Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/1020 Esas
KARAR NO : 2023/432
DAVA : 5464 S.K. Uy.Tacirlere Verilen Kurumsal Banka Ve K.Kartlarından Kaynaklanan (5411 S.K. 142/1 Hariç) (Tazminat)
DAVA TARİHİ : 29/11/2022
KARAR TARİHİ : 18/05/2023
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız—— Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
I.İDDİA :
Davacı vekili; dava dilekçesinde, davacının yaklaşık 16 yıldır anaokulu işleten, tüm öğrenci ve velilerin büyük bir memnuniyet içerisinde hizmet aldığı, kamu hizmeti sunan, hepimizin yarınları olan çocuklarımızı emanet ettiğimiz oldukça mütevazi bir anaokulu olduğu, 30.11.2021 tarihinde davacı ( davalı banka müşterisi —- —– )davalı banka mobil şubesi üzerinden esnaf kredi kartı ile 7326 sayılı kanun kapsamındaki—- yapılandırma ilk taksidini ödediği, işlemden sonra “ödeme başarı ile gerçekleşmiştir” şeklinde sistemden uyarı alınmış ve müşterinin yani müvekkilin kart limiti ödeme tutarı olan 23.667, 14 TL oranında azaldığı, yapılandırma mevzuatı uyarınca ilk taksidin en geç 30.11.2021 tarihinde ödenmesi gerektiği, ödeme sonucu oluşan davalı banka nezdinde oluşan ilgili işlemin provizyon numarası—– olduğu, davacı aynı gün hemen anında son gün olduğu için —-sistemini kontrol etmiş ve —–sisteminde ödemeyi kontrol ettiğinde ödemenin —— sistemine düşmediğini gördüğü, gün içerisinde onlarca defa kontrol ettiğinde ödemenin düşmediğini fark ettiği, ödemenin düşmediği, açıklanan nedenlerle davalı Banka Çağrı Merkezinin ve Şubenin 30.11.2021 tarihinde ve 1.12.2021 tarihinde müvekkille yaptığı telefon görüşmelerinin celbini, davalı bankadan konuya ilişkin teftiş incelemesi yapıldı ise bu raporun celp edilmesini, aksi takdirde tüm uyarılara ve konunun vehametine rağmen teftiş incelemesi yapılmamasının sebebinin sorulmasını, —– müvekkilin güncel borç dökümünün, müvekkil 7326 sayılı kanun kapsamında ödeme yapsaydı ödeyeceği borç tutarının ve taksit tablosunun ve 30.11.2021 tarihinde müvekkil tarafından herhangi bir borç ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılmaya çalışılıp çalışılmadığı hususunun sorulmasını, İşlem tutarı karttan çekilip 2 gün sonra karta tekrar yüklenmesine ve kart bakiyesi azalmasına rağmen bu husus kredi kart hareketlerinde yer almadığı, oysa çok basit mantıkla işlem ve ters işlemin kart hareketlerinde yer alması gerekeceği, davalı bankanın eylemleri sebebiyle müvekkilin mahrum kaldığı —— işveren destek ve teşviklerinin tutarının hesaplanarak davalı bankadan tahsilini, müvekkilin sağlığı bozulma noktasına geldiğinden ve davalı bankaca tüm eylem ve işlemler bilinmesine rağmen konu kasten ahlaka aykırı saiklerle bu noktaya getirildiğinden (git Mahkemede yıllarca uğraş saikiyle) 10.000 TL manevi tazminatın davalı bankadan alınarak davacı müvekkile verilmesine karar verilmesini, davacının davalı bankanın bu eylemleri sebebiyle uğradığı tüm zarar ve ziyanın ve kaçırdığı tüm fırsatlardan mütevellit tüm zararının hesaplanarak müvekkile ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı bankaya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava ettiği görülmüştür.
ll. SAVUNMA :
Davalı vekili; cevap dilekçesinde, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, bankanın—– yapılandırılmasının bozulmasında sorumluluğu bulunmadığını, davacının taleplerinin kabul edilemez olduğunu ve tazminatın hukukun esaslarıyla bağlanmadığını, davacı tarafın peşin ödemeyle yapılandırma imkanını kullanmadığını, davacının kalan 17 taksitli vadesinde ifa edeceğinin kesin olmadığını iddia edilen maddi zararın artmasına kendisinin sebebiyet verdiğini, davacının geçici ödeme talebinin kabul edilemez olduğunu, bu nedenle geçici ödeme talebinin reddini, davanın reddini ve yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesini talep etmektedir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, davalı banka müşterisi olan davacının 30.11.2021 tarihinde davalı banka mobil şubesi üzerinden esnaf kredi kartı ile 7326 sayılı kanun kapsamındaki —– yapılandırma ilk taksidini ödeme emri sonrası, provizyon numarası da verilmesine rağmen ödemenin yapılmamış olmasından kaynaklı zararların tazmini davasıdır.
Dava, ilk olarak tüketici mahkemesinde açılmış, tüketici mahkemesince verilen görevsizlik üzerine, dava dosyası —–.numaralı asliye ticaret mahkemesine tevdi edilmiş, anılan mahkemece dosya finans mahkemesi sıfatından kaynaklı mahkememize gönderilmiştir.
Dava, öncelikli olarak dava şartları yönünden incelenmiştir.
Göreve ilişkin düzenlemeler, 6100 sayılı HMK’nun 1. maddesi uyarınca kamu düzenine ilişkin olup re’sen dikkate alınacak olup davacı banka ile davalı arasında düzenlenen bireysel bankacılık hizmetleri sözleşmesi ile davacı banka tarafından Esnaf Kredi Kartı tahsis edildiği bu nedenle davalının esnaf olup, 6502 sayılı Kanun anlamında tüketici kabul edilemeyeceği kuşkusuzdur. Mevcut duruma göre, taraflar arasındaki ilişki, 6502 sayılı Yasa kapsamı dışında kaldığına göre davaya, dava tarihinde yürürlükte bulunan HMK’nın 2. maddesi uyarınca genel hükümlere göre asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekir. (Y —–. HD —–
Bu kapsamda, davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olmasından kaynaklı mahkememizce görevsizlik kararı verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın, görev dava şartı yokluğu nedeniyle USULDEN REDDİNE,
2-Davaya bakmakla görevli mahkemenin—– Asliye Hukuk Mahkemesi OLDUĞUNA,
3-Karar kesinleştiğinde ve süresinde başvuru olması halinde dosyanın görevli —— ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,
4-Yargılama ve harç giderlerinin HMK 323 ve 331. maddeleri uyarınca görevli mahkemece değerlendirilmesine,
5-Dosyanın gönderilmesi için süresinde başvurulmazsa HMK 20/1 ve 331/2 maddeleri uyarınca dosya resen ele alınarak mahkememizce karar verilmesine,
6-Mahkememizin bu kararına karşı gerekçeli kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içinde (HMK 345/1), mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka yer mahkemesine dilekçe verilmek suretiyle, Bölge Adliye Mahkemesi ilgili hukuk dairesince incelenmek üzere tarafların istinaf yasa yoluna başvuru hakkı bulunduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.