Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/216 E. 2023/514 K. 31.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/216
KARAR NO : 2023/514

DAVA : Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/05/2018
KARAR TARİHİ : 31/05/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Vekaletsiz İş Görmeden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalılar,—- ile —–arasında 10.04.2006 tarihli ön protokol yapıldığını, davalılardan—–sözleşme uyarınca kesin teminat mektubunu temin ettiğini, —- Şubesi tarafından düzenlenen 5.800.100 (SAR) Suud Riyali tutarındaki mektup davadışı işveren —– firmasına verildiğini, sözleşmeyi imzalayan firmalardan—- ve —– yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle iş sahibi —– firması, verilen teminat mektubunu nakde çevirdiğini, bunun üzerine —–tarafından,—– için verilen ve riskin gerçekleşmesi nedeniyle nakde çevrilen teminat mektubuna konu 5.800.100 SAR’ın bankaya ödenmesi istendiği, ancak —- ve diğer davalılar teminat mektubundan doğan borcu Bankaya ödemekten kaçındıklarını, davalılar arasındaki ortaklık sözleşmesi uyarınca Bankanın teminat mektubu vermesi için,—–genel müdürü olarak talepte bulunan kişi davacılardan —-olduğundan, söz konusu teminat mektubunu kardeşi ile birlikte bizzat ödemek zorunda kaldığını,—-ve —– birlikte, teminat mektubu tutarı olan 5.800.100 SAR’ı taksitler halinde Bankaya ödediğini,—–nolu hesabından 19.08.2008 tarihinde 1.000.000 USD karşılığı 3.748.340 SAR, 14.10.2008 tarihinde 521.172,60 USD karşılığı 1.954.397 SAR daha sonra da 97.362,75 SAR karşılığı 27.000 USD ödeme yapıldığını, davacılar —– tarafından 5.702.737, 25 SAR + 27.000 USD ödeme yapılarak —–teminat mektubundan doğan borcunun tamamı ödendiğini,—–tarafından 12.12.2008 tarihinde verilen yazıda 5.702.737 SAR+27.000 USD Ödendiği ve —-ve ——tarafından yapılan ödemeler sonucunda —— teminat mektubu nedeniyle borcunun kalmadığının belirtildiğini, davacılar—-ve —– bankanın ve——zor durumda kalmasını önlemek ve—– ve diğer davalı şirketlerden teminat mektubu tutarını daha sonar kendilerinden tahsil etmek üzere, ödeme yaptığını,——ve diğer davalıların malvarlıklarının pasifinin azalmasını önlediğini, davalılar, davacıların ödeme yapmasını sağladıktan sonra, müvekkillere, söz konusu tutarı ödeyeceklerini sözlü şekilde beyan ettiklerini, davacıların teminat mektubu tutarını bankaya ödemesine karşın, —— ve diğer davalılar, işbu dava tarihine kadar ödenen tutarı davacılara geri ödemekten kaçındıklarını, davalıların tamamen kötüniyetli olarak, yaptıkları işin zararını ——- şirketinin zarar görmemesi için iyiniyetli hareket eden ve ödeme yapan davacıların üzerinde bıraktıklarını, Türk Borçlar Kanununa göre vekalet sözleşmesi olmaksızın bir borcu ödeyen kişi, vekaletsiz iş görme hükümlerine göre, ödediği tutarı faizi ile birlikte isteyebilir. Vekaletsiz iş görme Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiş olduğu ve ticari bir iş olmadığı için, davalıların —– olan borcunun davacılar tarafından ödenmesi nedeniyle fazlaya ilişkin her türlü hakları, maddi ve manevi tazminat talepleri saklı kalmak şartıyla, 5.750.100 Suudi Arabistan Riyalinin (SAR) dava tarihindeki kur üzerinden ve ödeme tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte vekâletsiz iş görme hükümlerine göre, davalılardan müteselsilen tahsili ve davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP :Davalı —–. