Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/698 Esas
KARAR NO : 2023/480
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/09/2022
KARAR TARİHİ : 23/05/2023
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 22/09/2022 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; 2021 yılında takip borçlusu davalı şirketin 2021 yılında fatura bedellerini ödemediğini, yasal işlem başlatmadan önce borçlu davalı şirkete —–. Noterliği’nin 15.09.2021 tarih —– yevmiye numaralı İhtarnamenin keşide edildiğini, borçlu davalı şirketin İhtara herhangi bir cevap vermediği gibi ödeme de yapmadığını, son çare olarak icra takibi başlatmak zorunda kalındığını, aeabuluculuk sürecinde sonuç alınamadığını belirterek davalı – borçlu şirketin —–İcra Müd. Dosya No:——sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin devamına, itiraz haksız olduğundan, İİK’nun 67/II. maddesi uyarınca, takip konusu alacağın % 20’sinden aşağı olmayacak biçimde, icra inkâr tazminatına mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ile vekillik ücretinin de davalı – borçlu şirketten tahsiline karar verilmesini talep ettikleri ile dilekçeleri ekindeki Arabuluculuk Son Tutanağı, Fatura, İhtarname ve Vekaletname görülmüştür.
CEVAP: Davalı vekilinin 04.10.2022 tarihinde cevap ve itirazlarını sunduğu dilekçesinde özetle; Davacı ile müvekkili arasında dava dilekçesinde iddia edilen hususların hiç bir zaman gerçekleşmediğini, davacının taleplerinin tamamen karşılıksız maddi menfaat temin etmek üzere dile getirildiğini, davacı tarafın iddia etmiş olduğu hususları ispat yükü altında olduğunu dava dilekçesinde delil olarak sunulan bilgi ve belgelerin hiç birinin usul kuralları çerçevesinde iddia edilen vakıayı ispata elverişli olmadığını belirterek haksız ve mesnetsiz şekilde ikame edilen davanın reddine, İcra inkâr tazminatı talebinin reddine, vekâlet ücreti ile yargılama giderlerinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı —–. İcra Dairesinin —— Esas sayılı ilamsız takip dosyasına yapılan itirazın iptali davasıdır.—–Abonelik Sözleşmesi İcra Dairesinden ——-MTS dosyasının incelenmek üzere Uyap üzerinden celp edildiği görüldü.
Tarafların BA/BS formalarının ilgili vergi dairelerinden celp edildiği görüldü.
—-. Noterliğinin, 15.09.2021 tarih —– yevmiye nolu ihtarnamesinin tebliğ şerhli bir fotokopisinin UYAP sistemi üzerinden celp edildiği görüldü.
24/11/2022 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 20/02/2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi kök raporunda özetle;
“1. Davacı —–08.12.2022 tarihinde dava dosyasına sunduğu ve tarafımızca incelenen defterlerinin, TTK. md. 85 ve HMK 222. madde uyarınca sahibi lehine delil olarak kullanılma niteliğinde bulunduğu;
2.Davalı —— 23.12.2022 günü saat 10:00’da Sayın Mahkemenizde yapılan incelemede hazır bulunmadığı, Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış sayılacakları karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında 28.07.2020 tarihli —– yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK’nın 222. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağı hususundaki takdirin Sayın Mahkemeye ait olduğu;
3.Davacı —— incelenen kayıtlarına göre, davacı —-takip tarihi ve dava tarihlerinde davalı ——7.194,74 TL alacaklı olduğu;
4.Davacı tarafından davalıya kesilen dava dilekçesi ekinde kopyası görülen takip ve dava konusu edilen e-Arşiv faturanın elektronik ortamda davalıya iletildiği, davalı yanın davacı tarafından düzenlenmiş takip konusu faturaya 8 gün içinde itiraz ettiğine veya iade faturası düzenlediğine dair dosyada mevcut belge ya da bilginin bulunmadığı;
5- Davalı —– davacı —– 2021 döneminde 1 adet belge ile KDV hariç 6.097,24 TL tutarında alım yaptığını Gelir İdaresi Başkanlığına beyan ettiği, davalının bu beyanının davacı kayıtları ve beyanı ile uyumlu olduğu ve takip ve davaya konu faturaya ait olduğu;
6.Davalı —–23.12.2022 günü saat 10:00’da Sayın Mahkemenizde yapılan incelemede hazır bulunmadığı ve Sayın Mahkemenize delil, belge ve defterlerini ibraz etmediği, ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı için tarafların defter kayıtları arasınadaki farklar konusunda görüş bildirilemeyeceği;
7.Sayın Mahkemenizin davacı lehine faizi hakettiğine hüküm vermesi halinde, davacı tarafın 1530 sayılı yasanın 7. fıkrasına istinaden icra takip tarihinden 01.01.2023 tarihine kadar %17,25, 01.01.2023 tarihinden itibaren %11,75 oranında temerrüt faizi talep edebileceği;” şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.
Taraf ticari defterlerinin incelenmesi için alınan raporda davacı kayıtlarına göre davalının 7.194,74 TL borçlu göründüğü anlaşılmıştır. Davalı tarafın ticari defterlerinin incelenmesi için yapılan tebliğe rağmen davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı görülmekle 7251 sayılı kanunla değişik HMK 222.maddesi uyarınca davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak ayrıca davalıya ait BA formunda davaya konu edilen davacı tarafından davalıya düzenlenmiş 1 adet faturanın davalı kayıtlarında yer aldığı görülmekle davanın 7.194,74 TL asıl alacak yönünden kabulüne karar verilmiştir.Alacağın faturaya bağlı alacak olması nedeniyle kabul edilen asıl alacağın yüzde 20si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kabulü ile; —-İcra Müdürlüğünün —– Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 7.194,74 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin takip talebi doğrultusunda devamına,
2-)Alacak belirli ve likit olduğundan kabul edilen asıl alacak miktarı olan 7.194,74 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 491,47 TL harçtan, peşin yatırılan 80,70 TL harcın düşümü ile geri kalan 410,77 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 80,70 TL Peşin harç ve 80,70 TL başvurma harcı 1.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 179,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 1.340,90 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T’ye göre 7.194,74 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 1.560,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,
Dair; 6100 Sayılı HMK’nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.