Emsal Mahkeme Kararı İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/71 E. 2023/546 K. 08.06.2023 T.

Görüntülediğiniz mahkeme kararı henüz kesinleşmemiştir. Yararlı olması amacıyla eklenmiştir.

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/71 Esas
KARAR NO:2023/546
DAVA:İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:31/01/2022
KARAR TARİHİ:08/06/2023

Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili firma aleyhine —— icra dosyası kapsamında —– belge numaralı faturayı dayanak göstererek takip başlatıldığını, müvekkili firmanın davalı tarafa borcunun bulunmadığını, taraflar arasında takip dayanağı faturaya konu herhangi bir akdi ilişki bulunmadığını, tarafların ticari defterleri ve —— kayıtları incelendiğinde icra takibine konu alacağın bulunmadığının anlaşılacağını, tarafların ticari defterleri ve —–kayıtlarının celbini talep ettiklerini, yapılan harici araştırma neticesinde faturaya konu mallaın —– müvekkili firma ile bağlantısı olmayan şahsa teslim edildiğinin öğrenidiğini, davalı firmanın söz konusu açığı kapatmak amacıyla faturayı müvekkili firma adına tanzim ettiğni ve haksız ve hukuka aykırı olarak takip başlattığını, alacağı kabul anlamına gelmemekle birlikte davalı tarafın icra dosyası kapsamında haksız faiz talebinde bulunduğunu, takibe konu fatura bedelinin 18.953,15 TL olduğunu takip talebinde kalan bakiyenin alacak belirtildiğini, müvekkili firma tarafından takibe konu faturada belirtilen malzemelerin sipariş edilmediğini, teslim alınmadığını, mahkemeden yapılan kısmi ödeme tarihi ile ödeme detaylarının tespitini talep ettiklerini; ——Sayılı dosya kapsamında müvekkili firma aleyhine haciz başlatıldığını müvekkili firmanın taşınır, taşınmaz tespit edilen malvarlığına haciz konulduğunu, müvekkili firmanın adına kayıtlı taşınmazlarına konulan haczin İİK 103. Maddesi gereğince müvekkili firmaya tebliği ile birlikte dosyadan haberdar olunduğunu, müvekkili firmaya ait taşınmazların bedelleri, dosya borcunun çok üstünde olduğunu, haciz işlemlerinin müvekkili firmanın ileride telafisi güç zararlarla karşı karşıya kalmasına sebebiyet verecek olduğundan——-icra dosyasına yatırıldığını ve dosyanın infazen kapatıldığını, müvekkili firmanın ileride telafisi güç zararlarla karşı karşıya kalmamak adına borcu ödediğini ve malvarlığı üzerinde bulunan hacizleri kaldırdığını, arabuluculuk sürecininde anlaşma sağlanamadığını belirterek müvekkili firmanın davalı firmaya davaya konu takip dayanağı faturadan kaynaklı borcu olmadığının tespitine, müvekkili firma tarafından davalıya yapılan ödemenin ödeme tarihinden başlamak üzere ticari faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, davalının haksız ve kötü niyetli takip başlatmış olması nedeni ve müvekkili firmanın yapılan takip işlemleri neticesinde uğradığı zarar dikkate alınarak ödenen miktarın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatınının davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı firmaya satışı yapılan—- —— bedelli faturanın davacının e-arşiv fatura mükellefi olması nedeniyle mail adresine 28.01.2019 tarihinde gönderildiğini, davacının faturaya yasal süresi içerisinde itiraz etmediği gibi iade de etmediğini, davalı müvekkilinin düzenlediği faturayı yasal defterlerine işleyerek—- ile—– bildirdiğini, davacı borçluya satılan ürünlerin —– sıra nolu sevk irsaliyesi ile irsaliyedeki adrese teslim edilmek üzere davacı firmanın talebi üzerine——– teslim edildiğini, nakliyat firması tarafından da davacı borçluya ürünlerin teslim edildiğini nakliye bedelinin de davacı tarafından ödendiğini, sevk irsaliyesinde kaşe-imzası bulunan ——– isimli şahsın tanık olarak dinlenmesi sonucu malların davacı borçlu şirkete adresinde teslim edildiğinin anlaşılacağını, davacı tarafın yapılan icra takibine itiraz etmediğini, takip kesinleştikten sonra dosya borcunu ödediğini ve ödeme sonrası da borçlu olmadığının tesbiti ile ödenen paranın iadesi talepli iş bu davayı açtığını, davacı tarafın takipteki işlemiş faize itirazlarının da hukuki olmadığını taraflar tacir olduğundan ve alacağa konu fatura yasal olarak davacıya tebliğ edilmiş ve itiraza da konu olmadığından avans faizi talep edilmesinin yasal olduğu belirterek davanın reddine, masraf ve ücreti vekaletin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR: Bilirkişi raporunda özetle; “Ticari defter