Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C.
İSTANBUL
19. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/118 Esas
KARAR NO:2023/411
DAVA:Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28/02/2022
KARAR TARİHİ:07/06/2023
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalılardan …’nin 18/02/2018 tarihinde … A.Ş.’den 200.000,00-TL 60 ay vadeli Esnaf Kefalet Kooperatif kredisi kullandığını, davacı …’nın ticari işletmesinin nakit ihtiyacı için kendisine verildiğini, kredi taksit günlerine ve taksit miktarlarına denk gelecek şekilde 60 adet bono keşide edilerek 18/03/2018 vade tarihinden başlamak üzere düzenlenerek davacı tarafından davalı …’ye verildiğini, … adına kullanılan kredilerin ödemesinin bankaya davacı tarafından yapıldığını, ödemesi yapılan kredi taksitlerine karşılık gelen bonoların davalı …’den iade edilmesi istenildiğinde iade edilmediğini, sonrasında zaman aşımı dolmamış olan 36 adet bono hakkında davalı … tarafından davalı … ve davacı … hakkında …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, fakat icra dosyasından davalı … hakkında hiçbir işlem yapılmadığını, ödeme emri dahi tebliğ edilmediğini, başlatılan icra takibinin muvazaalı olduğunu, … nezdinde kullanılan kredinin 45. Taksidi olan 3.830,93 TL’nin ödenmemesi sebebiyle, bono sıra numarasının bulunduğu yer kesilmek suretiyle, …’nin alacaklı taraf olarak davacıya karşı …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile 18.11.2021 vade tarihli 3.830,00-TL miktarlı bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, borcun davacı tarafından ödendiğini, … tarafından 18.11.2021 vade tarihli 3.830,00 TL miktarlı bononun …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra takibine konu edilmesi sebebiyle, … nezdinde kullanılan 18.02.2018 tarihli 60 ay vadeli 200.000,00 TL miktarlı kredinin 46. Taksidi olan 3.815,14-TL’nin yine davacı tarafından davalı … adına kayıtlı hesabına “…sından çekilen krediye istinaden 18.12.2021 tarihli senet bedeli ” açıklaması ile ödendiğini, bunun üzerine davalı … tarafından davacıya yönelik … 43. Noterliği’nin 22.12.2021 tarih ve … yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, kredinin 47. Taksidi ve 47 numaralı 18.01.2022 vade tarihli 3.799,35-TL miktarlı bonoya ilişkin ödemenin 18.01.2022 tarihinde yine doğrudan …’nin hesabına gönderildiğini, davacının …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası borcunu 26/11/2021 tarihinde 225.397,51-TL olarak ödemek zorunda kaldığını beyan ederek öncelikle davalıların mal kaçırma ihtimali olduğu için davalıların menkul, gayrimenkul ve 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine, davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı takibin iptaline, davacının …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasına ödemek zorunda kaldığı 225.397,51 TL’nin ödeme tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen istirdadına, davalıların kötüniyetli davranmaları sebebiyle %20′ den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından keşide edilen ve davalının elinde bulunan senetlerin …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiğini, davacı borçlunun icra dosya borcunu ödemesi üzerine dosyanın infazen kapandığını, menfi tespit davasının takipten önce ya da takip sırasında para alacaklıya ödeninceye kadar açılabileceğini, para alacaklıya ödendikten sonra ise menfi tespit davası açılamayacağını, istirdat davası açılabileceğini, menfi tespit ve istirdat davasının birlikte açılmasının mümkün olmadığını, dosya borcunun tamının ödenip infaz olarak kapatılan dosyada menfi tespit iddiasının hukuki bir yararı bulunmadığını, davacının senet bedellerinin diğer davalıya ödendiğine ilişkin iddialarının, davacı ile diğer davalı arasındaki temel ilişkiden kaynaklanan iddialar olduğunu, davacı bu kişisel defileri ancak ilişkinin karşı tarafı olan diğer davalıya karşı ileri sürebileceğini, davalı …’ın davacı ile diğer davalı arasındaki temel ilişkiye taraf olmadığını, davacı ile aralarında herhangi bir