Görüntülediğiniz mahkeme kararı kesinleşmiş bir karardır.
T.C. İstanbul Anadolu 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/282 Esas
KARAR NO : 2023/434
DAVA : Ticari Bankacılık İşlemlerinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 14/04/2022
KARAR TARİHİ : 18/05/2023
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız——. Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
I.İDDİA :
Davacı vekili; dava dilekçesinde, Müvekkili bankanın —– Şubesi İle davalı kredi lehtarı —–şahis firması arasında Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, işbu sözleşmeye istinaden davalıya taksitli kredi ile KMH kredisi kullandırıldığı, anılan sözleşmeye istinaden taksitli ve KMH kredilerinden doğan borcun öngörülen süre içinde ödenmemesi nedeniyle ——Noterliğinin 04.07.2013 tarih ve —— yevmiye nolu kat ihtarnameleri ile 9.846,93 TL nakit alacak yönünden kredi hesabı kesilip kat edildiği, İhtarname ile verilen sürede borcun ödenmemesi üzerine ——.lcra Müdürlüğü’nün —— (Eski:——) sayılı dosyası ile genel haiz yoluyla ilamsız icra takibine geçildiği, Davalı/borçlunun asıl borca, işlemiş faize ve fer’ilerine itirazi üzerine takibin durduğu, ….belirtilen sebeplerle hukuka aykırı itirazın 10.699,76 TL takip çıkış miktarı üzerinden iptaline, takibin devamına ve %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesi istenilmiştir.
ll. SAVUNMA:
Davalı vekili; cevap dilekçesinde, alacaklı görünen tarafa böyle bir borcun bulunmadığı belirtilerek, asıl borca ve takibin tüm fer’ilerine en geniş anlamda itiraz edilerek, takibin durdurulmasına karar verilmesi talep edilmiştir.
lll.İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.—–.İcra Müdürlüğünün ——sayılı dosyasının tetkikinde;
Davacı alacaklı tarafından, davalı borçluya yönelik—— nolu kredi için 8.050,61 TL asıl alacak, 397,48 TL akdi faiz, 819,90 TL işlemiş faiz, 41,00 TL vergi olmak üzere 9.308,99 TL ile .—– nolu kredi için 1.015,86 TL asıl alacak, 197,31 TL akdi faiz, 101,01 TL temerrüt faizi, 5,35 TL vergi, 65,24 TL masraf olmak üzere 1.390,77 TL alacağın tahsili için takip yapıldığı, borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, akabinde takibin durduğu, borca itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda icra takibindeki, itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya tebliğ edilmemesi nedeniyle İİK’nun 67.maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü sürenin başlamadığı anlaşıldığından, davanın süresi içinde açıldığı kabul edilmiştir.
Taraflar arasında icra takip dayanağı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan kredi borcunun ödenmediği iddiası ile davacı bankadan alacağı temlik alan varlık şirketi tarafından davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, davalınn yasal süre içerisinde icra takibine konu borca itiraz ettiği hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır.
Uyuşmazlık, takip tarihi itibarıyla davacı genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağının bulunup bulunmadığı, alacak var ise miktarı ve bu alacağın davalılardan talep edilip edilemeyeceği, davalıların icra takibine itirazının haklı olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır.
Tüm Dosya Münderecatı Kapsamında;
Alacağını temlik eden dava dışı banka—– ile davalı kredi borçlusu ——-arasında 30.000,00 TL İimit tutarlı genel kredi sözleşmesi imzalandığı, kredinin ödenmemesi üzerine taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 48.madde hükmü uyarınca, —–Noterliğinin 04.07.2013 tarih ve ——yevmiye nolu ihtamameleri ile kredi hesapları 18.11.2021 itibariyle kesilip kat edildiği, tebligatın 15.07.2013 tarihinde iade edildiği, kredi sözleşmesindeki adrese tebliğe çıkarıldığından İİK 68/b gereğince tebliğin yapılmış sayılacağı, ihtarnamenin tebliğ tarihini takip eden (1) gün içinde 9.846,93 TL nakdi kredi borcunun ödenmesi, aksi halde yasal yollara müracaat edileceğinin ihbar ve ihtar edildiğinden, davalının 17.07.2013 tarihi itibari ile temerrüde düştüğü anlaşılmıştır.Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
03.04.2023 tarihli bilirkişi raporunda; ——- nolu kredi için 8.050,61 TL asıl alacak, 397,48 TL akdi faiz, 580,93 TL işlemiş faiz, 48,92 TL vergi olmak üzere 9.077,94 TL,—— nolu kredi için 1.015,86 TL asıl alacak, 197,31 TL akdi faiz, 72.75 TL temerrüt faizi, 13.50 TL BSMV, 65,24 TL masraf olmak üzere 1.364,66 TL olduğu hesaplanmıştır. Bu kapsamda hüküm kurmaya elverişli bulunan bilirkişi raporu doğrultusunda, takip tarihi itibariyle davacının talep edebileceği alacak tutarı; —–nolu kredi için 8.050,61 TL asıl alacak, 397,48 TL akdi faiz, 580,93 TL işlemiş faiz, 41.00 TL BSMV olmak üzere 9.070,02 TL,—— nolu kredi için 1.015,86 TL asıl alacak, 197,31 TL akdi faiz, 72.75 TL temerrüt faizi, 5.35 TL BSMV, 65,24 TL masraf olmak üzere 1.356,51 TL olduğu anlaşılmakla bu miktarlar üzerinden takibin devamına karar verilmiştir.
İcra İnkar Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede;
İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra-inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması ve alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. (Yargıtay —–HD ——-)
Bu kapsamda, alacağın likit olması ve diğer icra inkar tazminatına hükmedilebilme şartlarının olayda gerçekleşmesi nedeniyle, hükmolunan asıl alacağın %20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV.HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE;
1——.İcra Müdürlüğünün—— sayılı sayılı dosyasının vaki itirazının KISMEN İPTALİ ile,
Takibin; .——nolu kredi için 8.050,61 TL asıl alacak, 397,48 TL akdi faiz, 580,93 TL işlemiş faiz, 48,92 TL vergi olmak üzere 9.077,94 TL,—– nolu kredi için 1.015,86 TL asıl alacak, 197,31 TL akdi faiz, 72.75 TL temerrüt faizi, 13.50 TL BSMV, 65,24 TL masraf olmak üzere 1.364,66 TL alacak üzerinden AYNEN DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl Alacağın %20 sine tekabül eden icra inkar tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 713,33 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine uyarınca davanın kabul edilen miktarı üzerinden 9.200,00 TL vekâlet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Başlangıçta alınması gereken 179,90 TL başvuru harcının yatırılmadığı anlaşılmakla 179,90 TL başvurma harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 2.160,10 TL yargılama giderinden davanın red(%2,40) ve kabul(%97,60) oranına göre hesaplanan 2.108,18 TL’sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiyesinin davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,
9-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın red ve kabul oranına göre hesaplanan 1.288,27 TL’sinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davalıdan tahsili, 31,73 TL’sinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda verilen karar miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar okunup usulen anlatıldı.