kayıtları ve diğer belgelerde de görüldüğü üzere taraflar arasında ticari bir ilişkinin bulunduğu; Davalı ———- incelenen ticari defterleri ve dayandığı belgeler ile yardımcı defterlerinin birbirini tamamlaması, teyid etmesi ve usulune uygun tutulmuş olması nedeniyle TTK. md. 85 ve HMK 222. madde gereğince sahibi lehine delil niteliğinde bulunduğu; Davalı —–incelenen kayıtlarına göre, Davalı —- tarihi itibari ile davacı—- numaralı fiş ——firmasının bakiyesine istinaden icra yoluyla gelen havalesi” açıklaması ile ——dosyasına istinaden gelen havale yansıtması” açıklaması ile—- davacı firmaya alacak kayıtlarının yapıldığı, —-tarihinden itibaren davalı —– davacı ———borçlu olduğu; Davalı tarafından davacıya düzenlenmiş ——– davalının incelenen ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür, söz konusu faturanın ——– kapsamında elektronik ortamda davalıya iletildiği; Davacı yanın, davalı tarafından düzenlenmiş söz konusu faturaya 8 gün içinde itiraz ettiğine dair veya iade faturası düzenlediğine dosyada mevcut belge ya da bilginin bulunmadığı; Faturaya konu malların fatura detayında da yer alan davalı firma tarafından düzenlenmiş ———- tarafından davacı firmaya teslim edilmek üzere davalı firmadan teslim alındığı sevk irsaliyesi üzerindeki kaşe ve imzadan anlaşılmaktadır. Dava dosyasında faturaya konu malların——–tarafından davacıya teslim edildiğine dair her —— belgenin görülmediği; Davalı kayıtlarında davacı tarafından fatura tarihi ile aynı gün olan —– açıklaması—- ödeme yapıldığı, bu ödemeye ait sunulan —- numaralı tahsilat makbuzunda —- tutarlı —— tahsil edildiği görülmüştür. Makbuzda yer alan çekin davacı ———tarafından keşide edilip edilmediğinin tespit edilemediği bu nedenle söz konusu faturaya ilişkin davalı şirkete herhangi bir kismi ödeme yapılıp yapılmadığı konusundaki takdirin Sayın Mahkemenize ait olduğu; Davalı—— davacı —–tutarında satım yaptığını ——- beyan ettiği ile bu beyanının incelenen kayıtları ile uyumlu olduğu ve davaya konu fatura ile ilişkili olduğu; — tarihli Bilirkişi Raporunda Bilirkişi tarafından özetle;”Davacının ——- resmi defterlerinde söz konusu faturaya ait bir kayıt bulunmadığını, ——- davalı şirkete ait bir alım bildirimi olmadığı, dosyada bulunan davalı şirketin ———-davacı şirkete ait söz konusu faturanın bildiriminin olmadığı,——— tarafından davacı firmaya teslim edildiğine dair bir vesika veyahut bu kişinin ifadesi şeklinde bir ispata rastlanmadığı, dava dosyasında herhangi bir sözleşme yahut kısmi ödemeye ratlanmadığı, davacı şiretin toplam 23.894,26 TL’yi mal varlığına konan hczi kaldırabilmek için açılan icra dosyasına ——– tarihinde yatırmış olduğunun davacı ve davalı savunmasında yer aldığını, davacı şirkete bu şekilde mağduriyet oluştuğunu belirterek davacı ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, davaya konu 18.953,15 TL tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmaması bu faturanın davacıya tebliğ edildiğine ait bir belge, malın davacı şirkete teslimini gösteren bir vesika yahut sipariş sözleşmesi gibi ispatlayıcı bir belgenin bulunmamasından dolayı bu fatura için yapılacak bir işlem bulunmadığı” sonuç ve kanaatine varıldığı; Davacı kayıtlarındaki davalıya ait cari muavin dökümünün, 02.07.2022 tarihli Bilirkişi Raporunda ve dosya kapsamında bulunmaması nedeniyle davacı ve davalı kayıtları arasında fark bulunup bulunmadığı tespit edilemediği;” şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

DELİLLER ve GEREKÇE:
Dava; istirdat davasıdır. Davacı vekili dava dilekçesinde haciz tazyiki altında——– dosyasına yapılan ödemenin istirdatini talep ettiği anlaşılmıştır.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, davacının icra takibi sonrası ödemede bulunduğunu, söz konusu davanın haksız olarak açıldığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.Taraflar Arasındaki Uyuşmazlığın davalının davacı aleyhine başlattığı icra takibi neticesinde haksız olarak ödediği beyan edilen 23.894,26 TL ye yönelik istirdat davası olduğu, davalının davacı aleyhine başlatıp tahsilde bulunduğu ——- esas sayılı dosyasındaki tahsilatın haklı olup olmadığı, diğer bir ifade ile davacı şirketin icra tehdidi altında davalı şirkete yapmış olduğu ödemenin tahsili için açılan iş bu davada haklı olup olmadığı, haklı ise talep edeceği miktarın saptanması noktalarında uyuşmazlığın toplandığı anlaşılmıştır.