hukuki veya ticari bir ilişki bulunmadığını, davacının diğer davalı ile olan olayları davalı …’ın bilmesinin mümkün olmadığını, kendisinin iyi niyetli hamil konumunda olduğunu beyan ederek davanın reddine, davalı … lehine davacının %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı … vekili cevap dilekçesinde; icra takibinin borçlusunun, icra takibi alacaklısına karşı istirdat davası açabileceğini, davalı …’nin …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra takibinin borçlusu olduğunu, menfi tespit davasının takip öncesi veya takip devam ederken ödeme yapmadan önce açılması gerektiğini, ancak davada, davaya konu icra takibi davacı tarafından ödenerek kapatıldığını, davacının menfi tespit davası açmasında hukuki yararı bulunmadığını, davacının iddia ve beyanları hukuki dayanaktan yoksun ve ispata muhtaç olduğunu, davalı tarafından davacıya kredi çekilip verildiği ve davaya konu senetlerin krediye istinaden alındığı ve ayrıca senet bedellerinin davalıya ödendiğinin yazılı delille ispatlanması gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere bir an için davalının davacıya kredi çekip verdiği kabul edilse dahi davaya konu senetlerin krediye istinaden davacı tarafından davalıya verildiğinin yazılı delille ispat edilmesi gerektiğini, ayrıca kredi çekilip verildiğini kesinlikle kabul etmediklerini, basiretli tacir olan davacının senet ödemesi yapmasına rağmen senetleri geri almadığı yada tahsilat makbuzu talep etmediği düşüncesinin ticari hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davacının delilleri arasında yer alan 2021 Aralık, 2022 Ocak, Şubat ve Mart aylarına ilişkin bankadan açıklama yapmak suretiyle davalıya senet ödemesi yaptığını, dekontlarda yer alan kötü niyetli açıklamaları kabul etmediklerini … 43. Noterliği’nin 22.12.2021 tarih ve … yevmiye numaralı ihtarname ile davacıya ihbar edildiğini, davaya konu icra dosyasının dayanağı senetlerin düzenleme tarihi 2018 Şubat ve Mart ayları olduğunu, basiretli tacir olan davacının 2018 yılında verilen senetlerin 2019 yılında çekilen krediye ilişkin olduğu iddiasının tutarsız ve çelişkili olduğunu beyan ederek öncelikle davanın husumet ve hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine; mahkeme aksi kanaatte ise haksız ve kötü niyetli davanın esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:
Davacı vekilinin dava dilekçesi ekinde davaya konu senetlerin ön yüzlerinin fotokopilerini, … Bankası’na yapılan ödemelere ilişkin dekontların fotokopilerini, davalı … tarafından davacıya gönderilen … 43. Noterliği’nin 22/12/201 tarih … yevmiye numaralı ihtarname fotokopisini, davacı tarafından davalı …’ye gönderilen 18/02/2022 tarih 3.664,33-TL ödemeye ait dekont fotokopisini ve arabuluculuk son tutanağının bir suretini sunmuş olduğu görüldü.
…. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyaya eklendiği görüldü.
…. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyasının bir örneğinin dosyaya eklendiği görüldü.
Davacı vekilinin 01/03/2022 tarihli dilekçesi ekinde senetlerin arka yüzlerinin fotokopilerini sunmuş olduğu görüldü.
… Bankası’na yazılan müzekkereye cevap verilmiş olduğu, verilen cevapta …’nin …-… numaralı kredi hesabına ait geri ödeme dekontlarının bilgisayar çıktılarının gönderilmiş olduğu, mahkememizin 28/06/2022 tarihli ara kararı ile … Bankası’na yeniden müzekkere yazılarak dekontların ödemeyi yapanın imzasının bulunduğu dekontların gönderilmesinin istenildiği, yazılan müzekkereye cevap verildiği, verilen cevapta kredi ödemelerinin 19.03.2018-18.10.2021 tarihlerine ait ödemelerin şube gişesinden yapıldığını, 19.11.2021-20.06.2022 tarihleri arasındaki ödemelerin müşterinin hesabına gelen EFT ile otomatik ödendiğini, olmayan aylara ait dekontlar için bankanın uyguladığı erteleme nedeniyle bir sonraki dönemde yatırıldığını bildirilerek dekontların gönderilmiş olduğu görüldü.
Davalı … vekilinin cevap dilekçesi ekinde … 43. Noterliği’nin 22.12.2021 tarih, … yevmiye numaralı ihtarnamenin fotokopisini sunmuş olduğu görüldü.
