Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2023/165 E. 2023/484 K. 23.05.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/159 Esas
KARAR NO : 2023/575

DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 06/03/2023
KARAR TARİHİ : 15/06/2023

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi

DAVA: Davacı vekili 06/03/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; “Müvekkil … ile davalı … ve dava dışı —–arasında, —–Ticaret Sicil Müdürlüğü’nün —– Sicil Numarasında kayıtlı bulunan ——hisselerinin müvekkil lehine devri için 19.06.2020 tarihinde adi yazılı protokol imzalanmıştır. Protokol gereği şirket hisse bedeli olarak müvekkil … adına; … adına kayıtlı banka hesabına ”—-. Hisse Satışına Mahsuben” açıklaması ile 175.000,00-TL ödeme yapılmıştır. İlerleyen süreçte devre konu şirket hisselerinin davalı ve ortakları tarafından 3. Şahıslara devredildiği tespit edilmiş olup, hissenin devri imkansız hale geldiği de nazara alınarak bu defa davalıya ödenen tutarın iadesi davaya konu icra takibi ile davalıdan talep edilmişse de davalı tarafından 27.06.2022 tarihinde icra dosyasına sunulan; ”Müvekkilin alacaklı görünen hiçbir borcu yoktur. Borcun tamamına, faize, yetkiye, faiz oranına ve her türlü fer’ilerine açıkça itiraz ettiğimizi bildirir, itirazımız neticesinde takibin durdurulmasını… Tensip ve görüşlerinize arz ederiz.” beyanlarını içerir itiraz dilekçesi ile takip dosyasına itiraz etmiştir. İlerleyen süreçte —- Arabuluculuk Bürosu aracılığıyla ——- Arabuluculuk Bürosu nezdinde yürütülen —– başvuru numaralı——- dosya numaralı arabulculuk dosyası nezdinde borçlu ile yapılan arabulucu görüşmelerinde de anlaima sağlanamamış olup bu hususa dair arabulucu tutanağı düzenlenmiştir. Bu cihetle de müvekkilin alacağının tahsili amacıyla huzurda görülen işbu davanın ikame edilmesi gereği hasıl olmuştur. davalı hesabına ödenen bedelin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesi gerekmektedir, şöyle ki;
davacı … ile davalı arasında imzalanan adi yazılı protokol, içeriiği itibariyle hisse devir vaadini içeren bir protokol olup, müvekkil protokolün uygulanacağı inancı ile protokolü imzalamış ve protokole konu ödemelerin de bir kısmını ifa etmiştir. İlerleyen süreçte davalının şirket hissesini 3. şahıslara devri ile sözleşmeyi uygulamama yönünde ortaya çıkan iradeleri sebebiyle ödeme yapmaktan imtina etmiş, o güne dek ödenen bedellerin de sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre iadesini talep zorunluluğu hasıl olmuştur.2- Davalı sebepsiz zenginleşmeye konu parayı davalıya geri verme borcu bakımından, ayrıca bir ihtara gerek olmaksızın müşterek hukukun “gaspeden daima temerrüt halindedir” şeklindeki genel ilkesi gereği hemen iadesi gerekmektedir. Bu cihetle davalının zenginleşme tarihi itibariyle temerrüt halinde bulunulduğunun kabulü ile müvekkile ödemekle yükümlü bulunulan tutarın taraflar arasındaki işlemin ticari iş olduğu da gözetilerek ticari avans faizi ile birlikte ödemesi talep edilmiştir.
3- Alacağın likit olduğu göz önüne alınarak alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep ederiz.
” denmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ” öncelikle belirtmek gerekir ki, huzurdaki davada zamanaşımı süresi dolmuştur. taraflar arasında imzalanan protokol satış vaadi sözleşmesi olarak kabul edilse dahi satış vaadi olarak da sözleşme geçerlidir.
Türk Ticaret Kanununun ilgili maddeleri uyarınca anonim şirket hisselerinin devri herhangi bir şekil şartına tabi değildir. taraflar arasında imzalanan protokol geçerli olup kanuna ve usulüne uygundur. 19.06.2020 tarihli protokol ve türk borçlar kanunu hükümleri gereğince davacının sözleşme hükümlerine aykırı davrandığı bu sebeple müvekkilin ifadan kurtulduğu ve hisse devrine ilişkin ödemenin iade edilmeyeceği sabittir. huzurdaki itirazın iptali davasında sebepsiz zenginleşmenin hükümlerine dayanılamaz, kaldı ki sebepsiz zenginleşmenin şartları oluşmamıştır.” denmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Mahkememizin —– Esas sayılı dava dosyası ile Mahkemenizin—— Esas sayılı dava dosyası arasında HMK’nun 166. maddesinde ön görülen hukuki ve fiili bağlantının bulunduğu, birleştirme koşullarının gerçekleştiği dikkate alındığında mahkememiz dosyasının birleştirmeye yönelik muvafakatinizin bulunup bulunmadığı hususunda —– Asliye Ticaret Mahkemesine müzekkereye yazıldığı görülmüştür.
İncelenen tüm dosya kapsamına göre; mahkememizin—–Esas sayılı dosyası ile——. Asliye Ticaret Mahkemesinin —— Esas sayılı dosyasındaki davaların HMK m.166/4 uyarınca aynı sebepten doğduğu, her iki dava arasında birlikte tahkikat yapılması ve delillerin birlikte toplanmasını haklı gösterecek derecede yakınlık bulunduğu, böylece HMK m.166/1,4 hükümleri uyarınca davalar arasında bağlantı olduğu görülmekle mahkememizin —— Esas sayılı dava dosyası ile —-. Asliye Ticaret Mahkemesinin —– Esas sayılı dava dosyalarının birleştirilmesine, mahkememizin ——Esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına, yargılamanın bundan sonra —–. Asliye Ticaret Mahkemesinin —— Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Mahkememizin iş bu dava dosyası ile —-. Asliye Ticaret Mahkemesinin —— Esas sayılı dava dosyasının BİRLEŞTİRİLMESİNE,
2-Mahkememizin iş bu esasının birleştirme nedeniyle kapatılmasına,
3-Yargılamanın bundan sonra —–Asliye Ticaret Mahkemesinin —— Esas sayılı dosyası üzerinden yürütülmesine,
4-Birleştirme kararının, birleştirilen mahkemece taraflara tebliğine,
5-Harç, yargılama gideri ve vekalet ücretinin esas mahkemesince karara bağlanmasına,
Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 168. maddesi gereğince esas hükümle birlikte istinaf kanun yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı vekilinin yokluğunda karar verildi.