—— sayılı icra dosyasında davalının davacı aleyhine —-bedelli fauradan kalan bakiye alacak —- alacaktan kaynaklı —- tarihinde takip başlattığı, takibin kesinleştiği, davacı borçlu — kapak hesabı talep ettiği,— tarihinde kapak hesabı yapıldığında alacağın — olduğunun görüldüğü, aynı gün davacı borçlu vekili tarafından kapak hesabı üzerinden —— icra dairesine yatırıldığı, bu haliyle borcun ödendiği anlaşılmıştır.—– icra dosyasına konu alacağın sebebi —— bedelli fauradan kalan bakiye alacaktır. Ancak davacı dava dilekçesinde sehven —– olarak yazdığı görülmüştür. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır. Davalı taraf, bedeli ödenmeyen faturaya dayalı alacak talebinde bulunmuş ve netice olarak davacı yan söz konusu icra takibine ödemeyi gerçekleştirerek borcu kapatmıştır. Ancak faturaya konu malı teslim almadığından bahisle ödenen bedelin iadesini (istirdatını) talep etmiştir. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK’nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ”Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır”. TTK’nın 21/2.(6762 sayılı TTK’nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Davacı yanın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi neticesinde oluşturulan 02/07/2022 tarihli (talimat mahkemesince altırılan) bilirkişi raporunda; “
Davacı ile davalı şirket arasında; Aralarında tanzim edilen faturalar ve muhasebe defter kayıtlarından anlaşıldığına göre; Davacı ile davalı arasında, Ticari ilişki bulunmaktadır.Davaya konu olan 18.953,15 TL tutarlı faturanın davacı defterlerinde kayıtlı olmaması ve söz konusu olan bu faturanın davacıya tebliğ edildiğine ait bir belge, malın davacı şirkete teslimini gösteren bir vesika yahut sipariş sözleşmesi gibi ispatlayıcı bir belgenin bulunmamasından dolayı bu fatura için yapılacak bir işlem bulunmamaktadır.” şeklinde tespit ve değerlendirmelere yer verildiği görülmüştür.
Davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi neticesinde oluşturulan10/11/2022 tarihli bilirkişi raporunda; “Davacı yanın, davalı tarafından düzenlenmiş söz konusu faturaya 8 gün içinde itiraz ettiğine dair veya iade faturası düzenlediğine dosyada mevcut belge ya da bilginin bulunmadığı görülmüştür.