Davacı vekilinin 11/04/2022 tarihli beyan dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Mahkememizin 28/06/2022 tarihli ara kararı ile dosyanın bankacı bilirkişiye tevdi ile rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişinin 23/11/2022 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
“1-Davacı, … bir yandan kredinin kullanıldığı …’a ödeme yaparken, diğer taraftan aynı temelli borç nedeniyle tanzim edilen bonolardan dolayı icra dosyasına ödeme yapmış olduğu kanaati edinilmiştir. Davacı …’nın temeli aynı olan borç ilişkisinden dolayı mükerrer ödeme yapmış olduğunun kabulü halinde, icra dosyasına yapılan ödeme tutarını İSTİRDADEN isteyebileceği,
2-Sayın mahkemece raporun benimsenmesi halinde, icra dosyasına ödenen 225.397,51 TL’nı ödeme tarihi 26.11.2021 ‘den itibaren yıllık %9 ve değişen oranlarda basit usulde işleyecek niteliksiz yasal faizi ile birlikte davalı …’den isteyebileceği,
3-Davalı …’ın özellikle temel ilişki dışında kalmış olması nedeniyle iyi niyetli bir meşru hamil olduğu söylenebilir. İşte bu nedenle anılan davalının İstirdattan sorumlu olmadığının düşünüldüğü,” yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görüldü.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü.
…. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin …Esas sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sistemi üzerinden gönderilmiş olduğu görüldü.
Davalı … vekilinin 12/12/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Davacı vekilinin 12/12/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Davalı … vekilinin 12/12/2022 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Mahkememizin 13/12/2022 tarihli ara kararı ile dosyanın itirazlar doğrultusunda ek rapor aldırılmak üzere bilirkişiye tevdine karar verildiği, bilirkişinin 18/01/2023 tarihli ek raporunda sonuç ve özet olarak;
“Tarafların beyan ve itirazları etraflıca irdelenip değerlendirilmeye çalışılmıştır. Ancak mevcut delil durumuna göre kök raporda bu aşamada herhangi bir değişiklik yapılamamış olduğu,” yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görüldü.
Bilirkişi ek raporunun taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği görüldü.
Davacı vekilinin 31/01/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Davalı … vekilinin 03/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı itiraz dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Davalı … vekilinin 06/02/2023 tarihli bilirkişi ek raporuna karşı beyan dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
…Cumhuriyet Başsavcılığı’nın … Soruşturma sayılı dosyasının bir suretinin UYAP sisteminden gönderilmiş olduğu görüldü.
Mahkememizin 14/02/2023 tarihli ara kararı ile dosyanın nitelikli hesaplama bilirkişisine tevdi ile rapor aldırılmasına karar verildiği, bilirkişinin 10/03/2023 tarihli raporunda sonuç ve özet olarak;
“a) Dava konusu bonoların davalı …’ye … adına çekilen kredinin teminatı amacıyla verilmiş oldukları, kredi taksitleri ödenmek suretiyle bedelsiz kalan bonoların davacıya iade edilmesi gerekirken ciro edilerek sebepsiz zenginleşme yoluna gidildiği, bu bakımdan davalı …’nin davacının oluşan zararlarını tazmin etmesi gerektiği,
b) Bu kapsamda, avacının icra takibine istinaden 26.11.2021 tarihinde 225.397,51 TL ödediğinden, ödenen bu bedelin ödeme tarihi olan 26.11.2021 tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faizi ile birlikte davalı …’den isteyebileceği, anılan bedel için ayrıca kötüniyet tazminatı da talep edilebileceği,
c) Davalı …’ın yetkili hamil olduğu, davacı tarafından, senetlerin teminat amacıyla verildiğinin ve karşıklarının ödendiğinin davalı … tarafından bilindiğinin, buna rağmen bile bile senetlerin devir alınarak tahsil için icraya konu edildiğinin, dolayısıyla da bir kötüniyetin bulunduğunun ispat edilmesi gerektiği,
d) Davacı tarafından bu yönde herhangi bir somut delil sunulmadığından, davacının, davalı …’a karşı olan iddiasının ispata muhtaç olduğu,” yönünde görüş ve kanaat bildirildiği görülü.
Davacı vekilinin 23/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Davalı … vekilinin 24/03/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı beyan ve itiraz dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Davalı … vekilinin 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
Davacı vekilinin 06/06/2023 tarihli beyan dilekçesinin dosyada olduğu görüldü.
