileceği hususunda tarafların anlaşma sağladığı anlaşılmıştır. İşin süresi sözleşmede 5 gün olarak belirtilmiş ise de, 15/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda bu sürenin gerçekçi olmadığı ve işin bu süre içerisinde bitirilmesinin mümkün olmadığı tespit edilmiştir. Taraflarca, sözleşmede belirtildiği şekilde düzenlenen bir iş programı da dosyaya sunulmadığından işin süresi net olarak tespit edilememiştir. Sözleşmenin 10. maddesine göre, işin programa uygun ilerlememesi durumunda her gün için hak edişlerden ceza bedeli kesileceği; gecikmenin 10 günden fazla sürmesi halinde sözleşmenin feshedilebileceği kararlaştırılmıştır. Düzenlenen hak edişlerin incelenmesinde ise, gecikme sebebiyle ceza kesilmediği görülmüştür. İşin süresinin net olarak tespit edilememesine rağmen; davalıların gecikmeye ilişkin fesihten önce herhangi bir ihtarda bulunmaması, gecikmeye ilişkin tutanak tutulmaması ve hak edişlerden gecikme cezası kesilmemesi gözetilerek, işin geciktiğine ilişkin iddiaların ispatlanamadığı kanaatine varılmıştır.
Sözleşmenin 9. maddesinde sahada çalışacak personele ilişkin düzenlemelerin yapıldığı, personel sayısı ve niteliği hususunda yüklenici ve işverenin onayının alınması gerektiği belirtilmiştir. İşin ifası süresince çalışan personelin maaş ve yevmiyelerinin ödendiği, sözleşmeye uygun olarak işverenin onayı ile personelin çalıştığı anlaşılmıştır. Personelin yeterli nitelikte olmadığına dair davalılar tarafından herhangi bir delilin dosyaya sunulmadığı gözetilerek, davacı tarafından çalıştırılan personelin yeterli nitelikte olduğu ve işverenin onayıyla çalıştığı mahkememizce kabul edilmiştir.
Sözleşmenin 25.4. maddesine göre, işveren, herhangi bir sebep göstermeksizin 5 iş günü öncesinden bildirim yapmak suretiyle sözleşmeyi feshetme hakkına sahiptir. Davalıların fesih yapmadan önce sözleşmeye uygun olarak bildirimde bulunmadığı ve fesih ihtarnamesinde davacıdan kaynaklanan sebepler ileri sürülerek derhal fesih yapıldığı anlaşılmıştır. Dolayısıyla somut olayda yapılan fesih, sözleşmenin 25.4. maddesine uygun olarak yapılan bir fesih değildir.
Sözleşmenin feshinin haklı olup olmadığı hususunda yukarıda yapılan değerlendirmeler çerçevesinde, davalıların fesih için öne sürdüğü sebepleri ispat edememesi sebebiyle feshin haksız olduğu kanaatine varılmıştır. Davacının talebi eksik hak edişlerinin ödenmesine ilişkin olduğundan, fesih tarihine kadar hak kazanılan ücretin hesaplanması yoluna gidilmiştir. Bu doğrultuda 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporunda davacının 848.601,27 TL eksik hak ediş alacağı bulunduğu, düzenlenen hak edişlerden 3.092,79 TL haksız olarak kesinti yapıldığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olduğu, denetime elverişli olduğu kabul edilerek, davacının, fesih tarihine kadar eksik hak ediş alacağının toplam 851.694,06 TL olduğu kanaatine varılmıştır. Davacı her ne kadar fesih tarihinden itibaren temerrüt faizine hükmedilmesini talep etmiş ise de, dava açılmadan önce davalıların usulüne uygun olarak temerrüde düşürüldüğü hususunda dosyaya delil sunulmadığından dava tarihinden itibaren ticari avans faizi oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmiştir.
Davacının, sözleşme kapsamında verilen senetler yönünden borçlu olmadığının tespitine ilişkin talebine yönelik yapılan incelemede; davacının verdiği 300.000,00 TL bedelli senedin teminat senedi olduğu ve …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosya ile takibe koyulduğu; 30.000,00 TL bedelli senedin avans karşılığı verildiği ve …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosya ile takibe koyulduğu; 70.000,00 TL bedelli senedin de avans karşılığı verildiği ve …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosya ile takibe koyulduğu anlaşılmıştır. Zira sözleşmenin 17.1. maddesi uyarınca 300.000,00 TL tutarında banka teminat mektubunun verilmesinin kararlaştırıldığı, dava konusu senedin 300.000,00 TL bedelli olması ve senedin düzenleme tarihi ile sözleşme tarihinin 01/09/2017 olması gözetildiğinde, işbu senedin teminat senedi olduğu sonucuna varılmıştır. 30.000,00 TL ve 70.000,00 TL bedelli senetlerin ise, davalının muavin defterleri kayıtlarına göre avans karşılığı verildiği anlaşılmıştır. Davacı tarafından verilen 300.000,00 TL’lik teminat senedinin, sözleşmenin davalı tarafından haksız olarak feshedilmesi ve davacının teminattan karşılanacak bir borcu bulunmaması sebebiyle, davacıya geri verilmesi gerektiği kanaatine varılmıştır. Avans karşılığı verilen diğer iki senedin bedelinin ise, düzenlenen hak edişlerin içinde kesildiği tespit edilmiş olup, senetlerin tahsili mükerrer tahsilata sebep olacağından, senetlerin bedelsiz kalması sebebiyle davacının bu senetler yönünden de borçlu olmadığı kabul edilmiştir.