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yanın dava dilekçesinde bahsettiği 10.04.2006 tarihli ön protokol hasebiyle söz konusu davada müvekkilİ şirketi taraf olarak gösterdiği, yürürlüğe girmeyen, geçerliliği bulunmayan ve başlığı dahi ön protokol olarak isimlendirilen bir belge sebebiyle müvekkili şirketin hasım olarak gösterilmesinin hukuken mümkün olmadığı, taraflar arasında imzalanan 10.04.2006 tarihli ön protokolün bir adi ortaklık sözleşmesi olmayıp ortaklık görüşmelerine başlanmasına dair ön sözleşme olduğu, bu ön sözleşmenin devamı niteliğinde hiçbir ticari faaliyet yapılmadığı için ön sözleşmenin hayatiyet kazanmadığı, ön protokolün müvekkili şirketi bağlayıp bağlamayacağı hususunda —-Asliye Ticaret Mahkemesi’nin——. Sayılı dosyasında ortaklığın tespiti davası görüldüğü ve bu davanın bekletici mesele yapılmasını, 14.10.2008 tarihli —– ile olan yazışmada görüleceği üzere bahsi geçen teminatın —–. tarafından verildiği, davacı yanın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre ortağı ve sahibi olduğu —– veya —— aleyhine talepte bulunabileceği ancak bunun için de TBK 82. maddesine göre talebinin zamanaşımına uğradığı, davayı kabul etmemekle birlikte böyle bir borç olsa dahi hem sebepsiz zenginleşme hem de vekaletsiz iş görmeden kaynaklanan alacak iddiasının huzurdaki davada zamanaşımına uğradığı ve bu sebeple zamanaşımı definde bulunduklarını, davanın reddine, müvekkili şirketin davacı vekilinin mahkemeye sunmuş olduğu ön protokolde imzasının bulunması ancak asıl sözleşmede imzası bulunmaması nedeniyle davanın husumetten reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı —–vekili cevap dilekçesinde özetle; davaya zaman aşımı def’i ile diğer usul yönünden itiraz ettiklerini, davanın usul yönünden reddini, ihtiyati tedbir talebinin şartları oluşmadığından tensip kararı ile ihtiyati tedbir talebinin reddini, tüm hukuki nedenler gereği davanın esastan reddini, söz konusu davanın reddi ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı——vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurdaki dosya için derdestlik itirazında bulundukları, dava dilekçesinden de anlaşıldığı üzere; davacı yanın aynı konuya ilişkin müvekkili şirket aleyhine —-. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin ——Esas sayılı dosyası üzerinden dava açtığı, davacının iş bu davayı ikame etmesinin usul ve yasalara aykırılık teşkil ettiği, aynı konuda iki dava açılmasında davacının korunmaya layık bir menfaati olmadığı, açılan davanın HMK’nun 114/1-ı, 115/2 nci maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerektiği, zamanaşımı def’inde bulunduklarını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP :Davalı —–. vekili cevap dilekçesinde özetle; usulsüz tebligat sebebiyle cevap dilekçesinin süresinde verildiğinin kabulüne,Mahkemenin aksi kanaatte olması halinde itirazlarının davanın her aşamasında ileri sürülebilecek itirazlardan olması ve münkir sayılmaları nedeniyle itirazlarımızın kabulüne, davanın ve ihtiyati tedbir talebinin müvekkili açısından reddine, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Davacı vekili dava dilekçesinden özetle; Davalılar, —-ile —–arasında 10.04.2006 tarihli ön protokol yapıldığını, davalılardan —–, sözleşme uyarınca kesin teminat mektubunu temin ettiğini, —- Şubesi tarafından düzenlenen 5.800.100 (SAR) Suud Riyali tutarındaki mektup davadışı işveren —-firmasına verildiğini, sözleşmeyi imzalayan firmalardan ——yükümlülüğünü yerine getirmemesi nedeniyle iş sahibi —–firması, verilen teminat mektubunu nakde çevirdiğini, bunun üzerine —-tarafından,—– için verilen ve riskin gerçekleşmesi nedeniyle nakde çevrilen teminat mektubuna konu 5.800.100 SAR’ın Bankaya ödenmesi istendiği, ancak —— ve diğer davalılar teminat mektubundan doğan borcu Bankaya ödemekten kaçındıklarını, davalılar arasındaki ortaklık sözleşmesi uyarınca Bankanın teminat mektubu vermesi için, —– genel müdürü olarak talepte bulunan kişi davacılardan —–olduğundan, söz konusu teminat mektubunu kardeşi ile birlikte bizzat ödemek zorunda kaldığını, —–birlikte, teminat mektubu tutarı olan 5.800.100 SAR’ı taksitler halinde Bankaya ödediğini, —– nolu hesabından 19.08.2008 tarihinde 1.000.000 USD karşılığı 3.748.340 SAR, 