GEREKÇE:
Dava; …. İcra Müdürlüğünün … Esas sayılı dosyasına dayanak teşkil eden senetten ötürü davalılara borçlu olunmadığının tespiti ile mükerrer olarak ödenen 225.397,51-TL’nin davalılardan istirdatı ile takibin iptali ve kötüniyet tazminatı alınması istemlerine ilişkindir.
Mahkememizin 28/02/2022 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin ihtiyati haciz talebinin reddine dair karar verildiği görüldü.
Somut davada davacı tarafından keşide edilen ve davalılardan … uhdesinde bulunan senetlerin …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edildiği, davacı borçlunun dosya borcunu ödemek suretiyle bonoları (36 adet) iade aldığı hususlarında bir ihtilaf bulunmamaktadır.İcra takibine konu bonoların incelenmesinde keşidecisinin davacı …, lehtar cirantasının …, yetkili hamilinin ise … olduğu anlaşılmıştır. Davacı, davalı … üzerinden kredi aldığını, bu kredinin teminatı olarak dava konusu bonoların düzenlenerek anılan davalıya verildiğini, kredi borcu ödenmiş olmasına rağmen senetlerin iade edilmeyerek davalı …’a ciro edildiğini, bu kişi tarafından da kötüniyetli olarak takibe konuldukları, davalıların muvazaa içinde hareket ettiklerini iddia etmektedir.Dava dava konusu senetlerin teminat amacıyla verildiği, senet bedellerinin ödenmiş olduğu gerekçesiyle davalı ciranta tarafından senetlerin bedelinin istenemeyeceğine ilişkindir. İspat kuralına ilişkin TMK. 6. Maddesinde “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmü amirdir. HMK. 190/1 maddesinde “İspat Yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vahaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.” hükmü amirdir. Bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf o vakıayı ispat etmeye mecburdur. Anılan ispat kuralları gereği, davacı tarafından, senetlerin teminat amacıyla verildiği ve senet bedellerinin ödendiği hususunun geçerli delillerle ispat edilmesi gerekmektedir. Dava konusu senetlerin üzerlerine teminat ibaresi yazılsa dahi bu husus tek başına bononun teminat olarak verildiğini kanıtlamaya yeterli değildir. Bunun için ayrıca yazılı bir delilin ibraz edilmesi gerekmektedir.
Türk Ticaret Kanunu m. 645 hükmüne göre, “kıymetli evrak öyle senetlerdir ki, bunların içerdikleri hak, senetten ayrı olarak ileri sürülemediği gibi başkalarına da devredilemez”. TBK. m. 103 hükmüne göre: “Borcu ödeyen borçlu, bir makbuz ve borcun tamamı ödenmişse, buna ilişkin borç senedinin geri verilmesini veya iptalini isteyebilir.” şeklindedir.
Borcun tamamı ödenmemiş veya borç senedi alacaklıya başkaca haklar da vermekte ise borçlu, ancak makbuz verilmesini ve ödemenin borç senedine işlenmesini isteyebilir”. Yine TBK. m. 104 hükmüne göre, “borç senedi borçluya geri verilmişse, borç sona ermiş sayılır”. Hükümlerden de anlaşıldığı üzere, kıymetli evraka bağlı olan hak münhasıran senedi takip ettiği için, senedin alacaklının elinde olması hali, senet bedelinin ödenmediğinin bir karinesini teşkil eder, aksini ispat külfeti, borçluya düşer. Dolayısıyla davacının, anılan kurallar uyarınca da, dava konusu senetlerden kaynaklanan borçları ödediğini ya da bu senetlerin teminat amacıyla verildiğini yazılı belgeyle ispatlaması gerekir.
Davacı, dava konusu senetlerin teminat amacıyla verildiğini iddia etmektedir. Öncelikle, dava konusu senetlerin, kambiyo niteliği gereği, temel ilişkiden soyut bir borç ikrarı oluşturmaları nedeniyle bu senetler üzerine, “teminat senedidir”, “teminat içindir”, “teminat olarak verilmiştir” gibi ibareler yazılmış olsa dahi bu husus tek başına senetlerin teminat için verildiğini kanıtlamaya yeterli değildir. Hangi temel ilişkiye istinaden teminat olarak verilmiş olduğunun yazılı bir delille ispatlanması gerekir.