Davacı taraf, haksız icra takiplerinden dolayı uğradığı zarara karşılık tazminat talebinde bulunmuştur. Yukarıda açıklandığı üzere davalıların, davacıya karşı başlattığı üç takip yönünden davacının borçlu olmadığı mahkememizce kabul edilmiştir. İİK md. 72/5 hükmü “Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın yüzde yirmisinden aşağı olamaz.” şeklindedir. Kanun hükmüne uygun olarak menfi tespit talebinin kabulü ile birlikte dava konusu üç takibin derhal durmasına ve takip bedellerinin (404.147,38 TL) %20’si oranında kötü niyet tazminatına karar verilmiştir. Davacı taraf kötü niyet tazminatı dışında, haksız takipler sebebiyle uğranılan zarar ve kâr kaybı sebebiyle 30.000,00 TL tazminat talebinde bulunmuştur. İİK 72/5 hükmü dışında haksız takip sebebiyle uğranılan zarar ve kâr kaybı talebinin somut olarak ispatlanması gerekir. Somut olayda davacı taraf uğradığı zarar ve kâr kaybına ilişkin herhangi bir delil sunmadığından, yapılan ticari defter incelemesinde de haksız takipler ile illiyet bağı bulunan zarar ve kâr kaybı tespit edilemediğinden, bu talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar cevap dilekçesinde zamanaşımı itirazında bulunulmuş ise de; uyuşmazlığın eser sözleşmesi kapsamında değerlendirildiği, TBK 470 uyarınca eser sözleşmesinden kaynaklanan sözleşmelerde 5 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanacağı, sözleşmenin ve ek protokolün düzenlenme tarihlerinin dahi 01/09/2017 ve 05/02/2018 tarihleri olup dava tarihi itibariyle zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmakla yapılan itirazın reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkememizce her ne kadar 22/06/2023 tarihli karar duruşmasında “davacı tarafın işbu icra takip dosyalarından ve takiplere konu 300.00.-TL, 30.000.-TL, 70.000.-TL, bedelli senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve senetler ile icra takiplerinin iptaline” denilmiş ise de ” takiplere konu 300.00.-TL” kısmı yazılırken sehven bir sıfın yazılmadığı, maddi hata yapıldığı anlaşıldığından aşağıdaki şekilde düzeltme yapılmıştır.
HUAK 18/A-(13) ve (14). Fıkrası hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No: … sayılı dosyasından arabulucu olarak atanan … ekte sunulan 1.129,49.-TL tarife bedeli üzerinden kesilen Serbest Meslek Makbuzu doğrultusunda ödeme yapıldığı tespit edilerek, davanın kısmen kabulüne karar verildiği de dikkate alınarak taraflar aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; yukarıda açıklanan sebeplerle mahkememize sunulan alanında uzman bilirkişiler tarafından hazırlanan 15/05/2023 tarihli bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğu kabul edilerek, hak ediş alacağı ve menfi tespit taleplerinin kabulüne, haksız takip sebebiyle uğranılan zarar ve kâr kaybı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-Davacının hak ediş alacağına ilişkin talebinin kabulü ile 851.694,06.-TL hak ediş alacağının dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
2-Davacının haksız başlatılan icra takipleri nedeniyle uğradığını iddia ettiği zarar ve kar mahrumiyeti taleplerinin reddine,
3-Davanın borçlu lehine sonuçlandığı göz önüne alınarak İİK md 72/5 uyarınca …. İcra Müdürlüğü’ nün …, …. İcra Müdürlüğü’ nün … esas sayılı takiplerinin derhal durmasına, davacı tarafın işbu icra takip dosyalarından ve takiplere konu 300.000.-TL, 30.000.-TL, 70.000.-TL, bedelli senetlerden dolayı borçlu olmadığının tespitine ve senetler ile icra takiplerinin İPTALİNE,
4-İİK md 72/5 uyarınca hesaplanan %20 kötü niyet tazminatı olan 80.829,47.-TL nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 85.503,22.-TL karar harcının peşin ve ıslah harcı olarak yatırılan 21.888,70.-TL’den mahsubu ile eksik yatırılan 63.614,52‬‬.-TL’nin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 148.135,52.-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,
7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği hesap ve takdir olunan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
8-Davacı tarafından yapılan; 20.000,00-TL Bilirkişi ücreti, 756,25.-TL Tebligat, Posta ve diğer masraflar, 20,00.-TL vekalet harcı, 59,30.-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 20.835,55.-TL yargılama giderinin kabul red oranı dikkate alınarak 20.345,91.-TL’lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin ise davacı üzerinde bırakılmasına,
9-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanacak 1.129,49.-TL arabuluculuk ücretinin red ve kabul oranına göre 1.102,94.-TL’sinin davalıdan, 26,54.-TL’sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
10-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı verilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde istinaf yolu (İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine başvuru yolu) açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.22/06/2023

Başkan …
e-imzalıdır

Üye …
e-imzalıdır

Üye …
e-imzalıdır

Katip …
e-imzalıdır