14.10.2008 tarihinde 521.172,60 USD karşılığı 1.954.397 SAR daha sonra da 97.362,75 SAR karşılığı 27.000 USD ödeme yapıldığını, davacılar —— tarafından 5.702.737, 25 SAR + 27.000 USD ödeme yapılarak—– teminat mektubundan doğan borcunun tamamı ödendiğini, —- tarafından 12.12.2008 tarihinde verilen yazıda 5.702.737 SAR+27.000 USD Ödendiği ve —— tarafından yapılan ödemeler sonucunda —– teminat mektubu nedeniyle borcunun kalmadığının belirtildiğini, davacılar —–bankanın ve —–zor durumda kalmasını önlemek ve—— ve diğer davalı şirketlerden teminat mektubu tutarını daha sonar kendilerinden tahsil etmek üzere, ödeme yaptığını,—–ve diğer davalıların malvarlıklarının pasifinin azalmasını önlediğini, davalılar, davacıların ödeme yapmasını sağladıktan sonra, müvekkillere, söz konusu tutarı ödeyeceklerini sözlü şekilde beyan ettiklerini, davacıların teminat mektubu tutarını bankaya ödemesine karşın, —– ve diğer davalılar, işbu dava tarihine kadar ödenen tutarı davacılara geri ödemekten kaçındıklarını, davalıların tamamen kötüniyetli olarak, yaptıkları işin zararını —– şirketinin zarar görmemesi için iyiniyetli hareket eden ve ödeme yapan davacıların üzerinde bıraktıklarını, Türk Borçlar Kanununa göre vekalet sözleşmesi olmaksızın bir borcu ödeyen kişi, vekaletsiz iş görme hükümlerine göre, ödediği tutarı faizi ile birlikte isteyebilir. Vekaletsiz iş görme Türk Borçlar Kanununda düzenlenmiş olduğu ve ticari bir iş olmadığı için, davalıların——olan borcunun davacılar tarafından ödenmesi nedeniyle fazlaya ilişkin her türlü hakları, maddi ve manevi tazminat talepleri saklı kalmak şartıyla, 5.750.100 Suudi Arabistan Riyalinin (SAR) dava tarihindeki kur üzerinden ve ödeme tarihinden itibaren işleyen ticari avans faizi ile birlikte vekâletsiz iş görme hükümlerine göre, davalılardan müteselsilen tahsili ve davacılara ödenmesini talep ve dava etmiştir.
—–.Asliye Ticaret Mahkemesinin——Esas sayılı dosyası UYAP üzerinden incelenmiştir. İncelenen tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin —– Esas sayılı dosyası ile —-Asliye Ticaret Mahkemesinin—–Esas sayılı dosyasındaki davaların HMK m.166/4 uyarınca aynı sebepten doğduğu, her iki dava arasında birlikte tahkikat yapılması ve delillerin birlikte toplanmasını haklı gösterecek derecede yakınlık bulunduğu, alacağın bir kısmının —– ATM dosyasında dava konusu edildiği, tarafların aynı olduğu, uyuşmazlığın da aynı hukuki nedenden, aynı protokolden kaynaklandığı, davacının birleştirme talebinde bulunduğu, aynı protokollerden ve aynı hukuki uyuşmazlıktan kaynaklı olarak mahkemelerin farklı karar veremeyeceği, aksi durumun hukuki güvenlik ilkesini zedeleyeceği böylece HMK m.166/1,2 ve 4 hükümleri uyarınca davalar arasında bağlantı olduğu görülmekle mahkememizin —–Esas sayılı dava dosyası ile—–. Asliye Ticaret Mahkemesinin ——Esas sayılı dava dosyalarının birleştirilmesine, mahkememizin—– Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına, yargılamanın bundan sonra —–Asliye Ticaret Mahkemesinin —— Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;
1-Mahkememizin iş bu dava dosyası ile —– Asliye Ticaret Mahkemesinin —–Esas sayılı dava dosyalarının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememizin iş bu Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
3-Yargılamanın bundan sonra —- Asliye Ticaret Mahkemesinin —— Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
4-Birleştirme kararının, birleştirilen mahkemece taraflara tebliğine,
5-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin esas mahkemesince karara bağlanmasına,Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesi gereğince esas hükümle birlikte isitnaf kanun yolu açık olmak üzere davacı, davalı —-vekili, —– vekili ve —–Vekillerinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda oy birliği ile karar verildi.