Buna göre; … adına … nezdinde 18.02.2018 tarihinde kullandırılan 200.000,00-TL’lik kredinin 60 ay vadeli bir kredi olması, bu kredinin ödeme tablosu ile davaya konu bonoların taksit ve miktarlarının aynı olması, 45 nolu 18.11.2021 vade tarihli bononun … nezdinde kullanılan kredinin 45. taksiti olan 3.830,93 TL’ nin ödenmemesi sonucunda davalı … tarafından …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile aynı miktardaki bononun icra takibine konu edilmesi, dosyaya sunulan … dekontlarından … adına olan kredi taksitlerinin davacı tarafından ödendiğinin anlaşılması, kredinin ilk taksitinin ödenme tarihi olan 18.03.2018 tarihinin aynı zamanda 1 sıra numaralı bononun da vade tarihi olması gibi hususlar birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu bonoların davalı …’ye … adına çekilen kredinin teminatı amacıyla verilmiş olduğu sonucuna varılmaktadır. Kredi taksitleri ödenmek suretiyle bedelsiz kalan bonoların davacıya iade edilmesi gerekirken ciro edilerek sebepsiz zenginleşme yoluna gidildiği, bu bakımdan davalı …’nin oluşan davacının zararlarını tazmin etmesi gerektiği anlaşılmış olup buna göre davacının icra takibine istinaden 26.11.2021 tarihinde 225.397,51 TL ödediğinden, ödenen bu bedelin ödeme tarihi olan 26.11.2021 tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faizi ile birlikte davalı …’den isteyebileceği kanaatine varılmıştır.
Öte yandan, davalı …, dava konusu senetleri ciro yoluyla devralmıştır. İlke, kambiyo senetlerinin temel ilişkiden bağımsız (soyut) olması ve borçlunun temel ilişkiden doğan defi ve savunmalarını senedi ciro ile devralan hamile karşı ileri sürememesidir. TTK. m. 687/1 hükmü, bu kuralın istisnasını “hâmilin poliçeyi (senedi) iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması” şeklinde ifade etmektedir. Diğer bir anlatımla hamil, senet kendisine ciro edilirken bu ciro sonucunda borçlunun (keşidecinin) cirantaya karşı sahip olduğu bazı savunmaları kaybedeceğinin bilincinde olmalıdır. Somut olayda olduğu gibi senetlerin teminat amacıyla verildiğine ilişkin bir iddia da kişisel bir def’i oluşturup bu yöndeki iddianın da cirantaya karşı ileri sürülebilmesi için cirantanın kötünüyetli olduğunun kanıtlanması gerekir. Gerçekten de, yukarıda ifade edilmiş olduğu üzere, senette de uygulama alanı bulan TTK. m. 686/1 hükmüne göre: “Bir poliçeyi elinde bulunduran kişi, son ciro beyaz ciro olsa da kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde, yetkili hamil sayılır. Çizilmiş cirolar bu hususta yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse son ciroyu imzalayan kişi, poliçeyi beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır”. Davalı …, dava konusu senet üzerindeki hakları müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşılmaktadır. Yine senette de uygulama alanı bulan TTK. m. 687/1 hükmüne göre: “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğerki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun”. Bu durumda, davacı tarafından, senetlerin teminat amacıyla verildiğinin ve karşıklarının ödendiğinin davalı … tarafından bilindiğinin, buna rağmen bile bile senetlerin devir alınarak tahsil için icraya konu edildiğinin, dolayısıyla da bir kötüniyetin bulunduğunun ispat edilmesi gerekir. Davacı tarafından bu yönde herhangi bir somut delil sunulmadığından, davacının, davalı …’a karşı olan iddiasının ispata muhtaç olduğu anlaşılmıştır.