Söz konusu faturaya konu malların fatura detayında da yer alan davalı firma tarafından düzenlenmiş ——– tarafından davacı firmaya teslim edilmek üzere davalı firmadan teslim alındığı sevk irsaliyesi üzerindeki kaşe ve imzadan anlaşılmaktadır. Dava dosyasında faturaya konu malların ——- tarafından davacıya teslim edildiğine dair herhangi bir belge görülmemiştir. ” şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür.Söz konusu alınan bilirkişi raporlarından davalı tarafından davacı için düzenlenmiş olan ——— bedelli faturaya konu malların davacı şirkete teslim edildiğine ilişkin yazılı bir belge tespit edilemediği görülmüştür. Davalı yan cevap dilekçesinde söz konusu malların teslimine ilişkin tanık —– dinlenmesi halinde malların tesliminin yapıldığının ispatlanacağını ileri sürmüştür. Bu haliyle faturaya konu malların tesliminin tanıkla ispat edilip edilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
Benzer konuya ilişkin ——– karar sayılı ilamında bu hususu ilişkin olarak; “İlk Derece Mahkemesince teslim hususunun maddi olgu olduğu, tanıkla ispat edilebileceği, davalı tarafın açıkça tanık dinlenmesine karşı çıkmadığı gerekçesiyle, teslim hususunun davacı tarafça ispatlandığı sonucuna varılmış ise de, bu değerlendirme yerinde görülmemiştir.HMK 200. Maddesine göre bir hakkın doğumu, düşürülmesi, devri, değiştirilmesi, yenilenmesi, ertelenmesi, ikrarı ve itfası amacıyla yapılan hukuki işlemlerin, yapıldıkları zamanki miktar veya değerleri 2.500,00 TL’yi geçtiği taktirde senetle ispat olunması gerekir. HMK 201.maddesine göre; senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemler 2.500,00 TL den az bir miktara ait olsa bile; tanıkla ispat olunamaz. Taraflar arasındaki somut davada, davacı taraf tarih ve satış bedeli itibariyle teslim iddiasını HMK’nın senetle ispat kuralları gereğince yazılı belge ile ispatlamak zorundadır. Mahkemece davalı tarafça tanık dinlenmesine karşı çıkılmadığı ve tanık beyanı ile teslim hususunun ispatlandığı değerlendirmesi yapılmışsa da, bu değerlendirme de yerinde değildir. Senetle ispat kuralı gereği yazılı belge ispat edilmesi gereken bir hususta tanık dinlenebilmesi için mahkemenin uyuşmazlıkta senetle ispat kuralı gereği tanık dinlenemeyeceği ihtarını yapıp davalı taraftan tanık dinlenmesine muvafakat edip etmediklerini sorması gereklidir. İlk Derece Mahkemesince davalı tarafa bu hususta herhangi bir ihtarat yapılmış değildir. Faturaya konu malın teslim edildiğinin yazılı belge ile ispat etmesi gereken davacı taraf bu hususu kesin delille ispat edemediğinden ve dava dilekçesinde de yemin deliline de dayanmadığından davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile 6100 Sayılı HMK’nın 353/1-b-2. Maddesi gereğince İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.” şeklindeki değerlendirmeler nazara alınarak davalı vekilinin teslim olgusuna ilişkin tanık dinletme talebi hakkında davacı yandan muvafakat sorulmuş olup davacı yan vekili bu hususta olumsuz cevap vermiştir. Bu nedenle davalı tanığı ———— dinlenilmemiştir.Aynı şekilde davalı tarafa malın teslimine ilişkin yemin delili hatırlatılmak istenilmiş ise de davalı yanın cevap dilekçesi incelendiğinde yemin deliline başvurulmadığı görülmüştür. ——-sayılı ilamında vurgu yapıldığı üzere; —- dava dilekçesinde de yemin deliline de dayanmadığından…” mahkememizce davalı yana yemin delili hatırlatılmamıştır.Sonuç olarak taraflar arasındaki somut davada, davalı taraf tarih ve satış bedeli itibariyle teslim iddiasını HMK’nın senetle ispat kuralları gereğince yazılı belge ile ispatlamak zorunda olduğu, davalı tarafından davacı için düzenlenmiş olan ———-bedelli faturaya konu malların davacı şirkete teslim edildiğine ilişkin yazılı bir belge tespit edilemediği hususları hep bir arada değerlendirilerek davalının mezkur faturaya istinaden davacıdan tahsil ettiği bedelin iadesi gerektiği anlaşılmakla davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının davasının KABULÜNE, —— tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 1.632,21 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 408,06 TL harçtan mahsubu ile bakiye 1.224,15‬ TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
3-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yatırılan 80,70 TL başvuru harcı, 408,06 TL peşin harç toplamı 488,76‬ TL ile 3.512,60 TL (Bilirkişi Ücreti, Kep Reddiyatı, Posta Masrafı, Elektronik Posta Masrafı) olmak üzere toplam 4.001,36‬ TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücreti 1.320,00 TL’nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
6-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra davacıya iadesine,
Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ——– Adliye Mahkemesi’nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 08/06/2023