Davacı tarafından, her iki davalının muvazaalı olarak hareket ettikleri ileri sürülmüştür. Davacı, muvazaa iddiasına dayanak olarak; 45 nolu 18.11.2021 vade tarihli bononun … nezdinde kullanılan kredinin 45. taksidi olan 3.830,93 TL’ nin ödenmemesi sebebiyle, bono sıra numarasının bulunduğu yer kesilmek suretiyle, … tarafından …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı dosyası ile icra takibine konu edilmesini, takip tarihine kadar muaccel olan dava konusu 36 adet bononun … tarafından, takip tarihini izleyen döneme ilişkin 45 sıra nolu 3.830,00 TL miktarlı bononun ise davalı … tarafından icra takibine konu edilmesini göstermiştir. Yetkili hamil, takip hakkını istediği borçluya karşı kullanmakta serbest olduğundan, senetteki diğer borçluya karşı takip yapılamamasının muvazaa iddiasına yönelik olarak bir delil olarak değerlendirilemeyeceği kanaatine varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı hep birlikte değerlendirildiğinde; dava konusu bonoların davalı …’ye … adına çekilen kredinin teminatı amacıyla verilmiş oldukları, kredi taksitleri ödenmek suretiyle bedelsiz kalan bonoların davacıya iade edilmesi gerekirken ciro edilerek sebepsiz zenginleşme yoluna gidildiği, bu bakımdan davalı …’nin davacının oluşan zararlarını tazmin etmesi gerektiği, davacının icra takibine istinaden 26.11.2021 tarihinde 225.397,51 TL ödediğinden, ödenen bu bedelin ödeme tarihi olan 26.11.2021 tarihinden itibaren yıllık %9 yasal faizi ile birlikte davalı …’den isteyebileceği, anılan bedel için ayrıca kötüniyet tazminatı da talep edilebileceği, davalı …’ın yetkili hamil olduğu, davacı tarafından, senetlerin teminat amacıyla verildiğinin ve karşıklarının ödendiğinin davalı … tarafından bilindiği, buna rağmen bile bile senetlerin devir alınarak tahsil için icraya konu edildiği ve kötü niyetin bulunduğu iddiasının davacı tarafından herhangi bir somut delil sunulmadığı, davacının, davalı …’a karşı olan iddiasının ispat edilemediği anlaşılmakla hüküm kurmaya elverişli 13.03.2023 tarihli rapor doğrultusunda; davanın kısmen kabul kısmen reddi ile davanın davalı … yönünden kabulü ile davacının …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra takibine konu aşağıda dökümü yapılan senetlerden ötürü davalılardan …’ye borçlu olmadığının tespiti ile; 225.397,51-TL’nin 26/11/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan …’den alınarak davacıya verilmesine, İİK 72/5 maddesi uyarınca talep edilen senetlerin bedeli olan 149.522,00-TL’nin %20’si oranındaki 29.904,40-TL kötü niyet tazminatının davalı …’den alınarak davacıya verilmesine, davanın davalı … yönünden reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HUAK 18/A-(13) ”Arabuluculuk faaliyeti sonunda taraflara ulaşılamaması, taraflar katılmadığı için görüşme yapılamaması veya iki saatten az süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâllerinde, iki saatlik ücret tutarı Tarifenin Birinci Kısmına göre Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenir. İki saatten fazla süren görüşmeler sonunda tarafların anlaşamamaları hâlinde ise iki saati aşan kısma ilişkin ücret aksi kararlaştırılmadıkça taraflarca eşit şekilde uyuşmazlığın konusu dikkate alınarak Tarifenin Birinci Kısmına göre karşılanır. Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır. (…)” ” ve (14). Fıkrası: ” Bu madde uyarınca arabuluculuk bürosu tarafından yapılması gereken zaruri giderler; arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılması hâlinde anlaşma uyarınca taraflarca ödenmek, anlaşmaya varılamaması hâlinde ise ileride haksız çıkacak taraftan tahsil olunmak üzere Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanır.” hükümleri gereğince arabuluculuk gideri olarak Arabuluculuk Dava Şartı Dosya No:2022/843 sayılı dosyasından arabulucuya 1.600,00-TL tarife bedeli üzerinden ödeme yapıldığı tespit edilerek her iki tarafın arabuluculuk ilk oturumuna katıldığı ve davanın davalı … yönünden kabulüne karar verildiği gözetilerek; davalı … aleyhine arabulucuk giderlerinin de yükletilmesi gerektiği anlaşılmış aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda izah edilen gerekçeye istinaden;
1-DAVANIN KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile,
A) Davanın davalı … yönünden kabulü ile davacının …. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra takibine konu (aşağıda dökümü yapılan) senetlerden ötürü davalılardan …’ye borçlu olmadığının tespiti ile;
225.397,51-TL’nin 26/11/2021 ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan …’den alınarak davacıya verilmesine,
B) İİK 72/5 maddesi uyarınca talep edilen senetlerin bedeli olan 149.522,00-TL’nin %20’si oranındaki 29.904,40-TL kötü niyet tazminatının davalı …’den alınarak davacıya verilmesine,
2-Davanın davalı … yönünden REDDİNE,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesaplanan 15.396,90-TL Karar ve İlam Harcının peşin yatırılan 3.849,23-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 11.547,67-TL’nin harcın davalı …’den alınarak hazineye irad kaydına,
4-Davacı tarafından bu dava sebebi ile aşağıda dökümü yapılan 8.459,63-TL yargılama giderinin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 34.556,00-TL vekalet ücretinin davalı …’den alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı … vekil ile temsil edildiğinden yürürlükte olan AAÜT gereğince 34.556,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı …’a verilmesine,
7-Artan Gider Avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,
8-Zorunlu arabuluculuk başvurusu nedeniyle devletçe karşılanan 1.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalı …’den tahsili ile hazineye irat kaydına,
Dair, davalı … vekilinin yüzüne karşı davalı … vekilinin e-duruşma sistemi ile yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 07/06/2023
Katip …
¸e-imza
Hakim …
¸e-imza
YARGILAMA GİDERLERİ HARÇ BEYANI
80,70 TL BAŞVURMA HARCI 3.849,23 TL PEŞİN HARÇ
3.849,23 TL PEŞİN HARÇ + 11.547,67 TL EKSİK HARÇ
11,50 TL VEKALET HARCI 15.396,90 TL KARAR VE İLAM
4.100,00 TL BİLİRKİŞİ ÜCRETİ HARCI
+ 418,20 TL TEBLİGAT ÜCRETİ
8.459,63 TL TOPLAM
…. İcra Müdürlüğü’nün … Esas sayılı icra takibine konu senetler;
1-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.05.2020 vade tarihli 4.237,00-TL bedelli bono
2-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.06.2020 vade tarihli 4.222,00-TL bedelli bono
3-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.07.2020 vade tarihli 4.206,00-TL bedelli bono
4-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.08.2020 vade tarihli 4.190,00-TL bedelli bono
5-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.09.2020 vade tarihli 4.174,00-TL bedelli bono
6-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.10.2020 vade tarihli 4.159,00-TL bedelli bono
7-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.11.2020 vade tarihli 4.143,00-TL bedelli bono
8-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.12.2020 vade tarihli 4.127,00-TL bedelli bono
9-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.01.2021 vade tarihli 4.112,00-TL bedelli bono
10-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.02.2021 vade tarihli 3.974,00-TL bedelli bono
11-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.03.2021 vade tarihli 3.957,00-TL bedelli bono
12-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.04.2021 vade tarihli 3.942,00-TL bedelli bono
13-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.05.2021 vade tarihli 3.925,00-TL bedelli bono
14-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.06.2021 vade tarihli 3.910,00-TL bedelli bono
15-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.07.2021 vade tarihli 3.894,00-TL bedelli bono
16-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.08.2021 vade tarihli 3.879,00-TL bedelli bono
17-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.09.2021 vade tarihli 3.862,00-TL bedelli bono
18-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.10.2021 vade tarihli 3.846,00-TL bedelli bono
19-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.11.2019 vade tarihli 4.455,00-TL bedelli bono
20-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.03.2019 vade tarihli 4.581,00-TL bedelli bono
21-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.12.2019 vade tarihli 4.440,00-TL bedelli bono
22-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.11.2018 vade tarihli 4.766,00-TL bedelli bono
23-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.12.2018 vade tarihli 4.751,00-TL bedelli bono
24-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.01.2019 vade tarihli 4.736,00-TL bedelli bono
25-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.02.2019 vade tarihli 4.597,00-TL bedelli bono
26-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.04.2019 vade tarihli 4.566,00-TL bedelli bono
27-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.05.2019 vade tarihli 4.549,00-TL bedelli bono
28-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.06.2019 vade tarihli 4.534,00-TL bedelli bono
29-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.07.2019 vade tarihli 4.517,00-TL bedelli bono
30-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.08.2019 vade tarihli 4.503,00-TL bedelli bono
31-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.09.2019 vade tarihli 4.487,00-TL bedelli bono
32-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.10.2019 vade tarihli 4.470,00-TL bedelli bono
33-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.01.2020 vade tarihli 4.423,00-TL bedelli bono
34-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.02.2020 vade tarihli 4.289,00-TL bedelli bono
35-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.03.2020 vade tarihli 4.269,00-TL bedelli bono
36-18.02.2018 düzenleme tarihli, 18.04.2020 vade tarihli 4.253,00-TL bedelli bono